Hüseyin Akil Hoca

Müezzin, tiyatro sanatçısı, sporcu ve mücahit komutanı şehitlik mertebesine ulaşmış bir aydın

Hüseyin Akil Hoca
  • 21 Ağustos 2018, Salı 8:58

Serkan SOYALAN

İsmi Mağusa ile özdeşleşmiş olan müezzin, mücahit, tiyatro sanatçısı ve spor aşığı Şehit Hüseyin Akil Hoca, 13 Nisan 1923’te Aysergili Pembe Hanım ve Lala Mustafa Paşa Camii müezzini Abdurrahman Bey’in ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Hüseyin Akil’den sonra kız kardeşi Ayşe de dünyaya gelir.

Yediden yetmişe herkesin sevgisini kazanan Akil Hoca, ilkokul eğitimini yine Mağusa’da Gazi İlkokulu’nda tamamladıktan sonra, Lefkoşa’daki Medrese’de din eğitimi alarak müezzinlik yapabilme ehliyetine sahip oldu ve babasının da görev yaptığı camiye tayin oldu.

 

Güzel sesi hâlâ hafızalarda

Şehitlik mertebesine erişinceye kadar müezzinlik görevini severek yapan Akil Hoca’nın, Lala Mustafa Paşa Camisi’nde okuduğu ezan ve güzel sesi hâlâ hafızalardadır.

İlk gençlik yıllarında, babasının vefatıyla annesi ve kız kardeşinin geçimini de üstlenen Akil Hoca, Mağusa’dan, Lefke’ye kadar uzanan Kıbrıs Hükümeti Demiryolu Şirketi’nde çalışmak zorunda kaldı. Bu sırada da hayatı boyunca sürdüreceği sosyal, kültürel ve sportif alanlarda çalışmalar yapmaya da başlamıştı.

Çok sosyal ve aktif bir kişiliğe sahip olan Akil Hoca, Mağusa’da oynanan pek çok tiyatroda da oyuncu olarak da görev aldı.

 

MTG’nin kurucularından

Av sporuna, balıkçılığa ve futbola olan tutkusu onu yılın her mevsiminde doğada tuttu. Başarılı futbol oyunuyla, tribünleri dolduran taraftarların takdirini kazandı.

Ülke gençliğine büyük önem veren Akil Hoca, 1945 yılında bazı arkadaşları ile birlikte Mağusa Türk Gücü Spor Kulübü’nün kurucuları arasında yer alarak, kulübün bugünlere gelmesinde büyük emek sahibidir.

Namık Kemal Lisesi’nde önce müstahdem (hademe) olarak başlayan görevi, disiplinli karakteri, çalışkanlığı ve dürüstlüğü neticesinde, sonradan Okul Sekreterliği’ne dönüştü.

1948’de nişanlanan ve 1953 yılında Hanife (Afife) Hasan ile hayatını birleştiren Akil Hoca’nın bu evlilikten Abdurrahman, Hasan ve Ahmet isimli üç oğulları dünyaya geldi.

 

Bölük Komutanlığı yapıyordu

Toplumlararası çatışmaların başlamasıyla Türk Mukavemet Teşkilatı’nda uzun yıllar çalışan Akil Hoca, Mağusa Sancaktarlığı’nda Bölük Komutanı olarak da görev yapmıştır.

Okulda sekreterlik görevini yaparken, oradan çıkıp Mağusa Türk Gücü’ne gidip futbol oynuyor, kulüp yöneticiliği yapıyor, Mağusa’da düzenlenen müsamerelerde sahne alıp, başrol oyunculuğu yapıyor, yeri geliyor Mücahit komutanlığı yapıyor ve bu kişi camide müezzinlik görevini de en iyi şekilde sürdürüyor.

 

Atatürkçü ve laik bir din adamı

2016 yılında yayımlanan Dedem Ahmet Gürses isimli kitabımda, geniş yer verdiğim Hüseyin Akil Hoca’nın dönemin Sancaktar’ı ile yaşadığı bir anısını da okuyucular ile paylaşmıştım. “Bir keresinde Mağusa Suriçi’nde Sancaktar, Akil Hoca’ya şaka yollu ‘Yahu hocam, bir insan hem din adamı, hem asker, hem de avcı olabilir mi? Bu nasıl iş?’ diye sordu. Hoca da ‘Komutanım ben yobaz değilim, Atatürkçü, laik ve vatanını çok seven bir kişiyim, onun için olur’ diye cevap vermişti.

Komutan bu kez de Akil Hoca’ya yaşını sordu. Akil Hoca’da 52 yaşında olduğunu söyledi. Komutanın, ‘O zaman seni mücahitlikten terhis edelim, yalnız şehitlerimizin defin işleri ile ilgilen’ demesi üzerine, Hoca sesini yükselterek, ‘Sakın ha komutanım! Bunu yapmayın, ben şehitlerimizi defnederken durmadan Allah’a, bana da şehitlik mertebesine ulaşmayı nasip etsin, beni de onlara layık gördüğü o en yüksek mertebeye, en şerefli rütbeye ulaştırsın diye dua ediyorum. Beni mücahitlikten alırsanız bu şansımı kaybederim, hem ben şehitlikte yerimi ayırttım’ diye cevap verdi. Sancaktar ile Akil Hoca arasında bu konuşma yapılırken tarih, 13 Ağustos 1974 idi.

