Herkes huzursuz

banner37

“Sahte vekaletle devir” olayının gün yüzüne çıkmasıyla gözler emlak sektöründe yaşanan olumsuzluklara çevrildi

banner87
Herkes huzursuz
banner99

GÖZLER EMLAK SEKTÖRÜNE ÇEVRİLDİ... İşadamı Mehmet Eminoğlu’nun sahte vekaletnamelerle bazı taşınmaz mallar ve nakit paraların devrini yapmakla suçlandığı olayın arından gözler emlak sektöründe yaşanan bazı olumsuzluklara çevrildi. Son zamanlarda emlak sektöründe yaşanan yolsuzluk olaylarının gün yüzüne çıkmasıyla da herkeste bir huzursuzluk oluştu.

SUNGUR: YENİ YASA DENETLEME YETKİSİ GETİRECEK… Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, emlak sektöründeki yolsuzluk olaylarının giderek artış gösterdiğini, bu nedenle Emlakçılar Yasası’nın bir an önce revize edilmesi gerektiğini söyledi. Sungur, söz konusu yasanın emlakçılara denetleme yetkisi getireceğini belirterek, böylece ülkede denetim mekanizmasının oluşturulacağına dikkat çekti.

GÜRCAFER: EV SATIŞLARINDA BİRLİK KEFİL OLACAK... Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, son yaşanan olayların ülke sistemindeki bir boşluktan kaynaklandığını belirterek, inşaat sektöründe yaşanan olumsuzluklara karşı ‘Garanti Sigorta Fonu’nun üzerinde çalıştıklarını söyledi. Gürcafer, söz konusu fon sayesinde ev satışlarında ‘birliğin kefil olmasının’ sağlanacağını ifade etti.

ERGÜN: ÜLKENİN İMAJI BOZULDU… Genç İşadamları Derneği Başkanı Uğur Ergün, inşaat sektörünün ülke ekonomisinin en büyük gelir kaynaklarının arasında olduğunu belirterek, son yaşanan olayların herkesi derinden üzdüğünü söyledi. Ergün, “Ülkemizin imajı maalesef, düzensiz, hukuksuz, neredeyse her gelen bireysel ya da kurumsal yatırımcının dolandırıldığı, bürokrasinin ve vizyonsuzluğun baş gösterdiği bir hale geldi” dedi.

Ahmet KARAGÖZLÜ

İşadamı Mehmet Eminoğlu’nun sahte vekaletnamelerle bazı taşınmaz mallar ve nakit paraların devrini yapmakla suçlandığı olayın yankıları devam ederken, gözler emlak sektöründe yaşanan olumsuzluklara çevrildi.

Son zamanlarda, özellikle de emlak sektöründe yaşanan yolsuzluk olaylarının gün yüzüne çıkması, birçok kesim tarafından farklı şekilde karşılandı. Son olaylar herkeste huzursuzluğun oluşmasına neden oldu.

Emlakçılar Birliği, bu olayların denetleyici merci eksikliğinden dolayı yaşandığını belirtirken, Müteahhitler Birliği son yaşanan olayın ülke sistemindeki bir boşluktan kaynaklandığını söyledi.

Genç İşadamları Derneği ise bu olayların ülke ekonomisine ciddi bir darbe vurduğunu açıkladı.

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, emlak sektöründe yaşanan yolsuzluk olaylarının giderek artış gösterdiğini belirterek, Emlakçılar Yasası’nın revize edilmesiyle emlakçıları denetleme yetkisine sahip olacaklarını, böylece ülkede denetim mekanizmasının oluşturulacağına dikkat çekti.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, inşaat sektöründe yaşanan olumsuzluklara karşı ‘Garanti Sigorta Fonu’nun üzerinde çalışıldığını belirterek, söz konusu fonun evlerin satışında ‘birliğin kefil olmasını’ öngördüğünü söyledi.

Genç İşadamları Derneği (GİAD) Başkanı Uğur Ergün, inşaat sektörünün ülke ekonomisinin en büyük gelir kaynaklarının arasında bulunduğunu ve son zamanlarda yaşanan bazı olayların herkesi derinden üzdüğünü belirtti.

Sungur: Emlakçılar

Yasası revize edilmeli

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, emlak sektöründe yaşanan yolsuzluk olaylarının giderek artış gösterdiğini belirterek, Emlakçılar Yasası’nın revize edilmesinin ardından bu sorunların giderileceğini söyledi.

