banner6

Kapılarda ‘hizmet devri’ kavgası!

banner37

Kapılarda ‘hizmet devri’ kavgası!
banner151 banner143

Ali ÇATAL

   Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişleri kolaylaştırmak ve hizmetleri iyileştirmek amacıyla Başbakanlık ile Ekonomik Örgütler Platformu (EÖP) arasında imzalanan ‘kara sınır kapılarındaki hizmetlerin özele devrine’ yönelik protokol tartışma yarattı.

   KKTC’nin kara sınır kapılarında araç ve yaya geçişlerinde yaşanılan sıkışıklığı gidermeye yönelik olacağı açıklanan protokol, buradaki hizmetlerin özele devrini öngörüyor.

   Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın olayı ‘peşkeş’ olarak nitelerken, KTTO Başkanı Deniz,  “Peşkeşi önleme” değerlendirmesinde bulundu.

   Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu’ndan 20 Haziran 2022’de verilen bilgide, Başbakanlık ile Ekonomik Örgütler Platformu (EÖP) arasında ‘kara sınır kapılarının iyileştirilmesine’ yönelik bir protokolün imzalandığı kaydedildi.

   Başbakan Ünal Üstel, kara sınır kapılarındaki hizmetlerin iyileştirilmesine yönelik protokolün iyi bir çalışma olmasının yanında ‘ülke için yeni bir dönemi’ başlatacağını söyledi.

   Başbakanlık ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO), Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) ve Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) tarafından oluşturulan EÖP arasında, kara sınır kapılarındaki hizmetlerin ‘çağdaş ölçülere uygun yönetilmesi ve sürdürülmesi’ amacıyla imzalanan protokole, Üstel’le birlikte KTTO Başkanı Tugay Deniz, KTSO As Başkanı Mustafa Ersözlü, KTİMB Başkanı Cafer Gürcafer ve KTOB Başkanı Dimağ Çağıner imza koydu.

Üstel: Devlet-özel sektör dayanışmasının örneği

   Ünal Üstel, protokol imzalanmadan önce yaptığı açıklamada, EÖP’nin, hükümetin çağrılarına cevap vererek hızla çalışma başlattığını belirtti.

   Kara sınır kapılarıyla ilgili oluşturulan meclis komitesinin başına, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı döneminde bu konuda çalışma başlatan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Resmiye Canaltay’ın getirildiğini, komite ve EÖP’nin kısa zamanda güzel bir çalışma yaptığını ifade eden Üstel, devlet-özel sektör dayanışmasının güzel bir örneğinin ortaya çıktığını söyledi.

   Üstel, komite üyeleriyle kara sınır kapılarına yaptığı ziyaretlerde eksiklileri yerinde tespit ettiklerini ifade ederek, herkesin beklentisinin, kara sınır kapılarındaki geçişleri rahatlamak olduğunu kaydetti.

   Ünal Üstel, “Ülkemiz için iyi bir dönem olacak, iyi bir çalışma olacak, iyi bir ilk adım olacak” dedi.

   Üstel, ekonominin zor bir dönemden geçtiği bu günlerde kara sınır kapılarındaki geçişleri rahatlatmanın iç piyasaya katkı sağlayacağına ve devlet özel sektör dayanışmasının gelecek dönemde yeni projelere vesile olacağına inandığını da belirtti.

Çağıner: Başbakan’ın ortaya koyduğu iradeyi takdir ediyoruz

   EÖP adına konuşan Dimağ Çağıner de EÖP olarak, Üstel’in ortaya koyduğu iradeyi ve hükümetin kara sınır kapılarının iyileştirilme çabasını takdir ettiklerini söyledi. Çağıner, “EÖP’yi oluşturan dört birlik olarak ‘taşın altına ellerini koyduklarını’ kaydetti.

   Çağıner, ülkeye yakışan bir şekilde düzenlenmiş ve hizmet kapasitesi artırılmış sınır kapılarının oluşturulması amacıyla EÖP olarak bu işe başladıklarını belirterek, “Çok kısa süre içerisinde öncelikle teknolojik sıkıntıları çözüp, sonra da görsel anlamda iyileştirmeleri ve daha fazla ve daha rahat hizmet verebilecek kara sınır kapıları oluşturmak için çalışmalarımıza başladık” diye konuştu.

   Fiziksel yapılandırmalar nedeniyle KTİMB’in başı çektiğini, diğer birliklerin de vizyonlarını ortaya koyacağını ifade eden Çağıner, kara sınır kapılarının, kısa sürede ‘ülkeye yakışır şekilde’ devreye sokulacağını” söyledi.

   “EÖP, kara sınır kapılarında dört dörtlük hizmet verebilecek altyapıyı yapmayı, Başbakan Üstel’in ortaya koyduğu iradeyi sahiplenerek devreye girdi” diyen Çağıner, “Böylece ticaret hacmimizi artıracağımızı umuyoruz” dedi.

