Kaldırımlar engellerle dolu

banner37

Yayaların yürümesi için yol kenarlarına yapılan kaldırımlar, ne yazık ki işgal altında. Kimileri park yeri bulamadığı, kimileriyse birkaç adım fazladan yürümemek için araçlarını kaldırımların üzerine, yol kenarlarına hatta trafiği engelleme pahasına yol içerisine park ediyor. Yürüyecek yer bulamayan yayalar, yola inmek zorunda kalıyor; engelli bireyler için ise bu durum tam bir kabus

Kaldırımlar engellerle dolu
banner99

Ahmet UÇAR-Doğan SAMER

ARABALAR KALDIRIMDA, YAYALAR YOLDA… Ülkemizin birçok bölgesinde yaşanan park yeri sorunu, her gün yüzlerce kişiyi çileden çıkarıyor. İş yerlerinin yoğun olduğu birçok yerde, otopark olmaması vatandaşları zorluyor. Aracını park etmek için herkes, ‘yasak ve suç’ olduğunu bildiği halde, kaldırımları ya da yol kenarlarını işgal ediyor. Lefkoşa’da objektifimize yansıyan bazı görüntüler, yayaların yürümesi için yapılan kaldırımlarda sadece arabaların değil, gelişigüzel yerleştirilen reklam veya uyarı tabelaları, direkler, çöp bidonları, durakların da engellere neden olduğunu gösterdi.

ENGELLİ BİREYLER İÇİN BÜYÜK SIKINTI… Sosyal devlet anlayışına göre, toplumdaki tüm bireylerin rahat bir yaşam sürmesi gerekiyor ancak engelli bireyler, günlük hayatta sokakta tek başına adım dahi atamıyor. Engelli bir birey sokağa çıktığında birçok sorunla karşılaşıyor. Kaldırımlardaki işgallerden dolayı rahatça hareket edemeyen engelli bireyler, çoğu zaman yolu karşıya geçerken kaldırıma çıkabilecek rampa da bulamıyor. Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği yönetim kurulu üyesi Ömer Bulduk ve KKTC Engelliler Dayanışma Derneği Başkanı Ömer Suay, sokağa çıkar çıkmaz engelli olduklarının kendilerine hissettirildiğini belirtti.

Ülke genelindeki kaldırımlar bir türlü park edilmiş araçların işgalinden kurtarılamıyor. Sürücülerin kimileri park yeri bulamadığı için, kimileriyse birkaç adım fazladan yürümemek için araçlarını kaldırımların üzerine, yol kenarlarına, hatta trafik akışını engellemek pahasına yol içerisine park etmekte bir sakınca görmüyor.

Kuralları ve uyarıları kulak arkası edip, araçlarını gelişigüzel park eden bu kişileri, kesilen cezalar da caydırmaya yetmiyor.

Büyük bir vurdumduymazlıkla araçlarını kaldırım üzerine park eden bu kişiler, görme engellilere yön belirleyici sarı şeritler ve turistlere tarihi yerleri gösteren mavi çizgileri de kapatıyor.

Kaldırım işgali konusunda en büyük mağduriyeti yaşayan yerleşim yerlerinin başında başkent Lefkoşa geliyor.

Lefkoşa’da birçok sürücü araçlarını yayaların kullanması gereken kaldırımların üzerine ya da yolların içerisine bırakıyor. Yollar, kaldırımlar, sarı çizgiler, mavi çizgiler araçlar tarafından işgal edilmiş durumda.

Birçok araç sürücüsü, yolun sol şeridinin park edilmiş araçlarla dolu olması nedeniyle sağ şeride geçmek zorunda kalıyor. Bu sebeple Lefkoşa’da birçok çift şeritli yol tek şeritli olarak kullanılıyor.

Öte yandan kaldırımların bakımsız ve kırık-dökük olması da başka sorunları gündeme getiriyor.

Ülkemizdeki sosyal devlet anlayışına göre toplumdaki tüm bireylerin rahat bir yaşam sürmesi gerekirken, engelli bireyler günlük yaşamlarında tek başlarına adım dahi atamıyor. Çevre, engelli bireyler için tehlikelerle dolu.

