banner6

Kamusal eğitim sistemi çökebilir!

banner37

Kamusal eğitim sistemi çökebilir!
banner151 banner143

Ceren ÖZBİL

  

   Ülkede yaşanan pahalılık ve alım gücünün düşmesi, çeşitli alanlarda kaoslara yol açıyor. Vatandaşlar, nasıl geçineceklerinin hesabını yaparken, öğrencilerin eğitimleri de bundan nasibini alıyor. Özel okulların kayıt ücretlerini ödeyemeyecek olan pek çok ailenin, çocuklarını devlet okullarına kaydettirdiği belirtiliyor. Ancak kamu okullarının, bu öğrenci artışını kaldıramayacağı öngörüsü hakim.

   Hayat pahalılığı, alım gücünün düşmesi ve Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybı nedeniyle bu yıl kamu okullarındaki öğrenci sayısında ciddi bir artış bekleniyor. Çocuklarını özel okullardan alıp devlet okullarına göndermek zorunda kalan pek çok aile için bu yöntem de kurtuluş gibi görünmüyor. Çünkü okulların bütçelerinin, bu durumla baş etmeye yeterli olmadığı ifade ediliyor.

   Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne bilgi veren Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Burak Maviş, yaptıkları araştırmaların, okulların 20 bin TL-250 bin TL arasında değişen yıllık giderleri (öğrenci nüfusu, öğretmen sayısı ve okulun alanına göre) olduğunu gösterdiğini açıkladı.

   Maviş, okullarımızın yüzde 6’sının 20 bin TL veya daha az, yüzde 52’sinin 21 bin – 60 bin TL arası, yüzde 23’ünün 61 bin – 120 bin TL arası, yüzde 8’inin 121 bin – 250 bin TL arası, yüzde 11’inin ise 250 bin TL ve üzeri yıllık bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

   Burak Maviş, bu konudaki sorumluluğun ise okul idarelerinde ya da ailelerde değil, Eğitim Bakanlığı’nda olduğunu vurguladı.

“Kamu okullarında öğrenci sayısının artması bekleniyor”

   KTÖS Eğitim Sekreteri Burak Maviş, 2021-2022 akademik yılında ilkokul, ortaokul ve lise seviyesinden 43 bin 387 öğrencinin kamu okullarında, 11 bin 911 öğrencinin ise özel okullarda eğitim gördüğünü ifade etti.  

   Hayat pahalılığı, alım gücünün düşmesi ve Türk Lirası’nın enflasyonu nedeniyle gelecek eğitim öğretim yılında kamu okullarında öğrenci sayılarının daha da artacağını düşündüklerini ifade eden Maviş, şöyle konuştu:

   “Genel bütçede eğitime ayrılan pay 2019’da yüzde12.62 iken, bu yıl 9.2’ye gerilemiştir. Bu bütçe içerisinde eğitimin niteliğinin artırılması ve okulların geliştirilmesi adına ayrılan oran yüzde 2 civarındadır.

   Bütçe içerisinde en fazla paya sahip olan kalem ‘personel giderleri’ olarak görülmekte ancak bu miktarın önemli bir miktarı, siyasi mevki olan ‘müşavir maaşlarına’ ve bürokratlara gitmektedir”.

“Okulların giderleri için bütçeye ihtiyacı var”

   Burak Maviş, okulların eğitim öğretim faaliyetlerini programlayabilmek, gezi-gözlem ve sportif faaliyetlere katılabilmek, her çocuğun eşit yararlanacağı materyali sağlayabilmek,  teknolojik imkanları kullanabilmek, sanat etkinliklerine malzeme sağlamak, bedava internet, temizlik ve okul öncesi sınıflarının öğretmen yardımcısı gibi temel giderlerini karşılayabilmek için okul bütçesine ihtiyaç duyulduğundan söz etti.

   Maviş, şöyle devam etti:

   “Yaptığımız araştırma, bize, okulların yirmi bin TL ve iki yüz elli bin TL arasında değişen yıllık giderleri (öğrenci nüfusu, öğretmen sayısı ve okulun alanına göre) olduğunu göstermektedir.

   Okullarımızın yüzde 6’sının 20 bin TL veya daha az, yüzde 52’sinin 21 bin – 60 bin TL arası, yüzde 23’ünün 61 bin – 120 bin TL arası, yüzde 8’inin 121 bin – 250 bin TL arası, yüzde 11’inin ise 250 bin TL ve üzeri yıllık bir bütçeye ihtiyaç duymaktadır.

   İlköğretim Dairesi’ne bağlı okullara bütçe ayrılması konusunda hükümetler ve Eğitim Bakanlığı, okulların ekonomik giderlerinin karşılanabilmesi konusunda sorumluluk almalıdır. Bu sorumluluk okul yöneticileri ve okul aile birliklerini “bağış” toplamaktan kurtaracaktır.

   Eğitimi yönetenler okulların ihtiyaçlarını karşılamalı,  okulların bu eksiklikler için malzeme veya ücret talebine karşı okul yöneticileri ve öğretmenleri ailelere karşı hedef göstermesinin önüne geçmelidir”.

“Okullara bütçe ayrılması konusunda ısrarcıyız

   Okullara bütçe ayrılarak, tüm paydaşların  (yönetici, öğretmen, veli, uzman, öğrenci, yerel idare) bütçe yapma sürecine katılımını sağlayarak, okul merkezli bütçe anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Maviş, şunları kaydetti:

   “Sendikamız, okullara bütçe ayrılması konusunda ısrarcıdır.

   Yıllardır süregelen bu sistemsizlikten ailelerin bütçesi olumsuz etkilendiği gibi, okul idareleri de zor durumda bırakılmaktadır.

   Hükümetin habersizmiş gibi davranarak, sorumluluktan kaçmak yerine ‘okullara bütçe’ ayırarak soruna kesin çözüm bulması gerekmektedir. Bu konuda sorumluluk okul idareleri veya ailelerde değil, Eğitim Bakanlığı’ndadır”.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104