Barçın: Yap-işlet var, ‘devret’ yok

   CTP Milletvekili Devrim Barçın ise kara sınır kapılarının ‘yasalara aykırı şekilde’ süresiz özelleştirildiğini savundu.

   Başbakanlık ile EÖP arasında imzalanan söz konusu protokolün içeriğinin ‘ciddi endişelere’ neden olduğunu aktaran Barçın, “Bir kere bu protokolün süresi yok; yani süresiz. Bu protokolün bir süreye tabi tutulması elzemdir” ifadelerini kullandı.

   Diğer taraftan, söz konusu protokolde, platformun kuracağı şirketin, polis ve gümrük de dahil olmak üzere, bu gibi hizmet binalarının ‘devlete de dahil’ kiralanacağının yazdığına işaret eden Barçın, “Yani bir nevi yap-işlet modeli ama protokolde süre olmadığı için ‘devret’ kısmı yok” şeklinde konuştu.

   Buna göre, Ercan Havalimanı gibi kara sınır kapılarındaki tüm binaların da ‘süresiz’ özelleştirildiğini söyleyen Barçın, “Sadece binalar değil, verilen hizmetin de özelleştirilmesi söz konusu; hem de mevzuatlarımıza aykırı bir şekilde süresiz bir protokol vasıtasıyla” şeklinde konuştu.

   EÖP’nin, ekonomiyi baz alarak hareket etmesinin ve “Kapılardan geçişler ne kadar kolay olursa, bölgenin mali yapısı da o denli canlanır” yaklaşımına sahip olmasının ‘anlaşılabilir’ olduğunu kaydeden Barçın, devlet adına Başbakan Ünal Üstel’in imza koyduğu ‘masum gözüken’ bu protokolün konusunun ise KKTC ile Güney Kıbrıs arasında mevcut ve ‘bundan sonra açılması planlanan’ sınır kapılarındaki hizmetlerin ‘çağdaş’ şekilde yönetilmesi olarak kayda geçtiğini anlattı.

   ‘Kapılardaki hizmetlerin çağdaş şekilde yönetilmesi’ doğrultusunda da EÖP’nin ‘bir şirket kuracağı’ bilgisinin verildiğini kaydeden Barçın, ilgili şirketin ise ‘henüz’ piyasada olmadığını belirtti.

“Peşkeş çekiliyor”

   “Şirketin sermayesini ve direktörünün kim olacağını bilmiyoruz” diyen Devrim Barçın, bu şirketin ‘bazı hizmetleri’ doğrudan üstlenirken, bazı hizmetleri ise KKTC yasalarına uygun çalışan özel sektör bileşenlerinin üstlenmesi için sözleşme imzalamaya ve ‘hizmet binası ve alanlarını kiralamaya’ da yetkili olacağını açıkladı.

   “Yani kara sınır kapıları, şu anda olmayan ve kurulacağı vaat edilen bir şirkete Başbakan tarafından peşkeş çekiliyor” iddiasında bulunan Barçın, bu konudaki usulün belli olduğunu, ancak Özelleştirme Yasası kapsamında hareket edilmesi durumunda bir yasa dışılığın yaşanmayacağını vurguladı.

   Kamudaki hizmetlerin özel sektöre devrinin sadece Özelleştirme Yasası kapsamında hazırlanan raporlar üzerinden gerçekleşebileceğini ifade eden Barçın, bu uğurda çalışacak müstakil bir komisyonun da kurulmasının şart olduğunu söyledi.

   Protokol vasıtasıyla, kara kapılarındaki tüm işletme ve hizmet haklarının, ‘kimin kuracağı bile halen belli olmayan’ bir şirkete verilmesinin ‘peşkeş’ olduğunu iddia eden Barçın, aynı protokolde ‘özel koşullar’ adı altında ise kamu görevlisi personelin, ‘kurulacağı söylenen’ şirketin otopark ve tuvaletlerinden ‘ücretsiz’ yararlanacağı bilgisinin verildiğini söyledi; “Allah’tan bunu düşünmüşler” dedi.

   ‘Kurulacağı söylenen’ şirketin, devlete ancak tuvaleti ‘lütfettiğini’ de söyleyen Barçın, bundan böyle Kermiya’dan geçerken otopark ve tuvalet için para ödeneceğini belirtti.

“Oda ve birlikler dava açacak”

   ‘Kurulacağı söylenen’ şirketin, yarın bir gün bölgeye benzin istasyonu ve market gibi ‘farklı yatırımlara’ girişmeyeceğinin garantisi olmadığına da dikkat çeken Devrim Barçın, “Bitmedi! Kurulacağı söylenen şirket, tüm sigortacılık teamüllerine aykırı şekilde, buralardaki sigorta hizmetlerini de tekelleştirecek” ifadesini kullandı.