Sungur, mevcut yasaya göre emlakçılık yapan kişilerin sabıkasına ve çek yasağına girip girmediğine bakıldığını, ayrıca herhangi bir aksiliğe karşı 100 bin TL’lik bir meblağın da sigorta parası olarak ayrıldığını ifade etti.

Söz konusu yasasının yıllar önce yürürlüğe girmesine rağmen uygulamada bazı sıkıntıların yaşandığına işaret eden Sungur, “Bu yasa revize edilmediği için emlakçılar maalesef denetim yapamıyor” dedi.

Sungur, yasa revize edildikten sonra emlakçıların denetleme yapabileceğini, böylece denetim mekanizmasının oluşturulacağını dile getirdi.

“Yerli işadamlarını baskı

altına almaya başladılar”

Sungur, yurtdışından gelen işadamlarının ülkemizde herhangi bir mağduriyet yaşamadığını belirterek, esas mağduriyeti yerli işadamlarının yaşadığına dikkat çekti.

Yurtdışında yaşayan işadamlarının kendi aralarında gruplaşmaya gittiğini söyleyen Sungur, söz konusu grupların özellikle de emlak sektöründe çalışan yerli işadamlarını baskı altına almaya başladığını öne sürdü.

Sungur, son zamanlarda yaşanan bazı olaylardan dolayı birçok emlakçının satmaya çalıştıkları evlerin birçoğunun ellerinde kalmaya başladığını belirterek, “Emlakçılık Yasası’nın revize edilmesiyle yaptırım gücümüz olacağı için bu sorunlar giderilmiş olacak” dedi.

Söz konusu yasasının yaklaşık 3 ay önce revize edilmiş şekilde İçişleri Bakanlığı’na verildiğini söyleyen Sungur, bu yasa hazırlanırken Müteahhitler Birliği’nin de aktif rol aldığını kaydetti.

Sungur, birliğin söz konusu yasaya 2 maddeyle katkı gösterdiğini belirtti.

“Olumsuzlukların

önüne geçilecek”

Sungur, yeni yasanın önümüzdeki hafta Bakanlar Kurulu’na sunulacağını belirterek, bu yasa sayesinde birçok olumsuzluğun önüne geçilebileceğini söyledi.

Yeni yasanın yürürlüğe girmesi halinde emlakçıların yaptığı sözleşmelerin kontrol altına alınacağını belirten Sungur, şöyle devam etti:

“Bu yasayla emlakçıların sattığı evlere bir şey olması durumunda 200 bin Euro sigorta ödemesi yapılması maddesi yer alacak. Bu sayede de emlakçılık sektöründe yaşanan olumsuzluklara karşı önleyici bir mekanizma oluşturulacak. Ayrıca bu yasayla birlikte emlakçılar, yaptığı sözleşmeleri Tapu Dairesi’ne götürmeye mecbur olacak. Aksi halde onlar da suç işlemiş sayılacaklar.”

“Müteahhitler de bu yasayı destekliyor”

Sungur, Emlakçılar Yasası’yla suçları önleyici bir unsurun oluşturulacağını, ancak Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer’in denetlenmek istemediğini iddia etti.

Özellikle Esentepe bölgesindeki inşaat firmalarının arasında ‘mafyalaşma’, ‘tehdit’ ve ‘şantaj’ın sıkça görülmeye başlandığına atıfta bulunan Sungur, “Eğer orada denetleyiciler olsaydı bu olumsuz unsurlar olmayacaktı, çünkü emlakçılar başı derde girsin istemeyecekti” şeklinde konuştu.

Sungur, Müteahhitler Birliği’nin içerisinde Emlakçılar Yasası’nın geçmesini isteyen bir sürü müteahhidin de bulunduğunu belirterek, “Birçok müteahhit de bu yasayı destekliyor” dedi.

“Piyasada bin tane kaçak emlakçı var”

Girne’de meydana gelen bazı taşınmaz malların devredilmesi olayına atıfta bulunan Sungur, “Eğer bu yasa yürürlükte olmuş olsaydı bugün birçok insan mağdur olmuş olmayacaktı. Çünkü emlakçı da hapse girebilirdi” dedi.

