Hücredeki sorgu Erenköy yolunu açtı

Hücredeki sorgu Erenköy yolunu açtı
  • 25 Ağustos 2018, Cumartesi 8:08

Erenköy Sıcağı-1964 - (2)

Emin AKKOR

21 Aralık olaylarından sonra bir grup öğrenci, karlı bir günde İstanbul Üniversitesi’ndeki Atatürk Büstü’nün önünde hem adada yaşananları protesto etmek hem de Kıbrıs’a gitme irdelerini ortaya koymak için açlık grevine başladı.

Dönemin başbakanı İsmet İnönü açlık grevine gidenleri kabul ederken beklentilerinin ne olduğunu sorduğunda, “Kıbrıs’a gitmek istiyoruz” yanıtını alır ve bu yanıt karşısında, “ Çocuklar, biz Çanakkale harbinde gençliğimizi orda şehit vererek hata yaptık, aynı hatayı tekrarlamak istemeyiz. Sizden önce oraya gitmesi gereken benim askerim var” cümlesini kurar.

Bu görüşmeden ayrılan heyet, İnönü’nün kısa sürede gerekli ilgiyi gösterip müdahale edeceği izlenimi edindiğini aktaran Mustafa Arıkan, “O dönemde maalesef bu yapılamadı” diye de ekledi.

100 bin kişilik miting ve hücredeki sorgu

Bu gelişmeye paralel Ankara da hareketlendi ve Sıhhiye’de 100 bin kişilik bir miting düzenlendi. Öğrenciler ve Türkiye halkı tepkisini net olarak gösterdi. Sıhhiye’de yapılan mitingde 4 Kıbrıslı Türk sıkı yönetim komutanlığı tarafından tutuklandı.

Sorumlu komutan bir bodruma kapatılan gençlere, “siz kim oluyorsunuz da Ankara’nın yollarını trafiğe kapatır rahatsızlık veriyorsunuz “mayalındaki sözleri ve küfürleri karşısında oradaki gençler kendilerini anlatma fırsatı istedi. Hücredeki gençlerden Ahmet Yıldırım’ın, “Yanımdaki arkadaşın babası 15 gün önce şehit edildi. Üç gün önce de kardeşi şehit edildi. Siz olsaydınız ne yapardınız?” sorusu üzerine tavrını değiştiren komutan siz Kıbrıs’a gitmek ister misiniz diye sordu? Yanıt koro haline “evet” oldu.

“O zaman gidin bana güvenilir birilerini getirin biz gereğini yapacağız” yanıtı Sıhhiye eyleminin başarısı olarak görüldü.

“Bizim talebimizle kapı açıldı. Gruplar halinde gizlilik şartlarında Zir Kampı’nda eğitime gittik” diyen Arıkan, bu sürecin Erenköy çıkartmasıyla sonuçlandığını anımsattı.

Antalya dönüşü, Ankara daha da hareketlendi

Antalya’daki başarısız Kıbrıs çıkartma girişiminin ardından Ankara’ya giden grupta yer alan Hasan Emirali, Ankara’daki öğrenci derneğiyle temasa geçerek hep birlikte Anıtkabir’de açlık grevine başladıklarını söyler.

Hasan Emirali, o günlerde yaşananlar ve ortamı şöyle ifade eder: “Anıtkabir’de açlık grevine başladık. İlk defa olarak Anıtkabir’de böyle bir etkinlik oldu. Biz bu etkinliğin içindeydik. Bu da yetmedi. İnönü hükümetiyle konuşmaya karar verdik. Hatta bakanlığa hep birlikte gidip baskı yapmayı düşündük. Bunu tespit eden MİT bir temsilci seçerek, onlara gitmemizi istedi. “Başbakan sizi bekliyor. Görüşüp derdinizi anlatın. Siz bu şekilde bir davranışa girmeyin” diye ikaz etti. Netice itibariyle öyle de oldu. Bir grup arkadaş kendi arasında anlaşıp bir heyet oluşturdu. Sonuçta Başbakanlığa gidip, Başbakan İnönü’yle görüştük. Bu görüşmeden sonra Kıbrıs’a üç tane uçağın gelme olayı oldu. Çünkü o görüşmede İnönü bize, “Bu sizin işiniz değildir. Bizim işimizdir. Her şeyin de zamanı vardır. Biz Çanakkale’de hata yaptık. Sizler gibi öğrencileri kaybettik orada. Siz bu hatayı yapmayın” dedi.

