Kan, alana can, verene sağlıktır

banner37

Thalassaemia Derneği Başkanı ve Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi Sorumlusu Çiğdem Beşevlerli, kan bağışçısı sayısının artırılmasının önemine vurgu yaparken, 2005’ten beri 32 kez kan bağışında bulunan Hasan Balses de deneyimlerini paylaşarak, taleplerini dile getirdi:

Kan, alana can, verene sağlıktır
banner99

Aliye ÖZENCİ

“TOPLUMUN BİLİNÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR”… Thalassaemia Derneği Başkanı ve Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi Sorumlusu Çiğdem Beşevlerli, kan ihtiyacının sadece belirli hastalar için değil, trafik kazası geçiren yaralılar, acil ameliyatlar ve doğum yapacak olan kişiler ile özel ve devlet hastanesinde yatan diğer hastalar için de geçerli olduğunun altını çizerek, kan bağışı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Beşevlerli, kan bağışı konusunda daha fazla farkındalık olması gerektiğini dile getirerek, “bunun için projeler geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

BİR BAŞLADI, BİR DAHA BIRAKAMADI… Mesleği gardiyanlık olan 44 yaşındaki Hasan Balses, ilk kez 2005 yılında kan bağışında bulunmuş ve o zamandan bugüne kadar da 32 kez kan bağışında bulunmuş. İlk kez kan vermesine rağmen, vücudunda bir rahatlama hissettiğini ifade eden Balses, “Şöyle düşünün ki 100 kilo bir insan bir anda kilo veriyor ve vücudu fit oluyor. Ben de kan bağışı yaptıktan sonra, kendimi tam olarak öyle hissettim… Rahat huzurlu ve enerji dolu” dedi. Balses, gönüllü bağışçı sayısının artırılması için Sağlık Bakanlığı’nın ödül gibi teşvik edici tedbirler alabileceğini söyledi.

Hastalıklar ya da kazalar sonucunda kan bulunamadığı için ne yazık ki insan yaşamı sona erebiliyor. Gerekli kan bulunmayıp ölüm yaşandığı zaman ise, kan bağışının önemi artıyor.

Bu acıların yaşanmaması için ise toplumun kan bağışı konusunda daha duyarlı olması gerekiyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Kızılay, Kan Bankası ile Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi ülkemizde kan bağışının az olduğunu ve yetersizliğini her fırsatta dile getiriyor.

Thalassaemia Derneği Başkanı ve Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi Sorumlusu Çiğdem Beşevlerli ve 2005 yılından günümüze kadar 32 kez kan bağışında bulunan gönüllü kan bağışçısı Hasan Balses, bu konuda KIBRIS’a konuşarak, insanların genellikle kana ihtiyaç duyduğu veya başı sıkıştığı zaman alarma geçtiğini dile getirdi.

Beşevlerli, bağışlanan kanların bir başkasına can verdiğini, kanı bağışlayan kişininse daha sağlıklı olduğunu vurgularken, yıllardır düzenli olarak kan bağışında bulunan Balses de deneyimlerini paylaştı, kan bağışçılığının artırılabilmesi için taleplerini ve düşüncülerini anlattı.

Balses 2005’ten bugüne 32 kez kan bağışında bulundu

2005’ten beri gönüllü kan bağışçısı olan Hasan Balses, gönüllü kan bağışçılarının artması için Sağlık Bakanlığı’nın elini taşın altına koyması konusunda ricada bulunarak, önerilerde bulundu.

  Mormenekşeli Hasan Balses, 44 yaşında evli ve bir kız çocuğu babası. Lefkoşa Merkezi Cezaevi’nde gardiyan olarak görev yapıyor.

Balses kendi deyimiyle kan verme macerasını; “2005 yılında uzman çavuş olarak görev yaptığım bölgeye kan bağış aracının gelmesiyle başladı” şeklinde anlatıyor.

İlk kez kan vermesine rağmen, vücudunda bir rahatlama hissettiğini ifade eden Balses, “Şöyle düşünün ki 100 kilo bir insan bir anda kilo veriyor ve vücudu fit oluyor. Kendisini tüy gibi hafif hissediyor. Ben de kan bağışı yaptıktan sonra, kendimi tam olarak öyle hissettim… Rahat huzurlu ve enerji dolu” dedi.

2005’ten günümüze 32 kez kan bağışında bulunduğunu ifade eden Balses, uzman önerisiyle önemli bir sağlık sorunu olmayan 18-65 yaş arası bireylerin kan bağışında bulunabileceğini söyledi.

Balses, “Kan bağışı hem kan ihtiyacı olan hem de bağış yapan kişinin daha sağlıklı bir yapıya sahip olması için önemlidir” ifadelerine de yer verdi.

Toplumun geneli özellikle sosyal medyada klavyesini her konu hakkında çok duyarlı ve çok ilgiliymiş gibi konuşturduğunu da belirten Balses, icraata geldiği zaman “kimse kılını kıpırdatmıyor” diyerek sitem etti.

Balses konuşmasında, “Ne yazık ki, kan bağışı konusunda çok duyarsız ve ilgisiz bir toplumuz. Son anda ihtiyaç duyulduğu zaman eş dost akraba için kan vermeye koşuyoruz. Bu nedenle de sosyal medya üzerinden “Dikkat! Kan Aranıyor” duyurusuyla sıkça karşılaşıyoruz. Oysa gönüllü kan bağışçılarında artış olsa, stoklarda kan eksikliği yaşanmaz ailelerde panik olmaz” diye konuştu.

Balses, kan ihtiyacının sadece acil vakalar için değil, doğum yapacak, ameliyat olacak ve Thalassaemia hastaları için de olduğunu kaydetti.

