banner6

İthal un gerginliği sürüyor

banner37

Fırıncılar un ithalatının serbest kalmasını, un üreticileri ise serbest kalmamasını savunuyor. Bu konudaki son sözü ise hükümet söyleyecek

İthal un gerginliği sürüyor
banner150 banner150 banner151

Ceren ÖZBİL

Ülkede un ithalatına izin verilip, verilmeyeceği konusu iyice Arap saçına döndü. Kıbrıs Türk Fırıncılar Birliği, hükümetin un ve unlu mamullerin ithalatını serbest kılan kararına “tam destek” açıklamasında bulunurken, ARUN Direktörü Tolga Ahmet Raşit ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Tarım Bakanlığı’nın kararın iptaline yönelik adım attığını ifade etti.

Bu konudaki net açıklama ise Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu’ndan geldi. Çavuşoğlu, bugünden itibaren bir hafta içinde görüşlerini almadıkları iddia edilen bazı fırıncıların da görüşlerini alarak kendileri ile bir kez daha görüşme yapacaklarını ifade etti.

Konuyla ilgili hükümetin bilgilendirilmesinden sonra durum hakkında karar üretilebileceğinden söz eden Çavuşoğlu, Tarım Bakanlığı’nın da hükümetin kararının ancak uygulayıcısı olabileceğini belirtti.

Çavuşoğlu, “Bu toplantılardan anlaşılan ve bizim mutabakat diye ifade ettiğimiz konunun özü sektörler yaşatılarak hayatın ucuzlatılmasıdır” dedi.

ARUN yeniden açılıyor

ARUN Direktörü Tolga Ahmet Raşit konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tolga Ahmet Raşit’in açıklaması şu şekilde:

“Tüm Arun ailemize günaydınlar. Tarım bakanlığının aldıkları kararın iptaline yönelik olumlu adım atması dolayısı ile pazartesi günü fabrikalarımızı bir günlük kapanmanın ardından yeniden açıyoruz. Hafta içinde sorunun tam anlamıyla çözümü için fırıncılar ve devlet yetkilileri ile birlikte istişareler yapacağız. Konunun olumlu noktaya gelmesinin en büyük aktörleri olan sizlere sonsuz teşekkür ederim. ARUN ile ilgili görselleri sayfalarında paylaşan, arayan, soran bizzat fabrikaya gelerek ARUN’un ve yerli üretimin yaşaması için çok büyük bir destek veren tüm halkımıza ne kadar teşekkür etsem azdır. Paylaşımlarınızda benden direnmemi istediniz evet size söz veririm direneceğim. Sizlerle beraber direneceğiz ve 65 yıllık mazisi olan ARUN un fabrikasını nesilden nesle yaşatmaya devam edeceğiz.”

Fırıncılar Birliği’nden hükümete destek

Kıbrıs Türk Fırıncılar Birliği, hükümetin un ve unlu mamullerin ithalatını serbest kılan kararına “tam destek” belirtti.

Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, KKTC’de un ithalatının yasak olmasından dolayı 26 yıldır, iki buğday ithalatçısının ülkeye buğday ithal ettiği ve bu buğdayı 3 değirmenin işlettiğini kaydetti.

Çıralı, bugüne kadar ekmeğin kalite ve fiyatını direkt olarak 2 buğday ithalatçısının yönlendirdiğini ve bu “yanlış duruma yeter artık demenin zamanı gelip geçtiğini” savundu.

Pandemi ile başlayan ve döviz krizi ile zirveye çıkan ekonomik sıkıntılar nedeniyle son bir ayda ekmeklik unun üç kez zamlandığını ve dördüncü zammın da işletmelere bildirildiğini belirten Çıralı, hükümetin aldığı kararla bu zammın bir süre daha ertelendiğini ve halkın daha da dar boğaz edilmesinin önüne geçildiğini kaydetti.

“Yerli sanayiyi destekledik ve destekleyeceğiz”

Çıralı, şu ifadeleri kullandı:

“Bizler her zaman yerli sanayiyi destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz. Ancak kurulan düzen, düzen değildir. Hiçbir sanayici kendi hammaddesini başkasının tekeline bırakmak istemez. Zaman birlik, beraberlik ve birleşme zamanıdır. Kişisel menfaatler toplum menfaatinin önüne geçmemelidir.”

