banner6

İyi bir yeni yıl dileği: Kararlıyım, mutlu olacağım

banner37

İyi bir yeni yıl dileği: Kararlıyım, mutlu olacağım
banner151

Psikolog Ayla Kahraman
 


Mutlu olma kararı vermek, mutlu olmayı sağlar mı?

Veya umudu yaşatmak, sadece istemekle olur mu?

Elimizde sihirli bir değnek olsa, bunları gerçekleştiririz kuşkusuz. Ama yok.

Yani, karar vermek ve uygulamak diye bir özgürlüğümüz olsa da elimiz boş.

Mutluluğun dostları, huzur, sükûnet, yapımıza uygun iş, işte başarı, kendin için iyi olanı bilme ve yaşama getirebilme gücü gibi görünüyor.

Yaşamın gerçekleri; akıl ve duygudaki doğrularımızı ve ihtiyaçlarımızı çıkmaza sokar.

Bir tarafta salgın, diğer tarafta salgının yarattığı ekonomik ve duygusal sorunlar var. Başka bir tarafa baktığınızda boşanmış, yalnız çocuklar var. Kronik veya akut hastalıklar, genç çocuk demeden her kapıyı çalıyor.

Sanal, insan, alkol, uyuşturucu ve nice bağımlılık etrafta kol geziyor. Genç yaşta yaşanan cinsel sorunlar, cinsel yönelimi yüzünden yalnızlığa terk edilenler, şiddeti doğallaştıran ve neredeyse her eve sokan bozulmalar…

Çoğaltmak o kadar kolay ki. Mutsuzluk her yerde. Yoksulluk her yerde. Yalnızlık her yerde.

Ama bir ayrıntı daha var bu ülkede. Feryatlar ve kahkahalar birbirine karışmış. Varlık ve yokluk da öyle. Fakirlik arttıkça, zenginlik artıyor bir şekilde. Köpeğine et yediren de var, eti evine götüremeyen de var.

Her yeni gün psikoloji literatürüne, yeni ruh sağlığı bozuklukları ve sendromlar ekleniyor.

Sonsuz çıkmaz sokaklar var ve her birinde çözümsüz görünen acılar.

Elimizde sihirli bir değnek yok ama bir yerlerde mutlaka bir şeyler yapabilme özgürlüğü olmalı. 

Düşünce özgürlüğü, düşünebilme ayrıcalığı, belki de en kuvvetli özgürlük noktamızdır.

Bir şekilde, düşüncedeki özgürlük, bu çelişkilerin üzerinde bir noktada. Oldukça da kuvvetli çalışıyor. Ancak bu özgürlük, mutluluğu, huzuru bulmaya yetmiyor. Buna rağmen, düşünme özgürlüğünü beslemek gerekiyor.

Düşünürken, bir nehir gibi akacak istekler. Belki de en önemli olan bu akış içinde, bize göre olanı seçmektir. Her şeye rağmen.

Aklıma bir hikâye geliyor. Kısaca şöyle: baba küçük oğluna, pazar gününü dışarda geçirmek için söz verir ama yorgundur ve canı dışarı çıkmak istemez. Çocuğa, parçalanmış bir dünya haritası verir ve bunu birleştirebilirse, dışarı çıkabileceklerini söyler. Baba, çocuğunun bu görevi başaracağına ihtimal vermez. Ancak az sonra küçük çocuk, haritayı doğru bir şekilde birleştirerek babasına geri getirir. Baba şaşırır ve nasıl bu kadar hızlı bir şekilde haritayı birleştirebildiğini öğrenmek ister. Yanıt basittir. Çocuk haritanın arkasını çevirir ve haritanın arkasındaki insan resmini gösterir ve “insanı düzeltince, dünya da düzeldi” der.

İyi hissetmek için yapılacak çok şey var ve her şey bizden başlıyor. Düşünme özgürlüğümüzün yanına vicdanı koysak işe yarar mı acaba?

Vicdan iyi bir yargıçtır ama başkalarına değil ait olduğu kişiye çalışır. Onu değerlendirir ve yargılar. İyi çalışan ve düşünmekle beslenen bir vicdan, insanları kategorize etmeye yeltenmez. Kendi doğruları ile gerçek yaşam arasındaki uçurumları yorumlarken, kendine benzemeyenleri dışlamaz veya cezalandırmaz.

İnsanlarda farklı olanı eleştirme, etiketleme alışkanlığı yaygındır. Bu nedenle, düşünme özgürlüğü ile vicdanı beraber çalıştırmayı öğrenmek çok da kolay değildir. Medeniyet tarihimiz kadar eski, bencillik, arsızlık, kıskançlık gibi alışkanlıklarımızdan kurtulmadan; vicdanı çalıştırmak ve özgürce düşünmeyi insanlık adına başarmak mümkün değildir.

Başardığımızda ise, sadece mutluluk için değil pek çok insanca eylem için karar verebilmemiz mümkün olacaktır.

Hepinize iyi yıllar sevgili dostlar.


 

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2022, 15:39
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110