banner6

İşveren, prim desteği istiyor

banner37

İş dünyası, yürürlüğe giren 6 bin 90 TL’lik yeni asgari ücretin, maliyetleri büyük ölçüde artıracağı, bu nedenle işsizlik ve pahalılığın artacağı görüşünde. İş insanları, 6 bin 90 TL’lik asgari ücretin çalışanın hakkı olduğunun altını çiziyor ancak bu aşamada devletten de katkı bekliyor

İşveren, prim desteği istiyor
banner151

Eniz ORAKCIOĞLU

Ülkemizde yürürlüğe giren 6 bin 90 TL’lik yeni asgari ücret, çalışanı sevindirirken, iş dünyasını endişeye sürükledi.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu, asgari ücreti bu aydan itibaren maaşlara yansıyacak şekilde brüt 7 bin TL, net de 6 bin 90 TL olarak belirledi.

Alım gücünü artırmayı hedefleyen ve hayat pahalılığı dikkate alınarak belirlenen yeni asgari ücret, çalışanı bir nebze olsun sevindirirken, işverene ciddi maliyetler yükledi.

İş dünyası, yeni olumsuzluklar yaşanmadan, işverene de prim desteği verilmesini istiyor.

KIBRIS’a konuşan sektör temsilcileri, yeni asgari ücrete hiçbir itirazlarının olmadığını, hatta gerekli bir artış olduğunu belirtti ancak asgari ücret belirlenirken planlama yapılmaması ve işverene hiçbir katkı yapılmamasının en büyük itirazları olduğunu söyledi.

Birçok işverenin 6 bin 90 TL maaş ödeyip, yüzde 28 yatırım (sigorta+ihtiyat sandığı) yapamayacağının altını çizen sektör temsilcileri, eğer işverene prim desteği sağlanmazsa, birçok işletmenin küçülmeye gideceğini belirtti.

Sektör temsilcileri ayrıca işsizliğin ve pahalılığın artacağını, Sosyal Sigortalar Dairesi’nin ödeme alamayacağını ve daha çok işsizlik parası ödeyeceği için zor durumda kalacağını kaydetti.

Tulga: Destek olmazsa yatırımlar yapılamaz

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, belirlenen asgari ücreti esnafın zaten çalışanlarına ödediğini ve kendilerinin de çalışan olduğunu ifade etti.

Tulga, brüt 7 bin TL olarak belirlenen asgari ücretin yüzde 13’ünün sosyal sigorta kesintisi olarak ödendiğini, yüzde 15 de işverenlerin ve esnafın kendi payına düşen sosyal güvenlik fonu ödemeleri olduğunu belirterek, işverenlerin, 6 bin 90 TL çalışan ve bin 960 TL de yatırım parası ödediğini vurguladı.

Sorunun da bu noktada da olduğunun altını çizen Tulga, hükümet bu paranın ödenemeyeceğini bildiği halde seçim uğruna bu kararı aldığını savundu.

Tulga, geçmişte esnafın 15 günlük yatırımları ödememe kararı aldığını hatırlatarak, bu kez de işveren payını ödemeyeceklerini söyledi.

“Şubatta, hükümetin işverene verdiği katkı da bitiyor” diyen Tulga, 7 bin TL brüt asgari ücrete bir itirazları olmadığını ama esnafa ve işverene de sosyal sigorta fonlarını ödeyebilmesi için katkı verilmesi gerektiğini belirtti.

Aksi halde sosyal güvenlik fonlarının ödenemediği için batacağını, kayıt dışılığın ise başını alıp gideceğini ifade eden Tulga,  “Emeklilerin 13’üncü maaşları borçlanarak ödenmişti, artık bu borçlanma sürekli yaşanmak zorunda kalır” şeklinde konuştu.

Tulga, marketler dışında esnafın cirosunun yerlerde süründüğünün altını çizerek, yaptıkları araştırmada geçtiğimiz yıllara göre ortalama yüzde 50 ciro kaybı yaşandığını gördüklerine dikkat çekti.

Kamacıoğlu: İşverene 6 aylığına yüzde 100 yatırım katkısı verilmeli

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Ali Kamacıoğlu, şu anda çok net bir şekilde dünyada en çok prim ödeyen ülke olduğumuza vurgu yaparak, yüzde 28 prim oranının oldukça yüksek olduğuna işaret etti.

“6 bin 90 TL ödeyip çalışanların sosyal yatırımlarını yapıyoruz” diyen Kamacıoğlu, ekonominin bu kadar kötü ve hayatın bu kadar pahalı olduğu bir dönemde bu maaşı ve primleri ödemenin kolay olmadığını söyledi.

Kamacıoğlu, son günlerde üyelerinden işçi çıkarmak zorunda kalacakları yönünde başvurular aldıklarını belirterek, şubat ayında devletin verdiği yatırım katkısının bitmesi ile büyük bir işsiz ordusu ile karşılaşılacağını ve sigortalara daha fazla yük bineceğini, Sosyal Sigortalar Dairesi’nin işsizleri ödemek zorunda kalacağını kaydetti.

Şubatta bitecek olan yüzde 20-30’luk katkının yeniden değerlendirilerek 6 aylığına yüzde 100’e çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Kamacıoğlu, asgari ücrete yapılan artışın tamamen siyasi çıkar için yapıldığını, çalışana bu paranın verilmesine karşı olmadıklarını ama işverenin desteklenmesi gerektiğini, aksi halde çok kötü durumların yaşanacağını belirtti.

