Hurdalıklar denetimsiz!

banner37

Uzmanlar, özellikle yaz aylarında büyük yangın riski taşıyan hurda ve atık depolama alanları için denetimi sağlayacak yasal mevzuat olmadığını vurguladı; bu yerler için acil müdahale planının zorunlu olması gerektiğini söyledi

banner87
Hurdalıklar denetimsiz!
banner90
banner8

VEYSİOĞLU: ÇEVRE MEVZUATINDA YERİ YOK… Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, hurda ve atık depolama alanlarının bir sorumlusu olması gerektiğini söyledi. Veysioğlu,  ülkemizde bu alanları kimin denetlediğini, kontrolleri kimin yaptığını veya kimin bu alanlardan sorumlu olduğunu belirleyen bir mevzuatın olmadığını vurguladı

NİLDEN ERHÜRMAN: ACİL MÜDAHALE PLANI ZORUNLU OLMALI… Çevre Mühendisi Nilden Bektaş Erhürman, yangın riskinin yüksek olduğu yaz aylarında, özellikle atık depolama alanlarının ve sanayideki diğer işletmelerin acil müdahale planı olması gerektiğine dikkat çekti. Erhürman, “Yangın sonrası asıl araştırılması gereken ne kadar alanın yandığı değil, yangının nerden ve nasıl çıktığı, dumanın havayı ne kadar kirlettiğidir” dedi

Eniz ORAKCIOĞLU      

   Ülkemizde her yıl birkaç kez görmeye alıştığımız hurda ve atık depolama alanlarındaki yangınlar, uzmanlar göre denetimsizlik ve yasal mevzuatın olmayışından kaynaklanıyor.

   Daha geçtiğimiz gün Haspolat’taki hurdalık bir alanda çok ciddi bir yangın çıktı. Alan içerisinde tüp gibi atıklar bulunduğundan patlamalar meydana geldi. Yangın bölgesine yakın olan vatandaşlar, gökyüzünü kaplayan kara dumanlar ve patlamalardan dolayı büyük panik yaşadı.

   Özellikle yaz aylarında daha çok görülen bu tür yangınlar toplumda endişe uyandırırken, uzmanlar, buna, denetimsizlik ve yasal mevzuat eksikliğinin yol açtığını söylüyor.

   Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, hurda ve atık depolama alanlarının bir sorumlusu olması gerektiğini belirterek, ülkemizde bu alanları kimin denetlediğini, kontrolleri kimin yaptığını veya kimin bu alanlardan sorumlu olduğunu belirleyen bir mevzuatın olmadığını vurguladı.

   Çevre Mühendisi ve Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Nilden Bektaş Erhürman,  “Bu tarz yangınlarda ve patlamalarda sonuca odaklanılıyor. Ne kadar ev,  alan ve arazi yandığı, kamuoyu ile paylaşılıyor.  Bana göre ne kadar alanın yandığından ziyade, araştırma ekibi kurularak, yangının neden dolayı çıktığı ve hangi kimyasalların yanarak, dumanla birlikte ne kadar hava kirliliği yarattığı araştırılıp, raporlanması, sonra da kamuoyu ile paylaşılması gereklidir” dedi.

   Erhürman, önümüzde yaz ayları olduğunu ve küresel ısınmadan dolayı her yıl biraz daha sıcak havanın hakim olduğunu ifade ederek, bu dönemde yangın riskinin çok daha büyük olduğuna vurgu yaptı.

   Erhürman, hem hurdalıklar, hem de sanayideki diğer işletmelerin “acil müdahale planlarının” kontrol edilmesi, acil müdahale planı olmayanın plan düzenlemesi, varsa da güncellemesi gerektiğini söyledi.

Veysioğlu: Hurda ve atık alanlarla ilgili yasal mevzuatımız yok

   Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, hurda ve atık depolama alanların bir sorumlusu olması gerektiğini söyleyerek, ülkemizde bu alanları kimin denetlediğini, kontrolleri kimin yaptığını veya kimin bu alanlardan sorumlu olduğunu belirleyen bir mevzuatın olmadığını vurguladı.

   Çevre Yasası altında atık depolama veya atık yönetimi ile ilgili bir mevzuatın bulunmadığını kaydeden Veysioğlu, bu konularla ilgili birçok tüzüğün eksik olduğunu söyledi.

   Veysioğlu, “Atık depolama alanı izni verilirken Çevre Koruma Dairesi, atıkların nasıl ayrıştırılacağı veya nelere dikkat edileceği ile ilgili bilgi veriyor ama bu konular, yasa veya tüzük olarak düzenlenmiş değil” şeklinde konuştu.

“Adaya getiren, atığın bertaraf edilmesinden sorumlu olmalı”

   Veysioğlu, ülkeye getirilen bir araç veya herhangi bir eşyanın sorumluluğunun getirende olması gerektiğini, o eşya veya aracın atık hale geldiğinde de geri dönüşümünün getirenden sorulması gerektiğini ifade ederek, Avrupa ülkelerinde araç satılsa bile atık hale geldiğinde geri dönüşümünün satıcısına ait olduğunu belirtti.

   Veysioğlu, “Gerekirse getirilen araç ve diğer ürünler üzerine atık hale geldiği zamanki bertaraf edilme masrafı da konmalı” dedi.

