Karanlık yollarda can pazarı

banner37

Yıllardır “Karayolları Dairesi yapacaktı”, “KIB-TEK yapacaktı”, “belediyeler yapacaktı”, “para yoktu” derken ülkedeki anayolların aydınlatılması ile ilgili projeler hep yalan oldu. Bu aydınlatma projelerinin hayata geçmemesi ise beraberinde kazaları getirdi

Karanlık yollarda can pazarı
banner90
banner99

Ceren ÖZBİL

“KAVŞAKLARDA AYDINLATMA MECBURİDİR”… Karayolları Dairesi eski Müdürü Hasan Nihat Erduran, Karayolları Dairesi’nin anayolları aydınlatma zorunluluğu olmadığını söyledi ve “ülke, turizm ülkesidir. Zamanında anayollar ve ana arterlere aydınlatma yapıldı ancak Karayolları’nın esas görevi kavşakları aydınlatmaktır. Kavşaklarda yolcular inip, yolcular alınıyor. Buralara da yaya geçitleri otobüs durakları yapıldığı için oralarda aydınlatma mecburidir” diye konuştu.

“YANMAYAN KAVŞAK IŞIKLARI KABUL EDİLEMEZ”… Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, dünyaya bakıldığında anayolların ışıklandırılmasının her yerde görülmediğini, ancak bu ülkelerde anayollarda ne yaya, ne de hayvan olabildiğini belirtti. Bizde ise hem yayaların hem de hayvanların çok rahat dolaşabileceği anayollar olduğundan söz eden Avcı “anayolların ışıklandırılması güzel bir şey olmakla birlikte şarttır diye bir iddiam yok. Ancak kavşakların ışıklandırılması şarttır, sönmüş kavşak ışığı olması da kabul edilemez” dedi.

“AYDINLATMA AYNI DÜZEYDE OLMALI”… EMO Başkanı Ali Murat Cellatoğlu, şu anda anayollardaki bazı ışıkların yanıp, bazılarının yanmamasının bazı yerlerdeki aydınlatmanın da standart üstü olmasının trafik açısından tehlike olduğunu söyledi ve “bir ışık yanar bir ışık yanmaz ya da iki ışık yanar biri yanmaz ya da tam tersi bir şekilde yani aydınlık-karanlık, aydınlık-karanlık gitmesi çok daha ciddi bir tehlikedir. Aydınlatmanın hep aynı düzeyde olmaması, hiç aydınlatma olmamasından daha tehlikelidir. Bu gözü aldatıyor. Bazı yerlerde de olması gerekenden daha fazla aydınlatma var” ifadelerini kullandı.

“ŞEHİR İÇİ YOLLARIN AYDINLATILMASI KIB-TEK’E BAĞLI”… KIB-TEK Genel Müdürü Gürcan Erdoğan, Lefkoşa-Mağusa yolu, Mağusa-Karpaz yolu gibi anayolların aydınlatılmasının Karayolları Dairesi’ne bağlı olduğunu ancak şehir içi aydınlatmaların KIB-TEK’in kontrolünde olduğunu söyledi. Elektrik faturalarına yansıyan aydınlatma ücretinin sadece şehir içi yolları kapsadığını ifade eden Erdoğan, “Düşünün bir refüj çalışması var, bugün Karayolları Dairesi gitti, yarın orada lamba varsa bizim de gitmemiz gerekecek. Tek yerden koordine edilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum” şeklinde görüş ortaya koydu.

Yıllardır “Karayolları Dairesi yapacaktı”, “Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu yapacaktı”, “belediyeler yapacaktı”, “para yoktu” derken bir türlü anayolların aydınlatılması sorunu çözülemedi. Hatta var olan ve bozulan sokak aydınlatma lambaları da doğru düzgün tamir edilmedi.

Yolun bir kısmının aydınlık, bir kısmının karanlık olması ise trafikteki kaza risklerini daha da artırdı. Bu sorun defalarca hem polis yetkilileri hem de yargıçlar tarafından da dile getirildi. Buna rağmen değişen bir şey olmadı.

Çözülemeyen bu anayolların aydınlatılması sorunu beraberinde trafik kazalarını getirdi. Hatta bazı ölümlü kazaların temelinde yolların karanlık olması nedenin yattığı konuşuldu.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Müdürü Gürcan Erdoğan, Karayolları Dairesi eski Müdürü Hasan Nihat Erduran, Trafik Kazalarını Önleme Derneği (TKÖD) Başkanı Mehmet Avcı ve Kıbrıs Türk Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Ali Murat Cellatoğlu anayolların karanlık olmasının trafikte yarattığı tehlike ve bu konuda atılabilecek adımlar hakkında bilgi verdi.

