İcrada yeni dönem

banner37

Mahkeme hükümlerinin icrası konusunda tespit edilen somut sorunları aşmak, mahkeme hükümlerinin etkin ve adil bir şekilde icra edilebilmesini sağlamak amacıyla hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Cumhuriyet Meclisi tarafından onaylandı

İcrada yeni dönem
banner90

RESMİ GAZETE’DE YAYINLANMASI BEKLENİYOR… Hakkında parasal bir hükümden dolayı haciz müzekkeresi dosyalanmış bulunan bir kişinin, bir bankada veya kooperatifteki hesaplarında bulunan herhangi bir meblağın haczedilebilmesini öngören Hukuk Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Cumhuriyet Meclisi’nden geçti. Değişiklikler, Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından yürürlüğe girecek

ENDİŞELER VAR… Söz konusu tasarıda yer alan “Hükümlü borçlu, bu yasa amaçları bakımından tasarrufunda veya kontrolünde veya kullanımında bulunan veya yaşadığı konutta veya kendine ait işyerinde mevcut olan taşınır malların sahibi kabul edilir. Hükümlü borçlu ile birlikte ikamet eden aile mensuplarının veya üçüncü kişilerin mezkûr mallar üzerinde müşterek veya münferit mülkiyet iddiasında bulunması veya bu hususta düzenlenmiş belge ibraz etmesi, haczin yapılmasına engel teşkil etmez” maddesi, endişe yarattı

“SUİSTİMALE FIRSAT VERMEMEK İÇİN ÖNEMLİ”… Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Ekonomist Göksel Saydam, endişe yaratan maddenin suistimale fırsat vermemek için hazırlanan bir madde olduğunu anlattı. Saydam, birçok kez borçlunun mal varlığını başkasının adına yapması ya da başkasının olduğunu söylemesi nedeniyle icranın gerçekleşemediğini belirtti. Göksel Saydam ayrıca, bu icra kararını verecek merciin mahkeme olduğunun altını çizerek, bu nedenle de başkasına ait bir malın haczedileceği gibi bir sorunun yaşanmayacağını düşündüğünü kaydetti

Ceren ÖZBİL

Mahkeme hükümlerinin icrası konusunda tespit edilen somut sorunları aşmak, mahkeme hükümlerinin etkin ve adil bir şekilde icra edilebilmesini sağlamak amacıyla hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından onaylandı.

Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasası’nda değişiklik öngören maddeler, Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından yürürlüğe girecek.

Bu değişikliklerin yürürlüğe girmesinin ardından, hakkında parasal bir hükümden dolayı haciz müzekkeresi dosyalanmış bulunan bir kişinin, bir bankada veya kooperatifteki hesaplarında bulunan herhangi bir meblağ haczedilebilecek.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Ekonomist Göksel Saydam, ülkede böyle bir yasal değişikliğe ihtiyaç olduğunu anlattı ve ne yazık ki bu konulardaki en büyük sıkıntının tebliğ ve icra yönünden yaşandığını belirtti.

“Endişeye gerek yok”

Göksel Saydam, “Hükümlü borçlu, bu yasa amaçları bakımından tasarrufunda veya kontrolünde veya kullanımında bulunan veya yaşadığı konutta veya kendine ait işyerinde mevcut olan taşınır malların sahibi kabul edilir. Hükümlü borçlu ile birlikte ikamet eden aile mensuplarının veya üçüncü kişilerin mezkûr mallar üzerinde müşterek veya münferit mülkiyet iddiasında bulunması veya bu hususta düzenlenmiş belge ibraz etmesi, haczin yapılmasına engel teşkil etmez” maddesiyle ilgili de endişeye gerek olmadığını söyledi ve bu konuda karar verecek merciin yargı olduğunun altını çizdi. Saydam şöyle konuştu:

“Bir suistimal söz konusuydu. Borçlu, malına haciz gelmemesi için malını başkasının adına yapıyordu. Bunu önlemek için hazırlanmış bir maddedir. Bu konuda da zaten kararı yargı verecektir. Bu nedenle malını gerçekten birine ödünç olarak veren, bir sorun yaşamayacaktır.

