banner6

İlaçta kötü kader!

banner37

Döviz kâbusu yüzünden ilaçta yüzde 80 dışa bağımlı olan KKTC’ye, Türkiye’den ve üçüncü ülkelerden ilaç gelişi durunca vatandaşlar ilaç bulamamaya başladı. Ülkemizdeki tek ilaç fabrikası Pharma Mondial ise ihtiyacın sadece yüzde 15’ini karşılayabiliyor ancak devletin ilaç politikasının olmamasından dolayı üretim istenilen düzeyde değil

İlaçta kötü kader!
banner150 banner150 banner151 banner152

Ahmet UÇAR

Ülkemizde bugüne kadar ilaç politikasına yönelik gerekli adımların atılmaması, hem ilaç üretiminde, hem de vatandaşın ilaca ulaşmasında sorunlara yol açıyor.

Son günlerde dövizde yaşanan artıştan dolayı Türkiye’den ve yurt dışından ilaç gelişinin durması üzerine ülkemizde faaliyet gösteren tek ilaç fabrikası Pharma Mondial, bu ilaç ihtiyacını karşılamak için elinden geleni yapsa da, ülkede ilaç politikasının bulunmaması yüzünden soruna çözüm olamıyor.

Aynı coğrafyada bulunan ve ilaç politikası bulunan Güney Kıbrıs ise ilaç ihracatından 500 milyon Euro gelir elde ederken, ülkemizde ise ilaç ihtiyacının yalnızca yüzde 15 – 20’lik bir kısmı yerli üretimle karşılanıyor.

KIBRIS’a konuşan Pharma Mondial Fabrikası Direktörü Feridun Adahan, yönetimin, idarenin, hükümetin ve gelip geçen tüm bakanların, bir ilaç politikası veya ilaç endüstrisi konusunda düşüncelerinin olmadığını savunarak, ülkemizde ilaç üretiminin gelişmemesinin nedenini, ilaç politikasının olmayışına bağladı.

Antibiyotik ve ağrı kesiciler; diyabet, kolestrol, kalp- damar ve hipertansiyon hastalarının kullandığı ilaçlar dahil olmak üzere tablet türündeki ilaçların her türlüsünü ürettiklerini ve 100 kalem kayıtlı ürünlerinin bulunduğunu dile getiren Adahan, ilaç politikasızlığı nedeniyle üretimin istenilen düzeyde olmadığını kaydetti.

“İlaç politikamız yok”

Pharma Mondial Fabrikası Direktörü Feridun Adahan, Kuzey Kıbrıs’ta yönetimin, idarenin, hükümetin ve gelip geçen tüm bakanların bir ilaç politikası veya ilaç endüstrisi konusunda düşüncelerinin olmadığını savunarak, ülkemizde ilaç üretiminin, ilaç politikasının olmamasından dolayı gelişmediğini söyledi.

Adahan, ilaç endüstrisiyle ilgili ilk adımı atanlar arasında yer aldıklarını dile getirerek, uluslararası camiada ve pazarlarda kabul görecek nitelikte ilaç üretebilecek konumda olduklarını, ancak ilaç politikasının oluşturulmaması nedeniyle gayretlerinin istenildiği düzeyde sonuç vermediğini ifade etti.

Pharma Mondial olarak gerekli bütün yatırımları yaptıklarına, altyapılarının yeterli ve tablet formundaki ilaç üretimlerinin her türlüsünü yapabilecek kapasiteye sahip olduklarına işaret eden Adahan, ülkede kayıtlı 100’e yakın üretimlerinin bulunduğunu anlattı.

Adahan, antibiyotik ve ağrı kesiciler, diyabet, kolesterol, kalp damar, hipertansiyon gibi hastalara ilaçlar ürettiklerine dikkat çekerek, ancak ne yazık ki bunun, ilaç politikasının oluşturulmamasından dolayı istenilen düzeyde olmadığını kaydetti.

Devlet, ilaç endüstrisine ilgi göstermeli

Devletin, nasıl eğitime, hayvancılığa, tarıma, turizme ilgi gösteriyorsa ilaç endüstrisine de aynı ilgiyi göstermesi gerektiğinin altını çizen Adahan, bugün dünyanın her ülkesinde ilaç üretimi konusunda bir girişimin bulunduğunu ve herkesin kendi kendine yetmeye çalıştığını bildirdi.

Adahan, “Güney Kıbrıs’tan örnek verecek olursak, ki bizim Güney Kıbrıs’tan hiçbir farkımız yok. Biz de aynı yerlerden, standart bakımından teftiş ediliyoruz. Ama onlarda bir ilaç politikası vardır. Yerli üretimi koruma, destekleme gibi bir sürü yöntemleri vardır” diyerek, Güney Kıbrıs’ın şu anda 500 milyon Euro’yu aşan bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu açıkladı.

Adahan, Kuzey Kıbrıs’ın Güney Kıbrıs’tan hiçbir farkı olmamasına rağmen Güney Kıbrıs’ta yerli üretimi koruma ve planlamada ciddi bir programın bulunduğunu söyledi.

