“İhalede hile yapıldı”

banner37

KIBRIS TV’ye konuşan SETAŞ firmasının KKTC yetkili bayisi, EnergyIQ Direktörü Alptekin Evmez, ihaleye girmedikleri halde, KIB-TEK’e teslim edilen Çin menşeili malzemelerin üzerinde“SETAŞ” markasının adının yazıldığını belirtti

“İhalede hile yapıldı”
banner90
banner99

SETAŞ firmasının KKTC yetkili bayisi, EnergyIQ Direktörü Alptekin Evmez, KIB-TEK’teki usulsüzlük iddialarıyla ilgili yaşadıkları “şaşırtıcı” süreci KIBRIS TV’ye anlattı.

KIB-TEK’e “Türk malı” diye teslim edilen “Çin malı” malzemelerin üzerine, kendileri ihaleye girmedikleri halde SETAŞ markasıymış gibi satıldığını öne süren Evmez, “Şartname gereği Çin malı ürün kullanılması mümkün değil. Sırf bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti’nden bir mal talep edilerek ihaleye çıkıldı ancak SETAŞ markasına ait böyle bir ürün yok. Merkezi İhale Komisyonu’na ve KIB-TEK’e yazılı dilekçelerle başvurduk. Bu mal bizim değil, sistemde kullanılması çok büyük sıkıntı verebilir dedik” şeklinde konuştu.

Evmez, “SETAŞ marka olmayan bir ürün üzerine SETAŞ markası yazılarak ihalede hile yapıldı” iddiasında bulundu.

KIBRIS TV’ye konuk olan Evmez, Elektrik Kurumu’nun ürün satın aldığı ülkelerde “Şartname Menşei Üretim Yeri Şartı” belgesini göstermesinin şart olduğunu söyledi. Evmez, söz konusu belgede “KKTC, Türkiye, Avrupa Birliği üyesi herhangi bir ülke, EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Birliği) üyesi herhangi bir ülke, Avustralya, Kanada, ABD veya Japonya’da konuşlandırılmış bir firmanın ürünü olmalıdır” şeklinde bir bilginin de yer alması gerektiğini ifade etti.

Söz konusu ülkelerin dışındaki hiçbir ülkeden ürün getirilemeyeceğinin altını çizen Evmez, “Mesela Çin’den ürün getiremezsiniz, ihale verilirken bunlara da bakılıyor” dedi.

Enerji altyapısının bir ülkenin en stratejik noktası olduğunu anlatan Evmez, ekipmanların da enerji altyapısının omurgasını oluşturduğunu dile getirdi.

Evmez ayrıca, “defiüz” denilen ekipmanların halkta şaşkınlık yaratacağı öngörüsünde bulundu.

Alptekin Evmez, “Şartname Ön Onay” belgesini de gösterip söz konusu belgenin (b) bendinden yola çıkarak “Buraya bir tane de, bin tane de getirseniz, kendi stokunuza veya ihalelere teslim etmek üzere de getirseniz, KIB-TEK’ten iki mühendise sadece ürünü değil, aynı zamanda fabrikayı da denetletip her parti için kabul ettirmek zorundasınız” dedi.

“İhaleye bile katılmadık”

Evmez, ihale sürecini takip ederken son kullanıcılardan “Sen SETAŞ’ın ürünlerini temsil ettiğini söylüyorsun ama bu ürün çok kötü, kalitesiz” şeklinde tepki aldıklarını hatırlatarak, SETAŞ üreticilerine bu ürünün ihalesine girmek istediklerini söylediklerini ve üreticilerden “Bizim böyle bir ürünümüz yok” şeklinde yanıt aldıklarını söyledi.

Söz konusu ihalenin yapıldığını, ancak kendilerinin ihaleye katılamadığını aktaran Evmez, Maliye Bakanlığı’na telefonla SETAŞ markasının teklif edilip edilmediğini sorduklarında orada görevli bir memurun “Ben bu konuya hakim değilim, size net bir bilgi veremem. Ama şu anda burada Elektrik Kurumu’ndan gelmiş bilirkişiler var, onlar size cevap versin” dediğini ifade etti.

Evmez, bilirkişinin kendisine “Memuriyetimizi yakacaksın, malzemenin sahte olduğunu biliyoruz. Bu ürünü son defa alacağız, başka almayacağız” şeklinde konuştuğunu ve bu kişinin daha sonra Maliye Bakanlığı’na bilirkişi olarak gittiğini söyledi.

Söz konusu ürünün niteliğinin bilirkişi tarafından bilindiğini ancak belgelemek için Merkezi İhale Komisyonu’nun internet sayfasında paylaşılması gerektiğine dikkat çekti. Programda, ihale sonucunun belgesini gösteren Evmez, söz konusu belgeye göre ürünün tanesinin 123 bin dolar 80 kuruş karşılığında,1000 adet şeklinde ve SETAŞ T.C. menşeili olmak üzere taahhüt edildiğinin görüldüğünü ancak SETAŞ temsilcisi olarak ihaleye katılmadığını yineledi.

