KIB-TEK vurgunu pek çok siyasiyi istifa ettirir

banner37

Ekonomi ve Enerji Bakanı, YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, KIBRIS TV’de, KIB-TEK’teki vurgun düzeniyle ilgili çok önemli açıklamalar yaptı:

KIB-TEK vurgunu pek çok siyasiyi istifa ettirir
banner90
banner8

VURGUN KAMUOYUNA YANSIRSA… Erhan Arıklı, KIB-TEK’teki vurgun düzeninin kamuoyuna yansıması halinde pek çok siyasinin istifa etmek, bazı gazetecilerin kalemini kırmak zorunda kalacağını, bir kısım sendikacının ise insan içine çıkamayacağını söyledi

“KAYBEDEN TARAFIN ORTAKLARI”… Arıklı, iptal edilen ve kamuoyunda sıkça tartışılan akaryakıt ihalesine göre, sadece 24 bin tonda kuruma 115 bin 200 dolar para kazandırdıklarını ifade etti; 34 dolarlık anlaşma ile kurumun zarara uğratıldığını iddia edenlerin ise daha önce bu ihalenin 38,8 dolardan yapıldığını görmezlikten geldiklerini belirtti. Arıklı, “Bunlar ya matematik bilmiyor ya da ‘bunu söylemek istemiyorum ama kaybeden tarafın ortakları” şeklinde konuştu

“ZÜĞÜRT TESELLİSİ”… Erhan Arıklı, YDP’nin, son dönemde ‘Hataylılar ve Karadenizliler başta olmak üzere diğerleri’ şeklinde bölündüğüne yönelik iddiaların gerçekleri kesinlikle yansıtmadığını söyleyerek; “Bazıları, olmasını temenni ettikleri şeyleri dile getiriyor” dedi. Rakibiyle arasındaki oy farkının ‘beklenenden’ düşük olmasının ‘genel başkanlığı kazanıp liderliği kaybettiğine’ yorumlanmasının da makul olmadığını aktaran Arıklı, yapılan çıkarımları da “züğürt tesellisi” olarak nitelendirdi


Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’yla (KIB-TEK) ilgili zehir zemberek açıklama yaptı.


Arıklı, KIB-TEK’teki vurgun düzeninin kamuoyuna yansıması halinde pek çok siyasinin istifa etmek, bazı gazetecilerin kalemini kırmak zorunda kalacağını, bir kısım sendikacının ise insan içine çıkamayacağını söyledi.


KIBRIS TV’de Ali Çatal’ın hazırlayıp sunduğu “Parapolitik” programına konuk olan Arıklı, iptal edilen 24 bin ton akaryakıt ihalesinde, 14 dolarla en düşük teklifi veren firmanın ‘görmezden gelinmesi’ hakkında da bazı eleştirilerde bulundu.


Erhan Arıklı, “14 dolarlık bir teklif söz konusu bile olamaz” iddiasının tutarlı hiçbir yanının olmadığını, çünkü hangi teklifler makulken hangilerinin geçersiz olduğuna yönelik kararın, sadece Merkezi İhale Komisyonu’nun (MİK) uhdesinde olduğunu aktardı.


Arıklı, “İzin versinler de neyin olup, neyi olmayacağına MİK karar versin” ifadelerini kullandı; söz konusu teklifi veren firmanın zaten 2.5 milyon dolarlık bir teminat mektubu vereceğini, dolayısıyla ‘herhangi bir olumsuzluk durumunda dahi’ kurumun zarar ettirilmesi gibi bir tehlikenin olmadığını kaydetti.


Göreve geldiklerinde söz konusu olan 200 bin tonluk akaryakıt ihalesinin, daha önce adı şaibelere karışmış ve kuruma düşük kalitede akaryakıt temin ettiği için cezaya çarptırılmış bir firmanın yakınına verildiğini tespit ettiklerini de anımsatan Arıklı, şöyle devam etti:


“Bunun üzerine ihaleyi iptal ettik ve derhal yeni ihale açtık. Kurumun acil ihtiyacı olan 24 bin ton için de ayrı ihale açtık. Bizden önceki ihale, 38 dolara ihale edilmişken, yeni ihalede 28 dolar keşif bedeli öngördük.


Yani 24 bin tonluk ihaleye katılan firmaları gördüğümüzde, bunların arasında ihaleyi kazanıp teminat mektubunu yakma pahasına akaryakıtı zamanında getirmeyerek KIB-TEK’i akaryakıtsız bırakma ve bizi de istifaya zorlama planı içinde olan birkaç firma olduğunu tespit ettik.


Bunun üzerine de Bakanlar Kurulu’nda konuşarak acil alım için Türkiye Cumhuriyeti Enerji Bakanlığı’na bağlı TPİC ile görüşerek kurumun acil ihtiyacı olan 24 bin ton için kuru 34 dolardan anlaşma yaptık.”

“Kaybeden tarafın ortakları”

Bu bağlamda, iptal edilen ihaleye göre, sadece 24 bin tonda kuruma 115 bin 200 dolar para kazandırdıklarını ifade eden Arıklı, 34 dolarlık anlaşma ile kurumun zarara uğratıldığını iddia edenlerin, daha önce bu ihalenin 38,8 dolardan yapıldığını görmezlikten geldiklerini belirtti.