Emlakçılar Yasası’nın yeni revize edilmiş haline göre vatandaşların üç yılda bir kez aracısız olarak mallarını satabileceğini, ancak bunun kötü bir şey olmadığını söyledi.

Piyasada binden fazla kaçak emlakçının bulunduğunu belirten Sungur, birçok öğrencinin de bazı internet siteleriyle kaçak emlakçılık yaptığına dikkat çekti.

Sungur, yasaya vatandaşların aracısız olarak mallarını üç yılda bir kez satabilmesi ibaresinin eklenmesinin kaçak emlakçılığa karşı atılmış bir adım olduğunu belirterek, “Zaten her yıl ev alıp satan bir kişi profesyonel iş yapmış sayılıyor. Bu yasa yürürlüğe girmese piyasa nasıl denetlenecek?” dedi.

“Mafyalaşma, şantaj ve tehdit olayları münferit değil”

Ülke genelinde mafyalaşma, şantaj ve tehdit olaylarının hızla artış gösterdiğini belirten Sungur, bu olayların münferit olmadığını, bu konuda birçok şikayetin bulunduğuna dikkat çekti.

Özellikle de Esentepe bölgesinde bu olayların daha çok görüldüğüne işaret eden Sungur, şöyle devam etti:

“Dün (Önceki gün) Esentepe bölgesinde bir olay daha yaşandı. İsveçli bir kadına olmayan bir yat limanını satmaya çalıştılar. Bu konu polise de gitti. Bana gelen bilgiye göre, İsveçli kadına satmaya çalıştıkları yer ise devletin arazisi. Bu konuda sözleşme de yapılmış.

Bu sadece bunlardan bir tanesi… Bu bir değil, iki değil. Birçok kişinin bu konuda şikayetleri var. Emlakçılar Yasası yürürlüğe geçtikten sonra denetim yapabileceğimiz için bu olayların önüne de geçebileceğiz. Çünkü bir satışın gerçekleşmesi için sözleşmenin Tapu Dairesi’ne yatırtılmasından emlakçılar sorumlu olacak.

Ayrıca biz emlakçılar olarak bu yasanın yanında bir de Bilişim Yasası’nın yürürlüğe girmesini istiyoruz”.

Gürcafer: ‘Garanti Sigorta Fonu’ güvence sağlayacak

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Girne’de işadamı Mehmet Eminoğlu’nun sahte vekaletnamelerle bazı taşınmaz mallar ile nakit paraların devrini yapmakla suçlanan olayın herkese sistemde bir boşluk olduğunu gösterdiğini belirterek, bu gibi olayların bir daha yaşanmaması için bazı önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

Gürcafer, Müteahhitler Birliği olarak ‘Garanti Sigorta Fonu’ üzerinde çalıştıklarını belirterek, söz konusu fonun birlik üyeleri tarafından yapılan evlerin satışında ‘birliğin kefil olmasını’ öngördüğüne dikkat çekti.

Söz konusu fon sayesinde müteahhitlerin yaptığı evlerin güvence altına alınacağına işaret eden Gürcafer, “Bu fon hem tüketicileri, hem de müteahhitleri koruyacak” dedi.

Gürcafer, yurtdışından gelen uzmanların yaklaşık 3 aydır bu fonun üzerinde çalıştıklarını belirterek, söz konusu fonun yılsonuna kadar hayata geçirilmesini hedeflediklerini dile getirdi.

“Ülkede mafyalaşma, tehdit veya şantaj yok”

Ülkemizde mafyalaşma, şantaj ve tehdit olduğu yönündeki iddialara da yanıt veren Gürcafer, bugüne kadar üyelerinin bu gibi herhangi bir olayla karşılaşmadığını ve bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

Gürcafer, zaman zaman rakip firmalar arasında bazı olumsuz olayların yaşandığını, ancak bunun ‘ülkede mafyalaşma var’ anlamına gelmediğini söyledi.

Gürcafer, Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur’un Emkakçılar Yasası’nı hayata geçirebilmek için bu iddiaları ortaya attığını öne sürdü.

“Sungur reklam yapmaya çalışıyor”

Sungur’un ülkede olmayan şeyleri varmış gibi gösterip reklam yapmaya çalıştığını öne süren Gürcafer, Emlakçılar Yasası’nın memleketi haraca bağlayacak bir yapıya dönüştürülmeye çalışıldığını iddia etti.