Çavuşoğlu: Talep edilen un ithalatının “süreli” olarak yapılabileceğini ortaya koydum

Tarım Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ulusal Birlik Partisi’nin yerli sanayicinin, yerli üretimin her zaman yanında olan vizyonu ile bugüne kadar işlerini yürüttüğünü söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Gelinen aşamada dünya buğday arz talep dengesinin bozulması sanayicileri zam yapmaya yönlendirirken, vatandaşın gelir gider dengesinin bozulması da tüketiciyi ucuz bir ürüne erişme noktasında ihtiyaç sahibi yaptı. Hükümet de yaptığı değerlendirmede sektörleri buluşturmuş ve buluşan bu sektörlerin kendi konumlarına göre bakış açısı olduğunu tespit etmiştir. Bu bakış açılarını dikkate alan hükümet Cuma günü Başbakanın başkanlığında Fırıncılar Birliği temsilcileri, Un Üreticileri Birliği temsilcisi ve Tarım Bakanlığı temsilcileri ile toplantı yaptı. Bu toplantıda ülkenin ihtiyaçları ve yerli sanayinin ihtiyaçları masaya yatırıldı. Burada yapılan görüşmelerden sonra hükümetimizin prensipte düşündüğü kararı bir televizyon programında konu hakkında bilgisi olan program yapımcısı bana sordu. Ben de buna binaen unlu mamüllerin ve un ithalatının 3 ay süre ile insan hayatını ucuzlatmak adına ülkeye getirilmesi noktasında hükümetin bir görüşü olduğunu ifade ettim.”

“Hafta içi görüşmeler devam edecek”

Un ithalatı ile ilgili görüşün ortaya konmasının ardından un üreticilerinin üretimi durduracağına dair karar aldığını açıkladığından söz eden Çavuşoğlu şu şekilde konuştu:

“Hükümetimiz adına kendileri ile yaptığımız bir dizi görüşmenden sonra un üretimine devam etmeleri sağlandı. Bugünden itibaren 1 hafta içinde görüşlerini almadığımızı iddia ettikleri bazı fırıncıların da görüşlerini alarak kendileri ile bir kez daha görüşme yapacağız. Bu konuyla ilgili hükümetin bilgilendirilmesinden sonra durum hakkında karar üretilebilecek ve Tarım Bakanlığı da hükümetin kararının ancak uygulayıcısı olabilir.

Bu toplantılardan anlaşılan ve bizim mutabakat diye ifade ettiğimiz konunun özü sektörler yaşatılarak hayatın ucuzlatılmasıdır. Bu mutabakattan da anlaşılacağı üzere hükümetimizin vizyonu halkımıza her şeyin en ucuzunu ve kalitelisini sağlama yönünde çaba sarf etmektir. Bu hedefe ulaşırken sektörler arasında uzlaşı anlayışımız birinci önceliğimizdir. İkinci önceliğimiz rekabet koşullarından vazgeçilmemesidir. Üçüncü önceliğimiz de herşeyden önce halkımıza hizmettir. Dolayısıyla bizim hiçbir zaman bazı sektördeki arkadaşlarımızın ifade ettiği gibi herhangi bir sektörü tarihe gömmek gibi bir hedefimiz yoktur. Ancak sektörlerimizinde dünya ile uyumlu rekabet koşullarına açık sürdürülebilir olması gerekiyor. Burada ifade edilen iyice anlaşılmalıdır. Bazı sektör temsilcileri ise tarihi süreçlerin bedelini her halükarda toplumun en ağır şekilde ödemesini beklemektedir. Oysa tüm hizmetler halkın refahına hayat kalitesine ve erişebilirliğine uygun olmalıdır. Biz devletin yöneticileri olarak ülkemizde herşeyi üretmenin peşinde olduğumuzu söylemekteyiz. Ama ürettiğimiz ürünler halkımızı zora sokacak bir fiyatlandırma içinde olmamalıdır. Bu yüzden sürdürülebilir, rekabet edebilir bir yöntemle halkımıza ucuz ürünler sunabilen bir sanayiyi desteklemeye devam edeceğimizi söyleyerek, herkese kolaylıklar dilerim.”

banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110