Kasulidis: Hedef işgalden kurtulmak, ülkeyi birleştirmek

banner37

Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, hedeflerinin, “işgalden kurtulmak, ülkeyi yeniden birleştirmek” olmaya devam ettiğine işaret ederek,  BM kararları ve parametrelerinin çözümü teşkil ettiğini savundu.

Kasulidis: Hedef işgalden kurtulmak, ülkeyi birleştirmek
banner99

Kasulidis, Simerini gazetesine verdiği söyleşide, Crans-Montana’daki Kıbrıs konferansının yanı sıra Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölge içerisindeki sondaj çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ankara, B ve C planlarından söz ederken, Rum tarafının A planında ısrarlı olmasına ilişkin bir soru üzerine Kasulidis, B veya C planından söz edilmesinin, “amaç ve yol haritasının B veya C planına doğru gittiği” ve “A planı hedefinde samimi olunmadığı” anlamına geldiğini savundu.

Kasulidis, kendilerinin stratejik hedeflerinin, “işgalden kurtulmak ve ülkeyi yeniden birleştirmek” olmaya devam ettiğini; BM kararları ve parametrelerinin çözümü teşkil ettiğini, bunun aksi durumunda, kimsenin sempatisine sahip olmayacaklarını ve sonuç olarak da iki devlete ve taksime sahip olacaklarını ileri sürdü.

Kasulidis, bir başka soru üzerine, Crans-Montana’da BM Genel Sekreteri’nin altı parametresinin ortaya konulduğunu ancak Türkiye’nin, “ garantiler ve müdahale haklarının sürdürülebilir olmamasına bağlı olarak Kıbrıs’ın normal bir devlet olması gerektiği”ne ilişkin Genel Sekreterin görüşü olan ilk parametreyi kabul etmediğini savundu.

“Sıfır asker sıfır garanti” görüşünün Rum tarafının görüşü olmadığını, Türk propagandası olduğu şeklindeki açıklaması anımsatılarak “Türkiye’nin müdahale hakkı ve askerin kalması”nı kabul etmeye hazır olup olmadığının sorulması üzerine, Kasulidis, “sıfır asker sıfır garanti” görüşünün, Rum tarafının uzlaşmaz gösterilmesi amacıyla Türkiye’nin icat ettiği imaj “yaratma oyunları” olduğunu yönündeki görüşünü yineledi.

banner134
Kasulidis, kendi görüşlerinin, “sonunda sıfır asker kalacak şekilde Türk askerinin ayrılması takvimini ele alırken, Barış Gücü’nün birkaç yıl da kalması ve gerekmesi halinde Kıbrıs polisini destekleyecek bir çok uluslu polis gücünün var olması” şeklinde olduğunu belirtti.

Garantilere ilişkin görüşlerinin ise Türkiye’nin garantörlük ve müdahale haklarının kaldırılması olduğunu ifade eden Kasulidis, AB, Güvenlik Konseyi ve BM’nin yer alacağı başka bir mekanizma önerdiklerini söyledi.

Kasulidis, bir başka soru üzerine, Crans-Montana öncesinde güvenlik sisteminin, Kıbrıslı Türkleri ve Kıbrıslı Rumları eşit olarak güvenli hissedecek bir sistem olması konusunda Anastasiadis ile hem fikir olan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, konferans sırasında Kıbrıslı Türklerin, sadece Türkiye’nin garantisi ve müdahale haklarıyla kendisini güvenli hissedebileceğinden söz ettiğini iddia etti.

Kendilerinin burada büyük hayal kırıklığı yaşadığını çünkü bu görüşün Kıbrıslı Rumların güvenlik hissiyatını tamamen görmezden geldiğini savunan Kasulidis, Kıbrıs sorunu çözümlenmedikçe Kıbrıslı Türklerin, askeri, siyasi, ekonomik açıdan Türkiye’ye bağımlı olmaya devam edeceğini kaydetti.

Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki sondaj çalışmalarına ilişkin bir soru üzerine Kasulidis, Türkiye’nin Fransız çıkarlarına baskı yapmaya cesaret edemeyeceğini savundu.

Kasulidis, “MEB” içerisindeki durumun idare edilebilir olduğunu ancak bununla birlikte sondaj çalışmaları için Türkiye’nin platforma sahip olması ihtimalini de ciddi bir şekilde ele aldıklarını söyledi.

 

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2017, 13:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75