banner6

‘İnsanlık onuruna yaraşır bir düzen’ için adayım

banner37

YDP Lefkoşa Milletvekili Adayı Topçu, toplumun sorunlarına kalıcı çözüm yolları üretip anayasal, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda hakları daha ileriye götürmek için çalışacağını söyledi:

‘İnsanlık onuruna yaraşır bir düzen’ için adayım
banner150 banner150 banner151 banner152

Ali ÇATAL

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Lefkoşa Milletvekili Adayı Özen Topçu, bu ülkede yaşayanların, KKTC’nin kuruluşundan bu yana zorlaşan yaşam koşullarında mücadele veren insanların hak ettiği anayasal, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel haklara yeterince sahip olamadığının farkındalığı içerisinde olduğunu söyledi.

Topçu, hükümet edenlerin, toplumun sorunlarına çözüm üretmekten uzak tutumlarının yanında, kendilerine ‘muhalif’ diyenlerin de kendi iktidar dönemlerinde hiçbir fark oluşturmadan, mevcut durum ve konumlarını koruduklarını belirtti.

“Ne yazık ki bu kesimlerin sadece kendilerine yakın belli çevrelere çıkar sağladıklarını üzülerek görüyoruz” diyen Topçu, amacının ise birilerinin eksik ya da yanlışlarının üzerine siyaset üretmek olmadığını kaydetti.

Reaktif tutumlarla yol almanın, mümkün olmadığı gibi kimseye fayda sağlamayacağını da söyleyen Topçu, hizmet anlayışında toplumun genelini kucaklayan ve sorunlarına kalıcı, adil, gelişime açık çözüm yolları üretip anayasal, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda hakları daha ileriye götürerek‘insanlık onuruna yaraşır bir düzen kurmak’ adına siyasete girdiğini aktardı.

Eğitimci kimliği olması hasebiyle öncelikli konuları arasında eğitimin en üst sıralarda yer alacağını da kaydeden Topçu, “Unutmamak gerekir ki çocuklarımıza ve gençlerimize yaptığımız yatırım, aslında geleceğe yatırımdır. Gelişmişlik ölçeğinde, eğitim önemli bir yer tutar” ifadelerini kullandı.

Eğitim ve öğretimin başarısında nitelik ve niceliğin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini de vurgulayan Topçu, bu ikilinin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu hatırlattı.

Eğitimde çok önemli olan kalitenin artırılmasına birçok öğenin etki ettiğine de dikkat çeken Topçu, ilköğretim, genel ortaöğretim, mesleki teknik öğretim, yükseköğrenim, örgün ve yaygın eğitim gibi alanların kendi içinde etüt edilerek değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

“Parti manifestomuzda sosyal politikalarımızı ortaya koyarken, kaliteli eğitim için yapılması öngörülenler de detaylı olarak anlatıldı.  Eğitimle alakalı çalışmalar yapılırken ben ve diğer eğitimci arkadaşlarım da bu çalışmalarda yer aldık. Eğitimde reform niteliği oluşturacak bir çalışma programı hazırladık” diyen Topçu, öncelikli hedeflerinin ise ‘eğitimde fırsat eşitliği’ olduğu bilgisini verdi.

‘Fırsat eşitliğini sağlayarak eğitimde kaliteyi artırma’ hedeflerine de değinen Topçu, dünyada kabul gören eğitim sistemi ve değerleriyle örtüşen, etnosentrik yani ‘etnik merkezci’ tutumlardan uzak, ülke gerçeklik ve değerlerinde, aynı zamanda toplumda kabul gören bir uygulamadan bahsettiğini vurguladı.

Topçu, KKTC’de yaşayan her birey için din, dil, ırk, etnik köken ve sınıf ayırımı yapmaksızın elinden geleni yapmaya hazır olduğunu kaydetti.

“Sosyal devlet anlayışı çok önemli”

Özen Topçu, “Yarının ne olacağı dünden bellidir” sözünü hatırlattı, dinamik bir ekonomi modelini hayata geçirme doğrultusunda yıllardır hiçbir şey yapılmadığını belirtti.

“Üretkenlik, gelişmişliğin en temel güvencesidir. Üreten ve ürettiğini satan toplumlar ayakta durabilir” şeklinde konuşan Topçu,  gelişmiş ülkelere özellikle Kuzey Avrupa ülkelerine bakıldığında, bu ülkelerde ‘sosyal devlet anlayışının’ hüküm sürdüğünün görüldüğünü söyledi.

