Kadınların sesini duymuyoruz!

banner37

“Aile baskısı”, “ekonomik özgürlüğün olmaması” ve “sığınacak yeri olmaması” gibi sebeplerle şiddete karşı sessiz kalan kadınların kendini güvende hissedip, sesini çıkarabileceği adımları atmadık

Kadınların sesini duymuyoruz!
banner90
banner8

“AĞIR TEMİNAT KOŞULLARI GETİRİLMELİ”… Kadın Eğitimi Kolektifi Eğitmeni Zekiye Şentürkler, ülkede kadına karşı şiddeti önlemek içim yeterli adım atılmadığını söyledi. Özellikle pandemi sürecinde kadına yönelik şiddetin arttığını kaydeden Şentürkler, “kadına yönelik şiddeti önleme merkezleri kurulmalı ve ALO 183 ihbar hattı altyapısı ciddi şekilde güçlendirilmelidir. Ayrıca yasal düzenlemeler hayati önem arz etmektedir. Kadına yönelik şiddet ayrı bir suç olarak düzenlenmeli, kadına yönelik şiddet suçlarına ağır teminat koşulları getirilmelidir” dedi.

Ceren ÖZBİL

   Ülkede pek çok konuda olduğu gibi kadına karşı şiddetle mücadele konusunda az da olsa ilerleme sağladık ama tam anlamıyla başarılı olamadık. Ne yeterli sayıda kadın sığınma evi açıldı, ne eğitim verildi, ne de yasalardaki sıkıntılar giderildi.

   Bunun en acı sonucu ise son 11 yılda ülkede işlenen 23 kadın cinayeti oldu. Ancak kadına karşı uygulanan şiddet, cinayetle sonuçlanan vakalarla da sınırlı kalmadı.

   Kadın cinayetleri, kadına karşı uygulanan şiddetin gün yüzüne çıkan kısmını oluştururken, kadınlar ev içinde, sokakta ya da işyerinde de gerek fiziksel, gerek ekonomik, gerekse de psikolojik şiddet gördü.

   Hatta bunların bir kısmı “kadının ekonomik özgürlüğünün olmaması”, “evden ayrılması durumunda kalacak bir yerinin olmaması” ve “aile baskısı” gibi nedenlerle ne polise ne de Sosyal Hizmetler Dairesi’ne yansıdı.

   Kadın Eğitimi Kolektifi Eğitmeni Zekiye Şentürkler, ülkede kadına karşı şiddeti önlemek için atılması gereken adımlar hakkında bilgi verdi.

“Pandemi sürecinde

kadına yönelik şiddet arttı”

   Kadın Eğitimi Kolektifi Eğitmeni Zekiye Şentürkler, ülkede kadına karşı şiddeti önlemek için yeterli adım atılmadığını söyledi ve şu şekilde konuştu:

   “Özellikle pandemi süreciyle artan kadına yönelik şiddet vakaları hükümetin bu konuda adım atmasının aciliyetini gözler önüne sermektedir. Kadına yönelik şiddet artık görmezden gelinemeyecek kadar ciddi boyutlara ulaşmış durumdadır. Özellikle pandemi döneminde kadına yönelik şiddet oranının en az yüzde 40 arttığı saptanmıştır. Ülkemizde de bu durum farklı değildir. Ancak tüm bunlara rağmen hükümet halen kadın sığınma evleri açılması, kadına yönelik şiddeti önleme merkezleri kurulması ve 183 ihbar hattına alt yapı kazandırılması için herhangi bir bütçe ayırmamaktadır.”

“Her bölgede kadın sığınma evi olmalı”

   Kadına karşı şiddeti önlemek için hükümetin acilen atması gereken ilk ve en önemli adımın her ilçeye en az bir kadın sığınma evi açmak olduğundan söz eden Şentürkler, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin kendi çabalarıyla Lefkoşa’da yürütmeye çalıştığı bir adet kadın sığınma evi olup, burada yaşayan ve şiddet mağduru olan kadınları barındırma konusunda hayli zorluk yaşadığını söyledi.

   Şentürkler, durum böyle olunca da bölgelerde şiddet gören kadınların tamamen kaderlerine terk edilmiş durumda olduğunu belirtti ve “kadına yönelik şiddeti önleme merkezleri kurulmalı ve ALO 183 ihbar hattı altyapısı ciddi şekilde güçlendirilmelidir. Son olarak da yasal düzenlemeler hayati önem arz etmektedir. Kadına yönelik şiddet ayrı bir suç olarak düzenlemeli, kadına yönelik şiddet suçlarına ağır teminat koşulları getirilmelidir” dedi.

“Kadına karşı şiddet olayları

yeterli ölçüde araştırılmıyor”

   Şentürkler, kadına karşı şiddet olaylarının yeterli ölçüde araştırılmaması bir kenara, bu suça el birliğiyle ortak olunduğunu söyledi ve “Polis, şiddete uğrayan kadının şikayetini almayıp, onu şiddet gördüğü “yuvasına” geri göndermek için ikna çabalarına giriyor. Ne yazık ki ülkemizde yaşanan kadın cinayetleri her geçen yıl artış göstermektedir. Bunun önlenmesi için tedbirlerin bir an önce alınması çok önemlidir” dedi.

“Kadınlar, birçok şiddet

türüne maruz kalıyor”

   Kadınların fiziksel, psikolojik, ekonomik pek çok şiddet türüne pek çok alanda maruz kaldığından söz eden Şentürkler, şu şekilde konuştu:

   “Dünyada hakim olan ekonomik kriz karşısında kadınlar iki kez mağdur oluyor. İş yerlerinin ilk gözden çıkardığı kadın çalışanlar oluyor. Ülkemizdeki kamusal sağlık sisteminin noksanlığı, kamusal kreşler ve yaşlı bakım evlerinin olmayışı kadınları evlere hapsediyor ve altından kalkamayacakları bakım yükünü omuzlarına atarak psikolojik şiddete maruz bırakıyor. Bu aşamada devletin üzerine düşen en temel görev kamusal sağlık hizmeti, kamusal eğitim hizmeti, sosyal hizmetler başta olmak üzere kamu hizmetlerini nitelikli bir şekilde halka sunmak için ekonomik düzenlemeler yapıp her bir bireyinin insanca yaşamasını sağlamaktır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75