'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin katılımı olmazsa olmaz'

banner37

Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cenevre’deki konferansa katılımı için “olmazsa olmaz” açıklamasında bulunduğu haber verildi.

'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin katılımı olmazsa olmaz'
banner99

Fileleftheros gazetesi “Kıbrıs Cumhuriyeti İçin Yeni Sözlü Kavga… Başkanlık: Cenevre Konferansında Kıbrıs Devletinin Varlığı Olmazsa Olmaz” başlıklarıyla verdiği haberinde, 12 Ocak konferansı ve oluşumuyla (kimlerin katılacağı) ilgili yeni bir sözlü kavganın başladığını yazdı.

Kıbrıs Türk tarafının, 5’li olacağı konusunda ısrar ettiğini, Kıbrıs Rum Başkanlığınınsa “Kıbrıs Cumhuriyeti'nin varlığı olmazsa olmaz” vurgusu yaptığını kaydeden gazete, bu “çatışmanın” Cenevre’deki beşli konferanstan bahseden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Sözcüsü Barış açıklamasının ardından çıktığını savundu.

Habere göre, Kıbrıs Rum Hükümet Sözcü Vekili Viktoras Papadopulos dün yaptığı yazılı açıklamada “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin ilgili taraf olarak 12 Ocak tarihinde başlayacak konferansta varlığının olmazsa olmaz olduğunu, çünkü “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni ilgilendiren uluslararası sözleşmelerin değiştirilmesini de hedefleyen bir konferansın söz konusu olduğunu savundu.

Yemekte anlaşılanlar

Papadopulos, başka herhangi bir yorumun, 1 Aralık akşamı yemekte anlaşmaya varılanlara yanıt vermediğini iddia etti.

Papadopulos, Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Anastasiadis’in konuya netlik kazandırmak istediğini belirterek şunları kaydetti:

“1 Aralık’taki BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı huzurundaki akşam yemeğinde Başkan Anastasiadis ile sayın Mustafa Akıncı arasında alınan ve ardından açıklamada kaydedilen karar şudur: 9 ve 11 Ocak tarihleri arasında Cenevre’de Başkan Anastasiadis ile sayın Akıncı arasında üç günlük görüşme ve müzakereler. 11 Ocak tarihinde toprakla ilgili harita sunumu ve devamında 12 Ocak tarihinde iki tarafın ve üç garantör gücün katılımıyla Kıbrıs sorununun uluslararası boyutu, güvenlik ve garantiler için  Kıbrıs’la ilgili konferansın başlaması.”

Papadopulos, açıklamada, konferansın hedeflerine ve ihtiyaca göre diğer tarafların da çağrılması gerektiğinin net olduğunu savundu.

Sonuç olarak “İlgili taraf olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığı olmazsa olmazdır, çünkü kendisini (“Kıbrıs Cumhuriyeti”) ilgilendiren uluslararası sözleşmelerin değiştirilmesini de hedefleyen bir konferans söz konusudur” iddiasında bulunan Papadopulos, Kıbrıs’ın üye devlet olduğu AB’nin ve BM ile Güvenlik Konseyi’nin varlığının da aynı derece önemli olduğunu ileri sürdü.

Haberin devamında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu’nun konuyla ilgili açıklamalarına yer verildi.

Kasulidis: Kıbrıs Cumhuriyeti'nin konferansta varlığını talep edeceğiz

Öte yandan Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, haftalık olarak yayımlanan Kathimerini gazetesine verdiği röportajda, hem Cenevre konferansı, hem de Kıbrıs sorunuyla ilgili sorulara yanıt verdi.

Habere göre Kıbrıs Cumhuriyeti’nin konferansta nasıl ve kim tarafından  temsil edileceği ve Bürgenstock’ta neyin geçerli olduğu sorusuna karşılık Kasulidis, Bürgenstock’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığının ayırt edici olmadığını söyledi.

“Tabiî ki orada, Cumhuriyetin Başkanı ve toplum lideri olarak iki sıfata sahip olan uluslararası tanınmış Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı vardı” diyen Kasulidis, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığını talep etme yönünde niyete sahip olduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Brüksel’deki temaslarında, Mogherini’nin gözlemciliğinde AB’nin konferansta varlığından söz ettiğine değinilerek, Kıbrıs Rum tarafının bu konuda tezinin ne olduğu sorusuna cevap veren Kasulidis, kendilerinin üye olmalarından ötürü AB’nin temsiliyetini arzuladıklarını ve memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

Akıncı'nın açıklaması doğru yönde bir adım

Kasulidis, Akıncı’nın açıklamasının doğru yönde bir adım olduğu değerlendirmesinde de bulundu.

