İşletmelerin işi çok zor!

banner37

Koronavirüs salgını nedeniyle kapatılan işyerlerinin büyük bir kısmı dün açıldı. Ancak Koronavirüsün gölgesinde işbaşı yapan işletmeleri, hem 1.5 ay kapalı olmaları, hem de TL’nin döviz karşısındaki büyük değer kaybı nedeniyle epeyce sancılı bir süreç bekliyor

banner87
İşletmelerin işi çok zor!
banner90
banner99

SADECE DÖVİZDEN YÜZDE 10 ZARAR VAR… Birçok işletmenin kapalı olduğu 1.5 aylık süre zarfında ülkede kullanılan para birimi olan Türk Lirası, Euro, sterlin, dolar karşısında yüzde 10 oranında değer kaybına uğradı. KKTC Merkez Bankası kurlarına göre, işletmelerin kapatıldığı 13 Mart’ta dolar 6,2711 TL’ye eşitken,  dün 6,9719 TL’den işlem gördü. Yine 13 Mart’ta 7,8690 TL’ye denk gelen sterlin dün 8,6924 TL’ye,  7,0099 TL’ye eşit olan 1 Euro da 7,5827 TL’den değer gördü

“BAZI ADIMLARLA SÜREÇ DAHA HAFİF ATLATILABİLİR”… Ekonomist Derviş Kemal Deniz, işletmelerin 13 Mart’tan önceki durumuna dönebilmesi için atılması gereken adımlar hakkında bilgi verdi. Deniz, piyasada sirkülasyonu başlatacak adımlar atılması, fonlar oluşturulması ve mümkün olan en kısa sürede kuzeygüney geçiş kapılarının açılması gerektiğini söyledi

Ceren ÖZBİL

   Koronavirüs salgını nedeniyle 1.5 aydan fazladır kapalı olan işyerlerinin büyük bir kısmı Bakanlar Kurulu kararıyla dün açıldı.

   Ancak işbaşı yapan işletmelerin, 13 Mart, yani kapatılmadan önceki durumlarına dönebilmeleri çok zor olacak, hem de zaman alacak gibi görünüyor.

   Bu süreçte ülkede kullanılan para birimi olan Türk Lirası (TL) da Euro, sterlin, dolar karşısında yüzde 10 oranında bir değer kaybına uğradı.

   KKTC Merkez Bankası kurlarına göre, işletmelerin kapatıldığı 13 Mart’ta dolar 6,2711 TL’ye eşitken,  dün 6,9719 TL’den işlem gördü. Yine 13 Mart’ta 7,8690 TL’ye denk gelen sterlin dün 8,6924 TL’ye,  7,0099 TL’ye eşit olan 1 Euro da 7,5827 TL’den değer gördü

   Koronavirüs belası yetmezmiş gibi, dövizin patlaması da sorunları daha da artırdı.

   TL’deki büyük değer kaybı, döviz borcu, döviz üzerinden borç taksiti ya da dövize endeksli yurt dışından ürün getiren işletmelerin yükünün yüzde10 civarında artmasına neden oldu.

   Yani her ay 200 sterlin dükkan kirası ödeyen bir işletmeci, mart ayında bin 600 TL civarında ödeme yaparken, mayıs ayında bu mükellefiyet bin 750 TL civarında olacak.

   KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Ekonomist Derviş Kemal Deniz, işletmelerin, 13 Mart’tan önceki durumuna dönebilmesi için atılması gereken adımlar hakkında bilgi verdi.

“Açılır açılmaz hareketlilik beklemek doğru olmaz”

   Derviş Kemal Deniz, işyerleri açılır açılmaz bir hareketlilik beklemenin doğru olmadığını, 1.5 aydır işyerlerinin kapalı olması nedeniyle nakit akımının durduğunu ifade etti.

   İnsanların sağlıkla ilgili de endişeleri olduğundan söz eden Deniz, bunun da harcamama trendine neden olduğunu söyledi.

   Deniz, “Bırakın işyerlerinin iş yapamamasını, bilinmeyene karşı endişe nedeniyle de bundan sonraki süreçte de sıkıntı yaşanabilir. Geleceği bilmeme kaygısıyla zaten elde para olmaması ve olan parayı da elde tutma durumu söz konusu… ” dedi.

“Piyasada sirkülasyonu başlatacak adımlar atılmalı”

   Derviş Kemal Deniz, ülke ekonomisindeki en büyük sorunun likit sorunu olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

   “Bakanlar ve hükümetten kaynak ayrılarak halledilebilirse kısa vadeli durgunluk daha çabuk atlatılacaktır. Ancak likit sorunu ile ilgili bir hareketlilik olmazsa durağanlaşma olacaktır.