Sosyal devlet anlayışında, devletin vatandaşlarının ekonomik ve toplumsal varlıklarının iyileştirilmesi için çok önemli rol aldığı bilgisini veren Topçu,  sosyal devlette fakir insanların açlık mücadelesi vermediğini; zenginlerin ise zenginliklerine servet katmadıklarını kaydetti.

Bu bağlamda, KKTC’de adil bir vergi sisteminin uygulanmasının zaruri olduğuna da değinen Topçu, sosyal devletlerde karma ekonomilerin uygulanması hasebiyle Kuzey Kıbrıs’ta da bazı kurumların özel ya da yarı özel formlara dönüştürülmesinin gerektiğini savundu.

Bu hizmetin, ekonomide kalite ve üretkenlik alanlarında başarı getirmesinin yanı sıra rekabet ortamlarını meydana getirecek dinamiği de sağlayacağını aktaran Topçu, parti manifestolarında sosyal devlet anlayışı ve uygulamalarına atıfta bulunulduğunu ve programdaki Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) ile ilgili yenilik ve düzenlemelerinde bu anlatılanlara iyi bir örnek olacağını söyledi.

Topçu, “Toplum odaklı hizmette, ekonomik sorunların giderilmesi öncelikli hedeftir.  Bu olmadan diğer alanlarda yol almak kolay olmayacaktır.  Parti olarak en öncelikli hedefimiz de budur” ifadelerini kullandı.

“Cinsiyet eşitliği sorunu savaş değil”

Özen Topçu, ülkede cinsiyetler arası dengesizliğin de bir gerçek olduğunu ve bu dengesizliğin giderilmesinde öncelikle ‘kimin kime nasıl baktığı ve değerlendirdiğine’ yönelik sorulara cevap aramak gerektiğini kaydetti.

‘Kadın kendisini nasıl ve nerede görüyor, erkek kadını nasıl ve nerede görüyor ve kadın kadını nerede görüyor?’ sorularının cevaplarının, kadın erkek eşitliğini sağlamadaki çıkış noktalarının belirleyicisi olduğunu aktaran Topçu, “Olaya bir savaş olarak değil; bir strateji olarak bakıyorum.  İterek ya da hizipleşerek ne birini kazanırsınız ne de kendinizi birilerine kazandırırsınız” dedi.

Kadının toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için önce yasal dayanakları güçlendirmek gerektiğini vurgulayan Topçu, kadını ve aileyi koruyan,  Avrupa Birliği (AB) yasalarına uygun yasal düzenleme ve çalışmaların yapılmasının elzem olduğu gerçeğine parmak bastı.

Marifetin de kadın sığınma evlerinin sayısını artırmak değil; ‘bu ihtiyacı doğuran koşulları ortadan kaldırmak’ olduğunu belirten Topçu, bunu yaparken en etkili yolun da yasal düzenlemeler olduğunu yineledi.

Seçim bölgesi başkent Lefkoşa’dan aday gösterilmekle birlikte sorunları ‘bölgelere endeksleyerek’ değerlendirmek yerine ülke genelini ölçek almayı yerinde bulduğunu da açıklayan Topçu, “Önemli olan ‘satıh’tır” şeklinde görüş belirtti.

Buna göre, Karpaz’daki vatandaşın da merkezdeki vatandaşın da ‘sorununun sorun’ olduğuna dikkat çeken Topçu,  üniversiteleşmedeki hızlı artışın, beraberinde nüfus yoğunluğundan kaynaklanan fiziksel koşulların yetersizliğini doğurduğunu söyledi.

Özellikle başkentteki araba yoğunluğu nedeniyle trafiğin ‘başlı başına’ bir sorun olduğunu söyleyen Topçu, mevcut altyapının ise bu yoğunluğa cevap veremeyecek halde olduğuna dikkat çekti.

Çağdaş bir toplu taşımacılığa halen geçilemediğini hatırlatan Topçu, TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı da hesaba katıldığında, akaryakıt harcamalarının ‘kabul edilemez’ duruma geldiğini vurguladı.

Topçu, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Toplu taşımacılığın günümüz hizmet standartlarında uygulamaya konamaması ciddi bir servet kaybıdır.  Yine artan nüfusa bağlı çevre kirliliği de her geçen gün artıyor. Nüfus yoğunluğundan kaynaklanan birçok sorunun üzerine gitmeyen iktidarların aksine, bu sorunların çözümüne duyarlılık gösteren bir siyasi anlayış ile iktidara gelme sözü veriyoruz.”

banner350 banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88