Arıklı, “Bunlar ya matematik bilmiyor ya da ‘bunu söylemek istemiyorum ama kaybeden tarafın ortakları” şeklinde konuştu.


KIB-TEK ihalelerindeki yolsuzlukların Sayıştay ve Ombudsman raporlarına da yansıdığını hatırlatan Arıklı, ülkedeki hukuk sisteminin ‘ne İngiltere’ye, ne Türkiye’ye’ benzemesi hasebiyle, mali polisin hazırladığı dosyaların Başsavcılığa ulaşmasının geciktiği bilgisini de verdi.


Arıklı, ‘Kimin ne yaptığını’ aslında herkesin bildiğini ama insanların ‘sus payı’ alması veya korkması nedeniyle kimsenin sesini çıkaramadığını söyledi.


Arıklı, şunları anlattı:


banner134
“KIB-TEK’teki vurgun demokratik ülkelerde olsa, bunun müsebbipleri hapislerde çürür, ama bizde, Sayıştay raporları mecliste gündeme bile gelmiyor.


İhalelerdeki yolsuzluklar başta olmak üzere kurumda yaşanan hukuksuzluklar, kamuoyuna yansısa, birçok siyasetçi istifa etmek, bazı ‘gazeteciler’ de kalemlerini kırmak zorunda kalır. Bir kısım ‘sendikacı’ ise insan içine çıkamaz.”

“Partideki seçim geride kaldı,artık önümüze bakacağız”

Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı, partideki genel başkanlık seçimlerinin artık geride kaldığını ve ‘önlerine baktıklarını’ söyledi.


YDP kongresine katılımın zannedilenin aksine hiç de düşük olmadığını kaydeden Arıklı, delege sayılarıyla oranlandığında, katılımın, Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) gibi büyük ve köklü siyasi partilerin kongrelerinden dahi yüksek olduğunu belirtti.


‘Naylon üye’ kaydı ihtimalini de ‘bazılarının’ iddia ettiğini, aksine, artık ‘imkansıza yakın’ olduğuna dikkat çeken Arıklı, bu alanda getirilen düzenlemelerin, böylesi eylemlerin önünü ‘büyük ölçüde’ aldığına işaret etti.


Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının da kongreye katılımı olumsuz etkilediğini hatırlatan Arıklı, parti içerisinde kendisine olan desteğin de ‘görünenden fazla’ olduğunu savundu.


Rakibiyle arasındaki oy farkının ‘beklenenden’ düşük olmasının ise ‘genel başkanlığı kazanıp liderliği kaybettiği’ şeklinde yorumlanmasının da makul olmadığını aktaran Arıklı, diğer adayın oy oranından dem vurularak yapılan çıkarımları da “zorlama” ve “züğürt tesellisi” olarak nitelendirdi.


YDP’nin, son dönemde ‘Hataylılar ve Karadenizliler başta olmak üzere diğerleri’ şeklinde bölündüğüne yönelik iddiaların da gerçekleri kesinlikle yansıtmadığını söyleyen Arıklı, “Bazıları, olmasını temenni ettikleri şeyleri dile getiriyor” ifadelerini kullandı.


Partiye sızdığını iddia ettiği ‘ajan-provokatör’ grup hakkında da konuşan Arıklı, seçim dönemindeki rakibinin, “Arıklı, kendisine oy vermeyenleri kast ediyor” açıklamasını da tekzip etti.


Kendisine oy vermeyen herkes hakkında konuşmasının mümkün olmadığını, zira böylesi bir durumun ‘akla mantığa aykırı’ bir özellik de taşıdığını kaydeden Arıklı, bahse konu “kliğin”, özellikle son dönemde partiye UBP başta olmak üzere diğer partilerden sızan birkaç kişiden ibaret olduğunu belirtti.


Arıklı, söz konusu kişilerin kendi inisiyatifleriyle partiden ayrılmamaları durumunda ise disiplin mekanizmasını çalıştırarak ‘gereğini’ yapacaklarını söyledi.

“Bir Zamanlar Kıbrıs”

Türklerin duygusal insanlar olduğunu çeşitli örneklerle açıklayan ve kamuoyunda son dönem sıkça tartışılan ‘Bir Zamanlar Kıbrıs’ dizisine getirilen eleştirileri de ‘bu minvalde’ değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Arıklı, adı geçen dizinin, başta Türk dünyası olmak üzere ‘Kıbrıs dışındaki ülkelerin halklarına’ yönelik hazırlandığını kaydetti.


Arıklı, şöyle konuştu:


“Kıbrıs sorununu herkesin çok iyi bildiğini düşünüyoruz. Halbuki dünyanın merkezi Dikilitaş değil. Geçtim dünyanın geri kalanını; Türkiye’de bile insanlar bu konuyu doğru düzgün bilmiyor.


Bu dizi de zaten dünyaya, hem Kıbrıs sorununu, hem Kıbrıslı Türklerin mücadelesini, hem de bugün federatif bir çözümden vazgeçmemizin gerekçelerini anlatmak için çekildi.”


Erhan Arıklı, bu bağlamda, ilgili dizinin ‘misyonunu yerine getirmesinin beklendiğini’ söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75