   Dövizin artmış olması da bunu etkileyecektir.

  Döviz ile ithal edilecek ya da dövize endeksli birçok malın da pahalı olması söz konusu olabilir.

  Bunlar düşünüldüğünde konu gene likite geliyor.

   Eğer piyasada bir sirkülasyon başlarsa, yani satışlar başlarsa, dövizin yükselme etkisi bir miktar daha az hissedilir”.

“Fonlar düşünülmeli”

   Deniz, Bakanlar Kurulu kararları arasında Kredi Garanti Fonu’nun harekete geçirilmesinin yer aldığını ifade ederek, şöyle devam etti:

   “Bunun henüz çerçevesi çizilmedi. Bu konuda daha içerisi çizilmediği için bankaların da kafasında soru işaretleri var. Nasıl kullanılacak bilinmiyor. Birçok işletme ekonomik olarak sıkışmış durumda…

  Yani personel masrafı, sigorta masrafı ve borcu varsa taksiti var. Bunlardan daha da önemlisi eğer yurt dışından mal ithal ediyorsa paraya ihtiyacı var. Bu nedenle de bunlara kredi açılması gerekir.

  Kredi Garanti Fonu da bunun için bir ilaç olabilir ancak bunun çok daha fazlasında bir fona ihtiyaç vardır.  

   Birçok insan için borç ile borç kapatmak doğru değildir. Ancak alternatif yoksa bu yapılabilir. Eğer yurt dışına bir açılımınız yoksa biri size “ 250 milyon TL ayırıyorum” diyemiyorsa, o zaman mevcutlarla bir şey yaratılması gerekir. Eğer çarkları döndürecekseniz 1.5 yıllık bir dönem için farklı yöntemler aranabilir”.  

“Her şey zincirleme birbiriyle bağlantılı”

   Derviş Kemal Deniz, devletin, kamu çalışanlarını ödemesi için vergi toplaması gerektiğini söyledi ancak işyerleri de kazanamazsa vergi ödeyemeyeceklerini ifade etti.

   Deniz, böylece devlet çalışanlarının da ödenemeyeceğini ve onlardan da piyasaya para akışı sağlanamayacağını kaydetti ve şunları anlattı:

   “Bunlar için yapılabilecek şey, likit sıkıntısı olan şirketlerin paraya ulaşımının sağlanmasıdır. Bu yapılmazsa durum güçlü firmaları da etkileyecektir. Küçük işletmelerin etkilenmesi, büyük işletmeleri de etkileyecektir.

  Bu nedenle küçük şirketlerin nakde ulaşımının sağlanması gerekir. Önemli olan bu kredinin uygun şartlarda ve insanların 1.5 sene rahat edeceği bir şekilde verilmesidir.

   1.5 seneden sonra bu taksitler başlamalıdır. Bunun için de hızlı adım atılmalıdır.

   Biz KKTC olarak kredi için sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne başvurabiliriz.

   Krediler Anlaşması’nda dahi etraflı bir çalışma yapmamız gerekir”.

“Turizm ve eğitim sektörü darbe aldı”  

   Deniz, en büyük sıkıntılardan bir tanesinin, ülkede ekonomisinin eğitim ve turizm üzerine kurulup, bu süreçten bu iki sektörün darbe alması olduğunu belirtti.

    Bunların yurtları, marketleri ve daha birçok işletmeyi beslediğine dikkati çeken Deniz, şu şekilde konuştu:

   “1.5 sene bunların yerini dolduracak bir şey yok. Bu iki büyük sektörün ansızın duracak olması, büyük sıkıntılar ortaya çıkaracak. Ben bunların 1.5 seneden önce devreye gireceğini düşünmüyorum.

   Önemli olan bu 1.5 seneyi nasıl geçireceğimizdir ve bununla ilgili çalışma yapmaktır.

   Bununla ilgili çalışılırsa çok büyük acılar geçirmeyiz”.

“Kapılar mümkün olan en kısa sürede açılmalı”

  Derviş Kemal Deniz, kuzey- güney geçiş kapılarının da bir toparlanma olmasının ardından açılması gerektiğine vurgu yaptı ve “Bu, iç turizm hareketidir. Düşünün, bizden iki kat nüfusu olan bir yerin küçük küçük de olsa buraya her ay getireceği para, bizim için büyük önem taşıyor. Bu nedenle kapıların açılması, bizim için son derece önem taşıyor. Belki şu anda sağlık için bir süre daha kapalı kalmalı ancak kapalı olarak bırakılmamalı…” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75