İmar planları hızla hayata geçirilmeli

banner37

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, imar planlarını yürürlüğe koymada çok geç kaldığımız için ülkemizin birçok yerinde çarpık kentleşmenin görüldüğünü vurguladı:

banner87
İmar planları hızla hayata geçirilmeli
banner99

Ahmet KARAGÖZLÜ

Akdeniz’in incisi olarak kabul edilen adamız, son yıllarda giderek artan çarpık kentleşme nedeniyle bir zamanlar bozulmamış olan ve herkesi büyüleyen dokusunu yavaş yavaş kaybetmeye başladı.

Dünyanın en büyük sorunları arasında yer alan çarpık kentleşme, son yıllarda ülkemizde de çok sık görülmeye başlandı.

İmar planlarının 1989 yılında yürürlüğe giren 55/89 sayılı İmar Yasası’nın hemen ardından yapılması gerekirken, imar planlarının hayata geçirilmesine geç kalınması nedeniyle ülkemizin birçok yerinde çarpık kentleşme görülmeye başlandı.

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, ülkemizde birçok bölgenin halen imar planının olmadığına dikkat çekerek, imar planlarının 1989 yılında yürürlüğe giren “İmar Yasası”nın hemen ardından yapılmış olması gerektiğini kaydetti.

Refikoğlu, imar planlarını yürürlüğe koymada çok geç kaldığımızı, bu nedenle de ülkemizdeki birçok yerde çarpık yapılaşmanın görüldüğünü vurguladı.

Ülkemizin planlama konusunda çok geri kaldığını belirten Refikoğlu, “Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerimiz imar planlarına inanmadığı için ve seçim dönemlerinde kafalarına göre arazi dağıtamayacakları için imar planı konusunda herhangi bir bütçe ayırmadı. Ülkemizde çarpık yapılaşmanın olmasının ana nedeni de budur” ifadelerini kullandı.

“İmar planları biran önce hayata geçirilmeli”

Refikoğlu, imar planı hazırlayabilmek için çok büyük bir bütçeye ihtiyaç olmadığını dile getirerek, “Eğer hükümetler gerçekten imar planı yapmak istese yapabilirlerdi” dedi.

Ülkemizde şu ana kadar sadece Lefkoşa ve Girne’nin imar planının olduğunu belirten Refikoğlu, diğer bölgelerde de imar planı yapılması için çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Refikoğlu, imar planlarının biran önce hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirerek, “Geçmişte Girne bölgesinde imar planı yapılmadığı için Girne bugün yaşanmaz bir hale geldi. Ülkemizdeki diğer bölgelerin de Girne gibi olmaması için herkesin Girne örneğini iyi kavraması gerekir. Bu yüzden de imar planlarını ivedilikle hayata geçirerek planlı bir kentleşmeye ulaşmamız gerekir” şeklinde konuştu.

Refikoğlu, 1989 yılında çıkan İmar Yasası’nın ardından ülkesel fizik planının iki yıl içinde yapılmasının öngörüldüğünü, ancak ülke olarak söz konusu planı dahi ancak 2015 yılında tamamlayabildiğimize dikkat çekti.

“Ülkesel fizik planı, tüm KKTC’nin nasıl planlanması gerektiğine üst ölçekte bakan bir plandır” şeklinde konuşan Refikoğlu, ülkesel fizik planının imar planlarının da üstünde olduğunu kaydetti.

“Nüfusumuzu bilmediğimiz için planlama yapamıyoruz”

Refikoğlu, ülkemizde birkaç yıl önce 5-6 tane üniversite varken, son birkaç yıl içerisinde ansızdan 30 tane üniversite izni verilerek ülkemizin üniversite adasına dönüştürüldüğünü belirterek, “Bu yüzden birçok bölgede plansız bir şekilde nüfus artışı oldu ve birçok yere kontrolsüz bir şekilde yüksek katlı binalar yapıldı” dedi.

Refikoğlu sözlerine şöyle devam etti:

banner9
“Ülke olarak şu anda nüfusumuzun kaç olduğunu bilmiyoruz. Resmi nüfusumuza göre ülkemizde 300 bin kişi yaşıyor. Ama biz bunu kesin olarak bilmiyoruz. Nüfusumuzu bilmediğimiz için planlama yapamıyoruz. Çünkü planlamalar nüfusa göre yapılır. Mesela bir bölgeye ilkokul yapılacaksa, önce o bölgede kaç tane çocuğun yaşadığı hesaplanır ve ona göre okul yapılır. Ya da bir bölgeye hastane yapılacaksa, önce o hastaneden kaç kişinin yararlanacağı hesaplanır ve ona göre hastane yapılır. Ancak ülkemizde planlama olmadığı için biz bu işleri kafamıza göre yapıyoruz.

İmar planları normalde şimdiki ve 20 yıl sonraki nüfus öngörülerek yapılır. Ancak son birkaç yılda üniversite sayılarında yaşanan artış yüzünden nüfusumuzda da bir patlama oldu. Birçok üniversite öğrencisi buraya turist olarak gelip inşaatlarda işçi olarak çalışıyor. Bunun kontrolünü yapmadıktan ve ülke nüfusunu bilmedikten sonra planlama yapılması kolay değildir. Yapılan planlamanın da gerçekçi olması mümkün değildir.”