  “İzinli ve izinsiz alanlar belirsiz”

   Hurda ve atık depolama alanları ile ilgili izinlerin normalde Çevre Koruma Dairesi’nden alındığını söyleyen Veysioğlu, geçtiğimiz gün yanan hurdalığın izinli mi yoksa izinsiz mi olduğunu bilemediğini, ülkemizde bulunan bu alanların kaçının izinli olduğunun belirsiz olduğunu kaydetti.

   Veysioğlu, yangınların atık depolama alanlarının kontrolsüz ve sahipsiz olmasından kaynaklandığına dikkat çekti.

Erhürman: Hurdalıklar açılmadan önce izin alınmalı

   Çevre Mühendisi ve Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Nilden Bektaş Erhürman, geçtiğimiz gün Haspolat’ta yanan hurdalık üzerine akıllarda oluşan soru işaretlerini yanıtladı.

   Erhürman, bir yerlerde lastik, metal ve benzeri atıkları depolamak isteyenlerin yer ve depolama için Çevre Koruma Dairesi’nden izin alması gerektiğini vurgulayarak, izinin kolay alınabilen bir izin olmadığını söyledi.

   Erhürman, izin alınırken belirlenen bir prosedür olduğunun altını çizerek, atıkların nasıl depolanması gerektiği, yer altına atık sızıp sızmadığı, yangın durumunda acil bir planın hazırlanıp hazırlanmadığı gibi başlıklara dikkat edildiğini belirtti.

   Geçtiğimiz gün çıkan hurdalık yangını ile ilgili kamuoyunun izinli mi, izinsiz bir yer mi konusunda bilgilendirilmediğini söyleyen Erhürman, yangınla ilgili rapor hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.

“Ekip kurulup rapor hazırlanmalı”

   Erhürman, şunları kaydetti:

   “Genelde bu tarz yangınlarda ve patlamalarda sonuca odaklanılıyor.

    Ne kadar ev yandığı veya ne kadar alan ve arazi yandığı kamuoyu ile paylaşılıyor.

   Bana göre ne kadar alanın yandığından ziyade, araştırma ekibi kurularak, yangının neden dolayı çıktığı, insan eli ile mi yakıldı, yoksa alanda bulunan herhangi bir atığın ya da kimyasalın birbiri ile teması sonucu mu çıktı.

   Bu konuların araştırılıp raporlanması, sonra da kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini düşünüyorum”.

   Erhürman, hazırlanacak raporda araştırılması gereken diğer bir konunun ise yangında hangi kimyasalların yanarak dumanla birlikte ne kadar hava kirliliği yaratıldığının da tespit edilmesinin önemli olduğuna vurgu yaptı.

“Acil müdahale planı şart”

   Erhürman, yaza girmeye hazırlandığımız şu günlerde, küresel ısınmadan dolayı her yıl biraz daha sıcak havanın hakim olduğunu, bu dönemde yangın riskinin çok daha büyük olduğunu anımsattı.

   Hurdalık gibi alanların denetimlerinin Çevre Koruma Dairesi, belediye, itfaiye ve kaymakamlık gibi kurumlar tarafından düzenli yapılması gerektiğini belirten Erhürman, “Eğer bu gibi yerlerin izinleri varsa, belirli kriterlere uymaları şarttır ve bu kriterler denetlenmelidir” dedi.

   Sıkıntılı bir dönemden geçtiğimizi hatırlatan Nilden Bektaş Erhürman, toplumun evde 2 ay boyunca kapalı kaldığı dönemde denetimlerin de yerine getirilemediğine dikkat çekerek, sürecin atlatıldığını, acilen bir ekip kurularak denetimlere yeniden başlanması gerektiğini belirtti.

   Erhürman, hem hurdalıklar, hem de sanayideki diğer işletmelerin “acil müdahale planlarının” kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayarak, acil müdahale planı olmayanın plan düzenlemesi, varsa da güncellemesi gerektiğini söyledi.

“Yangın helikopteri ülkede konuşlanmalı”

   Önümüzün yaz olduğunun altını çizen Erhürman, yaz ayları denince akla ilk gelenin orman yangınları olduğunu vurgulayarak, ülkemizde bir dönem kiralanarak konuşlandırılan helikopterin bu yaz için de hazır bulundurulması gerektiğine dikkat çekti.

“Sanayiler yangın riski taşıyan yerler”

   Erhürman, denetimlerin yaz ayları ile birlikte daha da sıklaşması gerektiğini söyleyerek, sanayi bölgesindeki düzensizliğe işaret etti.

   Erhürman, şöyle devam etti:

   “Her yıl sanayi bölgelerinde çıkan yangınların haberlerini okuyoruz.

   Sanayi bölgelerine genelde organize sanayi dense de, organize olmayan bir yapıları var.

   Örneğin gıda sektörünün yanında hurdacı veya makinist yer alabiliyor.

   Kısacası bu tarz yerler büyük oranda yangın riski taşıyan yerler olarak tanımlanabilir.

   Özellikle sanayi bölgelerinin şehir içerisinde yer almaları nedeniyle insan sağlığı olumsuz etkilenmektedir”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75