İhmal edilen çocuklar istismara uğrayabilir!

banner37

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, toplumda çoğu zaman infiale yol açan çocuk istismarını önleme konusunda KIBRIS’a açıklamalarda bulundu

İhmal edilen çocuklar istismara uğrayabilir!
banner99

ÇOCUKLA İLETİŞİM KURULMALI… Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, çocukların bedensel ve zihinsel olarak sınırlandırıldığını ve cinsiyetçi olarak yetiştirildiğini anlattı. Başel, ailelerle çocuklar arasındaki iletişim kanallarının kapalı olmasının ve çocukların duygusal anlamda ihmal edilmesinin istismar riskine yol açtığını söyledi. Başel, aile ile çocuğun iletişimlerinin iyi olması, çocukların her şeyini ailesiyle paylaşabilmesi, ailenin çocuğun arkadaş ilişkilerini sorgulaması gerektiğini bildirdi

DEVLET SORUMLULUĞUNU BİLMELİ… Kuzey Kıbrıs’ın Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul eden bir devlet olduğunu anımsatan Barış Başel, buna rağmen bu sözleşmeye uygun hareket edilmediğine vurgu yaptı. Başel, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik vaatlerde sadece Kıbrıs sorununun ve Türkiye ile ilişkilerin üzerinde durulduğunu anlatarak, “Oysa çocuk, engelli, yaşlı haklarına önem verilmesini beklerdim. Çocuklar sadece bir suçun faili olduğunda ya da istismar edildiğinde akla geliyor” dedi

Ahmet UÇAR

Ülkede çocuk istismarının son dönemlerde büyük bir artış göstermesi aileleri endişelendirirken, uzmanlar da bu konuda uyarıyor.


Çocuklarını nasıl koruyacaklarını ve bunun için neler yapması gerektiğini bilmeyen aileler, genellikle sınırlayıcı, ihmal edici yaklaşımlarda bulunuyor.

Çocuk istismarının önüne geçebilmek için ailelerin nasıl bir yaklaşım içerisinde olması gerektiğini, Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel’in görüşlerine başvurduk.

Başel, istismarın, fiziksel, zihinsel ve cinsel olmak üzere birçok boyutunun bulunduğunu ancak toplum olarak sadece cinsel istismara tepki gösterildiğini belirtti.


Barış Başel, duygusal açıdan ihmal edilen, evde gereken sevgiyi ve ilgiyi görmeyen çocukların, dışarıdaki istismarcıların hedefi haline geldiğine dikkat çekti.

Sosyal Hizmet Uzmanı Başel, gündelik yaşamla birlikte dijital ortamın, eğlence mekanlarının ve sosyal medyanın da çocukların istismar edilmesi noktasında risk taşıdığını ifade ederek, ailelerin, çocuklarıyla olan iletişim kanallarının açık olması, devletin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine vurgu yaptı.

 

“Ailesinden ilgi ve sevgi görmeyen çocuklar istismarcıların hedefi olabilir”

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal anlamda olmak üzere tüm gelişim alanlarını etkileyecek, yapılmaması gereken eylemlerin yapılmasının çocuk istismarı olduğunu anlattı ve çocuğa bakmakla sorumlu olan kişilerin gıda, sağlık ve eğitim ihtiyacı gibi unsurları yerine getirmemesini ise ihmal olarak tanımladı.

İstismarın çeşitli boyutlarının bulunduğunu dile getirerek, bunların fiziksel, zihinsel ve cinsel istismar olarak sıralanabileceğini ifade eden Başel, ancak toplumumuzda sadece cinsel istismarın büyük yankı uyandırdığını ifade etti.

Fiziksel ve zihinsel istismarın da yaygın olduğuna işaret eden Başel, evde ihtiyaç duyduğu sevgi ve ilgiyi bulamayan çocukların, dışarıda istismarcıların hedefi haline gelebildiğine vurgu yaptı.

Başel, ailelerin, çocukları istismar ve ihmal edici davranışlardan kaçınması gerektiğini belirterek, böylelikle çocukların iyi niyetli davranışları, kötü niyetli yaklaşımlardan ayırt edebileceğini söyledi.

İstismar noktasında istismar eden kişinin yaşının büyük olması durumunda toplumun büyük bir tepki verdiğini anlatan Başel, ergenlik döneminde de “akranlar arası istismar” olarak adlandıran istismarların da söz konusu olduğunun altını çizdi.

Başel, ailesinden gereken ilgiyi ve sevgiyi görmeyen çocukların, akranları tarafından istismar edildiği durumda da bu durumu aileleriyle paylaşamadığını bildirerek, aileler ile çocuklar arasındaki iletişim kanallarının kapalı olduğunu, çocukların sadece cinsiyetçi bir şekilde yetiştirildiğini vurguladı.