Erdoğan: Faturalardaki aydınlatma ücreti şehir içi yolları kapsıyor

KIB-TEK Genel Müdürü Gürcan Erdoğan, Lefkoşa-Mağusa yolu, Mağusa-Karpaz yolu gibi anayolların aydınlatılmasının Karayolları Dairesi’ne bağlı olduğunu ancak şehir içi aydınlatmaların KIB-TEK’in kontrolünde olduğunu söyledi.

Elektrik faturalarına yansıyan aydınlatma ücretinin sadece şehir içi yolları kapsadığını ifade eden Erdoğan, “Bu da bu aydınlatma maliyetinin aktif abone sayısına bölünmesiyle elde edilen miktardır. O ay 3 milyon TL’lik aydınlatma bedeli çıkmışsa ve 150 bin tane de aktif abone varsa, 3 milyon TL 150 bine bölünür ve o da faturalara yansıtılır. Bu sadece şehir içi aydınlatması için geçerlidir. Karayollarının aydınlatma sayaçları Karayolları Dairesi’ne aittir” dedi.

Anayollardaki aydınlatmalar

Anayollardaki aydınlatma eğer KIB-TEK’e devredilecekse bunun mal varlığı ile birlikte devredilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, şu şekilde konuştu:

“Karayolları listesinden bu mal varlığı çıkarılıp Bakanlar Kurulu kararı ile bunlar KIB-TEK’in mal varlığına dahil edilmelidir ki KIB-TEK bunun idamesini yapabilsin. Ya da Karayolları bununla ilgili KIB-TEK’ten hizmet alabilir. Biz zaten şuanda da elimizden geldiğince Karayolları’na yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Bizim anayolların aydınlatmalarının KIB-TEK’e bağlanması gibi bir talebimiz yok… Karayolları Dairesi’nin de kendi ekibi var. Onlar da bunu yaptırabilir. Tabi ki her yerde olduğu gibi kadro sıkıntıları her dairede var. KIB-TEK, şu anda 250 eksik personelle çalışıyor. Karayolları Dairesi’nin de kendi kadrosunu güçlendirip bu işi yapabilmesi lazım.

Düşünün bir refüj çalışması var, bugün Karayolları Dairesi gitti, yarın orada lamba varsa bizim de gitmemiz gerekecek. Tek yerden koordine edilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.”

“Ulaştırma Bakanı’nın bu yönde çalışmaları var”

Gürcan Erdoğan, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Canaltay’ın bu konuda ciddi bir çalışma içerisinde olduğunu bildiğini söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Bizimle ciddi bir çalışma içerisindedir. Biz de kendisine destek olmaya çalışıyoruz ve bu sorunları aşmayı hedefliyoruz. Bilindiği gibi çok uzun yıllardır Mağusa-Salamis yolunda çok ciddi bir aydınlatma sorunu vardı, bununla ilgili gelir gelmez bir çalışma başlattı. Gerekli malzemeyi tedarik ettik, bir işbirliği sağladık. Belediye, KIB-TEK, Karayolları Dairesi’ni bir araya getirdi ve bu sorunu çözdü. Bakanımız bu konularda ciddi bir çalışma içindedir. Sanırım yakında bu sorunlar çözülecektir.”

Erduran: Karayolları Dairesi’nin böyle bir zorunluluğu yok

Karayolları Dairesi eski Müdürü Hasan Nihat Erduran, Karayolları Dairesi’nin anayolları aydınlatma zorunluluğu olmadığını söyledi ve “ülke turizm ülkesidir. Zamanında anayollar ve ana arterlere aydınlatma yapıldı ancak Karayolları’nın esas görevi kavşakları aydınlatmaktır. Kavşaklarda yolcular inip, yolcular alınıyor. Buralara da yaya geçitleri otobüs durakları yapıldığı için oralarda aydınlatma mecburidir” dedi. 

KIB-TEK’in bir dönem aydınlatmaların tek elden yönetilmesi ile ilgili bir yazı yayınladığını da hatırlatan Erduran, bu yazı ile belediye sınırlarındaki aydınlatmaların KIB-TEK tarafından üstlenildiğini fakat hâlâ anayollardaki aydınlatmaların üstlenilmediğini ifade etti.

