Kadınlar üst yönetimde daha görünür olmalı

banner37

Ülkenin ilk ve tek kadın başbakanı olan Sibel Siber, siyasetteki kadın sayısının artışını değerlendirdi:

banner87
Kadınlar üst yönetimde daha görünür olmalı
banner90
banner8

KADIN KOTASI ETKİLİ OLDU… Ülkenin ilk kadın başbakanı Sibel Siber, kadın kotasının önemi, siyasetteki kadın sayısının artırılması için yapılması gereken çalışmalar ve kendisinin başbakan olduğu dönemdeki hükümet çalışmaları hakkında bilgi verdi. Siber’e göre meclisteki kadın sayısının artmasında Siyasi Partiler Yasası’nda yapılan yüzde 30 kadın kotası olmasını içeren değişikliğin önemli bir rolü oldu.

Ceren ÖZBİL

Birçok ülkenin tam tersine kuruluşundan beri kadınların seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ne yazık ki bu hak yeterince kullanılamadı.

Ülkede en çok kadın vekilin meclise girdiği dönem şu an içerisinde bulunduğumuz dönem oldu. Yapılan son genel seçimde 8 kadın vekil meclise girdi. Bunda da şüphesiz Siyasi Partiler Yasası’nda yapılan ve yüzde 30 kadın kotası olmasını içeren değişikliğin önemli bir rolü oldu.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan ülkenin ilk ve tek kadın başbakanı olan Sibel Siber, siyasetteki kadın sayısının artışını değerlendirdi.

KIBRIS: İlk kadın başbakan, eski meclis başkanı, eski milletvekili olarak biliniyorsunuz. Bunlar dışında kimdir Sibel Siber?

Siber: 37 yıldır hekimlik yapıyorum. O da bir yarım asra geliyor. Uzun yılladır hekimlik yapıyorum. Bunun dışında bir eşim, bir anneyim, iki kızım var. Siyaset hayatına ise 2009 genel seçimleri ile girdim. Kitap okumayı, kültürel sanatsal olayları takip etmeyi seviyorum. Mesleğimi sürdürürken, sanatsal olaylara, kitap okumaya zaman ayırdım. Çok yoğun çalıştım. Dahiliye hekimi olarak göreve başladığımda yeterli sayıda dahiliye hekimi vardı, ancak branşlar yoktu. Mesela kardiyoloji yoktu, böbrek hastalıkları uzmanı yoktu… Branşlar çok azdı, eksikti. Bu nedenle dahiliyeciler olarak biz hem romatizmal hastalıklar, hem kalp hastalıkları, hem endokrin dediğimiz tiroid hastalıklarına branş olmadığı için baktık. Çok yoğun çalıştık. Böyle bir sorumluluğumuz olup, branşlar olmadığı için iki kez bursa müracaat ettim ve Amerika Birleşik Devletleri’nde hem romatizmal hastalıklar hem de endokrin alanında kısa dönem eğitimleri aldım. Bunlar bana mesleki olarak çok katkı sağladı. Ne yoruldum, ne bıktım, ne de usandım benim lugatımda olmayan sözcüklerdir. Eğer o yorgunluk size negatif bir enerji vermiyorsa kısa bir süre dinlenme ile hemen yerini mutluluğa bırakır. Çünkü bir iş başarmak ve onun geri dönüşünü almak sizi mutlu eder. Örneğin mesleğimde iyi ettiğim bir hastanın teşekkürü benim için önemlidir. Aynı durum siyasette de geçerlidir.

KIBRIS: Mecliste bulunan kadın vekil sayısının çok az olduğu bir dönemde başbakan oldunuz. Ülkenin ilk kadın başbakanı olarak aldığınız tepkiler nasıldı?

Siber: Başbakanlık dönemimle ilgili bir arşiv çalışması yapıyorum. O günlerdeki köşe yazılarına, haberlere, röportajlara bakıyorum ve çok mutlu oluyorum. Aslında ilk olmak hem güzel, hem zor, hem de büyük sorumluluktu. Çünkü ilk kez kadın bir başbakan olacaktı ve siyaset çok kötü bir dönemden geçiyordu. Bu nedenle de bir riskti. Eğer başarısız bir hükümet olsaydı, ilk kez bir kadın başbakan olduğu için siyasetteki kadınlar adına çok negatif bir etki yapacaktı. İlk olduğunuz zaman bütün gözler üzerinizdedir. Bu gözler genelde daha önce bu rolde bir kadını görmedikleri için kısmen endişe ile kısmen acaba başarabilecek mi düşüncesi ve kısmen de eleştiri ile bakarlar. Bu nedenle benim için de çok büyük bir sorumluluktu. Kolay değil. Çünkü topluma karşı sorumluluğunuz var, göz önündesiniz, yapacağınız icraatların toplum tarafından kabul görmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle o sorumluluğu hissederek gerçekten çok çalıştım. Kabine arkadaşlarımla da uyum sağlamak birinci ve asli görevim olduğunu düşündüğüm için bu konuda da çok başarılı olduk ve takım olduk. Hiçbir zaman başarı, özellikle toplumsal meselelerde ve yönetim kademelerinde tek kişi ile olmaz. İyi bir ekip, iyi bir takım kurarsanız ve bu ekipte aynı düşünceler ve ruh içinde olursa başarıya ulaşabilirsiniz. Yoksa “ben yapacağım” diyerek, “ben başaracağım” diyerek yürürseniz bir de bakarsınız ki harcadığınız onca emeğe karşılık neticede arzu edileni alamamışsınız. Bu nedenle ‘ekip olmak’ çok önemli…