Ayrıca hep alacaklılar suçlu gibi görünüyor. Ancak onların da başkalarına ödeyecekleri vardır ve alacaklarını tahsil edip, borçlarını ödeyemediklerinde onlar zor durumda kalıyor. Benzer bir uygulama Kamuda Tahsili Gecikmiş Alacaklar için de uygulanıyor.”

Hükümlü borçludan nakden veya kredi kartı aracılığı ile borç tahsil edilebilecek

Yasada yapılan değişikle, para ödenmesini öngören herhangi bir hükmü, bir haciz müzekkeresi tahtında icra etmekle görevlendirilen herhangi bir icra memuru, mahkeme veya mahkeme tarafından bu konuda yetkilendirilmiş olan mukayyit tarafından hükümlü borç ve masrafları, hükümlü borçludan nakden veya kredi kartı aracılığı ile tahsil etmeye yetkili kılınabilir.

Kredi kartıyla ödeme yapılması sebebiyle ortaya çıkan banka komisyonu ve diğer masraflar, hükümlü borca ilave edilmek suretiyle hükümlü borçludan tahsil edilir.

Yüksek Mahkeme, kredi kartı ile tahsil yönteminin uygulanabilmesi için, uygun gördüğü sayıda banka pos hesabı açmaya ve pos cihazlarını icra memurlarına teslim etmeye yetkilidir.

4 ayı geçmeyecek şekilde taksitle ödenebilir

Bir icra memuru, mahkemenin veya mahkeme tarafından bu konuda yetkilendirilmiş olan mukayyidin onayı ile haciz müzekkeresinin hükümlü borcun ve masrafların tamamen ödenmesine değin yürürlükte kalması koşuluyla, bir hükümlü borçlunun, borcunu 4 (dört) ayı geçmeyecek şekilde taksitlerle ödemesine imkân tanıyabilir.

Haciz müzekkeresine konu borcu için bu fıkra uyarınca ödemesi gereken herhangi bir taksiti gününde ödemeyen hükümlü borçlunun mütebaki borcu için haciz işlemine devam edilir.

Tüzükler hazırlanabilir

Yüksek Mahkeme, zilyetlik müzekkeresi ile teslim müzekkeresinin biçimi; onlarla ilgili olarak ödenecek harçlar; bu gibi müzekkerelerin çıkarılması ve icra edilmesinde izlenecek yöntem; bu madde kuralları uyarınca icra memurlarınca nakden, kredi kartı veya taksit yöntemi ile yapılacak tahsilatlarda uygulanacak usu l ve kurallar dahil bu maddenin uygulanmasına yönelik hususları düzenlemek amacıyla, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek olan Mahkeme Tüzükleri yapabilir.

Haczedilen taşınır malların satılması

Hükümlü borcun ödenmesi ile ilgili olarak bir taşınır satış müzekkeresi ısdar edildiğinde, mahkeme, satış müzekkeresinin icrası amacıyla, icra memuru tarafından haczedilen şirket hisseleri dahil, taşınır malların satılmasına ve satılan malın satın alan adına kaydolunmasına, re’sen veya başvuru üzerine herhangi bir zamanda emir verebilir.

Haczedilen taşınır malların satışına ilişkin yöntem

Bir hükmün icrası amacıyla haczedilen ve saptanmış satış bedelinin yürürlükteki aylık asgari ücretin 5 (beş) katının üzerinde olduğu saptanan taşınır mallar, mahkemece başka türlü emir verilmedikçe, mahkemenin vereceği direktiflere bağlı olarak bir kez açık artırma yöntemi ile satışa arz edilir.

Muayyen satış bedeli yürürlükteki aylık asgari ücretin 5 (beş) katını aşmasına rağmen yukarıdaki (1)’inci fıkra uyarınca çıkarıldığı açık artırmada satılamayan şirket hisseleri haricindeki taşınır mallar ise Mahkemeye bu amaçla tahsis edilmiş satış merkezlerinde, saptanmış bedelleri üzerinden sürekli olarak satışa arz edilir.

Sürekli satışa arz edilen taşınır malların saptanmış bedelleri üzerinden satılamaması halinde; satış bedeli mahkemenin uygun göreceği devrelerde ve uygun göreceği oranlarda azaltılabilir.

