İhtiyaç sıralaması yapıp kaynağı doğru yere kullanmalıyız

banner37

Ülkede yolların “ölüm saçtığı” konusu gündemden düşmezken, son meydana gelen ölümlü kazayla birlikte bu tartışmalar daha da büyüdü. Vatandaşların büyük bir bölümü kazalardan başta Ulaştırma Bakanı olmak üzere hükümet yetkililerini sorumlu tuttu. Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan ise hakkındaki eleştirileri yanıtladı

banner87
İhtiyaç sıralaması yapıp kaynağı doğru yere kullanmalıyız
banner90
banner99

BARİYER DÖŞENECEK… Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, hedeflerinin, Lefkoşa-Gazimağusa ve Girne-Lefkoşa anayollarına bariyer döşemek olduğunu anlattı. Atakan, Lefkoşa-Gazimağusa anayoluna Yonca Kavşak’tan Gazimağusa girişine, Girne-Lefkoşa anayoluna ise Gönyeli Çemberi’nden Boğaz Kavşağı’na kadar bariyer döşeneceğini söyledi. Tolga Atakan, bunu hükümetin net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti

BAŞKA BİR PROJEYİ İPTAL ETTİK… Atakan, şu anda Turunçlu Kavşağı’nda başlatılan bariyer döşeme işleminin yapılması için 2020’de gerçekleşecek başka bir projeyi iptal ettiklerini ve oradaki kaynağın da bariyer için aktarıldığını söyledi. Bariyerlerin, Ciklos yolu için zaten önceden ülkeye getirildiğini ifade eden Atakan, pazar ya da pazartesi günü tekrardan malzeme alınacağını kaydetti

FON OLUŞTURMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ… Tolga Atakan, Ulaştırma Bakanlığı’nın kendi fonu olmayan iki üç bakanlıktan biri olduğunu ve bunu çözmek için de çalışma başlattıklarını kaydetti. Ayrıca projeleri hayata geçirebilmek için Türkiye’den 269 milyon TL talep ettiklerini belirten Atakan, karayolları için yerel kaynaktan aktarılan bütçenin ise 22 milyon TL olduğunu söyledi

“PROJE DE MÜHENDİS DE VAR”… Tolga Atakan, Ciklos Yolu Projesi hakkında da konuştu ve mühendis ve proje olmadığı iddialarını yalanladı. Bu projenin, KKTC’de bulunan TC Karayolları Ofisi’nde görülebileceğini kaydeden Atakan, “TC ile karayolları konusunda yapılan bir sözleşme vardı. Bu yol da bu doğrultuda yapıldı. Bu anlaşmada KKTC Karayolları teknik noktada yer almıyor. Bu proje 2020’de sona eriyor. Yeni yapacağımız anlaşmada, KKTC Karayolları Dairesi’nin de daha teknik noktada yer almasını sağlayacağız” dedi

Ceren ÖZBİL


Ülkede yolların “ölüm saçtığı” konusu gündemden düşmezken, geçtiğimiz salı yaşanan ölümlü kazanın ardından bu tartışmalar daha da alevlendi.


Vatandaşların büyük bir bölümü, yollardaki bariyer ve oto korkuluk eksiklikleri nedeniyle en başta Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı olmak üzere hükümet yetkililerini sorumlu tuttu.


Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan ise hakkındaki eleştirileri yanıtladı ve projelerini anlattı.


Atakan, hedeflerinin, Lefkoşa-Gazimağusa ve Girne-Lefkoşa anayollarına bariyer döşemek olduğunu anlattı.

Tolga Atakan bunun da hükümetin net bir şekilde ortaya koyduğu hedef olduğunu söyledi.

Atakan: Yol ağının yüzde 79’unun üst yapı ömrü ya bitmek üzeredir, ya da bitmiştir


Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, Ulaştırma Bakanlığı’nın bütçesi ile ilgili değerlendirmenin gayet net ortada olduğunu söyledi ve şöyle konuştu:


“Ortada kazanlar dolusu bir para ve bize, bundan bir kepçe verilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.


Bizim yapmamız gereken bir öncelik sıralamasıdır. Bunu ülke olarak yapmalıyız. Bunu vatandaşlarımızın da yapması gerekiyor.


Bu ülke için de kaynak var. Ama biz bu kaynağı doğru yerlere mi kullanıyoruz? Bunu sorgulamamız gerekir. Bir ihtiyaç sıralaması yapmamız gerekir ki bu ihtiyaç sıralamasında çok nettir durum…


Bunu mecliste yaptığım konuşmada da dile getirdim.


Bugün itibariyle Karayolları Dairesi’nde 1625 kilometre yol ağının yüzde 79’unun üst yapı ömrü ya bitmek üzeredir ya da bitmiştir. Bir, biz bu yüzde 79’luğu güncel hale getirmeliyiz.


İki, güvenli hale getirmemiz gerekir.


Oto korkuluğu ile aydınlatması ile çizgileri ile levhaları ile her şeyi ile güvenli hale getirmeliyiz.


Bunun için de kaynağa ihtiyacımız var. Bu kaynak için de çalışmamız nettir.


Ben 22 aydır bakanım, 22 aydır bununla ilgili çalışıyorum. 3 yıllık proje yaptık. Birinci yıl en aciller, en elzemler ki bu geçen sene yaşadığımız bu yıkıcı kış şartları sonucunda çözmemiz gerekenlerdi. Bunlar için de 150 milyon TL paraya ihtiyacımız var”.

“Öncelik sırasına göre planlama yapılmalı”


Atakan, acil olarak söz ettiklerinin çöken bir yerin kesilip doldurulması olmadığını, kazıp temeli doldurmak olduğunu belirtti ve şöyle devam etti:


Kazacaksınız, temeli güçlendireceksiniz…


Buna en güzel örnek Lefkoşa- Girne anayoldur. Hepimiz kullanıyoruz. Gönyeli Çemberi’nden Boğaz Kavşağı’na kadar olan yer dalgalıdır.


Çünkü vakti zamanında yapılırken zemin etüdü tam yapılmadı, orası da geçirgen bir tabaka olduğu için zamanla oturmuş ve o oturma da dalgalanmalara yol açmıştır.


Oranın komple sökülüp temel takviyesinin yapılması lazım, iki kat asfalt yapılması lazım ve bunların hepsi maliyettir.


Bu para bizim ülkemizde var mı? Evet var. Ama biz bunları bir öncelik sırasına göre planlayabiliyor muyuz? Hayır planlayamıyoruz. Benim yapmaya çalıştığım budur”.
 

“Bakanlığın kendi fonu yok”


Tolga Atakan, Ulaştırma Bakanlığı’nın kendi fonu olmayan iki üç bakanlıktan biri olduğunu söyledi ve bunu çözmek için de çalışma başlattıklarını kaydetti. Atakan şunları kaydetti:


“Gelir var. Yüzde 1 hayat pahalılığının karşılığı 120 milyon TL’dir. Biz de yüzde 2’lik hayat pahalılığı ile ilgili kavga ediyoruz. Yani 240 milyon TL.


Ben en son yaptığım konuşmada, bir yıl bir şeylerden feragat edelim, yani örneğin açılış yapmayalım, festival yapmalım, sayın başbakan ve cumhurbaşkanı hariç kimse yurt dışına gitmesin, partilere para vermeyelim ve 13. Maaş almayalım. Bunları bir yıl yapmayalım. Buradan topladığımız parayı bir havuza koyalım, okullardaki, hastanelerdeki, yollardaki eksiklikleri giderelim. Lefkoşa-Mağusa ve Lefkoşa—Girne yolunu güvenli hale getirelim.

  Ancak vatandaş haklı olarak diyor ki “ben seyrüsefer parası ödüyorum daha fazla para ödeyecek değilim”. Doğru bir yaklaşımdır. Ancak bu paralar Ulaştırma Bakanlığı’na verilmiyor. Bu para genel bütçeye düşüyor.


Biz maalesef kendi fonu olmayan iki ya da üç bakanlık var onlardan biriyiz. Fon oluşturmak için çalışma başlattık. Bir Trafik Güvenlik Fonu varmış ve bu sabit radarlardan gelen paralar bu fona gidermiş. O fonda da bakanlık yol güvenliği için gerekli harcamaları yaparmış. Örneğin Güzelyurt yolunda belli bir yere kadar giden New Jersey bariyerler bu fondan yapılmıştı. Polise alınan X3’ler bu fondan alınmış. Daha sonra bu fon kaldırılmış. Oradan gelenler de genel bütçeye aktarılmış.


Bu konuda çalışma yaparken motorlu araçlarda özel bir plaka uygulaması olduğunu ve bu özel plakalar için alınan paranın da Spor Fonu’na gittiğini öğrendim. Biz çalışma başlattık ve sabit radar gelirlerinin, plaka gelirlerinin, Trafik Dairesi tarafından verilen işletme izni gelirlerinin Trafik Güvenlik Fonu’na aktarılmasını hedefliyoruz. Bu konuda yasa çalışması başlattık. Pazartesi günü Bakanlar Kurulu gündemine götüreceğim. Hemen akabinde de meclise götüreceğiz.


En azından basit işlemleri yapabilmek için para peşinde koşmayacak duruma gelelim”.

“Türkiye’den 269 milyon TL talepte bulunduk”


Projeleri hayata geçirebilmek için Türkiye’den 269 milyon TL talep ettiklerini söyleyen Atakan, yerel bütçede yol tamir ve bakımı için ayrılan paranın ise 22 milyon TL olduğunu belirtti. Atakan şöyle konuştu:

  “Bu süreçte kendimi yalnız hissettiğim dönemler oluyor. Gerçekten bu konudaki hassasiyeti anladığımız anlar da oluyor.


Acı bir kaza geçirdik. Acı bir vefat yaşadık. Aynı yerde 3 vatandaşımızı kaybettik.


Bununla ilgili salı günü bir Bakanlar Kurulu toplantısında, daha üst perdeden gerekliliği ortaya koyduğumuzda bunun bir dönüşü oldu. Ancak bu dönüş için bu olay mı beklenmeliydi, bu tartışılır.


Gerçekten kötü bir 2018, 2019 geçirdik. Bu da sadece kaynağın yaratılması noktasında değil. Örneğin 2018 yılı içinde yaşadığımız döviz krizinin olumsuz etkilerini 2019 yılı içinde yaşadık.


Ayrıca Türkiye’den gelmesini beklediğimiz katkıların ulaşmasında da sıkıntı yaşadık. Savunma bütçelerine yönelik destek geldi ancak reel sektöre yönelik destek gelmedi. Bunlarla ilgili önümüzü göremiyoruz.


Bizim bakanlığımız icracı bir bakanlık, Türkiye’den gelen desteklerle, projeleri finanse edebilen bir bakanlık…


2020 bütçesinde küçülmenin görülmesi 2020 için planlanan TC kaynaklı katkının netleşmemesinden kaynaklanıyor. Ne kadar bir bütçe verilecek. Bunu bilmiyoruz.


Bizim talebimiz 269 milyon TL’dir. Yerel bütçede de biz talebimizin çok altında bir para aldık. Yerel bütçede yol bakım onarımına ayrılan para 22 milyon TL. Bizim talebimiz 158 milyon TL’di.


2019 için ise bu kaynak rakamları 11 milyon TL’ydi. 12.5 milyon sadece Ciklos için harcandı. Tabi en son maliye bize 22 milyon katkı yaptı ve bakım onarımları yaptık”.

“Eksikler var”


Karayolları Dairesi’nin içinde bulunduğu durumda da sıkıntıları olduğundan söz eden Atakan, personel ve alt yapı anlamında sıkıntılar yaşadıklarını söyledi.


Atakan, dairenin basit bakım onarım çalışmalarını bile yapamayacak durumda olduğunu ifade etti ve “uzun uğraşlar sonunda münhal açtırdık ve 4-5 mühendis alabileceğiz. Bu arkadaşların katılımı ile birlikte dairenin mühendislik anlamındaki kabiliyeti yükselmiş olacak. Kadro sayısı 470, mevcudu 76 olan bir daireden söz ediyoruz. Bu 76’nın da 23-24 tanesi ofis çalışanıdır” dedi.

“Mağusa-Lefkoşa ve

Lefkoşa-Girne yoluna bariyer döşenecek”


Atakan, şu anda Turunçlu Kavşağı’nda başlatılan bariyer döşeme işleminin yapılması için 2020’de gerçekleşecek başka bir projeyi iptal ettiklerini ve oradaki kaynağında bariyer için aktarıldığını söyledi.


Ayrıca bariyerlerin de Ciklos yolu için zaten önceden ülkeye getirildiğini ifade eden Atakan, pazar ya da pazartesi günü tekrardan malzeme alınacağını kaydetti. Atakan şöyle dedi:


“Sosyal medyada bazı iddialarla karşılaştım. Bunlar arasında “bu bariyerleri Noel Baba mı getirdi” diyenler var.


Bu bariyerler zaten buradaydı. Girne Yolu’ndaki Saint Hilarion kavşağına döşenecekti. Şimdi bunları söz edilen yola döşemeye başladık.


Lefkoşa-Mağusa ve Lefkoşa- Girne yolunun orta refüjü bariyerlenecek.


Maalesef acı bir tecrübenin arkasından bu çalışma yapılıyor. Bunun yapılması için birinin ölmesi mi bekleniyordu? Hayır. Kesinlikle birinin ölmesi beklenmiyordu ancak bazen bir musibet bin nasihatten iyidir. 