KIBRIS: Başbakanlık döneminizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siber: Sanırım o dönemde toplumun siyasi tarihinde ve hükümetler tarihinde ayrı bir yer tuttu. Bunu hem bize gelen tepkilerden hem de konuştuğumuz kişilerden fark ediyoruz. Halkın size güven duyması için şeffaf olmalısınız, hesap verebilmelisiniz. Bunu da hem web siteleri ile hem de her hafta bakanlar kurulu öncesi ve sonrası açıklamalar yaparak yaptık. Bakanlar kurulu öncesinde hem hangi konuları görüşeceğimizi sonrası da hangi kararları aldığımızı açıkladık. Halkımız o günleri büyük bir heyecan ile bekliyordu. Bu duyum geliyordu. Acabaların olmadığı bir yapı oluşturulmuştu.

KIBRIS: Meclis Başkanlığı döneminizi değerlendirir misiniz?

Siber: Meclis Başkanlığı icraat makamı değildi ama Anayasal yetkiler çerçevesinde meclis başkanlığı döneminde de çok aktif olarak çalıştım. Özellikle dış politika, Kıbrıs Meselesi’nde Cumhurbaşkanı’na vekalet eden bir makam olduğu için ve parlamenter sistem olduğu için çalıştım. Bu konularda konuşmalarımla, basın açıklamalarımla halkı bilgilendirdim. Projeler yürüttük. İlk kez Meclis Başkanlığı tarafından kültür ve sanat projeleri yapıldı. Kültür ve sanat olaylarına ağırlık verdik. Meclisin bünyesinde olan kültürel ve sanatsal eserler vardı, onları gün yüzüne çıkardık. İki kez sergi açtık. Dr. Fazıl Küçük Müzesi’ni restore ederek halka kazandırdık. Tabi ki meclisin imkanları çok kısıtlı… Bu projelerde yer alma konusundaki kurumsal yapısı oluşmuş değil. Ama şartlarımızı zorlayarak birçok projeyi hayata geçirdik. O yüzden “olmaz”, “olmaz”, “olamaz” demek lazım. “Mümkündür” demek lazım ve “istenirse oluyormuş” demek lazım. Benim için de çok büyük tecrübe oldu. Ben de başbakanlık dönemim de “istenirse oluyormuş”u gördüm ve halkla paylaştım.

KIBRIS: Mecliste kadın vekil sayısı arttı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siber: Benim dönemimde mecliste 4 kadın vekil vardı, şu anda 8 oldu. Kotanın etkisi ile oldu. Her ne kadar kadın kotasını savunduğumda eleştiri almış olsam da, bence bir yarış varsa ve erkekler önde başlamışsa ve siyaset erkek işi olarak görülüyorsa toplumda bir süreliğine bu kota konmalıdır. Örneğin Kosova’da kota yüzde 30 kadın aday konusundadır ama yüzde 30 da seçilme kotası da var. Böylece meclisin yüzde 30’u kadın vekillerden oluşuyor. Bizde ise kota siyasi partiler içindir. Şimdi de meclisteki kadın sayısının artması kadın ve bakanların başarısına bağlıdır.

KIBRIS: 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Siber: Kadınların çok ağır bir yük altında olduğunu biliyorum. Hem dışta çalışıyorlar, hem bütçeleri için çalışıyorlar, hem de evde yükümlülük ve sorumlulukları çok fazla… Ancak bence bu görevler kadınlara büyük bir yönetim becerisi veriyor. Bu nedenle de kadınların üst kademe yöneticiliğine daha talepkar olmaları gerektiğini düşünüyorum. Kadınları üst yönetimde daha görünür kılmalıyız. Bunun için hem kadınlarımıza görev düşüyor hem de kadınları görünür kılacak olan sivil toplum ve medyaya da önemli görev düşüyor. Kadının kadına desteğinin artması gerekiyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75