Rampasız yüksek kaldırımlar, kaldırımların ortasındaki elektrik direkleri, çöp kutuları, park edilmiş arabalar, otobüslerde rampa bulunmaması, yaya geçitlerinin bir tarafında rampa bulunmasına rağmen karşı tarafta olmaması gibi sorunlar, engelli bireylerin günlük yaşamlarında sıkıntı ve zorluk yaşamasına yol açıyor.

KIBRIS, engelli bireylerin günlük yaşamlarında sorun yaşadığı bölgeleri yerinde görüntüledi.

Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Bulduk ile KKTC Engelliler Dayanışma Derneği Başkanı Ömer Suay, engellilerin çevresel faktörler nedeniyle yaşadığı sorunları anlattı.

Bulduk ve Suay, engelli bireylerin özellikle çevresel anlamda büyük sıkıntılar yaşadığını, sadece engelli bireylerin değil diğer insanların bile kaldırımlarda zar zor yürüyebildiğini vurguladı.

Bulduk:‘Siz evde oturun, dışarı çıkmayın’ mesajı alıyoruz

Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda ortopedik engelli bir birey olan Ömer Bulduk, kendilerini engelli olarak görmeseler de gündelik yaşamda bunun kendilerine hissettirildiğini belirtti ve ulaşım, erişim ve dolaşımda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını kaydetti.

Bulduk, evden çıkmak istediğinde gitmek istediği yerlere güvenli bir şekilde gidemediğini ifade ederek, buralarda engelli bireylere yönelik tuvaletlerin, rampaların ve park yerlerinin bulunmadığından yakındı.

Bulduk, “Siz evde oturun, dışarı çıkmayın, çalışmayın, zaten devlet size engelli maaşı veriyor” mesajını aldıklarına işaret ederek, belediyenin ve derneğin, engellileri taşıyan ambulift araçlarının bulunduğunu ancak bunun dışındaki ulaşımda engellilere yönelik herhangi bir adımın atılmadığını, bunun da ulaşım noktasında yaşadıkları sorunları yansıttığını ifade etti.

Engelli bireylerin dolaşım noktasında da sıkıntı yaşadıklarına dikkat çeken Bulduk, kaldırımların tekerlekli sandalyeliler için tehlikeli ve sorunlarla dolu, kaldırımların yüksek, çukurlarla dolu ve rampasız olduğunu, yürüyebilen kişilerin bile bu kaldırımlarda zorlandığını vurguladı.

Bulduk, hastanede, okullarda, asansörlerde, park yerlerinde engelli bireylerin birçok sıkıntıyla karşılaştığını söyleyerek, hastanelerdeki engelli tuvaletlerinin, asansörlerin, engelli park yerlerinin diğer insanlar tarafından işgal edildiğini, lise dönemine kadar olan okullarda engelliler için gerekli düzenlemelerin olmadığını bildirdi.

banner134
Kalp rahatsızlığı, parmaklarından birinde sorun olanların da kendisini büyük engelliler sınıfında gördüğüne dikkat çeken Bulduk, tekerlekli sandalye kullanan engelli bireylerin bu nedenle mağduriyet yaşadığını söyledi.

Bulduk, 12 yaşına kadar hayatının hastanelerde geçtiğini belirterek, buralarda bile engelli tuvaletlerinin herkes tarafından kullanıldığına şahit olduğunu kaydetti.

İlkokul, ortaokul ve lise dönemlerinde zorlandığını anımsatan Bulduk, şu an biraz ilerleme olsa da yapılaşmaların “engelliler yokmuş” zihniyetiyle yapıldığını dile getirdi.

Bulduk, çoğu kaldırımın engelli bireylerin dolaşmasına uygun olmadığına işaret ederek, “Bir engelli birey tek başına, başkasına muhtaç olmadan yola çıkamıyor. Özellikle nüfusun fazla olduğu yerlerde sıkıntı daha çok, çünkü bu yerlerde arabalar daha çok, plansızlık ve düzensizlik daha çok göze çarpıyor” dedi.

10- 15 sene öncesiyle bugünü karşılaştırdığında olumlu yönde birtakım farkların gözle görüldüğü anlatan Bulduk, ancak bu durumun yeterli olmadığını ifade etti.

Bulduk, engelli bireylerin evde hiçbir sıkıntı yaşamadığına dikkat çekerek, “Evden çıktığımız an engelli olduğumuz her açıdan bize hissettiriliyor” şeklinde konuştu.

