İşsizlik tehdidi kapıda

banner37

Koronavirüs’ün ülkeye gelişi ekonomiye ciddi anlamda darbe vurup, ülke ekonomisinin de 2021’den önce toparlanamayacağı konuşulurken birçok kişi işsiz kalma kaygısı yaşamaya başladı

İşsizlik tehdidi kapıda
banner90
banner8

ENDİŞE BÜYÜK… Koronavirüs salgının ülkede ekonomik açıdan açtığı yaraların 2021’den önce sarılamayacağı öngörülürken, bu durumun ülkedeki işsizlik oranını nasıl etkileyeceği merak ediliyor. Bilindiği üzere Koronavirüs vakalarının ülkede görülmesinin kısa süre sonrasında bile işsiz kalanlar, ödeneksiz izne çıkarılanlar ya da maaşı yarı yarıya düşürülenler olmuştu.

“EKONOMİYİ DÖNDÜREN ÇARKLAR DARBE ALDI”… Ekonomist Göksel Saydam bu salgının beraberinde getirdiği ekonomik krizin ülkedeki işsizliği nasıl etkileyeceğini değerlendirdi. Saydam, ülkede ekonomiyi döndüren en büyük çarkın yüksek öğrenim ve turizm sektörü olduğunu söyledi ve “bu iki sektörün krizden etkilenmesi işsizliğin artmasına neden olacaktır” dedi.

“PİYASAYA SICAK PARA AKIŞI SAĞLANMALI”… Göksel Saydam, işsizliğin artmasını önlemek için hükümetin piyasaya sıcak para akışını sağlaması gerektiğini savundu. Saydam bunun ise temizlik ve temel gıda maddelerinde KDV ve Gümrük Vergisi indirimi yapılarak, yerli üretim artırarak ve bankaların aldığı işlem ve sigorta ücretlerinin düşürülerek sağlanabileceğini anlattı.

Ceren ÖZBİL

   Koronavirüs salgının ülkede ekonomik açıdan açtığı yaraların 2021’den önce sarılamayacağı öngörülürken, bu durumun ülkedeki işsizlik oranını nasıl etkileyeceği merak ediliyor.

   Bilindiği üzere Koronavirüs vakalarının ülkede görülmesinin ardından birçok işyerinin faaliyetine ara verilmişti ve bu da bazı işyerlerinde çalışanların işten durdurulmasını, maaşlarının düşürülmesini ya da ödeneksiz izine çıkarılmalarını getirmişti.

   Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Ekonomist Göksel Saydam bu salgının beraberinde getirdiği ekonomik krizin ülkedeki işsizliği nasıl etkileyeceğini değerlendirdi.

   Saydam, ülkede ekonomiyi döndüren en büyük çarkın yüksek öğrenim ve turizm sektörü olduğunu söyledi ve “bu iki sektörün krizden etkilenmesi işsizliğin artmasına neden olacaktır” dedi. 

“İşsizlik artacak”

   Ekonomist Göksel Saydam, işsizliğin ekonominin durağanlığına ve çalışmasına bağlı olduğunu söyledi ve ülkede ekonomiyi döndüren en büyük çarkın yüksek öğrenim ve turizm sektörü olduğunu belirtti.

   Ancak bu salgından her iki sektöründe zarar gördüğünü ifade eden Saydam, durumu “düşünün 35 bin 40 bin öğrenci ülkeden ayrıldı. Bu öğrencilerin her gün bir ekmek yediğini düşünsek 35 bin 40 bin ekmek eder. Yani ekmek satışı bu oranda azaldı. Ekmek satışına bağlı olarak un satışı azaldı. Hizmet içi verimlilik düştü. Bu durumda işverenler işçi azaltmaya gitmek zorunda kalacaktır” örneği ile anlattı.

“Temizlik ve temel tüketim

maddelerinde vergi indirimine gidilmeli”

   Göksel Saydam, ülkede işsizliğin artmaması için devletin piyasaya sıcak para akıtması gerektiğini belirtti ve bunun için de projeler olması gerektiğini ifade etti.

   Aynı zamanda temel tüketim maddeleri, temizlik maddeleri gibi ürünlerde Katma Değer Vergisi, Gümrük Vergisi ve Stopaj Vergisi oranlarının düşürülebileceğini kaydeden Saydam, böylece piyasaya daha çok para akabileceğini söyledi.

“Yerel üretimi artırmalıyız”

banner134

   Ekonomiyi ayakta tutmak için yerli üretimin de artırılması gerektiğini söyleyen Saydam, bunu yapabilmek için de tohum, ilaç gibi ithal edilen ürünlerde Katma Değeri Vergisi’ni düşürmek gerektiğini belirtti.

   Saydam, yerli üretimi hemen artırmanın mümkün olmadığını ancak planlı bir şekilde bu yönde adım atılabileceğini kaydetti.  

“Bankalar konusunda da atılabilecek adımlar var”

   Göksel Saydam bankaların uyguladığı faizler konusuna da değindi ve devletin bu konuda da rica etmek yerine atabileceği adımlar olduğunu söyledi.

   Bankadan kredi alındığında faizin yanında sigorta ve işlem parası alındığına dikkati çeken Saydam bu paranın devlete gittiğini belirtti. Saydam şu şekilde konuştu:

   “Eğer bir bankadan kredi alınıyorsa ve faizi yüzde 12 ise buna ek olarak sigorta ve işlem parası olarak yüzde 3 daha alınıyor. Bunun adı faiz değildir. Bu yüzde 3 yüzde 1’e ya da 1.5’e çekilebilir. Bu da halka ucuzluk getirir. Yani adamın elindeki para iki ekmek almaya yetiyorsa, bu yapıldığında iki ekmeğin yanında iki de yumurta alabilecektir.”

“Mali Teknik Kurul oluşturulmalı”

   Göksel Saydam, ne Amerika’nın, ne Türkiye’nin ne de diğer ülkelerin şu anda denk bütçeden söz etmediğini söyledi ve bu ülkelerin önceliklerinin sağlık olduğunu ifade etti.

   Ancak KKTC’de hâlâ denk bütçe düşünülerek hesap yapıldığını belirten Saydam, ülkede ekonomik planlama yapmak için bir kurul oluşturulması gerektiğini söyledi.

Saydam bu kurulda ise akademisyenlerin, ekonomistlerin, maliyecilerin ve vergicilerin yer alması gerektiğini belirtti.

“Hizmet içi eğitim verilmeliydi”

   Saydam, işyerleri açılmadan önce devlet yetkililerinin ilgili oda başkanları ile bir araya gelip hizmet içi eğitim verilmesi konusunda bir çalışma yapmış olması gerektiğini söyledi.

   Hatta bununla da kalınmayıp, işyerleri açıldığında da sık sık denetimler yapılması gerektiğini kaydeden Saydam, “Ticaret, Sanayi ve Esnaf odaları toplantı yapmalı ve işyerlerinin hangi kurallar altında açılacağı belirtilmeliydi. Bunun için de gerekli süre tanınmalıydı” dedi.

“Fırsatçılara şans verilmemeli”

   Göksel Saydam bu süre zarfından bazı fırsatçıların da türediğini ifade ederek, temizlik ürünleri başta olmak üzere birçok ürünün normal fiyatının üzerinde satıldığını belirtti.

   Devletin bu konuda bir fiyat belirlemesi yapması gerektiğini kaydeden Saydam buna uymayanlara da gerekli cezaların yazılması gerektiğini söyledi.

   Saydam bu devletin denetim yapmasını içeren 1977’den kalan bir yasa da olduğunu ifade etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75