Dünyanın hiçbir ülkesinde malını satmak isteyen bir kişinin malını emlakçıların aracılığıyla satmak zorunda olmadığının altını çizen Gürcafer, “Bu yasayla bunu yapmaya çalışıyorlar” dedi.

Emlakçıların kayıt altına alınmasıyla bu zorunluluğun tamamen başka şeyler olduğunu belirten Gürcafer, söz konusu yasaya ‘tüketicilerin 5 yılda sadece 1 kez mülk satma haklarının’ olduğu ibaresinin eklendiğini, bunun da taşınmaz mülklerin emlakçılar aracılığıyla satılmak istendiği anlamına geldiğini kaydetti.

“Bu söylemler ülkeye ihanettir”

Gürcafer, Emlakçılar Yasası’nın emlakçılık mesleğini icra eden kişilerin kayıt altına alınmasına yönelik olması gerektiğini belirterek, söz konusu yasayla yapılmak istenen olumsuzluklara müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Yasaların belli bir zümre düşünülerek değil, toplum çıkarları düşünülerek yapılması gerektiğine dikkat çeken Gürcafer, şöyle devam etti:

“Emlakçılar Birliği’nin Girne’de mafyalaşma, şantaj ve tehdit olduğu yönündeki söylemleri, tamamen manipülasyona yöneliktir. Bir veya birkaç tane münferit olayın ülkenin geneline yayılması çok yanlıştır. Eğer bazı münferit olaylar yaşandıysa polise şikayette bulunulsun. Ama bu şekilde söylemlerde bulunmak, ülkeye ihanettir.”

Ergün: Endişeliyiz

Genç İşadamları Derneği Başkanı Uğur Ergün, ülkemizin turizm ve eğitim sektörlerinin lokomotifliğinde ilerlediğini belirterek, bu iki sektörden sonra ülke ekonomisinin en büyük gelir kaynağını inşaat sektörünün oluşturduğunu söyledi.

Ergün, inşaat sektörünün gerek ülkemize ciddi ekonomik katkısı olan yabancıya taşınmaz mal satışının, gerekse yerli insanımızın konut ve işyeri ihtiyacının karşılanmasındaki en büyük rolü üstlenen sektör olduğuna dikkat çekerek, bu sektörün üç yüz civarı alt sektörü de beslediğini ve dolayısıyla binlerce kişiye istihdam sağlayan dev bir sektör olduğunu kaydetti.

“Son yaşanan olaylar

herkesi derinden üzdü”

Son zamanlarda söz konusu sektörü ilgilendiren bazı olayların herkesi derinden üzdüğünü belirten Ergün, şöyle devam etti:

“Bu olayların yargı kapsamında olması sebebiyle yorum yapmayı doğru bulmuyoruz ancak, ulusal bir imaj çerçevesinde değerlendirdiğimiz zaman gerek bu olayların gerçekleşmesi, gerek gündemde ciddi şekilde yer alması, ülkemiz ekonomisine katılacak dış kaynağa, görünmeyen ama oldukça ciddi bir darbe vurmaktadır.

Gerek hizmet, gerek finans, gerek inşaat sektörleri aracılığıyla dış yatırıma bağımlı bir ada ekonomisi olan ülkemiz ekonomisi tanınmamışlığın verdiği dezavantajlar ile uluslararası arenada tabiri caizse her maça iki gol ekside çıkmaktadır.”

“Ülkemizin imajı bozuldu”

“Ülkemiz imajı maalesef, düzensiz, hukuksuz, neredeyse her gelen bireysel ya da kurumsal yatırımcının dolandırıldığı, bürokrasinin ve vizyonsuzluğun baş gösterdiği bir imaj haline gelmiştir.

Gerek bürokrasi konusunda, gerek yasal düzenlemelerde, denetim ve izinlendirme konularında, acil önlemler alınması kaçınılmaz hale gelmiştir. Hali hazırda geçen yıl yaşanan ve etkileri artarak devam eden bir ekonomik krizin etkisi altındayken, ülkemizin ‘güvenilmez’ bir adres imajı çizmesi, ekonomimiz için felakettir. Bu imajın düzeltilmesi için seferberlik ilan edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96