Çocukların hayatının bedensel ve zihinsel olarak sınırlandırıldığını dile getiren Başel, çocukların bu yüzden herhangi bir istismar noktasında ailesiyle iletişim kuramadığını anlattı.

Başel, teknolojik bir çağda yaşadığımızı, ergenler arasında ses ve görüntü kaydetme, bunları şantaj olarak kullanarak istismar etmeye çalışma gibi durumların yaşandığını belirterek, bu durumların orta öğretimde yaşandığını gözlemlediklerini bildirdi.

Ailelerin çocuklarının nereye gittiğini, kimlerle görüştüğünü, görüştüğü kişilerin güvenilir olup olmadığını, istismar edici davranışlarda bulunup bulunmayacağını sorgulaması gerektiğine dikkat çeken Başel, çocukları istismar olaylarından koruyabilmek için ebeveynlerle çocukların iyi bir iletişim halinde olması gerektiğini dile getirdi.

Başel, çocukların da birer birey olduğunu hatırlatarak, “Çocuklar bizim birer kopyamız değildir, onların da duyguları, düşünceleri var. Bu yüzden onları sınırlandırmak yerine onlara açık olmak gerekir. Çocukla ebeveynlerin iletişim kanalları açık olduğunda, herhangi bir sorun yaşayan çocuk gelip ailesine anlatabilir. Böylece daha sağlıklı ilişki kurulur” şeklinde konuştu.

Başel, boşanma süreçlerinde de çocukların istismar edildiğine işaret ederek, kötü şekillerde gerçekleşen ayrılıklarda çocukların bir birey olarak değil, bir araç olarak kullanıldığını, anneye veya babaya gösterilemeyerek istismar edildiğini açıkladı.

Çocuk istismarı dijital ortamda da gerçekleşiyor

Pandemi süreciyle birlikte internet üzerinden eğitime geçildiğini ve istismar olaylarının sadece günlük hayat içerisinde değil, dijital platformlarda da gerçekleştiğini ifade eden Başel, dijital platformların güvensiz bir ortam olduğunu, ailelerin bu noktada akıllı cihazları kontrol altında tutması gerektiğini söyledi.

Başel, çocukların akıllı cihazlar yoluyla sosyal medyadan tanışma, partner bulma uygulamaları indirme yoluna gidebileceğini söyleyerek, ailelerin bunu da kontrol altına almasını istedi.


Sosyal medyanın çocuklara olumsuz etkilerinin bulunduğuna dikkat çeken Başel, “Çocuklar sosyal medya nedeniyle “büyüme sancısı” dediğimiz bir sorun yaşıyor. Sosyal medyada kendine yer bulabilmek için kendilerini beğendirme yoluna gidiyor. Beden beğenisi ön plana çıkıyor. Kiloları olmasa da zayıflamak istiyorlar, böylece yeme bozuklukları meydana geliyor. Kaslı olmadıkları zaman kendilerini geri planda hissediyor ve spor salonlarına koşuyorlar” dedi.

banner134

Başel, 15 yaşındaki genç kızların fiziksel ve duygusal gelişimlerini henüz tamamlamadan sosyal medyada kendini kabul ettirebilmek için değişik arayışlara girdiğini söyleyerek, şunları kaydetti:


“Bize, çocukları için yardım almak isteyen birçok aile ulaşıyor. Çocuk psikologuna mı, yoksa ergen psikiyatrisine mi gönderelim diye.


Sorunlarının ne olduğunu soruyoruz.


8-9 veya 15 yaşındaki çocukların göğüslerine, dudaklarına silikon yaptırmak istediğini öğreniyoruz.


Çocuklar, sosyal medyada kabul görebilmek için fiziksel olarak değişmek istiyorlar.


Biz, çocukların ve insanların yarıştırılmaması gerektiğini düşünürken, sosyal medyada böyle bir yarış söz konusu. Bu durum da çocukların geleceğini olumsuz yönde etkiliyor.


Öte yandan sosyal medyada yapılan yazışmalar istismarcılar tarafından şantaj olarak da kullanılabiliyor.”

Başel, pandemi süreci nedeniyle okulların kapalı olmasının ve buna bağlı olarak çocukların öğretmenlerine ve arkadaşlarına ulaşamamasının da istismar noktasında sorun yarattığını bildirerek, çocukların herhangi bir istismar veya sorunla karşılaşması durumunda öğretmenine ve arkadaşlarına başvurduğunu ve böylece olumlu bir gelişme kaydedildiğini belirtti.

