“Kıbrıs sorunu yerine iç sorunlara yönelmeliyiz”

banner37

KIBRIS’a konuşan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Yardımcısı Töre, Kıbrıs sorununun 50 yıldır devam ettiğini belirterek, cumhurbaşkanı, hükümet ve muhalefetin iç sorunlara yönelik adım atması gerektiğini söyledi

“Kıbrıs sorunu yerine iç sorunlara yönelmeliyiz”
banner87

“5’Lİ KONFERANSIN BİR MANASI YOK”… Zorlu Töre, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yapılması planlanan 5’li konferansın bir manasının olmadığını belirterek, uygun bir zemin oluşturulmadan müzakere masasına oturmanın doğru olmadığını söyledi. Töre, Kıbrıs meselesi yerine daha çok iç sorunlara yönelik adım atılması gerektiğini belirterek, “Müzakere masasına ancak Rumlar bize haklarımızı vermeyi kabul ederse oturmalıyız” dedi

“HİDROKARBONLARDA BİZİM DE HAKKIMIZ VAR”… Hidrokarbonlar konusunda Kıbrıslı Türklerin de haklarının olduğunu belirten Töre, “Biz şu anda ayrı bir bağımsız devletiz diye Kıbrıs Cumhuriyeti dönemindeki ortaklık haklarımızdan vazgeçmedik. Bu nedenle de Kıbrıs adasının etrafındaki zenginlikler, Kıbrıs Türk halkının da hakkıdır” şeklinde konuştu

“CUMHURBAŞKANI ADAYI TEPEDEN İNME BİRİ OLMAMALI”… Önümüzdeki yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde UBP’nin kendi adayını perde gerisinden veya tepeden inme bir şekilde seçmemesi gerektiğini belirten Zorlu Töre, “Cumhurbaşkanı adayı parti meclisince veya parti üyelerince seçilmelidir” ifadelerini kullandı

“KIBRIS SORUNU ARKA PLANDA KALACAK”… UBP’den cumhurbaşkanı adayı olup seçilmesi durumunda Kıbrıs sorununun daha arka planda kalacağını ifade eden Töre, daha çok, halkın refah ve mutluluğunu artırma, sosyal devlet anlayışını ileriye götürme ve Türkiye’yle olan ilişkileri daha sağlam zemine oturtmaya yönelik mücadele vereceğini söyledi

Ahmet KARAGÖZLÜ

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, Kıbrıslı Rumların uzlaşmaz tavrı yüzünden Kıbrıs meselesinin 50 yıldır devam ettiğini belirterek, artık cumhurbaşkanı, hükümet ve muhalefetin, Kıbrıs sorunu yerine iç sorunlara yönelik adım atması gerektiğine vurgu yaptı. 


Töre, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın sürekli olarak müzakere masasına oturmak istediğine işaret ederek, “Sayın Akıncı’nın aklı fikri müzakere masasına oturmakta” dedi.


Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yapılması planlanan 5’li konferansın da bir manasının olmadığını ifade eden Töre, uygun bir zemin oluşturulmadan, müzakere masasına oturmanın doğru olmadığını kaydetti.


Töre, “Müzakere masasına ancak Rumlar bize haklarımızı vermeyi kabul ederse oturmalıyız” dedi. 


Hidrokarbon konusunda Kıbrıslı Türklerin de haklarının olduğunun altını çizen Töre, “Biz şu anda ayrı bir bağımsız devletiz diye Kıbrıs Cumhuriyeti dönemindeki ortaklık haklarımızdan vazgeçmedik. Bu nedenle de Kıbrıs adasının etrafındaki zenginlikler, Kıbrıs Türk halkının da hakkıdır” ifadelerini kullandı.


Önümüzdeki yıl yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ulusal Birlik Partisi’nden (UBP) aday olup kazanması durumunda, Kıbrıs sorununun daha arka planda kalacağına dikkat çeken Zorlu Töre, daha çok halkın refah ve mutluluğunu artırma, sosyal devlet anlayışını ileriye götürme ve Türkiye’yle olan ilişkileri daha sağlam zemine oturtmaya yönelik mücadele vereceğini söyledi.


UBP’nin cumhurbaşkanı adayını perde gerisinden veya tepeden inme bir şekilde seçme kararı almaması gerektiğini de ifade eden Töre, cumhurbaşkanı adayının parti meclisince veya parti üyelerince seçilmesi gerektiğini bildirdi.


Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, KIBRIS muhabirinin sorularını yanıtladı.

KIBRIS: Kıbrıs sorununda gelinen aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?  

TÖRE: “Kıbrıs sorunu Rumların uzlaşmaz tavrı yüzünden 50 yıldır tıpkı bir nakarat gibi devam edip duruyor. Yaklaşık 50 yıldır artık bu kavga bitsin deniyor ama kavga bitmiyor. Çünkü Rumlar, Kıbrıs adasını ‘Helen adası’, denizleri de kendilerinin malı olarak görüyor.


Dolayısıyla Kıbrıs meselesinin kökeninde, Rum-Yunan ikilisinin ‘megali idea’ düşüncesi vardır. Bu nedenle de bizim artık kendi evimiz olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sahip çıkmamız gerekiyor.