Bu gelen malzeme Girne Yolu’nda Saint Hilarion Kavşağı’nın önü için kullanılacak malzemeydi. Orada tek taraflı çalışma yapılmıştı. Onun karşısına kullanılacaktı. Şimdi de yapılan bir ihale var, o ihale kapsamında bir miktar daha bariyer getiriliyor.


Hedefimiz Yonca Kavşak’tan Mağusa girişine kadar bütün Mağusa-Lefkoşa anayolunu çift taraflı koruyacak şekilde bu oto korkulukların çakılmasıdır.


Aynı şekilde Gönyeli Çemberi’nden Boğaz Kavşağı’na kadar Girne- Lefkoşa yolunun kalan bölümü orta refüjü bariyerlemektir.


Bu iki konu hükümetin net bir şekilde ortaya koyduğu hedeftir. Pazar ya da pazartesi ikinci parti mal adaya gelecek ve hemen çakım başlayacak.


Bununla ilgili kaynak talebimizi yaptık. Bize ivedilikle cevap veriyor. Ocak ayının ilk ve ikinci haftası içinde Gine Lefkoşa yolu ile ilgili bir ihale süreci başlayacak”.

“Algı önemli”


Tolga Atakan, yollarda ciddi sıkıntılar olduğunu ancak sürücü hatalarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.


Kimsenin sürücü hatalarını konuşmadığını ifade eden Atakan “Yollarda eksik var mı, var. Biz bu eksiklere göre araç kullanıyor muyuz, hayır. Belki de tartışılması gereken en önemli noktalardan biri de bu” dedi.

“Dünyanın hiçbir yerinde aydınlatma yok”


Atakan dünyanın hiçbir yerinde anayolların aydınlatılmadığını söyledi ve şöyle devam etti:


“Anayollar aydınlatılmalı mı? Dünyanın hiçbir yerinde bu yok. Biz zamanında aydınlatmışız. Alıştık da buna… Bu sefer yanmadığında önümüzü görmüyoruz diye şikayet ediyoruz. Çok doğru… Ancak önemli olan yapmak değil, bakmaktır. Ama biz yaparken bakım ve idamemiz tamam mı diye düşünmemişiz bile…


Kim bakar buna Karayolları bakar. Bir tane asansörlü aracımız var ve üstüne çıkaracak bir tane teknisyenimiz yok. 22 ay mücadele ettik, nihayet bir muhatap bulduk. Ocak ayından itibaren bütün karayollarının aydınlatılmasını Kıb-Tek devralıyor.


Alt yapısı var, ambarı var, malzemesi var. Bizde malzeme de var. 10 direğe a marka takarız, 20 direğe b marka takarız, bir voltaj dengesizliği olur, hepsi patlar. Bunu bu şekilde çözdük.


Yolların mevcut konumunu yükseltmek için gerekli rakamlar zaten biliniyor. Seferberlik ilan ettiğinizde oturalım çalışalım, bir şeyler üretelim değil. Hepsi hazırdır.


Bununla ilgili kaynak taleplerimiz de alakalı olan tüm mercilere iletildi. Seferberlik, yolun güvenlik seviyesini sadece üst seviyeye çıkarmak değil, seferberlik insanımızın da daha dikkatli davranmasıdır”.

“Bu konuda adım atılmayacaksa,

hiç birimiz bu koltukta oturmayalım”


Tolga Atakan, istifa ettiği ve kabul edilmediği yönündeki iddiaları da yanıtladı ve şunları söyledi:


“Bu konuda bir adım atmamız gerekiyor ve ben, bakanlar kurulu toplantısında da bu konuda adım atmayacaksak hiç birimiz bu koltuklarda oturmayalım dedim. Bu bizim hassasiyetimiz.


Bu ikinci hükümet deneyimimdir benim. Ben “bu yollar sadece Ulaştırma Bakanlığı’nın değil, hastaneler sadece Sağlık Bakanlığı’nın değil, okullar sadece Eğitim Bakanlığı’nın değil” diye inanıyorum. Bunlar hepimizindir. Bu konu sadece Ulaştırma Bakanlığı’nın olmamalı…


Eğer bu kabın içerisinden bir şeyler dağıtacaksak toplumsal manada en fazla hassasiyetin olduğu yere öncelik vermememiz gerekir”.

