“İnancımızı yitiriyoruz”

banner37

Uzman Sosyolog Nihal Salman ülkemize uygulanan spor ambargosunun toplumumuz üzerinde yarattığı travmaya dikkat çekti

banner87
“İnancımızı yitiriyoruz”
banner99

Ahmet ÖZYAŞAR

   Kıbrıs sorununun çözümü için 40 yılı aşkın hep çözüm planları, çözüm çabaları yazıldı çizildi. Ancak deyim yerindeyse “bir arpa boyu yol” ancak gidilebildi. Özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesinden sonra ülkemize uygulanan ambargoların içerisinde en fazla hissettiğimiz ve sıkıntı yaşadığımız olaylardan bir tanesidir spor ambargosu. Başta Türkiye olmak üzere hiçbir yabancı takım veya ülke ile dostluk karşılaşması bile yapamamamız, uluslararası spor organizasyonlarında yer alamamamız, yetenekli sporcularımızın mevcut yapıdan dolayı başka milli forma altında yarışmaları ülkemiz insanı için her zaman travmatik bir olay olmuştur.

   Peki neden spor travması bizleri bu kadar etkiliyor? Bu konu ile ilgili Uzman Sosyolog Nihal Salman’dan görüşler aldık. Salman sosyolojinin toplumu inceleyen, toplumsal yapıyı, toplumun değerlerini inceleyen bir bilim dalı olduğunu belirterek Kıbrıs Türk toplumunda yaşanan spor travmasının da sosyolojik açıdan ciddi irdelenmesi gereken önemli bir konu olduğunu belirtti.

“Toplumumuzun geçmişi travmalarla dolu”

   Nihal Salman Kıbrıs Türk toplumunun özellikle son 100 yılının gerek toplumsal olaylar gerekse savaşlar nedeniyle sürekli zor dönemler geçirdiğini ve bundan dolayı toplum olarak arka arkaya travmalar yaşadığımıza dikkat çekerek, spor travmasının da bunun en dikkat çekici örneği olduğunu söyledi.

“En büyük travma belirsizlik”

   Salman, ülkemizin tanınmamış olmasından dolayı toplumumuza uygulanan ciddi ambargolar ile 40 yıla aşkındır yaşadığımızı, bu ambargoların içerisinde uygulanan sor ambargosunun ise özellikle gençliğimiz üzerinde ciddi travmalar yarattığını belirtti. Gençliğimizin uygulanan spor ambargosundan dolayı dünya ülkeleri ile hiçbir sportif ilişki kuramamanın yarattığı belirsizliği ise en büyük travmalardan bir tanesi olarak belirledi.

“Aidiyet sorunu yaşanıyor”

   Uzman Sosyolog Nihal Salman, sportif ambargodan dolayı sporcunun dünyaya açılmasının önünün kesildiğini, başarılı sporcunun da yarışmak, sportif faaliyet yapmak adına ya bireysel bir yol izlediğini ya da başka bir ülkenin bayrağı altında yaşadığını, bu durumunda sporcular üzerinde ciddi bir aidiyet eksikliği yarattığını belirtti.

“Alan daraldıkça mutsuzluk artıyor”

   Nihal Salman sporcunun mevcut durumda sportif etkinlik yapacağı tek alanın kendi toprakları kaldığına dikkat çekerek, zaman geçtikçe daralan spor alanı sporcu üzerinde ciddi bir mutsuzluk yaratabileceğine dikkat çekti. Sporcunun aynı kısır döngü içerisinde dönmesinin, başarıya verilen ödüllerin hep domestik olmasının spor yapan da yaptıranın da üzerinde bir travma ve bu travmaya bağlı, mutsuzluk, bitkinlik gibi duyguları ortaya çıkarabileceğini belirtti.

“Yönetenler travmayı artırıyor”

   Ülkeyi ve sporu yönetenlerin yönetim ve organizasyon açısından yapacağı faaliyetlerle bu sportif travmayı azaltıp çoğaltabileceğine dikkat çeken Salman, yöneticilerin maalesef mevcut travmayı daha da artırdıklarına dikkat çekti. Özellikle spora yapılan yatırımların azlığı, mevcut durumu aşmak için yeterince çaba gösterilmemesi, kaynakların şuursuzca tüketilmesi sporcu üzerinde hem ciddi bir aidiyet sorunu hem de ciddi bir inançsızlık getirdiğini belirtti.

“Sporcu artık bilgi çağında”

   Uzman Sosyolog Nihal Salman geçmiş yıllarda sporcunun dünya ile iletişim kurmasının ve dünyada sportif anlamda yaşananları görmesinin kolay olmadığını ve bundan dolayı devletinin kendisine verilen ile mutlu olduğunu belirterek, günümüzde sporcunun artık bilgi çağında yaşadığını, her türlü sportif etkinliği ve sporcuları rahatça takip edebileceğini ve bundan dolayı doğal olarak taleplerinin bu doğrultuda artabileceğine dikkat çekerek, bu taleplerin karşılanmaması, az karşılanması veya duyarsız kalınması halinde sporcunun mevcut durumdan ciddi şekilde olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekti.

“Halkın da inancı azalıyor”

   Sportif travmanın sadece sporcuda değil bu sporu takip eden kitle üzerinde de görüldüğüne dikkat çeken sosyolog Nihal Salman, bu gibi travmalardaki tepkimelerin halkın gerek yapılan uluslararası gerekse ulusal sportif etkinliklere inanmamaları, yeteri kadar saygı duymamaları ve bu gibi etkinliklere katılmamaları olduğuna dikkat çekerek, buna en güzel örnek olarak da ülkemizdeki futbolseverlerin liglerimizdeki maçlara cüzi bir miktar ödeyip gitmemelerine fakat Türkiye deki derbi maçlara ciddi rakamlar ödeyip gitmelerine örnek gösterdi. Bunun yanında yine futboldan bir örnek veren Salman, kişiye hangi takımı tutuyorsunuz sorusunu sorulduğunda önemli bir kesimin ilk cevap olarak ülkemizden bir takımı değil de Türkiye’den bir takımı söylemek olduğunu belirtti.

“İçimizdeki burukluk şiddeti ortaya çıkardı”

   Salman, küçücük bir toplum olmamıza rağmen duygularımızı artık sürekli şiddet yolu ile ortaya çıkardığımızın altını çizdi. Geçmişteki kültürümüzde hiçbir zaman şiddetin olmadığını ve birçok sorunu konuşarak çözdüğümüzü, fakat zamanla içimizde büyüyen umutsuzluk travmasından sonra duygularımızı şiddet yolu ile çözmeye çalıştığımızı belirten Salman, özellikle sportif müsabakalarda bu kaotik durumların ortaya çıktığını ve bize doğru gelmeyen bir olayda tepkimizi şiddetle veya küfürle dışa vurduğumuzu belirtti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96