“Aydınlatmaların çalışması KIB-TEK’in de kârına”

Anayollardaki aydınlatmaların çalışmasından KIB-TEK’in de kârlı çıkacağını ifade eden Erduran, şu şekilde konuştu:

“Bence o yazıya göre anayollardaki aydınlatmaların sorumluluğunu da KIB-TEK’in alması gerekir. Anayollarda yanmamış her aydınlatma, sayacın dönmemesi demek olur. Sayaç dönmezse KIB-TEK kazanamaz, ayrıca vatandaşın da can güvenliği tehlikeye girer. Bunların bakımını yapmak, çalıştırmak KIB-TEK’in işine gelir. Çünkü belediyeler ve karayolları KIB-TEK’in kurumsal müşterisidir. Ayrıca Karayolları Dairesi zamanında bunu ya kendi elemanları ile yapardı ya da dışarından hizmet alarak yapardı. Ancak şu an Karayolları’nın kadroları açık. Teknisyen eksiklikleri var. Bu şekilde buna yetişmesi mümkün değil. Zaten yollar arttıkça bakım ihtiyacı da artar. Ancak Karayolları Dairesi’nin personel sayısı yasanın gösterdiği personel sayısının çok altındadır. Çekirdek kadro mutlaka olmalıdır. Belediyelerin daha çok personeli var.

banner134
Ayrıca standartsız, yasal olmayan, tüzükleri eksik reklam yapılması, anayollarda dikkat dağıtır ve kazalara neden olur. Bu konuda tedbir alınmalıdır... Reklamların Teşhiri Yasası, Belediyeler Yasası düzenlenmelidir. Şehir içi ayrı bir konu, anayollar ayrı bir konudur. İnsani, teknik ve çevreci yaklaşım şarttır.”

Avcı: Kavşakların ışıklandırılması şarttır

Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, dünyaya bakıldığında anayolların ışıklandırılmasının her yerde görülmediğini, ancak bu ülkelerde anayollarda ne yaya, ne de hayvan olabildiğini belirtti.

Bizde ise hem yayaların hem de hayvanların çok rahat dolaşabileceği anayollar olduğundan söz eden Avcı,  “Bizde karşıdan karşıya geçmeler de vardır. Ayrıca ışıksız arabaların da olduğu acı bir gerçektir. Tabi ki anayolların ışıklandırılması güzel bir şey olmakla birlikte şarttır diye bir iddiam yok. Ancak kavşakların ışıklandırılması şarttır, sönmüş kavşak ışığı olması da kabul edilemez” dedi.

Avcı, ülkedeki kavşakların tehlike merkezi olduğunu belirtti ve orada araçların bile yola atılarak çıkmasının, yayaların yolun içinde yürümesinin de ciddi tehlikelere yol açtığını ifade etti.

“Borç var diye anayollardaki lambaların elektriği kesilemez”

Mehmet Avcı, anayollardaki aydınlatma lambalarının çalışmamasının iki nedeni olabileceğinden söz etti ve şu şekilde konuştu:

“Anayollardaki ışıkların çalışmamasına gelecek olursak, bunun nedeni arıza olabilir, ancak bu arızaların en makul süre olan bir iki günde tamir edilmemesi bir KKTC ayıbıdır. Bu ışıkların çalışmamasının ikinci bir nedeni de gerekli parasal ödemenin ya belediyeler ya da Karayolları Dairesi tarafından yapılmamasıdır. Bu devletçilikte kabul edilemez. Yani ilgili kurum elektrik parasını ödemedi diye sokakta giden vatandaşın canı tehlikeye atılamaz. Elektrik Kurumu da para ödenmedi diye elektriği keserek vatandaşın hayatının tehlikeye girmesine zemin hazırlayamaz. Eğer borç varsa, bu borç için gerekli yasal süreç başlatılır. Ancak yolu aydınlatmak Karayolları Dairesi’nin asli görevidir.”

“Sorumlu olanlar da sorgulanmalı”

Avcı, özellikle meskun mahallelerde ışıklandırma olmadığı zaman meydana gelen kazalarda sadece sürücünün yargılanmasının ve ışıklar yanmadı diye bunun hafifletici bir neden olarak gösterilmesine rağmen ışıkları yakmayanların sorgulanmamasının kabul edilemez bir şey olduğunu belirtti.

Mehmet Avcı, bir dairenin, bir binanın elektriğinin kesilmesinin kabul edilebilir olduğunu ancak sokaktaki lambaların elektriğinin kesilmesinin insanların hayatını tehlikeye atması nedeniyle kabul edilemez olduğunu kaydetti.