“Hak edişler ödenirse Lefkoşa Çevre Yolu

ve İskele-Çayırova yolu çalışmaları devam edecek”


Tolga Atakan, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu ve İskele- Çayırova Yolu çalışmaları hakkında da bilgi verdi ve her iki yolla ilgili çalışmaların da firmanın iflas etmesi ve Türkiye’nin yerli firmalara hak edişleri ödememesi nedeniyle tamamlanamadığını anlattı.


Türkiye’nin hak edişleri ödemesi durumunda çalışmaların yeniden başlayacağını kaydeden Atakan, iki yolla da ilgili yapılacak çok az çalışma kaldığını söyledi. Atakan şu şekilde konuştu: 


“Lefkoşa Çevre Yolu’nun çok bir işi de yok. İki kat asfaltı, tabelası, yol çizimi var, sonrasında o yol hayata geçebilir. Yani Lefkoşa –Girne yolundan Taşkent’e kadar olan bölüm hayata geçebilir. Trafikte ciddi de bir rahatlık sağlayacak.


Aynı şekilde İskele-Çayırova’da… İskele çıkışından Bafra Turizm bölgesine kadar olan bölüm neredeyse bitti. Hatta o Lefkoşa Çevre Yolu’ndan daha ileri durumda… Oradaki şantiyede bütün malzemeler de hazır… Bu hak ediş ödemesinin yapılması sonrasında o da hayata geçebilir.  Hak ediş ödemesinin yapılacağı söyleniyor ancak net bir tarih yok”.

“Ciklos yolu yapımında proje de mühendis de vardı”


Atakan, Ciklos yolunun hiç projesi ve mühendisi olmadığı yönündeki söylemleri de yalanladı ve hem mühendisi, hem de projesi olduğunu kaydetti. Tolga Atakan, şunları kaydetti:


“TC ile KKTC arasında karayolları konusunda yapılmış bir anlaşma ve master planı var.


Bu master planı çerçevesinde de yapılmış olan projelendirmelerin ve çalışmaların işleyiş esasları bellidir. TC Karayolları’nın bizim ülkemizde bir koordinatörlüğü var. Standart olarak TC ile bizim karayollarımız aynı standartları kullanıyor. Aradaki tek fark trafik akşının onlarda sağdan, bizde soldan olması. Ancak eğim büküm, tabela standardı ve bütün her şey aynıdır. Bu proje KKTC’deki TC Koordinasyon Ofisi’nde mevcuttur.  


Mühendisi de mevcuttur. Bugüne kadar ki bütün çalışmalar aynı şekilde yapıldı. 2020 de bu master plan bitiyor.


Biz 2020-2030 yapacağız. Yeni yapılacak master planın içine bundan önce gördüğümüz yanlışları süzerek bazı farklılıklar da ekledik.


Bugüne kadar yapılan çalışmada KKTC Karayolları Dairesi işin teknik noktasında çok fazla yer almayan daha çok bir kamulaştırma yapılacaksa kamulaştırmayı yapacak olan ya da başka işler yapılacaksa onları yapacak olan bir partner konumundaydı.


2020 yılından itibaren KKTC Karayolları da TC Karayolları gibi projeyi birlikte yürütme noktasında olacak. Yani sadece sekreterya işini yürütmeyecek. Daha fazla işin içine katılacak”.

“Toplu taşımacılık için de projemiz hazır”


Tolga Atakan, trafikteki araç sayısını azaltmak için toplu taşımacılık konusunda da projeler hazırladıklarını söyledi.


Bu projenin şubat ayı başında uygulamaya girmesini hedeflediklerini kaydeden Atakan ancak tam anlamıyla uygulanabilmesi için 3 yıla ihtiyaç olduğunu belirtti. Atakan şu şekilde konuştu:


“Toplu taşımacılıkta bölgesel şirket kurulma noktasında bir çalışma var. 16 tane bölgesel şirket olacak. 3 pilot bölgemiz var.


Bunlar Güzelyurt, Girne, Batı Lefkoşa’dır.


Bununla ilgili bir de “Ada Kart” diye elektronik ücret toplama sistemi geliştireceğiz. Onun da ihalesine çıkma aşamasındayız. Bunun 3 yıllık bir geçiş süreci olacak. Vatandaş bunu kullanacaksa bir standart arayacak. Ancak mevcut otobüslerle başlamak zorundayız. Yeniden süreci koyacağız. Bunun oturması 6- 7 ayımızı alacak. Yani aplikasyondan otobüsünüzü görebileceksiniz, otobüsünüzün durakta yazan saatte geleceği bir yapı olacak ancak tüm bunlar bir süre gerektirecek”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75