 

Eşi acı haberi Derviş Eroğlu’ndan alır

14 Ağustos 1974 tarihinde, Rumların Mağusa Suriçi’ne gönderdiği ilk havan mermisi, Hüseyin Akil Hoca’nın yanına düşer ve Akil Hoca şehit olur.”

Hüseyin Akil Hoca’nın eşi Hanife (Afife) Hanım, eşinin şehit olduğu haberini, o dönemlerde Seferi Hastane’de görev yapan Derviş Eroğlu’ndan öğrenir.

 

Gürses: Atkısı hatıra olarak bende

Hüseyin Akil Hoca’nın en yakın dostlarından olan Lefkoşa’nın ünlü din insanlarından Ahmet Gürses Hoca’da, benim kaleme aldığım “Dedem Ahmet Gürses” isimli kitapta, Hüseyin Akil Hoca’yı şu sözlerle anlatır; “Bir gün şehitleri gömerken, Müftü Mustafa Rifat Bey geldi yanıma. Bana ‘Başımız sağolsun’ dedi. ‘Hayırdır’ deyince de Mağusa’da Lala Mustafa Paşa Camii’nde müezzinlik yapan çok sevdiğim Hüseyin Akil Hoca’nın, bir dönem komutanlık da yapmıştı, şehit olduğunu söyledi. Çok üzülmüştüm. Her iki taraftan da atışlar olduğu için ‘Şimdilik gidemeyeceğim Mağusa’ya. Atışlar dursun gidip eşine başsağlığı dileyim’ dedim ve neticede öyle oldu.

Gittim Mağusa’ya, eşine başsağlığı diledim. O kalktı, içeriden bir boyun atkısı getirdi. Bana dedi ki, ‘Hüseyin Hoca sabah namazına camiye giderken o atkıyı boynuna takardı. Sana versem kabul eder misin?’ ‘Memnuniyetle’ dedim. O tarihten bugüne kadar atkı yanımda duruyor.

Hüseyin Hoca Lefkoşa’ya geldiğinde hiç bana ismen hitap etmezdi. Hep ‘Gardaş’ diye hitap ederdi. Yattığı yer cennet olsun.’

 

Kotak: Çok önemli bir değerdi

1974 Harekâtı’nda yurt kurtuluşuna yoğun destek verenlerden olan Hüseyin Akil Hoca, 14 Ağustos 1974 tarihinde, Mağusa’nın kurtuluşuna bir gün kala şehit olmuştur.

Eski bakan, milletvekili, BRTK eski müdürlerinden İsmet Kotak, Hüseyin Akil Hoca’yı şu sözlerle anlatır; “Onun şehit oluşu beni gerçekten kalbimden yaralamıştı. Onu öğrendiğim gün şok oldum. Harekat’tan hemen sonra Mağusa’ya ilk gidenlerden biriydim. Gider gitmez Barış Harekatı’nda şehit olanların mezarlarını gösterdiklerinde, Hüseyin Akil Hoca’nın ismini görünce şok oldum. Önceden mesajı aldığımıza rağmen, inanmak istememiştim. Çünkü Hüseyin Akil bizim için çok kıymetli bir değerdi. Atatürk’ün istediği bir din adamı, Atatürk’ün istediği bir devlet memuru, bir sanatçı arıyorsanız, bütün bu kişilikleri üzerinde toplamış bir Hüseyin Akil ile karşılaşırsınız.”

 

Adı yaşatılıyor

Akil Hoca, 1974 Harekâtı’nda şehit olanları defnetmek için görev yaparken düşman ateşi sonucu şehit olur.

Vefatının ardından adı Gazimağusa’da bir sokağa verilen, adına futbol turnuvaları düzenlenen Hüseyin Akil Hoca’nın adı bir okula ve bir de askeri kışlaya verilir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 2 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 1 1 0 0 5 3
2 TÜRK OCAĞI LİMASOL 1 1 0 0 2 3
3 GÖNYELİ SK 1 1 0 0 1 3
4 ÇETİNKAYA TSK 1 1 0 0 1 3
5 CİHANGİR GSK 1 0 1 0 0 1
6 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 1 0 1 0 0 1
7 ESENTEPE KKSK 1 0 1 0 0 1
8 GENÇLİK GÜCÜ TSK 1 0 1 0 0 1
9 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 1 0 1 0 0 1
10 LEFKE TSK 1 0 1 0 0 1
11 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
12 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
13 GİRNE HALK EVİ 1 0 0 1 -1 0
14 BAF ÜLKÜ YURDU 1 0 0 1 -1 0
15 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 1 0 0 1 -2 0
16 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 1 0 0 1 -5 0
yukarı çık