Hükümlü borçlunun sahip olduğu şirket hisselerinin haczedilmesi halinde; hisseler, satış bedelinin ne olduğuna bakılmaksızın, Şirketler Yasası ve şirketler ile ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, açık artırma yöntemi ile satışa arz edilir.

Yüksek Mahkeme; haczedilen taşınır malların satış bedelinin saptanmasına, açık artırma ve sürekli satış yöntemlerinin uygulanmasına, şirket hisselerinin satış bedelinin ve açık artırma ile satış usulünün belirlenmesine, satış bedeline itiraz edilmesine ve satışın ertelenmesi veya iptaline yönelik kuralları saptamak amacıyla, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek olan Mahkeme Tüzükleri yapabilir.

Sahiplik karinesi ve üçüncü bir tarafça talepte bulunulması halinde yapılacak işlemler

Hükümlü borçlu, bu yasa amaçları bakımından tasarrufunda veya kontrolünde veya kullanımında bulunan veya yaşadığı konutta veya kendine ait işyerinde mevcut olan taşınır malların sahibi kabul edilir.

Hükümlü borçlu ile birlikte ikamet eden aile mensuplarının veya üçüncü kişilerin mezkûr mallar üzerinde müşterek veya münferit mülkiyet iddiasında bulunması veya bu hususta düzenlenmiş belge ibraz etmesi, haczin yapılmasına engel teşkil etmez. Böyle bir durumda bu gibi kişilerin bu madde kuralları uyarınca Mahkeme’ye başvurması halinde, müşterek veya münferit mülkiyetin varlığını ve bahse konu mülkiyet durumunun icradan mal kaçırma amacıyla yaratılmamış olduğunu kanıtlama yükü bu kişilerde olur.

banner9
Ancak; hükümlü borçlunun veya birlikte yaşadığı kişilerin bir kira sözleşmesi tahtında mal sahibi tarafından kullanımlarına bırakılan taşınır mallar; hükümlü borçlunun her bir aile bireyinin münhasır kişisel kullanımına özgülenmiş olup değeri yürürlükteki aylık bir asgari ücreti aşmayan eşyalar ve hükümlü borçlunun 18 yaşından küçük aile bireylerinin münhasır kişisel kullanımına özgülenmiş eşyalar hakkında bu fıkra kuralları uygulanmaz.

Bir üçüncü kişinin adında kayıtlı olmasına karşın, hükümlü borçlunun tasarrufunda veya kontrolünde veya kullanımında bulunan motorlu araçlarla veya herhangi bir şekilde devlet veya diğer yetkili makamlar nezdinde mal sahipliği üçüncü kişi adında kayıt altında tutulmasına karşın, hükümlü borçlunun tasarrufunda veya kontrolünde veya kullanımında bulunan motorlu araçlar dışındaki taşınır mallarla ilgili olarak da yukarıdaki (1)’inci fıkra kuralları uygulanır.

Yukarıdaki (1)’inci fıkra kuralları saklı kalmak kaydıyla herhangi bir hüküm veya emir uyarınca yapılan icrada zapt edilen herhangi bir taşınır mal, hükümlü borçludan başka bir kişi tarafından talep edildiğinde, bu gibi bir talepte bulunan kişi veya icra müzekkeresinin hitap ettiği kişi, mal üzerindeki hakkın karara bağlanması amacıyla bir mahkemeye istida ile başvurabilir.

Mahkeme tüm gerekli taraflara mahkemede hazır bulunmaları için ihbarda bulunduktan sonra tarafların haklarının duruşma yolu ile kararlaştırılması için uygun göreceği ve bu arada uyuşmazlık konusu taşınır malın muhafazasına ilişkin emri verir. Mahkeme, her iki halde de, talep nedeniyle yapılan masrafların kimin tarafından ödeneceğine dair direktif verir.

Mahkemeye başvurulabilir

Üçüncü bir kişi, bu biçimde zapt edilen bir malın bir alacağına karşılık verilen teminat olduğu gerekçesiyle bu gibi mal üzerinde hak talebinde bulunursa, mahkeme, teminat altına alınan alacağın tamamen veya kısmen ödenmesi koşuluyla veya uygun göreceği başka koşullarla, malın tümünün veya bir kısmının satılmasına emir verebilir ve satıştan elde edilen para miktarının, adil görülecek biçimde ve koşullara bağlı olarak uygulanmasına direktif verebilir.