Okulların kapalı olması nedeniyle çocukların öğretmenlerinden uzak kaldığını ifade eden Başel, çocuk istismarını önlemek ve çocukların sağlıklı gelişmesini sağlamak için öğretmenin önemli bir faktör olduğunu vurguladı.

Yetişkin olma yaşı 21 olmalı

Çocukların gelişiminin 25 yaşına kadar sürdüğü yönünde açıklamaların söz konusu olduğunu belirten Başel, bizde bu yaş sınırının 18 olduğunu ancak 21’e çıkarılması gerektiğini kaydetti.

Başel, özellikle gece kulüplerinin istismara en açık mekanlar olduğunu dile getirerek, bu gibi mekanlara girişlerin de 21 yaş altındakilere yasak olması ve bu yasaklara uyulup uyulmadığının yetkililer tarafından da denetlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

“Eğlence sektörüne dokunmayın, kimsenin ekmeğiyle oynamayın” yönünde serzenişlerin de bulunduğunu ifade eden Başel, ancak gece kulüplerinde henüz gelişimini tamamlamamış çocukların sigara ve alkolle sosyalleşmemesi gerektiğini anlattı.

“Devlet çocuk haklarını önemsemiyor”


Çocukların hem aileler, hem de devlet tarafından ciddiye alınmadığına, fikirlerinin önemsenmediğine ve ülkede yurttaş olarak görülmediğine dikkat çeken Başel, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilmesine rağmen, bu sözleşmeye uygun hareket edilmediğini söyledi.

Başel, ülkede şu an seçim sürecinin gündemde olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:


“Tüm adaylar, cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik vaatlerinde Kıbrıs sorununun çözümü ve Türkiye ile ilişkiler üzerinde duruyor. Keşke tüm adaylarımız çocuk, engelli ve yaşlı hakları üzerinde de dursaydı.


Devlet, sadece çocuk istismarlarında, taciz, cinsel saldırı olaylarında tepki gösteriyor.


Oysa devletin bu kişiler üzerinde sorumluluğu vardır. Çocuklar sadece bir suçun faili olduğunda veya bir hasar aldığında hatırlanıyor.”

“Çocuk istismarında basının rolü etkili”

Çocukların istismarında basının da önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Başel, herhangi bir çocuk istismarı ve tacizinde, her iki tarafın da isminin açık yazılmasının çocukların baskı altında kalmasına yol açabileceğini kaydetti.

Başel, “Çocuğun isminin açık yazılması zaten çocuğu doğrudan rencide etmektedir. İstismar eden kişinin isminin açık yazılması da aynı baskıyı yaratır. Bu kişinin isminin açık yazılması sonucunda o bölgede yaşayan çocuklar da rencide olabilir. Böylece duygusal açıdan istismar edilebilirler. Basın sektörünün bunu kötü niyetle yapmadığını düşünüyorum ama basındaki bu dilin de değişmesi lazım” dedi.

 

“Duygusal ihmal istismara yol açabilir”

Duygusal ihmalin de çocukların dışarıda hedef haline gelmesine yol açabileceğini söyleyen Başel, çocukların sadece fiziksel ihtiyaçlarının bulunmadığını, onay görmek, kabul edilme, sevilme gibi ihtiyaçlarının da söz konusu olduğunu dile getirdi.

Başel, evde ilgi gören, sevilen, dinlenilen çocuğun araba kullanırken bile “Beni evde bekleyenler var, dikkatli olmalıyım” şeklinde düşünebileceğini belirterek, sevildiğini hisseden çocuğun sevgi ihtiyacını dışarıda aramayacağını bildirdi.

“Yabancı kişiler çocuklara dokunmasın”

Yabancı kişilerin çocuklarla yakın temasta bulunmaması gerektiği üzerinde de duran Başel, şöyle dedi:


“Çoğu zaman karşılaşıyoruz. Mesela marketlerde çocuk görünce çocuğun yanağından makas almak istiyorlar. Ebeveynler de annesinin arkasında saklanan çocuğa ‘Hadi amcaya selam ver’ diye telkinde bulunuyor. Bunun yapılmaması lazım.


Bu durum, çocuğun, yabancı kişilerin davranışlarını normal karşılamaya yol açar.


Lütfen kimse çocuklara dokunmasın. Çocuklardan makas almak, çocukları mıncıklamak istemek doğru bir yaklaşım değil.


Öte yandan çocuklara özel bölgelerinin nereleri olduğu ve kimsenin o bölgelerine dokunmaması gerektiği ilkokul döneminden itibaren öğretilmeli.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75