2005’ten beri hiç aksatmadan kan bağışı yaptığını dile getiren Balses, “askerde bir söz vardır ‘at, vur, övün’. Demek istediğim bir şeyi başardıysan özellikle alın teriyle başarılmışsa övünmeye hakkı vardır. Bugün ben de ülkemizde iddia ediyorum ki kan bağışı rekoru bende. Bununla sanırım övünebilirim. Bugün 1 kez bile kan vermeyen insanlarımız varken ben 32 kez kan bağışında bulundum” dedi.

Balses, “hiç tanımadığım hastalar için kan bağışında bulunduğum zaman kendimi çok huzurlu hissediyorum. Hem onların sağlığı hem de kendi vücut sağlığım için katkıda bulunuyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor. Her kan bağışında da bunu yaşıyorum” dedi.

Balses; Bağışçılara özendirici ödüller verilebilir

Gönüllü kan bağışçılarının az olduğu vurgusunu yapan Balses, kan bankasındaki hemşirelerin özellikle arka arkaya yaşanan olaylarda kan bulma sıkıntısı yaşadıklarına ve insanların duyarsızlığından yakındıklarına tanıklık ettiğini söyledi.

banner134

Balses, toplumun kan bağışı konusun da özendirilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın da bu konuda elini taşın altına koymasını istedi.

Balses, “Dünyanın birçok ülkesinde kan bağışı yapan bireylere onore edici ufak ödüller verildiğini okuyoruz. Ama ne yazık ki ülkemizde bir teşekkür belgesi olan bir kağıdı bile bizlere çok görüyorlar. Önemli ve hayati bir konu olan kan bağışı için özendirici ödüller verilse, belki bağışçıların sayısında artış olabilir diye düşünüyorum” sözleriyle bu yöndeki beklentisini dile getirdi.

Sağlık Bakanlığı’ndan toplumu kan bağışı konusunda bilgilendirici, eğitici programlar düzenlemesini isteyen Balses, “mutlaka insanları özendirecek küçük maddi veya manevi şeyler yapılsın” diyerek çağrı da bulundu.

Balses, “Bu konuda oturulup tartışılarak çözüm üretilebilir. Örneğin sağlık veya başka bir alanda bağışçıya bir miktar indirim yapılabilir. Plaket ya da bir teşekkür belgesi de verilebilir. Hepimiz insanoğluyuz ve bizleri cezbeden şeylere daha yatkınız. Burada anlatmak istediğim, bugün kan bağışı yapan bir miktar kitle bulunuyor… Ama önemli olan bir şekilde yeni kan bağışçıları kazanmak ve bağışçıların sayısında artış yaşamasını sağlamaktır. Belki ben de basın yoluyla sesimi duyurur ve bir kapı açmaya vesile olurum” dedi.

Pandemi sürecinde kan bağışının daha da azaldığına dikkat çeken Balses, “Korona kan yoluyla geçen bir hastalık değil. Bu konuda bağışçıların içi rahat olsun, gerek kan bankasında gerekse kan bağışı araçlarında tüm hijyen koşulları sağlanıyor. Görevliler en küçük noktasına kadar her şeyi düşündüler. Eldivenlerini, maskelerini sürekli değiştiriyorlar. Yattığımız yataklar da hijyenik ve tek kullanımlık iğneler kullanılıyor. Bulaşıcı bir hastalığa yakalanma riski yok” dedi.

Beşevlerli: Farkındalığın artırılması için projeler geliştirilmeli

Thalassaemia Derneği Asbaşkanı ve Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi Sorumlusu Çiğdem Beşevlerli de, kan bağışının, hayata dair bir iyilik olduğunu ve bunun herkesin hayatında bir slogana dönüşmesi gerektiğine, bu iyiliğin aslında bir hayatı kurtarmak ve bir hayata can olmak anlamına geldiğini kaydetti.

“Çok kan bağışı, çok kan stoku demektir” ifadesini kullanan Beşevlerli, “Ne yazık ki, insanlar ihtiyaç duyduğu veya başı sıkıştığı zaman alarma geçiyor… Ancak böyle bir durum karşısında, kan bağışının ne kadar yararlı, faydalı ve en önemlisi hayat kurtarabileceğinin farkına varabiliyor” şeklinde konuştu.

Kan ihtiyacının sadece belirli hastalar için değil, trafik kazası geçiren yaralılar, acil ameliyatlar ve doğum yapacak olan kişiler, özel ve devlet hastanesinde yatan hastalar için de geçerli olduğunun altını çizen Beşevlerli, kan bağışı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini ve da daha fazla farkındalık olması gerektiğini dile getirerek, “bunun için projeler geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Thalassaemia Derneği’nin, Kan Bankası, Kızılay ve Sağlık Bakanlığı’nın iş birliğiyle Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi’ni kurduklarını belirten Beşevlerli, Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan birimin Kan Bankası ve Kızılay ile koordineli çalıştığını anlattı.

Kurulan birimin hedefinin, sadece Thalassaemia hastaları için değil tüm kan ihtiyacı olan kişiler için de çalışarak yeni kan bağışçıları kazandırmak olduğunu kaydeden Beşevlerli, “Kan bağışı aslında bizim kanayan yaramızdır. Hayata dair bir iyilik yapınız diyerek tüm halkımızı kan bağışına davet ediyorum. Daha sağlıklı ve daha güzel yarınlar için kan bağışında bulunalım” dedi.

Beşevlerli, Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi’nin Sağlık Bakanlığı binasına taşındığını belirterek, kan bağışı yapmak isteyen ve bilgi almak isteyenlerin 0548 897 07 07 numaralı telefondan ulaşabileceğini söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88