Engelli bireyler ne kadar birlik olursa o kadar güçlü olduğu üzerinde duran Bulduk, kendisinin sporla uğraştığını, dernekte aktif olduğunu ve tüm bunlarla birlikte hayata olumlu gözlerle baktığını belirtti.

Bulduk, “Engelli kişiler kendilerini evlere kapatmasın, ‘Ben hiçbir şey yapamam’ demesin. Derneğimize ulaşsınlar, bana ulaşsınlar, aktif olsunlar, bu onlara iyi gelecek. Bizim derneğimizde basketbol, dart, gastronomi kursu gibi birçok etkinlik yapılıyor. Onlar da aktif olabilir” ifadelerini kullandı.

Yetkililerin rampa yaptığı için takdirle karşılandığını akla getiren Bulduk, bunun da yanlış bir davranış olduğunu, yetkililerin bu girişimlerde bulunmak zorunda olduğunu vurguladı.

Suay: Gayem, ülkemin engellerden arındırılması

KKTC Engelliler Dayanışma Derneği Başkanı Ömer Suay, ülkemizde yaşayan görme engelli bireylerin gündelik hayatta karşılaştığı ve ön plana çıkan birkaç temel engelin bulunduğunu belirterek, ilk sırada çevre engellerinin geldiğini kaydetti.

Özellikle Başkent Lefkoşa'nın çevre engelleri konusunda daha “çok fırın ekmeğe” ihtiyacı olduğunu dile getiren Suay, sokaklar, caddeler, kaldırımlar ve genel olarak tüm çevrelerin hem görme, hem de ortopedik engelli bireyler için adeta kısıtlamalardan geçilmediğini vurguladı.

Suay, şöyle devam etti:

“Düşünün ki yürüyüşe çıktınız ya da yürüyerek yaşadığınız şehrin sokaklarında gezmek, alışveriş yapmak istediniz. Bu ne kadar mümkün sizce? Ne kadar yeterli ve düzenli bir kaldırım yapısına sahibiz? Vücut engelleri bir yana, herhangi bir engeli olmayan bireyler dahi Lefkoşa kaldırımlarında hareket etmekte zorlanıyor.

Lefkoşa, hem kendi yaşadığım bölge, hem de ülkemizin başkenti olduğu için ayrıca üzerinde duruyor, karşılaştıklarımı ısrarla anlatmaya gayret ediyorum”.

Suay, yıllardır anlattıkları ve edindikleri tecrübe sonucunda paylaştıkları fikirlerin birçok belediyede az da olsa karşılık bulduğunu ifade etti.

Atılan adımların küçüklüğüne takılmadığına ve o ilk adımın atılmış olmasını da son derece önemli bulduğuna dikkat çeken Suay, “Yani gayem, kuru bir eleştiriden öte, özelde yaşadığım şehrin, genelde de ülkemin engellerden arındırılması, herkes için yaşanılabilir bir ortam oluşturulmasıdır” dedi.

Suay, Gönyeli bölgesinin tüm eksiklik, aksaklık ve yetersizliklerine rağmen Lefkoşa'dan daha iyi durumda olduğunu söyleyerek, İskele, Gazimağusa, Girne ve diğer bölgelerin de bir nebze olsun Lefkoşa’dan önde durduğunu anlattı.

Peki çözüm ne mi?

Engelli bireylerin hayatlarını zorlaştıran bu problemlerin çözümü üzerinde de duran Suay, “Planlı çevre yapısı, kaldırım iniş çıkışlarının rampalı, kaldırım üzerlerinin rehber yollarla donatılması ve genel ifadeyle de şehir içindeki tüm dış mekan kamusal alanların mimarisi hazırlanırken ülkede yaşayan herkes düşünülerek adımlar atılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Suay, tüm meselenin bundan ibaret olduğunu anlatarak, Kuzey Kıbrıs’ın küçük bir ülke olması nedeniyle atılacak olan küçük adımların karşılığının son derece büyük ve etkin olacağını vurguladı.

Özellikle pandemi sürecinde bu adımların atılabileceğini ifade eden Suay, bunun başarılamadığını ancak her şeye rağmen umutsuz olmadığını, özelde engelliler için genelde tüm ülke için elinden geleni yapacağına işaret etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75