banner6

'İki evlek büyüklüğünde bir yer!'

banner37

Salamis bölgesinde imara kapalı "ikinci derece SİT alanı" içerisindeki bazı parsellerin, "üçüncü dereceye" çıkarılıp imara açıldığı iddiasının doğru olmadığı iddia edildi

'İki evlek büyüklüğünde bir yer!'
banner99

Ahmet İLKTAÇ

Uzmanlar, Salamis bölgesinde imara kapalı "ikinci derece SİT alanı" içerisindeki bazı parsellerin, "üçüncü dereceye" çıkarılıp imara açıldığı iddiasının doğru olmadığını öne sürdü.

KIBRIS Gazetesi, dün bir gazetede yayınlanan "Salamis'i bile imara açtılar" başlıklı haber üzerine, konunun uzmanları ile görüştü.

Uzmanlar, ikinci dereceden üçüncü dereceye alınan alanın "iki evlek büyüklüğünde" olduğunu ve arazi mafyasına çıkar sağlamak gibi bir amaçla kullanılmasının söz konusu olamayacağını kaydetti.

İlgili haberde, bazı ikinci derece parsellerin birinci derece yapılmasının, "korumaya alınması" anlamına geldiği de kaydedildi.

DAÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı ve Anıtlar Yüksek Kurulu (AYK) Üyesi Prof. Dr. Naciye Doratlı, Salamis bölgesinde, ikinci dereceden birinci dereceye geçirilmesi söz konusu olan araziyle ilgili olarak, "evet, bu arazi gerçekten birinci dereceye geçirilmesi gereken bir arazidir" dedi.

Bir yerin birinci dereceye geçmesinin bu yerin koruma altına alınması demek olduğunu kaydeden Doratlı, "birinci derece sit alanlarında herhangi bir yapılaşma söz konusu olamaz" dedi.

banner134

Prof. Dr. Naciye Doratlı, kendilerine verilen raporlarda, alanda yapılan belli noktalardaki araştırmalarda resmen eski eser çıktığının görüldüğünü bildirdi.

Doratlı, kararı veren merci olan Eski Eserler Dairesi’nin ve söz konusu bir arkeoloğun geçmişte bazı konularda hatalı olmuş olsa dahi, bir yerin korunması yönünde önüne talep geldiğinde kendisinin buna olumlu oy kullanacağını, insanlara tazminat hakkı doğmasının kendisi için önemli olmadığını dile getirdi.

2 evlekten oluşan 2 parsel

Prof. Dr. Naciye Doratlı, aynı bölgede bir diğer ikinci derece sit alanının, üçüncü derece sit alanına geçirtilip arazi mafyalarına çıkar sağlandığı iddiası konusunda ise sadece 2 evlekten oluşan 2 parsellik bir yerin bu durumda olduğunu ifade etti.

Söz konusu parsellerin hemen dibinde 2 katlı bir ev olduğunu anlatan Doratlı, kendilerinin AYK olarak herhangi inşaat şirketine çıkar sağlamak amacıyla böyle bir şeye onay vermediklerini söyledi.

Prof. Dr. Naciye Doratlı, kişinin söz konusu parsel üzerinde inşaat izni almak için başvuru yaptığında, arazide sondaj yapılacağını, herhangi bir şey çıkması halinde de inşaat izni verilmeyeceğini ifade etti. Doratlı, bunda herhangi bir yanlışlık bulunmadığının altını çizdi.

"Karar emsal teşkil etmez"

Prof. Dr. Naciye Doratlı, yayınlanan haritaların tamamen safsata olduğunu iddia ederken, yaratılmak istenen izlenimin kendilerinin dönümlerce yerin çok büyük bir otele peşkeş çekilmesine onay verdikleri yönünde olduğunu kaydetti.

Kararın emsal teşkil edeceğinin iddia edildiğini ifade eden Doratlı, bu gibi konularda hiç bir şeyin emsal teşkil edemeyeceğini açıkladı.

Prof. Dr. Naciye Doratlı, arazisi birinci derece sit alanı ilan edilen kişiye devletin hiçbir şekilde para vermek zorunda olmadığına da değinirken, söz konusu kişinin kendi rızasıyla imzalı dilekçesiyle başvuru yaptığını ve para talep etme gibi bir hakkı da bulunamayacağını savundu.

"Çok çirkin işler yapılıyor"

Doratlı, ülkemizde çok çirkin işler yapıldığını, bunun gibi basit bir durumun bu denli sorgulanacağına AYK’nın mühürlenmesi yönünde karar almış olmasına rağmen Katherina Kornaro Evi’nin hâlâ inşaatının devam etmesinin veya AYK’nın 15 gün içerisinde yıkılması yönünde karar verdiği Salamis’teki izinsiz eklentilerin neden yıkılmadığının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Naciye Doratlı; “her konuda mücadele eden insanlar olduğumuz halde bu şekilde suçlanmamız bizi çok fazla üzdü. Bunun arkasından pis koku çıkacak olursa, yani kararımızda herhangi bir terslik veya yanlışlık yaptıksa ben AYK’daki görevimden istifa edeceğim” dedi.