Bir başka soru karşısında Kıbrıs Rum tarafının Güvenlik Konseyi beş daimi üyesinin varlığını da istediğini söyleyen Kasulidis, çözümün benimsenmesinin ötesinde, Güvenlik Konseyi’nin anlaşmaya varılanların uygulanmasının denetimi rolünü de üstlenmesi gerektiğini savundu.

banner134
Her iki tarafın bu konuda endişelerini ortaya koyduğunu ifade eden Kasulidis, bu endişelere Güvelik Konseyi tarafından bütünlüklü bir şekilde yanıt verilmesi gerektiğine değindi.

Kasulidis, görüşmelerin himayesinde yürütüldüğü BM Genel Sekreteri’nin Güvenlik Konseyi’nin emir kulu olduğunu söyleyerek, beş daimi üyenin Genel Sekreter’den mevcudiyetlerini talep etmeye haklarının olduğunu savundu.

Süreçte aralar verilebilecek

Bir soru karşısında Kasulidis, çoklu konferansın başlangıcının, bitiş tarihi olmadan belirlendiğini belirterek, süreçte araların verilebileceğini belirtti.

Cenevre’de çabanın başarısız olmaması için hangi önkoşulların olması gerektiği sorusuna da yanıt veren Kasulidis, önkoşullar şartlarıyla ilgili konuşmaktan hoşlanmadığını söyledi.

Herhangi bir çözümün karşılıklı kabul edilebilir olması gerektiğini belirten Kasulidis, burada Türkiye’nin siyasi iradesinin önemine vurgu yaptı.

Yunanistan'ın görüşü net

Yunanistan’ın garantilerin kaldırılması ve askerin adadan ayrılması konusunda net olduğunu, kendilerinin de bunu desteklediğini anlatan Kasulidis, bunun aksine Türkiye Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve diğer Türk yetkililerin garantilerin kaldırılamayacağı ve Türk ordusunun varlığının gerektiği yönünde açıklamalarda bulunduğuna işaret etti.

Muhalefetin çözümün uygulandığı ilk gün ordunun ayrılması ve garantilerin kalkmasında yana olduğuna işaret edilerek, bunun mümkün olup olmadığı sorusuna ise Kasuldis, bunun gerçekleşmesi umudunu dile getirdi.

Kasulides, bir başka soru karşısında Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) KKTC’deki bankaların verilerine erişiminin reddedilmesinin tüm çabanın ciddi bir şekilde sabote edilmesi anlamına geldiğini savunarak, bu konuda sorumluluğun Kıbrıs Rum tarafında olmayacağını söyledi.

Hukuki çalışma yapılacak

Öte yandan Fileleftheros gazetesi BM’nin, konferansın oluşumu meselesinde, güvenlik ve garantiler anlaşmasının değiştirilmesi, kaldırılması konusunun üç garantör gücü meşgul edeceğini söylediğini aktardı.

Buna paralel olarak BM’nin konferansa Kıbrıs Cumhuriyeti’nin katlımı konusunu karmaşık bir konu olarak gördüğünü ve bu konuda hukuki tavsiye alındığını belirten gazete, uluslararası örgütün kaynaklarına göre Kıbrıs Cumhuriyeti’nin katılımı konusunda hukuki çalışma yapılacağını iddia etti.

DİSİ: AB de mevcut olacak

Alithia gazetesine göre DİSİ konuyla ilgili yaptığı açıklamada, iki lider ve garantör güçler dışında diğer ilgili tarafların da çağrılması gerektiğinin yapılan açıklamada net olduğunu savundu.

“Garantiler ve Güvenlik anlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti ayrılmaz bir parçadır” diyen DİSİ, AB’nin de mevcut olacağını iddia etti.

Ekologlar, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin temsiliyeti,  AB ve Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin varlığı olmadan beşli bir konferansta anlaşmaya varıldığının artık görünür olduğunu söyledi.

Burcu’nun da bu açıklamada bulunduğuna işaret eden Ekologlar, Anastasiadis’in yaptığı hatayı düzeltmeye çalıştığını savundu.

Gelen bilgilerin umut kırıcı olduğunu da savunan Ekologlar, Rusya’nın konferansa katılma talebini Türkiye’nin reddettiğinin görüldüğünü belirterek, bu konuda Güney Kıbrıs’la görüşülmemesini eleştirdi.

 

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2016, 15:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75