“6 ay raporun çıkmasını bekledik”

Belgenin üzerinde 300 ürünün hemen, 700 ürünün ise 3-4 ay içerisinde teslim edileceğinin belirtildiğinin altını çizen Evmez, şöyle devam etti:

“Biz bu bilgiyi aldık, hemen başvuruda bulunmamız gerekiyordu. Ama biz ihaleye katılamadığımız için başvuru yapabileceğimiz bir merciimiz yok. Bu yüzden ne yapmamız gerektiğini soruşturduk ve hem Merkezi İhale Komisyonu’na hem de Elektrik Kurumu’nun yönetimine noter tarafından imzalı iki ayrı dilekçe hazırladık ve her iki tarafa da bu ürünlerin bize ait olmadığını bildirdik ancak yolladığımız dilekçelere yanıt verilmedi. Daha sonra bize verilen cevap; ‘Sayıştay, bütün evrakları incelemeye aldı, bu yüzden size cevap veremiyoruz’ şeklinde oldu. Biz 6 ay Sayıştay raporunun çıkmasını bekledik.”

banner134
“124 dolara satılan ürün 33 dolara temin edildi”

Evmez, sunduğu bir başka belgede ise Şartname Ön Onay belgesine aykırı olmasına rağmen söz konusu ürünlerin Çin üretimi olduğunu ve 124 dolara satılan bu ürünün 33 dolara temin edildiğive bu durumun sadece D- Fuse için geçerli olduğunu ileri sürdü.

Kendi yaptıkları araştırmalara göre bu malzemenin KIB-TEK’e 320 bin dolar karşılığında satıldığını tespit ettiğini savunan Evmez, bin adetlik ürünün 320 bin dolar satış yapılabilmesi için yaklaşık “3 bin adet” satış yapması gerektiğini iddia etti.

“Ülkedeki konutların çoğu

Çin üretimi sayaç kullanıyor”

Evmez, söz konusu malzemenin sadece KIB-TEK’e değil, elektrik müteahhitlerine de verildiğini ileri sürdü.

Ülkemizde yaklaşık 195 bin tane elektrik sayacının bulunduğunu ve yarısından fazlasının ‘Elopar’ marka olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Biz yine ihale kapsamında 11 bin tane D-Fuse alınacağı yönünde bir deklarasyon duyduk ve Elopar’dan hemen teklif istedik. Elopar’dan bize gelen yanıt ise istediğimiz malzemelerin kendilerine ait olmadığı ve yasal işlem başlatabilmek için kendilerine 3 numune göndermemiz yönünde oldu.

Yani bu D-Fuse’lar ülkenin her tarafında dağılmış ve en az 3 bin tanesi de KIB-TEK’e satılmış durumda… Bunun dışında bir de ülkedeki konutların yarısından fazlası Çin’de üretilmiş Elopar marka ürünü kullanıyor.

Sayıştay raporuna göre Türkiye menşeili olan Elopar markasına ait olan bir ekipmanınyine aynı şirket tarafından ihaleyle alındığı yer alıyor.

Raporda, aynı zamanda bu ürünlerin 5.19 dolara satılacağı yönünde bir bilgi de bulunuyor ancak yine aynı rapora göre Elopar marka ürünün Ön Onay Şartnamesi’ne aykırı olarak Çin menşeili olduğu ve 15 bin adedinin 1.60 dolar maliyetle alınıp 5.19 dolara satıldığı belirlendi. Ayrıca bu ürün sadece sayaç panolarında değil trafo odalarında da kullanıldı.”

“Can güvenliği ve süreklilik çok önemli”

Enerji altyapısında iki şeyin çok önemli olduğunu kaydederek, bu iki unsuru can güvenliği ve süreklilik olarak sıralayan Evmez, şöyle devam etti: “Diyelim ki siz bir pano alacaksınız, ben de bir üreticiyim. Şöyle bir şey yapıyorum; bu panoyu üretiyorum, bir pano 20 bin dolar, bu parayı cebimden ödüyorum. Avrupa’da test laboratuvarına gönderiyorum. O panoya kullanılamaz hale gelecek hale kadar yükleniyorlar, patlama yapıyorlar, sınırları sonuna kadar zorluyorlar… Bunun için de ayrıca para ödüyorum. Bunu yapmamın nedeni güvenilir olmaktır. Böyle önemli bir konunun ‘belge yok’ denilerek görmezden gelinmesi, siyasete konu edilmesi çok önemli bir sorun. Bu siyasetten bağımsız bir konudur.”

“Kamuoyunda aşağılayıcı bir tavır görüyorum”

Diğerleri gibi SETAŞ ürünlerini KIB-TEK’e satmadığını ileri süren Evmez, bu sorunun önüne geçilebilmesi için avukatlarla görüştüğünübelirtti. Evmez, kamuoyunda ‘Bu adam satamamış da o yüzden böyle konuşuyor’ şeklinde aşağılayıcı bir tavır gördüğünü ifade ederek, “Bunun bir işleyişi vardır, önce sizi görmezden gelirler, sonra alay ederler, itibarsızlaştırırlar, daha sonra tehdit etmeye çalışırlar, en sonunda ortak etmeye çalışırlar, ondan sonra siz kazanırsınız. Ben o görmezden gelme sürecini, alay etme süreciyle birlikte yaşadım. Üçüncü aşamada tehdit aşamasına gelindiğini kulağıma yavaş yavaş fısıldıyorlar. Hiç önemli değil, bana ne isterlerse yapsınlar ben, yapmam gerekeni yapıyorum” dedi.

Evmez, SETAŞ temsilcisi olarak suçsuz olduğunu ancak buna rağmen kamuoyunda ‘SETAŞ Yolsuzluğu’ şeklinde çıkan haberlerle suçlu gibi görüldüğünü iddia etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75