“Elektrik faturasına yansıtılıyor”

Mehmet Avcı, yol aydınlatma parasının elektrik faturalarına yansıtıldığını ve bu şekilde ödendiğini ifade etti.  Ancak Elektrik Kurumu’nun bu konuda alacağı varsa kesmek yerine yargıya başvurması gerektiğini söyleyen Avcı, “sokaktaki lambanın elektriğini kesmek doğru değil” dedi.

Avcı, sokak aydınlatma lambalarının hava kararmadan yanıp, hava aydınladığında da yanmaya devam ettiğine dikkat çekti ve bunun da parasını maalesef vatandaşın ödediğini söyledi. 

Cellatoğlu: Yolların belli bir standardı olmalı

Kıbrıs Türk Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Ali Murat Cellatoğlu, dünyada şehir içlerindeki yollar hariç anayolların belli bir standardı olduğunu söyledi ve bunun da araba trafiği ne kadar olacak, tonajlar nasıl olacak, kaldırımı nasıl olacak, refüjü nasıl olacak şeklinde olduğunu belirtti.

Bu standartlara göre de, o standartlar için olması gereken aydınlatma düzeyinin seçildiğini ifade eden Cellatoğlu, bunu sağlayacak da bir proje yapıldığını kaydetti.

Ancak bizde böyle bir standart çalışma olmadığını vurgulayan Cellatoğlu, şu şekilde konuştu:

“Yaptığımız yolların hangi standarda uyup uymadığına bakmadığımız ve bunu bilmediğimiz için bu konuda proje hazırlamak zordur. Yoksa standart belirlenir, o standardın emrettiği bir aydınlatma düzeyi vardır, bunu sağlayabilecek bir proje yapılır. Bizde bu, zamanında bir şekilde yapıldı. Geçmişte KIB-TEK’e bağlıydı, şimdi Karayolları Dairesi’ne bağlıdır. Burada da bir karmaşa var. Yani kim bakacak, idamesini kim sürdürecek, bozulanı kim yapacak, kim değişecek gibi bir takım sıkıntılar var. Şu anda bunların bakım ve onarımları Karayolları Dairesi’ne aittir. Ancak pek bir şey yapıldığını görmüyorum.” 

“Tehlike büyük”

Ali Murat Cellatoğlu, şu anda anayollardaki bazı ışıkların yanıp, bazılarının yanmamasının bazı yerlerdeki aydınlatmanın da standart üstü olmasının trafik açısından tehlike olduğunu söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Benim kişisel düşüncem, bir ışık yanar bir ışık yanmaz ya da iki ışık yanar biri yanmaz ya da tam tersi bir şekilde yani aydınlık-karanlık, aydınlık-karanlık gitmesi çok daha tehlikelidir. Aydınlatmanın hep aynı düzeyde olmaması, hiç aydınlatma olmamasından tehlikelidir. Bu gözü aldatıyor. Bazı yerlerde de olması gerekenden daha fazla aydınlatma var. O zamanda bir sis bulutuna girmiş gibi hissedersiniz. Aslından yolun standardı belirlenip, bunun için de olması gereken aydınlık düzeyine bakılmalıdır. Yollarda bir sürü aydınlatma yapılmıştır. Şimdi yenisinin yapılmasından çok mevcutların düzgün çalışmasını sağlamak gerekir. En büyük eksikliğimiz oradadır. Yani bunların neden düzgün çalışmadığının tespiti yapılmalıdır. Görmediğimiz, bilmediğimiz bir sürü de kaza oluyor. Bunlardan kaynaklı da bir sürü hat gidiyor. Günlerce, aylarca karanlık kalıyor.”

“Standartlar belirlenmeli”

Ali Murat Cellatoğlu, yolların standartlarının bir an önce belirlenmesi gerektiğini söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Örneğin çift şerit yolda refüjü kesip yaya geçidi yapıyoruz. Yani bir anlamda tavşana kaç, tazıya da tut diyoruz. Çift şeritten 100 km hızla gelen bir araba aniden önünde yaya geçidini görüyor. Ancak o yaya geçidi orada doğru mudur? Önce bunların standartlarını belirlemek, eksikliklerini gidermek lazım… Yaya yolları, bisiklet yolları, araba yolları hepsi çok önemlidir. Sonradan bir şeyler yapmaya çalışarak, bir anlamda da kazalara davetiye çıkarıyoruz. Bu bizim en büyük eksikliğimiz. Bunların bir an önce standart çalışmalarının yapılması gerekiyor. Ancak yaptık bitti mantığı ile de hareket etmemek lazım… Yaptıktan sonra bir de bakımı var, bunu da unutmamak lazım. Bunu da bir kurumun takip etmesi gerekir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75