   ‘Bir iddiaya göre’ bu bölgelerde ‘duty-free’ yani ‘gümrüksüz mal satışı’ noktalarının da kurulacağını ifade eden Barçın, bu yaklaşımın da buraların ‘Ercan Havalimanı gibi’ muameleye tabi kılınarak, bu alandaki pazarı ‘darmadağın edecek’ bir yaklaşım olduğunu kaydetti.

   Hukuki yapısı bilinmemesinin ötesinde ‘olmayan’ bir şirkete ihalesiz şekilde ‘Yürürlük ve Fesih’ maddesi altında ve “İşbu protokol, süresiz olarak aktedilmiştir” ibaresiyle kara sınır kapılarındaki acente, rehberlik, market, sigorta, tuvalet ve otoparkın hem hizmetini, hem de binasını ‘EÖP’nin kuracağı söylenen’ şirkete süresiz olarak verildiğini belirten Barçın, bu duruma ise “Peşkeşin daniskası” şeklinde tepki gösterdi.

   Özelleştirme Yasası yaptıkları için övünenlerin, kendi yaptıkları yasanın kurallarına bile uymadıkları bir protokol üzerinden, kara kapılarındaki bütün hizmetlerin işletme haklarını özele devrettiğini kaydeden Barçın, bu konudan rahatsız bazı odalar ve birliklerin de ‘dava açmaya hazırlandığı’ bilgisine ulaştığını açıkladı.

   Hükümetin, Özelleştirme Yasası’nı çiğnemesinin mümkün olmadığını kaydeden Barçın, kimsenin ‘hükümet içinde hükümet’ gibi davranamayacağını söyledi; iktidarı, ‘koltuk alamayanları’ peşkeş çekilmiş alanların yönetimine getirme çabasından vazgeçmeye çağırdı.

Deniz: Kazanan Kıbrıs Türk halkı olacak

   Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz ise bu protokolle, öncelikli murat edilenin, kara kapılarından geçişlerde yaşanan tıkanıklığın önlenmesi olduğunu kaydetti.

   Bilgisayar sistemlerinin ve yazılım altyapılarının, kapılardan hızlı geçişlere izin verecek şekilde güncelleneceğini belirten Deniz, ayrıca çevre düzenlemesi, bu bölgelerdeki kabinlerin görüntülerinin iyileştirilmesi ve buralarda görev alan polis ve gümrük personelinin ihtiyaçlarının karşılanması doğrultusunda da adımların atılacağını söyledi.

   Kara kapılarından geçecekler için otopark ve cafe hizmetlerinin de modernize edileceğini belirten Deniz, bu bölgelerdeki tabelaların da yenilenerek ‘çağdaş ve kucaklayıcı’ bir görünümün sağlanacağını ifade etti.

   KKTC’ye hava ve deniz yoluyla gelenlerin kat be kat fazlasının, her yıl kara sınır kapılarından geçtiğini hatırlatan Deniz, sırf uzun süre beklemesi gerektiğinden KKTC’ye gelmekten vazgeçen çok sayıda insan olduğuna dikkat çekti.

   Söz konusu protokolün, kamu-özel iş birliğini sağlaması nedeniyle ‘KKTC tarihinde bir ilk’ olduğunu da aktaran Deniz, böylesi bir yaklaşımın da bundan sonraki sürecin yolunu açacağını söyledi.

   “Her şeyi devletten beklememek gerek” diyen Deniz, bu protokolün bir fırsat olduğunu ve kazananın da Kıbrıs Türk halkı olacağını vurguladı.

   EÖP’nin bir platform olması nedeniyle hukuki bir zemini olmadığından bir şirket kuracaklarını kaydeden Deniz, EÖP bünyesinde kurulacak şirketin ‘kâr amacı gütmeyen’ mahiyette olacağını da duyurdu.

   EÖP’nin, bölgelerdeki hizmetleri ‘yerel esnafa’ kiralayacağını ve sadece düzenleme görevi göreceğini de belirten Deniz, elde edilecek kira gelirlerinin de ‘son kuruşuna kadar’ kara kapılarının modernizasyonuna harcanacağını söyledi.

   Başbakanlık istişaresinde ve 25 iş günü içerisinde bir ‘fizibilite raporu’ yayımlayacaklarını anlatan Deniz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) de bu türden düzenlemeleri ‘gayet başarılı şekilde’ gerçekleştirdiğine vurgu yaptı.

   Deniz, “Peşkeş diye bir durum söz konusu değil. Bilakis; ‘peşkeşi önleme’ var. Bunlar, ciddiye bile alınmayacak iddialar. Bütün peşkeşlere de ayrıca karşıyız” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104