“Bazı devlet daireleri ile belediyeler yasaya aykırı bir şekilde hareket ediyor”

Refikoğlu, imar planlarının yapılmasıyla çarpık yapılaşma sorununun hemen çözülemeyeceğini belirterek, devlet daireleri ile belediyelerin bazen yasaya aykırı bir şekilde hareket ederek imar planlarını uygulamadıklarına dikkat çekti.

Örneğin Lefkoşa Türk Belediyesi’nin ‘Pazar yeri’ projesini hayata geçireceği alanın normalde yeşil alan olduğunu belirten Refikoğlu, söz konusu yerin yasalara göre söz konusu yere yeşil alandan başka bir şey yapılamayacağını söyledi.

Ayrıca birkaç yıl önce devlet yöneticilerinin Lefkoşa’ya yeni bir devlet hastanesi yapmaya karar verdikleri belirten Refikoğlu, yöneticilerin söz konusu hastaneyi kimseye sormadan Lefkoşa İmar Planı’na aykırı bir şekilde organize sanayi bölgesinin içine yapmayı planlandığını dile getirdi.

“Ülkenin birçok yerinde kaçak yapılaşma hakim”

Ülke genelinde kaçak yapılaşmaya da değinen Refikoğlu, “Ülkenin birçok yerine baktığınızda her yerde bir kaçak yapılaşmanın hakim olduğunu görebilirsiniz. Yani bir yere inşaat yapacağınızda yasa size ne emrederse inşaatınızı ona göre belli bir katta ve metrekarede yapabilirsiniz. Ama ülke genelinde, özellikle restoranların, kafelerin ve marketlerin imara aykırı bir şekilde kaçak olarak sınırlarını büyüttüğünü görebilirsiniz. İşin en üzücü tarafı da belediyelerin dükkanlarını kaçak olarak büyüten yerlere işletme izni vermesidir. Belediyelerin yasaya göre hareket ederek, dükkanlarını büyüten yerlere işletme izni vermemesi ve onlara ya ‘dükkanını yasaya göre düzenle’, ya da ‘yık’ demesi lazımdır. Ancak maalesef ki bazı belediyelerimiz buna göz yumuyor” ifadelerini kullandı.

“Emirnameler, imar planını yapılana kadar inşaatları sınırlandırabilir”

Refikoğlu, bir bölgede çok kısa bir süre içerisinde hızla büyüme yaşanması durumunda, o bölgede hemen emirname çıkarılması gerektiğine dikkat çekerek, emirnamelerin imar planı yapılana kadar inşaatları sınırlandırabildiğine vurgu yaptı.

Ülkemizdeki bazı bölgelerde emirnamelerin mevcut olduğunu belirten Refikoğlu, yapılan bazı emirnamelerin de halen yürürlüğe girmediğini kaydetti.

Refikoğlu, emirnamelerin kontrolsüz büyümeye kesin çare olmadığını, bu nedenle emirnamesi olan veya emirname çıkartmaya hazırlanan bölgelerde imar planlarının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bir bölgede imar planı yapılması için emirnamelere ihtiyaç olmadığını söyleyen Refikoğlu, “Emirnameler bir bölgeye imar planı hazırlanana kadar kontrolsüz bir biçimde büyümeye engel olmak için bir araçtır” dedi.

“İmar planı yapılana kadar emirnameler çıkarılmalı”

Refikoğlu şöyle devam etti:

“Bir bölgede imar planı yapmak için yasal olarak en az iki yıla ihtiyaç duyulur. Bu nedenle o bölgede yaşayan kişiler, bölgelerine imar planı yapılacağını duydukları zaman hemen Şehir Planlama Dairesi’ne gidip projelerini sunar. Çünkü yasalarımıza göre, imar planı yapılmadan önce planlama onayı verilen projeler, kazanılmış hak olarak kabul edilir ve imar planı yapıldıktan sonra o projelere bir şey yapılamaz. Kazanılmış hak kazanan kişiler de doğal olarak ‘ben buraya bu inşaatı yapacağım. Buna hakkım var’ derler. Örneğin Girne’ye imar planı yapılacağı duyulduğunda, Şehir Planlama Dairesi’ne yüzlerce dosya gitti. Girne bunun en iyi örneğidir. Bunun önüne geçilebilmesi için emirnamelerin hemen çıkarılması lazım. Ancak emirnamelerle oynamak daha kolay olduğundan emirname çıkarıldıktan sonra, imar planlarının hemen yapılması gerekir.”

Refikoğlu, ülkemizde şu anda sadece Lefkoşa ve Girne’de imar planı yapıldığını yineleyerek, Şehir Planlama Dairesi’nin Alsancak-Lapta, Mağusa, Lefke ve Mehmetçik bölgesine imar planı yapılması için çalışmalarını sürdürdüğünü sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 16 Kasım 2018, 09:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96