İmar Planı isteyen müteahhitler, hükümetle masaya oturuyor

banner37

Gazimağusa- İskele-Yeniboğaziçi İmar Planı’nın seçim öncesi yürürlüğe girmesini isteyen inşaat müteahhitleri, dün Lefkoşa’da araçlı eylem yaptı. Başbakanlık önünde toplanan müteahhitlerin eylemi, bugün de sürecek

banner87
İmar Planı isteyen müteahhitler, hükümetle masaya oturuyor
banner90
banner99

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, “Gazimağusa- İskele-Yeniboğaziçi İmar Planı’nın yayınlanmamasıyla, emirnamenin devam etmesi ve bu çerçevede imarla ilgili belirsiz ortamın sürmesinden” dolayı üyelerinin ve bölge halkının mağdur edildiği gerekçesiyle Lefkoşa’da dün araçlı eylem yaptı.
   Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda toplanan tüm ilçelerden gelen birçok iş aracı, Başbakanlık önüne gitti.

İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, taleplerinin imar planının seçim öncesi hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Gün boyu süren eylemde, Başbakanlık Müsteşarı Suat Yeldener, müteahhitlerle görüştü ve taleplerini dinledi. Heyet, akşamüzeri de Başbakan Ersin Tatar’la bir araya geldi.

Görüşme sonrası açıklama yapan Cafer Gürcafer, hükümetle görüşme sürecinin başladığını bildirdi.

Başbakan Ersin Tatar’ın kendilerini kabul ettiğini ve sorunu görüştüklerini ifade eden Gürcafer, bugün de saat 14.00’te Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın da katılacağı bir toplantı yapacaklarını söyledi.

TAK muhabirine görüşmenin yanı sıra eylem hakkında da bilgi veren Gürcafer, araçlı eylem kapsamında araçların Başbakanlık önünde kalacağını ve bugün de eyleme devam edeceklerini söyledi.

Gürcafer, “Hükümet ile görüşme süreci başladı. Bugün yapılacak toplantıda gidişat belli olacak. Biz sorunu çözmek istiyoruz, hükümet de bu bakış açısındaysa sorunu çözeriz. Aklın yolu birdir. Bugün yapılacak toplantıda soruna çözüm üretip üretemeyeceğimiz belli olacak” diye konuştu.

Gürcafer: Emirnameden

dolayı sektör tehlike altında

Başbakanlık önünde bazı basın mensuplarına yaptığı açıklamada Cafer Gürcafer, taleplerini İmar Planı üzerinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası yapılması istenen değişikliklerin seçim yasakları girmeden önce yapılması olduğunu vurguladı.

Eylemin Birlik olarak gerçekleştirdikleri eylemlerin en büyüğü olduğunu kaydeden Gürcafer, 600 ile bin arasında aracın eylemde yer aldığını söyledi. Eylemin boyutunun mevcut durumun verdiği rahatsızlığı yansıttığını ifade eden Gürcafer, mevcut belirsizlik durumda konut satın alma sözleşmelerinin iptali, inşaatların tamamlanmasında gecikmeler, yurt dışında sektörün itibarsızlaşmasının söz konusu olduğunun altını çizdi.
   Gürcafer, sektör olarak taleplerinin istikrar olduğunu vurgulayarak imar planı ile ilgili ne yapılması gerekiyorsa bugün yapılmasını istediklerini söyledi. Gürcafer, Mağusa-İskele ve Yeniboğaziçı İmar Planı’nın yayınlanmamasının ve bölge için 2018’de yürürlükte olan emirnamenin bu yılın haziranına kadar uzatılmasının bölgede inşaat faaliyetlerini durdurduğunu söyledi.
   Mevcut durumdan dolayı on binlerce insanın geçim kaynağı olan bu konunun cumhurbaşkanlığı seçiminden daha önemli olduğunu ifade eden Gürcafer, “Seçimin geçmesini bekleyemeyiz” dedi. Gürcafer, Başbakan’ın iyi niyetli olduğunu düşündüklerini ve ilgili teknik personeli toplayarak bu sorunu sonuçlandırmasını beklediklerini söyledi. Sorunun üç dört günde aşılabileceğine inandıklarını kaydeden Gürcafer, “Bu olmazsa, biz burada olacağız” dedi.
   İmar planının, toplumun ekonomik özgürlüğünü kazanmasıyla alakalı bir olay olduğunu belirten Gürcafer,  “Plansız yaşamdan kurtulmamız lazım” dedi. İmar planlarının yürürlüğe girmesini istemelerinin esas nedeninin bununla alakalı olduğunu ifade eden Gürcafer, “İmar planının birilerinin az kat, birilerinin çok kat alması meselesi olduğu düşünülmemeli” diye konuştu.
   Gürcafer, Kuzey Kıbrıs’ta ekonominin pamuk ipliğine bağlı olduğunu, aylardır Türkiye’den gelecek 170 milyon TL’lik katkının bir umut olarak pazarlandığını, Birlik olarak kendi kendine yetecek bir ekonomi yaratmak istediklerini, bunu yaratmanın mümkün olduğunu kaydetti. Cafer Gürcafer, bahse konu bölgeyle alakalı imar planının da böyle bir ekonomi yaratmanın ayaklarından biri olduğunu ifade ederek ancak hükümetin icraatlarının bu hedeften uzaklaşılmasına yol açtığı görüşünü belirtti.
   Girne ve Lefkoşa’da yeni konut inşaat faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, yıllık konut yapımının yüzde 56’sının Gazimağusa ve İskele’de olduğu göz önüne tutulduğunda, on binlerce insanın bu bölgeden ekmek parası kazandığının görüldüğünü ifade eden Gürcafer, “Bu kadar insan bugün buraya gelmişse konunun çok ciddi ve vahim olduğunu gösterir” dedi.
   Gürcafer, “Bölgede 20-25 yıldır faaliyet gösteren firmalarımızın geleceği tehlike altındadır, inşaat sektöründen beslenen tüm insanların geleceği tehlike altındadır, bu önemli sektör tehlike altındadır” ifadelerini kullandı.
   Gürcafer,  mevcut durumda müktesep hak almış yani vize almış projelerin inşaatına dahi başlanamayacağını bunun da bölgedeki faaliyetlerin durması anlamında olduğunu söyledi. Devletin bazı mülk sahiplerine imar planından kaynaklanacak "mağduriyet " gerekçesiyle tazminat ödemesi ile ilgili olarak Gürcafer, devlet tarafından tarımsal faaliyetlere tahsis edilen araziler için devletin tazminat ödemesinin doğru olmayacağını ancak devletten 20 TL karşılığında satın alınan tarımsal amaçlı arazi müteahhitlere satıldığında rant sağlanmış olacağını kaydetti. Rantı sağlayanın arkasında durmayacaklarını, bu kesimlerle ilgili yapılması gerekenin yapılmasını istediklerini belirten Gürcafer, bu gibi arazileri satın alıp, planlarını çıkartan müteahhitlerin de tazmin edilmesi gerektiğini savundu. Gürcafer, bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat miktarı hakkında bir rakamın ellerinde bulunmadığını söyledi.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75