Bu şekilde de o görüşme noktalandı. Üniversitelere geri dönen öğrenciler birbirleriyle temasları kesmeyip, Ankara ve İstanbul’da örgütlenmeyi artırdılar. Bir süre sonra öğrenciler gruplar halinde Zir kampında eğitime alındı.

Kimseye bir şey söyleme, günlük kıyafetlerinle gel

Kıbrıs Türk Kültür Derneği, öğrencilerle irtibat kurardı. Kıbrıs’a gitmek isteyen öğrenciler oraya başvurur ve günü geldiğinde onlar öğrencilere ulaşırdı.

Yetkililer ulaştıkları gönüllü öğrencilere “yanınıza hiçbir şey almayacaksınız, kimseye bir şey söylemeyeceksiniz, günlük kıyafetlerinizle buluşma noktasına gelin” mesajı iletiyordu. Bu mesajı alan öğrenciler söylenen saatte tren garı binasının civarındaki parka giderek oturup kimseyle konuşmadan beklemeye konulurdu. Ortalık karardıktan sonra gelen askeri araçlara binilir ve nerede olduğu bilinmeyen Zir Kampı’na gidilirdi.

NATO piyade yarışmalarında birincilik alan bir komutan tarafından silah eğitimi alınırken, o binbaşının adadan gelen TMT mensuplarına da eğitim veren kişi olması öğrenciler için bir moral kaynağı olmuştu.

Sabah, spor hareketleri yapılmasının ardından atış eğitimi alınır, silahların bozulup kurulması ve atış eğitimleri yapılıyordu.

İTÜ öğrencilerinin yer aldığı grubun teknik elemanlar olduğundan dolayı Zir Kampı’nda vurucu tim olarak eğitildiklerini kaydeden Hasan Emirali,  “Eğitimli ve teknik eleman olduğumuz için o dönem Fırtına Komutan bize, “Dünyanın en üstün ordularısınız siz. Dünyanın her ordusuyla savaşabilirim sizinle” derdi.

İlk seferde batma tehlikesi

Erenköy’e giden ilk grupta yer alan Zihni Halilhan, aldıkları eğitimin ardından mart ortalarında Anamur’a vardıklarını ve gizlilik koşulları gereği, eski eserlerin bulunduğu bir SİT alanında beklemeye koyulduklarını belirtti.

Sandallar ile bir balıkçı teknesine aktarıldıklarını kaydeden Zihni Halilhan, filmleri andıran yaşadıklarını “Geceden kalan yağmurlu bir gündü, silah ve mühimmatları da yerleştirdiğimiz balıkçı teknesiyle sabah saat 10.00 gibi hareket ettik. İki saat kadar sonra gemi su almaya başladı, Bulduğumuz kova ve benzerleriyle gemiyi boşaltmayı başlarken, gemi de geri dönmek zorunda kaldı. Geminin batma tehlikesiyle geri dönüş yolculuğu panik içinde başlarken, bizlerle birlikte Erenköy’e çıkacak olan yarbay ve kaptanın riskin arttığı zaman geminin sandalına ikisi binip ayrılma planları yaptığını arkadaşlarımız işittikten sonra buna tepki gösterdik. Geri dönüşümüz akşamı bulmuştu” şeklinde anlattı.

Başarısız ilk seferin ardından aynı SİT alanına geri dönen 40 kişilik ekip, zor koşullarda 2 haftalarını harabelerin arasında geçirdiler. Kısıtlı imkan ve kısıtlı yiyecekle, gizlilik esası da gözetilerek, eski eserlerin arasında uyuyarak yeni bir gemi bulunması beklenmişti.

Donanma gemisinden kayıklara

Haziran 1964’te Taşucu’ndan Kıbrıs’a öngörülen müdahalenin NATO silahlarıyla başka bir NATO ülkesine saldıramazsınız mesajıyla geri adım atılmasından sonra, bu amaçla Taşucu’nda bulunan üniversiteli mücahitler Ankara’ya dönerler.

Ankara’ya döndükten bir süre sonra “her an hazır olun” mesajını alan gençler, temmuz ortalarında tekrar kampa alınır. Donanma gemileriyle Taşucu’ndan Kıbrıs’a gitmeye hazırlanan gençler bir ay sonra aynı yerden bu sefer kayıklarla Kıbrıs yolculuğuna çıkacaklardı.

10 günlük eğitimin ardından tekrar Taşucu’na gidildiğinde orada Rauf Denktaş ve Rıza Vuruşkan da vardı.

Erenköy’e ilk grup 31 Mart 1964’te varırken, Mustafa Arıkan, Denktaş, ve Vuruşkan’ın içinde bulunduğu yedinci grup olarak 1 Ağustos’ta Erenköy’e çıktılar.

Mazot bitti, dümen bozuldu

Mustafa Arıkan’ın da içinde bulunduğu bottan sandala aktarılanlar birtakım talihsizlikler yaşadılar. Arıkan’ın bindiği sandalın önce mazotu bitti, bir müddet gittikten sonra dümeni bozulunca gidilmesi gereken nokta yerine, meltem esintisinin etkisiyle, Rum tarafına yakın bir noktada ancak karaya ulaşabildiler.

Denktaş’ın gelişi Erenköy’de bulunanlara moral olmuştu. Ve yeni komutan olarak Rıza Vuruşkan da gelmişti ve dağınıklık toparlanamadan en çetin çatışmalara girilmişti.

Kahvehane penceresi fener görevi görüyordu

Erenköy’e ilk çıkanlar nereye gideceklerini bilmiyordu ama sonraki guruplarda bu tahmin edilmeye hatta bilinmeye başlanmıştı.

İlk gruplar balıkçı kayıklarıyla oluyordu, yaşanan risklerden dolayı sonraki gruplar Erenköy açıklarına kadar hücum botlarıyla gelmişlerdi.

Elektrik yoktu, sahildeki kahvehanenin üst katındaki penceresinin açılıp kapanmasıyla lüksün ışığıyla işaret veriliyordu.

Birleşmiş Milletler ve Rumların Erenköy’e çıkartma yapan Kıbrıslı Türk gençlerin öğrenci değil de asker olarak bildiklerine dikkat çeken Mustafa Arıkan, ağustos başı harbın başlamasıyla yaralılara Barış Gücü yanında tabip gençlerin müdahalesi anında,  tıbbi terimlerin kullanılması esnasında girilen diyalog sonrası Barış Gücü çıkartma yapanların asker değil, öğrenciler olduğunu öğrenmiş bulundu.

Asker misin? Sorusuna hayır yanıtı veren kendini denizde bulurdu

10 Ağustos’ta Türk askeri de Erenköy’e çıkartma yaptı. Onlar öğrenciler ve köylülerden ayrı bir yerde bulundular. O dönemde köylüler artık öğrenci yerine asker geleceğine şartlanmışlar ki, kayıklardan kişileri alıp sahile taşırken, asker misin öğrenci misin diye soru sorarlardı.

Yine gelenlerin asker değil de öğrenci oldukları cevabını alıncalar üzüntülerinden onları denize atıvermişler.

Hatta, 10 Ağustos günü gelen askerlerin şivesinden, onların Kıbrıslı olmadığını kestirip asker misiniz diye sorulduğunda, askerler muhtemelen aldıkları tamlat gereği, “öğrenciyiz” diye cevaplayınca onlardan da karaya çıkarken denize atılanların olduğu da anlatılır.

Öğrenciler çıkarken hücum botlarıyla gelen silah ve mermilerin sevkiyatı da yapıldı. Her gelişte çok fazla ve her türlü silah getiriliyordu. Gelenler kıyıya çıkartıldıktan sonra köylüler, sandallardaki silahları Rum gözlemcilerin tespit etmemesi için sahile bırakırdı.

Rum gözlemcileri hücum botları ve sandallarla gelen öğrencileri tespit etmelerine rağmen hiçbir zaman müdahale edemediler. Onlar da çıkanın asker olduğunu düşündükleri için müdahale etmemiş olabilirlerdi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 9 8 1 0 18 25
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 7 1 1 12 22
3 BAF ÜLKÜ YURDU 9 5 3 1 12 18
4 CİHANGİR GSK 9 5 2 2 3 17
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 5 1 3 11 16
6 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 0 4 7 15
7 GÖNYELİ SK 9 4 1 4 1 13
8 ÇETİNKAYA TSK 9 3 3 3 -5 12
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 2 4 -3 11
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 2 5 2 -7 11
11 BİNATLI YSK 9 3 1 5 -6 10
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 3 4 -3 9
13 LEFKE TSK 9 2 3 4 -5 9
14 GİRNE HALK EVİ 9 2 0 7 -7 6
15 ESENTEPE KKSK 9 1 1 7 -14 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 0 3 6 -14 3
yukarı çık