Adahan, “Eşim göğüs kanseri olmuştu, ameliyatı Ankara’da yaptık ama bunu müteakip tedavisini burada yapmak durumunda kaldık. 5 yıl süreyle Güney’deki onkoloji hastanesine gitmeye devam ettik. Güney Kıbrıs’ta iki tane tam teşekküllü, bir tane de daha küçük ilaç fabrikası vardır. Tedavi için ilaç kullanmamız gerekti. Orada, ilacı bir sene bir fabrikadan, diğer sene diğer fabrikadan aldılar, yani eşit davrandılar. Hiçbir zaman da dışarıdan alım yapmadılar” diyerek, ülkemizde de yapılması gerekenin bu olduğuna vurgu yaptı.

Yurt dışından ve Türkiye’den gelişi duran ilaçlar ülkemizde üretiliyor

Dövizdeki yükseliş nedeniyle yurt dışından ve Türkiye’den bazı ilaçların ülkemize gelişinin durduğunu belirten Adahan, bu kalemleri şu an Pharma Mondial’ın yoğun bir çalışmayla ürettiğini ve vatandaşın ihtiyacını karşılamaya çalıştığını kaydetti.

Adahan, Parasetamol (ağrı kesici), hipertansiyon, kolesterol, şeker ilacı gibi kalemlerin dışarıdan gelişinin ve Türkiye’den de ilaç gelişinin durduğunu dile getirerek, bu ilaç ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını ifade etti.

Türkiye’deki ilaç politikasının belirli kıstaslara bağlı olduğuna ve Türkiye’de her yıl şubat ayında fiyatların belirlendiğine işaret eden Adahan, ama dövizin TL karşısında değer kazanmasının, Türkiye’deki üretimi durdurduğunu ve dışa ilaç verilmediğini anlattı.

Adahan, ülkenin ihtiyacı olan ilacın yaklaşık yüzde 10- 15’ini ürettiklerini dile getirerek, kanser ilaçlarının, kan ürünlerinin teknik olarak üretilemediğini, bu nedenle ilaç ihtiyacının yüzde yaklaşık 85’inin ithal edildiğini ifade etti.

İlaç üretiminin artış göstermesi için ilaç politikasının geliştirilmesinin önem arz ettiğine vurgu yapan Adahan, şu an ülkede ilaç bulunmadığını hatırlattı.

Adahan, Kuzey Kıbrıs’ın küçük bir ülke olduğuna dikkat çekerek, ilaç politikasının olması durumunda vatandaşın ilaç ihtiyacının birçok konuda karşılanabileceğinin altını çizdi.

İlaçlar, İngiltere’den Ortadoğu ülkelerine kadar ihraç ediliyor

Pharma Mondial olarak ürettikleri ilaçları İngiltere’ye, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine ihraç ettiklerini söyleyen Adahan, ancak bunun beklenilen düzeyde olmadığını yineledi.

Adahan, devletin ilaç endüstrisini ciddiye alması gerektiğini anlatarak, ilaç üretiminde devletin önem arz ettiğini bildirdi.

Bir ülkede ilaç politikasını belirleyecek olanın devlet olduğunu belirten Adahan, “Devlet, ben yerel üretimi destekliyorum diyecek, kollarını sıvayacak ve dış temsilcilikler aracılığıyla temaslar kurup kolaylıklar sağlayacak” dedi.

İlaçta yüzde 80 dışa bağımlıyız

Adahan, ilaç endüstrisinden esas olan hammadde ve yardımcı madde olduğunu kaydederek, bu maddelerin küresel anlamda üreten firmaların belli olduğunu, her önüne gelenin bu maddeleri üretemediğini söyledi.

Bu hammadde ve yardımcı maddelerin üretilebilmesi için büyük bir yatırım, araştırma ve birikime sahip olunması gerektiğini dile getiren Adahan, bu hammaddeleri kullanarak ilaç üreten sayısız firmanın bulunduğunu ancak bu hammaddelerin herkesin hemen hemen aynı kaynaktan aldığını ifade etti.

Adahan, hammadde konusundaki bu durum nedeniyle herkesin dışa bağımlı olduğuna işaret ederek, bu bağımlılığın azaltılabilmesi için uzun süreli ciddi bir ilaç politikasına ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

Bu bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ancak hammaddenin alınmasının ardından bu maddenin ilaç haline getirilmesinin mümkün olduğunu bildiren Adahan, tüm ülkelerin bunu yaptığını ve kendilerinin de bunun için bir girişim başlattıklarını açıkladı.

İlaç konusundaki dışa bağımlılığın Kuzey Kıbrıs’ta yüzde 80, Güney Kıbrıs’ta ise yüzde 20 oranında olduğunu belirten Adahan, aşının da buna dahil olduğunu kaydetti.

Adahan, ürettikleri ilaçları askerlere kullandıramadıkları üzerinde durarak, ilaçların ödemesinin Türkiye Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yapıldığını, bu kurumun da bunun önünü tıkadığını anlattı.

banner350 banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110