Yani biz artık devleti nasıl daha iyi yönetebileceğimizi, halkımızın refah seviyesini nasıl artırabileceğimizi ve ülkede yaşanan olumsuzlukları nasıl orta yerden kaldırabileceğimize odaklanmalıyız.


Sırf müzakereler başlatılsın veya başlamasına sebep olsun diye 5’li konferans yaklaşımı olamaz. Bence cumhurbaşkanı, hükümet ve muhalefet bunlara ağırlık vermelidir.


Yani artık Kıbrıs meselesini konuşmaktansa kendi evimizdeki sıkıntıları konuşalım. Ama Sayın Akıncı’nın aklı fikri müzakere masasına oturmakta.


Yani Rumların zihniyeti gibi Sayın Akıncı’nın da zihniyeti değişmiyor. Sayın Akıncı anlaşma olur veya olmaz ille de masaya oturmak istiyor. Bence buna artık bir son verilmeli. Bizim artık KKTC’ye daha fazla, dört elle sarılmamız lazım”.

KIBRIS: Yani siz müzakereler yapılmasın mı diyorsunuz?

TÖRE: “Hayır, yapılsın tabi. Ama bence uygun bir zemin oluşturulmadan müzakere masasına oturmak doğru değildir. Yani sanki de yalvarır gibi sürekli olarak Türk tarafının çaresiz ve zor durumda olduğunu söyleyip müzakere istemek, Kıbrıslı Türklere hiçbir fayda getirmez.


Dolayısıyla Rumlar bize yalvarsın, ya da en azından yanaşsın. Yani müzakere masasına ancak Rumların bize haklarımızı vermeyi kabul etmeleri durumunda oturmamız gerekiyor. Bu doğrultuda gayri resmi de olsa 5’li konferansın toplanmasının bir manasının olmadığını düşünüyorum”.

KIBRIS: Şu anda Baf açıklarında hidrokarbon aramaları yapılıyor. Ancak biz, hem orası Rum tarafı diyoruz, hem de aynı zamanda orada haklarımızın olduğunu iddia ediyoruz. Sizce bu nasıl bir yaklaşım?

TÖRE: “Öncelikle biz Kıbrıs Cumhuriyeti’nden çekilmedik. Rumlar bu cumhuriyeti işgal ettiler. Yani Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki ortaklık haklarımızı da işgal etmiş oldu.


Evet, biz, şu anda ayrı bir bağımsız devletiz ama bu, ortaklık haklarımızdan vazgeçtik demek değildir.


Zaten biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ortaklık haklarımızı elde edemediğimiz için ilan etmek zorunda kaldık. Dolayısıyla Kıbrıs adasının etrafındaki zenginlikler, Kıbrıs Türk halkının da hakkıdır.


Ayrıca Baf açıklarında yapılan hidrokarbon aramaları, uluslararası bir denizalanıdır ve Türkiye’nin arama sahasının içerisine giren bir durumdur. Ama Rumlar bunu dahi kabul etmiyor, orası bizimdir diyor”.

KIBRIS: Her platformda cumhurbaşkanı aday adayı olduğunuzu söylüyorsunuz. Cumhurbaşkanı olmanız durumunda Kıbrıs sorununun çözümü geri planda mı olacak?

TÖRE: “Yaklaşık 7 aydır her platformda bunu söylüyorum. Biz, KKTC devletine sahip çıkmak, halkımızın refah ve mutluluğunu artırmak, sosyal devlet anlayışını daha ileriye götürmek ve anavatan Türkiye’yle olan ilişkilerimizi daha sağlam zemine oturtmak için mücadele edeceğiz.


Kıbrıs meselesi daha arka planda olacaktır. Biz daha çok KKTC’nin uluslararası düzeyde statüsünü daha ileriye nasıl taşıyabileceğimize yönelik çalışmalar yapacağız”.

KIBRIS: Ulusal Birlik Partisi’nin ve sizin cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yaklaşımınız nasıl olacak? TÖRE: “Cumhurbaşkanlığı seçimine 8-9 ay gibi bir süre kaldı. Ulusal Birlik Partisi de kendi adayını eylül veya ekim ayında mutlaka belirleyecektir.


Ancak benim bu süreçteki yaklaşımım, Ulusal Birlik Partisi’nin birden fazla cumhurbaşkanı adayı olması halinde, perde gerisinden veya tepeden inme bir şekilde ‘şu veya bu cumhurbaşkanı adayımızdır’ şeklinde bir karar alınmasın.


Cumhurbaşkanı adayı, ya parti meclisince, ya da parti üyelerince seçilmelidir. Yani kimse ‘şu veya bu adayımızdır’ demesin.


Biz demokrasiye ve halka inanalım, bunu seçim yoluyla yapalım. Tabi ben üyelerin büyük kurultaya davet edilip seçime gidilmesi taraftarıyım.


Bugün Amerika’daki başkan adaylarını, partilerin yetkili organları belirler. Neden UBP de böyle belirlemesin?”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER