Hüdaverdi: Ekonomik çarklar dönmezse yine sağlığımızı kaybedeceğiz

banner37

Ekonomist Doç. Dr. Hüda Hüdaverdi, KIBRISTV’nin konuğu oldu. Ekonomi de yaşanan sıkıntıların yalızca KKTC’inde değil tüm dünyada var olduğunu hatırlatan Hüdaverdi, tablo 1929 krizinden daha vahim dedi.

banner87
Hüdaverdi: Ekonomik çarklar dönmezse yine sağlığımızı kaybedeceğiz
banner90
banner99

Ebru Ecem Balcı’nın Gün Ortası programının konuğu Ekonomist Doç. Dr. Hüda Hüdaverdi oldu. Ülke ekonomisini değerlendiren Hüdaverdi ‘Covid-19 döneminde ciddi bir sınav verdi ülke ama sonucu değerlendirdiğimde iyi bir noktaya geldik. Bütün mesele bu noktadan sonrasını nasıl planlayıp yöneteceğiz’ dedi.   Yalnızca KKTC ekonomisinin değil dünya ekonomisinin de gerilediğini vurgulayan Ekonomist Hüdaverdi, bugüne kadar görülmüş en büyük krizin 1929 krizi olduğunu ancak covid-19 salgınıyla birlikte ekonomide de yaşanan sürecin 1929 krizinin 3 katı büyüklüğünde olduğunu söyledi. Güney Kıbrıs’ta çalışan Kıbrıslı Türkler’in, Güney’e geçiş yapamaması üzerine bugün gerçekleştirdikleri eylemi de değerlendiren Hüdaverdi, sağlıkla birlikte ekonomik dengeyi de kurmalıyız dedi.

EKONOMİK ÇARKLAR DÖNMEZSE YİNE SAĞLIĞIMIZI KAYBEDECEĞİZ

Güney’de çalışan işçilerin Elçilik önünde eylem yapan işçiler hakkında açıklamalarda bulunan Hüdaverdi, ekonomik çarklarında dönmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı, “İşin bütününe baktığımız zaman tabi ki sağlık hepimizi için en önemli konu. Gerisini düşünmek mümkün değil. Kimse de sağlık dışında bir şey düşünmedi.  Kimse boş vermedi herkes kendi yasaları doğrultusunda sınırlandırmalarını yapmıştır ama ekonomik çarkların dönmesini sağlanamaz isek biz yine sağlığımızı kaybedeceğiz bu dengeyi kurmak çok önemli. Ada ülkesi olarak şanslı olduğumuzu kaydeden Hüdaverdi Normalleşme süresini acele etmeden, bir daha olmaz diye düşünmeden, temkinli, tedbirleri almalıyız ama ekonomiyi de durdurtmamalıyız. Ülkemizde Toplu taşımacılığın olmaması bir avantaj oldu.  Bizim kendi avantajlarımız, ada olmamız hemen kapanmamız bilinçli hareket bizi korudu ve kısa süre içerisinde covid virüsünü aşmış olduk. Normalleşme süresini acele etmeden, bir daha olmaz diye düşünmeden, temkinli, tedbirleri almalıyız ama ekonomiyi de durdurtmamalıyız.

ORADA 200 BİN KİŞİ ÇALIŞACAK DİYE 300 BİN KİŞİYİ DE YAKAMAYIZ

Güney’in uçuşları başlatmasıyla ek bir riske geçtiğini aktaran Hüdaverdi, kapıların açılacağını riski de minilimize edebileceğimizi belirtti.  Güney işçileri hakkında da açıklama yapan Hüdaverdi şu şekilde konuştu, “Güney Kıbrıs’ta daha dün 5 vaka çıkmış. Güney’de 0’anmadı. Güney uluslararası uçuşlarını başlıyor var lan riske ek bir risk ekliyorlar bu süreci nasıl toparlayabileceğini kendileri bile bilmez biz nasıl açalım?  Ama hiç açılmasın diye bir cümle kurulmadı bu zamana kadar bu kapılar açılacak ama riski minimaliz edebiliriz.  Bu insanlar sabah işe gidip akşam dönecek, gidiyor ve dönüyor.  Güney’den gelişler yurt dışı temaslar başlayacak onların b ile ne yapacağını ilmezken beklemeliyiz.  Biz daha kontrolü daha denetimli riski minilimize ederek bu süreci aşarsak çok daha doğru yapmış oluruz.  Bu insanların sağlıklı bir şekilde işlerini başlamasını planlasın. Maddi olarak sıkıntılı olmasalar bunlarda o riski almak ister mi asla. Demek ki o kadar büyük sıkıntılar yaşıyorlar ki Güney’e gidip o riski almayı göze alıyorlar. Bu insanlar oraya gezmeye gitmiyor işlerinin ekonomik kazançlarının peşindeler. Olabilecek minimum desteği sağlayabilirsek bu süre içerisinde belki onlarında yaralarına merhem olur.”

EKONOMİ MOTORU SÖNDÜ

Bu süreçte tüm ülkelerin kaybettiğini aktaran Hüdaverdi, dünya ekonomisini de yüzde 40’a yakın kayıp olduğunu ise şu sözlerle ifade etti, “Dünyadaki en büyük kriz 1929’du. O dönemde dahi dünya gelirlerinin yüzde 15’i kaybetti. Şu anda yüzde 35 -40 dan bahsediyoruz. 3 katı bir krizden bahsediyoruz.  Tarihte kimsenin görmediği bir süreç var tüm ekonomilerin motoru söndürüldü herkes bekliyor. Böyle bir süreci kimse yaşamadı. Dolayısıyla bütün ülkeler gibi bizde sıkıntılı günler yaşayacağız ve yaşıyoruz. Daha aklı selim birbirimizi kırmadan, yaralamadan bunun üzerinden siyaset yapacağımız bir süreç değildir.   Birbirimize destek olmamız gerekirken bu olayları tasvip etmiyorum. Zaten, toplum gerildi aylardır evlerde kapalı. Çocuklarına ekmek götüremedi belki sağlığını kaybetti. Bunlar varken bunun üzerine daha beter gerginlik yaşamamız lazım. Eminim hükümet hiçbir şekilde diyalogdan kaçacak değildir. Hangi siyasi parti, hangi makam ilgileniyorsa çözüm arayışına gidin. Alternatifsiz kalmayın ama ille de ben oraya gideceğim demek, bu memlekette de yaşayan 300 bini riske atmaktır.  Devletin sorumluluğunu da düşünerek hareket etmemiz lazım. Tek çözüm oraya gitmek değildir. Belki maddi katkı yapılabilir. Kendilerinin belki farklı görüşleri vardır onlarında acısını paylaşarak yok saymadan çözülebilir. Dünyada üretim durdu. Vakalar had safhada dünya bununla uğraşırken önümüzü daha göremezken, bir anda açalım dünyayı kapıları demek de doğru değil bunları açmadan da ayakta duramayacağımızı herkesin anlaması lazım.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75