Yukarıdaki (5)’inci fıkrada belirtildiği gibi bir teminatın, devlet veya diğer yetkili makamlar nezdinde kayıt altına alınmış bir rehin olması halinde haczi gerçekleştiren icra memuru tarafından lehine rehin verilen kişiye haczin gerçekleştirildiğine ilişkin bir bildirimde bulunulur. Böyle bir bildirim üzerine, 10 (on) iş günü içerisinde hak talebinde bulunulması durumunda, yukarıdaki’inci fıkra kuralları uygulanır.”

Muamelelerin engellenmesi

Hükümlü borçlu aleyhine haciz müzekkeresinin dosyalanmasıyla birlikte, yukarıdaki 21’inci madde kapsamında olup da devlet veya diğer yetkili makamlar tarafından mal sahipliği kayıt altında tutulan taşınır mallar veya hükümlü borçlu adına kayıtlı bulunan taşınır mallarla ilgili devir veya yükümlülük altına koyma muameleleri engellenir.

Mahkeme veya mahkeme tarafından yetkilendirilmiş mukayyit veya icra memurunca hakkında haciz müzekkeresi dosyalandığı bilgisinin verilmesi üzerine söz konusu mal sahipliği kayıtlarını tutan yetkili makamlar, hükümlü borçlu adına kayıtlı olan veya üçüncü kişilerin adına kayıtlı olmakla birlikte bu Yasa’nın 21’inci maddesinin (2)’nci fıkrası kapsamında olduğu bildirilen taşınır malların devrini ve yükümlülük altına konulmasını men eden bir şerhi ilgili sicile kaydederler.

Borçlunun sahip olduğu şirket hisseleri ile ilgili bildirim, Resmi Kabz Memurluğu ve Şirketler Mukayyitliği’nin yanı sıra hisselerin ait olduğu şirkete de yapılır. Bahse konu şerhin konulduğuna ilişkin bir yazı, Şirketler Mukayyidi tarafından ilgili şirketin Mukayyitlik nezdindeki dosyasına da konulur.

10 yıl yürürlükte kalır

Bir hükmün tescili, mutad olarak hükmün ilk tescil edildiği tarihten başlayarak 10 (on) yıl süreyle yürürlükte kalır.

Tescilin yürürlük süresi, Mahkeme emri ile, her defasında iki yılı geçmemek kaydıyla ek süre veya süreler için uzatılabilir.

Tescilin yürürlük süresinin uzatılmasına ilişkin istida mevcut tescil süresinin sona ermesinden önce yapılmadığı; istidanın ihbarının ve dinlenmesi için saptanan tarihin malın bulunduğu yerin Kaza Tapu Dairesi’ne verilmediği ve mahkeme, hükmün muvazaa yolu ile veya diğer alacaklıları haklarından yoksun etmek amacıyla temin edilmiş bir hüküm olmadığına ve aynı zamanda tescil süresinin uzatılmasının hükümlü borçluyu veya herhangi başka bir hükümlü alacaklıyı olumsuz yönde etkilemeyeceğine dair ikna edilmediği

takdirde verilmez.

Uzatma emrinin ısdar edildiğinin Kaza Tapu Dairesi’ne ihbarı, hükümlü alacaklı veya onun namına başkası tarafından, masraflar hükümlü alacaklıya ait olmak kaydıyla, böyle bir emrin verildiğini bildiren yazılı bir ihbarın veya ilgili emrin Mahkemece tasdikli bir suretinin, uzatma emri verilmemiş olsa idi mevcut tescilin yürürlükten kalkmış olacağı günden geç olmamak üzere, hükmün tescil edildiği daireye bırakılması suretiyle yapılır. Sadece uzatma emrinin ısdar edildiğini bildiren bir ihbarın bırakıldığı hallerde, ayrıca, yukarıda son belirtilen günden başlayarak 14 (on dört) iş günü içinde uzatma emrinin Mahkemece tasdikli bir sureti Kaza Tapu Dairesi’ne verilir. Mahkemece tasdikli söz konusu suret veya ihbarname ile Mahkemece tasdikli suret, yukarıda belirtildiği biçimde ilgili daireye bırakılmayacak olursa, alacaklı emrin bahşettiği menfaatten yararlanma hakkını kaybeder.

Yürürlük süresinin bu madde uyarınca uzatılmamış olması sebebiyle tescili sona ermiş bulunan bir hüküm; hükümlü alacaklı tarafından bu Yasa’nın 54’üncü maddesi kurallarına bağlı olarak tekrar tescil edilebilir. Böyle bir tescil, yeniden yapılmış olduğu tarih esas alınarak sonuç doğurur ve geriye dönük etkili olmaz.

Banka hesaplarındaki paraların haczi

Hakkında parasal bir hükümden dolayı haciz müzekkeresi dosyalanmış bulunan bir kişinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan herhangi bir bankada veya kooperatifte tek başına veya müştereken sahibi olduğu hesaplarda bulunan herhangi bir meblağ, iyi niyetle önceden elde edilmiş bulunan mülkiyet hakkına veya hapis hakkına veya üzerinde mevcut herhangi bir yükümlülüğe tabi olarak, bu Yasa kuralları uyarınca haczedilebilir.

Mahkeme veya mahkeme tarafından yetkilendirilmiş mukayyit veya icra memurunca bir yazı ile aleyhinde haciz müzekkeresi bulunduğu bildirilen bir hükümlü borçlu ile ilgili olarak, banka veya kooperatif, adı geçen borçlunun nezdinde herhangi bir hesabı olup olmadığını, mezkur hesaplardaki mevcut para miktarlarını ve mezkur paranın herhangi bir yükümlülüğe tabi olup olmadığını derhal yazılı olarak bildirir.

Yukarıdaki fıkra uyarınca banka veya kooperatife yazılacak olan yazı, hükümlü borçlu adındaki herhangi bir meblağın hükümlü borç ve masrafların toplamını aşmayacak kısmının haczedilmiş olduğunu ve bu gibi meblağların hükümlü borçluya veya herhangi bir üçüncü kişiye ödenmemesi, herhangi bir şekilde yükümlülük altına konulmaması, teminat gösterilmemesi ve hükümlü borçlunun adından çıkarılmaması gerektiğine ilişkin bir kayıt içerir. İlgili banka veya kooperatif, bu yazıda belirtildiği şekilde hareket etmekle yükümlüdür. Hükümlü borçlunun haczedilen banka hesabının, aylık veya belirlenmiş başka bir periyotta ödenen maaşının aktarıldığı bir hesap olması halinde; hükümlü borçlunun bir aylık maaş tutarı kadar meblağ, bu madde tahtında hacizden muaf tutulur. Bu muafiyet, bu Yasa’nın 91A maddesi hükümlerinin uygulanmasını engellemez.

Kendisine bu madde gereğince yazılmış bir yazı tebliğ edilen banka veya kooperatif ve/veya bunların herhangi bir yetkilisi veya çalışanı, bu maddenin herhangi bir hükmüne aykırı harekette bulunması halinde, bu Yasa’nın 75’inci maddesi kurallarına bağlı olarak bir Mahkeme emrine riayetsizlik etmiş gibi aynı kovuşturmaya tabi tutulur.

Haczedilen banka hesabı ile ilgili üçüncü bir kişi tarafından herhangi bir hak iddia edilmesi halinde, bu Yasa’nın 21’inci madde kuralları uygulanır.

Bu madde kuralları tahtında haczedilen meblağlar, Mahkemenin veya Mahkeme tarafından yetkilendirilmiş mukayyit veya icra memurunun bildirimi uyarınca, muhatap banka veya kooperatif tarafından Yüksek Mahkemeye veya Mahkemeye ait banka hesabına veya Maliye İşleri  ile Görevli Bakanlığa aktarılır.

Yüksek Mahkeme, bu madde uyarınca kullanılacak formları saptamak, yazışma ve tebligat usul ve yöntemlerini belirlemek, Mahkemenin bu maddede öngörülen konulara ilişkin yargılama usul ve yöntemini düzenlemek amacıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek olan Mahkeme Tüzükleri yapabilir.