"Sadece bir kişinin kararı ile olmaz"

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi eski Müdür Muavini Arkeolog Tuncer Hüseyin Bağışkan, söz konusu işlemin sadece bir kişinin kararıyla yapılmaması gerektiğini söyledi.

Tuncer Hüseyin Bağışkan, böylesi bir kararı birden fazla uzmanın oluşturacağı komisyon tarafından alınıp Anıtlar Yüksek Kurulu’na iletilmesi gerektiğini kaydetti.

Geçmişte başka kişilerin de bu arazilerin inşaata açılmasını istediğini ancak kendilerini bu istekleri 1995 yılında engellediklerini anlatan Bağışkan, masumane gibi lanse edilen bu olayın söz konusu alanda diğer arazisi bulunan köylülere ve elinde ikinci derece arazi toplayan arsa mafyasına emsal teşkil etmemesi dileğinde bulundu.

Refikoğlu: Yanlışlık düzeltilecek

AYK’nda Belediyeler Birliği Temsilcisi olarak bulunan Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, kendisinin katılmadığı geçtiğimiz salı günkü AYK toplantısında bir vatandaşın dilekçesi üzerine Salamis Sit Alanı içerisinde bulunan ikinci derece sit alanı olan arazisinin üçüncü dereceye aktarıldığını söyledi.

Bu kararın Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’nin Mağusa Şubesi’nde tek bir arkeologun imzasıyla AYK’na geldiğini kaydeden Refikoğlu, ancak bunun birden fazla arkeologdan oluşan komisyonun imzasıyla AYK’na gelip onaylanması gerektiğine dikkat çekti.

Merter Refikoğlu, bu kararın cuma günkü resmi gazete de yayınlandığını dile getirdi. Konunun hem yasal boyutunu hem de amacını araştırdıklarını belirten Refikoğlu, bu yanlışlığın düzeltilmesi için her türlü mücadeleyi vereceklerini bildirdi.

Merter Refikoğlu, yaklaşık 40 yıldan beri ganimet ve peşkeş kültürüne şahit olduğumuzu dile getirdi. Peşkeş çekecek kaynakların günümüzde tükendiğini anlatan Refikoğlu, şimdi de gözlerini sit alanlarına ve orman arazilerine diktiklerini öne sürdü.

Merter Refikoğlu, son birkaç yıldır sit alanlarının, denizlerin işgal edildiğini söyledi ve orman arazilerinin peşkeş çekildiğini işaret etti.

Saldırıların bundan sonraki dönemlerde de devam edeceğini söyleyen Refikoğlu, tüm bunların engellenmesi için gereken mücadeleyi vereceklerini açıkladı.

Merter Refikoğlu, "Salamis Sit Alanı 3 dereceden oluşmaktadır. Birinci derece sit alanında hiç bir şey yapılamaz, ikinci derece sit alanında sadece tarım yapılabilir ve herhangi bir yapılaşma olamaz, üçüncü derece de kontrollü bir şekilde belli kazılar ve sondaj çalışmaları yapıldıktan sonra herhangi bir kalıntıya rastlanmaz ise imar durumuna göre bir yapılaşma yapabilir" dedi.

“Çalışma, araştırma yapılmadan ve yıllar önce yapılmış araştırmayı göz ardı ederek durup dururken ikinci derece sit alanı birinci derece sit alanı yapılıyorsa bunun arkasında başka işler vardır” diye konuşan Refikoğlu, bunun sebebinin ya başka bir yerden verilecek mal ile takasın söz konusu olması veya kamulaştırarak parasının verilmesi olduğunu kaydetti.

"Kültürel miras etiğine uymayan kararlar"

Konu ile ilgili olarak Kıbrıs Türk Arkeologlar Derneği KITAD, yaptığı açıklamada, medya aracılığıyla Salamis Sit Alanı üzerinde mesleğe ve kültürel miras etiğine uymayacak kararların alındığına dair yapılan paylaşımları üzüntü ile okudukları belirtildi.

Yapılan yazılı açıklamada, derneklerinin kuruluş ilkeleri gereği her zaman ülke arkeolojisinde etik değerlerin korunması, sadece Kıbrıslıların değil, tüm dünyanın mirası olan arkeolojik varlığımızın gelecek nesillere miras kalmasının sağlayıcısı ve bu olayların takipçisi olacağı bildirildi. KITAD, konu hakkında sorumlu makamlarca görüşme halinde olunacağını açıkladı.

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2017, 10:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104