Kayım: Çalışan sayısı gözetmeksizin %50 katkı verilmeli

Kuzey Kıbrıs Restoranlar Birliği (Res-Bir) Başkanı Salih Kayım, belirlenen asgari ücretin çalışana verilmesinin doğru olduğunu, hatta az bile sayılabileceğini söyleyerek, restoran sektöründe çalışanların genelde 3’üncü dünya ülkelerinden ve Türkiye’den gelen kişilerden oluştuğunu, son dönemde maaşlar düşük diye çalışan eleman bulmakta zorlandıklarını belirtti.

Kayım, eski asgari ücret sebebi yüzünden 3’üncü dünya ülkelerinden gelenlerin Güney Kıbrıs’a kaçtığını,  Türkiye’den gelenlerin ise maaşlar düşük diye gelmeyi tercih etmediğini ifade etti.

Bunların yanında restoran sektörünün de uzun zamandır kriz durumunda olduğuna vurgu yapan Kayım, “Belirlenen asgari ücret haktır ama bunu ödeyebilmek için devlet, işverene de, çalışan sayısı gözetmeksizin yüzde 50 yatırım katkısı vermelidir. İşverenin ayakta kalabilmesi için bu şarttır” dedi.

Mamülcü: İşsizlik oluşacak, fiyatlar artacak

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü, asgari ücrette ilk anlaşılan brüt rakamın 6 bin 400 olduğunu ama hükümetin popülizm yapmak için yüksek bir rakam ortaya koyduğunu ve işçi tarafı ile 7 bin brüt asgari ücreti belirlediğini söyleyerek, işverenin bu rakamı ödeyemeyeceğine dikkat çekti.

“Bu ülkede sadece büyük ölçekli işletmeler yoktur; orta ve küçük ölçekli işletmeler de vardır” diyen Mamülcü,

ekonominin yüzde 80’ini oluşturanların kobiler olduğunu vurguladı.

Mamülcü, belirlenen asgari ücretle ciddi anlamda bir işsizlik oluşacağa işaret ederek, birçok alanda ise fiyatların artacağını kaydetti.

Devletin bu noktada işverene katkı koymasının gerekli olduğunu söyleyen Mamülcü, böyle bir niyetin de, kaynağın da olmadığını belirtti.

Mamülcü, çalışanın alım gücünün mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini ve bu konuda hemfikir olduklarını ama belirlenen ücretle, gelecek ay piyasaya pahalılığın yansıyacağını ve 3 ay sonra da kaos oluşacağını vurguladı.

“İşveren varsa, işçi vardır” diyen Mamülcü, ücretlendirmenin daha çok mantığa uygun bir şekilde yapılması, ya da işverene katkı verilmesi gerektiğini kaydetti.

Mamülcü, yapılması gerekenin, asgari ücreti kamudaki en düşük maaşa endeksleyerek, hayat pahalılığı oranında TÜFE’ye göre artırmak olduğunun altını çizdi.

Çağıner: Planlamadan, eksik atılan bir adım

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Dimağ Çağıner, asgari ücrete yapılan artışın, rakamsal olarak ve satın alma gücünü artırmak için yapılması gereken bir artış olduğuna dikkat çekerek, bu noktada, işverenlerin ödeyebilme kapasitesinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Çağıner, asgari ücrete yapılan bu artışın işverenin maliyetlerini artıracağını, maliyeti çıkartmak isteyen işverenin ise bunu fiyatlarına yansıtacağını belirterek, bu durumun enflasyonu artıracağını söyledi.

Planlanmadan yapılan asgari ücret artışının bir işe yaramayacağının altını çizen Çağıner, fiyatlar arttıkça alım gücünün yeniden azalacağına işaret etti.

“Hükümet, asgari ücreti artırırken, işverenin bu ücreti ödeyebilmesi için hiçbir adım atmamıştır” diyen Çağıner, hal böyle olunca şişen maliyetlerin fiyatlara yansıyacağını, bunun da rekabeti ve satın almayı etkileyeceğini ve işletmelerin küçülmeye gitmesine sebep olacağını kaydetti.

Çağıner, küçülmeye giden işletmelerin işçi çıkarmak zorunda kalacağını söyleyerek, “İstihdamın önü kapanacak, sosyal yatırımlar ödenemeyecek, sosyal sigortalar, artan işsizlik sonucu işsizlik parası ödemek zorunda kalacak” şeklinde konuştu.

Çağıner, asgari ücretin rakamsal boyutuna bir itirazlarının olmadığına vurgu yaparak, itirazlarının ileriye ve bu ücretin ödenebilmesine yönelik planlama yapılmayarak popülist bir yaklaşımla ücretin artırılması olduğunu söyledi.

Çağıner, şunları söyledi:

“Ülkemizin iktidara taşıyacağı siyasi partilerin sorumluluk sahibi olmaları ve bu sorumluluklarını ispatlamaları gerekmektedir.

Emekçi kazansın derdiniz varsa, işverenin artan ilave maliyetini planlayarak işsizlik ve enflasyonun önüne geçmelisiniz.

Alınan karar eksik alınmış, işçi ve işvereni karşı karşıya getirecek siyasi bir karardır.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110