Maaş veya ödeneklerin yükümlü kılınması

Hükümlü borçlunun herhangi bir şekilde kamudan veya özel bir tüzel kişi veya gerçek kişiden aylık olarak veya belirlenmiş başka periyotlarda almakta olduğu maaş ve diğer ödenekler, hükümlü alacaklının Mahkemeye yapacağı bir istida üzerine ve bu madde kurallarına bağlı olarak hükümlü borcun tahsil edilmesi amacıyla yükümlü kılınabilir.

Bu madde uyarınca dosyalanan bir istidayı gören Mahkeme, borçlunun maaş ve ödeneklerini tespit etmek için uygun gördüğü kişileri tanık olarak dinleyebilir. Ayrıca, bu madde uyarınca aleyhine bir istida dosyalanması tasarlanan kişi hakkında, hükümlü alacaklı veya avukatı tarafından yazılmış bir yazı üzerine, hükümlü borçluya maaş veya herhangi bir ödenek ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişiler, hükümlü borçlunun almakta olduğu maaş ve ödenek miktarını yazılı olarak bildirmekle yükümlü olurlar.

Bu madde uyarınca dosyalanmış bir istidayı gören Mahkeme, borçlunun aylık olarak veya belirlenmiş başka periyotlarda almakta olduğu maaş veya ödeneği, kendisinin veya ailesinin diğer gelirlerini ve borçlunun bakmakla mükellef olduğu ailesi ile birlikte yaşamını insan onuruna yaraşır asgari koşullarda sürdürmek için ihtiyaç duyduğu para miktarını dikkate alarak, maaş ve ödeneğin uygun gördüğü kısmının, maaş ve ödeneği ödemekle yükümlü olan gerçek veya tüzel kişi tarafından doğrudan alacaklıya ödenmesine emir verebilir.

Böyle bir emir, Mahkemece başka türlü emir verilmedikçe, hükümlü borç ve masrafların tamamen tatmin edilmesine veya hükümlü borçlunun herhangi bir sebeple işten ayrılmasına veya maaş ve ödeneği alma hakkının ortadan kalkmasına değin yürürlükte kalır. Hükümlü borçlunun işten ayrılması veya maaş ve ödeneği alma hakkının ortadan kalkması halinde, ödemeyi yapmakla mükellef olan gerçek veya tüzel kişiler bu durumu Mahkeme Mukayyitliği’ne ve hükümlü alacaklı veya avukatına bildirmekle mükelleftirler.

Mahkemenin bu madde altında vermiş olduğu emir, hükümlü borçlunun maaş veya ödeneğini ödemekle mükellef olan gerçek veya tüzel kişiye tebliğ edilir. Böyle bir emri tebliğ alan kişiler, Mahkeme kararında belirtilen meblağları, hükümlü alacaklı veya avukatının hesabına yatırmakla mükellef olur.

İşbu madde kuralları, nafaka ve sosyal yardım maaşları haricindeki her tür maaş ve ödenek için uygulanır.

Mahkeme, bu madde gereğince vermiş olduğu emirleri zaman zaman, koşullarda meydana gelen esaslı değişiklik sebebiyle gözden geçirebilir, değiştirebilir veya kaldırabilir. Bu maddenin düzenlediği herhangi bir yükümlülüğe aykırı davranan gerçek veya tüzel kişiler ve/veya yetkilileri, bu Yasa’nın 75’inci maddesi kurallarına bağlı olarak bir Mahkeme emrine riayetsizlik etmiş gibi aynı kovuşturmaya tabi tutulurlar.

Yüksek Mahkeme, bu madde uyarınca kullanılacak formları saptamak, yazışma ve tebligat usul ve yöntemlerini belirlemek, Mahkemenin bu maddede öngörülen konulara ilişkin yargılama usul ve yöntemini düzenlemek amacıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek olan Mahkeme Tüzükleri yapabilir.

Geçici madde satış merkezleri faaliyete geçinceye kadar haczedilen taşınır malların satış işlemleri

Bu yasanın 19’uncu maddesi uyarınca mahkemeye bağlı olarak oluşturulması öngörülen satış merkezlerinin tümünün veya bir kısmının faaliyete geçmesine kadar; haczedilen taşınır mallar açık artırma yöntemi ile satılabilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108