banner6

Kıbrıs Ulusal Tohum Bankası kurulacak

banner37

Ülkemizde yüksek verimli ve hastalıklara karşı daha dirençli olan ‘hibrit’ tohumlar kullanılmaya başladı. Bu da atalarımızdan kalan tohumların unutulmaya yüz tutmasına neden oldu. Ancak Mehmetçik Belediyesi’nin öncülüğünde diğer cittaslow belediyeleri bu gidişata son vermek için adım attı

Kıbrıs Ulusal Tohum Bankası kurulacak
banner99

Ahmet KARAGÖZLÜ

Ülkemizde nüfus artışına bağlı olarak her sektörde olduğu gibi gıda alanında da üretim oldukça arttı.

Ancak nüfusun artmasıyla birlikte ana besin maddeleri arasında bulunan arpa ve buğday gibi tahıl ürünlerinin yanı sıra çeşitli sebzeler için hibrit tohumlar kullanılmaya başladı.

Hibrit tohumların gerek yüksek verimli olması, gerekse hastalıklara karşı daha dirençli olmasından dolayı  yüzlerce yıldır kullandığımız ‘ata tohumları’ unutulmaya yüz tuttu…

Mehmetçik Belediyesi, ata tohumlarına dönüşün yaygınlaştırılabilmesi için yıllar önce belediye bünyesinde Zeka Bey Tohum Merkezi’ni kurdu.

Ancak bu merkezin yetersiz kalması üzerine Mehmetçik Belediyesi’nin öncülüğünde Yeniboğaziçi Belediyesi, Geçitkale Belediyesi, Tatlısu Belediyesi ve Lefke Belediyesi’nden oluşan “5 Cittaslow Belediyesi” güçlerini birleştirerek Taşkent Doğa Parkı’nın bünyesinde Kıbrıs Ulusal Tohum Bankası’nın kurulması için harekete geçti.

Kıbrıs Ulusal Tohum Bankası’nın kurulması için gerekli finansmanın bulunduğu ve yılbaşından önce faaliyete geçeceği bildirildi. Bu projeyle hem ata tohumlarının saklanıp çoğaltılması, hem de ata tohumlarının kullanılmasının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Öte yandan uzmanlar, doğada kendi kendine yetişen bitkilerin kendi kendine tozlaştığını, ancak hibrit tohumların insan müdahalesiyle oluştuğunu söylüyor. Bu yüzden de hibrit tohumlardan elde edilen ürünlerden yeni bir tohum alınamadığını vurguluyor.

Ata tohumlarında ise durumun daha farklı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, atalarımızdan kalan tohumlardan yıllarca aynı verimde ürün elde edilebildiğini belirtiyor.

Birçok insan ise eskiden sebze ve meyve gibi ürünlerin daha lezzetli olduğunu, ancak hibrit tohumlara geçilmesiyle ürünlerde eski tadın kalmadığını düşünüyor.

Sarıçizmeli: Ata tohumla üretim teşvik edilmeli

Mehmetçik Belediye Başkanı Cemil Sarıçizmeli, Kıbrıs’a özgü ata tohumlarını yaygınlaştırmak için belediye bünyesinde Zeka Bey Tohum Merkezi’ni kurduklarını söyledi.

Zeka Bey Tohum Merkezi’nde hem bölge halkı tarafından ‘Ciberunda’ olarak bilinen yerli buğdayı çoğalttıklarını, hem de sofralık tohum üretimi yaptıklarını kaydeden Sarıçizmeli, sofralık tohumların daha çok domates, biber, patlıcan, mısır ve salatalık gibi yaz aylarına ait tohumlardan oluştuğunu ifade etti.

Sarıçizmeli, bölgede ata tohumlarına ilginin olduğunu, ancak üretim noktasında yeterli teşvik olmadığı için üreticilerin daha çok hibrit tohumu tercih ettiğini dile getirdi.

Sarıçizmeli, ata tohumlarıyla üretim yapan üreticilerin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Üreticiler hibrit tohumu tercih ediyor”

Hibrit tohumların genellikle daha verimli, daha dayanıklı ve standarda daha yakın olduğunu belirten Sarıçizmeli, üreticilerin hibrit tohuma bu yüzden yöneldiğini kaydetti.

Ayrıca hibrit tohumun maliyetinin daha düşük olduğunu ifade eden Sarıçizmeli, Tarım Bakanlığı’nın ata tohumlarıyla üretim yapan üreticileri teşvik etmesi gerektiğini yineledi.

Sarıçizmeli, ata tohumlarını yaygınlaştırmak için Tarım Bakanlığı’yla birkaç sefer girişim yaptıklarını, ancak fazla bir yol kat edemediklerini ifade etti. Bakanlığın ata tohumları konusunda çok istekli olmadığını belirten Sarıçizmeli, “Biz kendi çabamızla tohumları korumaya ve çeşitlendirmeye çalışıyoruz” dedi.

banner134

Sarıçizmeli, Yeniboğaziçi Belediyesi, Geçitkale Belediyesi, Tatlısu Belediyesi, Lefke Belediyesi ve Mehmetçik Belediyesi’nden oluşan “5 Cittaslow Belediyesi” olarak Taşkent Doğa Parkı’yla protokol yaptıklarından da söz etti.

Sarıçizmeli, protokol kapsamında Taşkent Doğa Parkı’nın içerisinde Kıbrıs Ulusal Tohum Bankası’nın (Yerel Tohum Araştırma Merkezi) kurulacağını belirterek, “Bu sayede hem tohumlarımızı uygun ortamlarda saklayıp çoğaltabileceğiz, hem de tohumların tescili açısından daha güzel bir organizasyon yapabileceğiz” dedi.

Basat: Ata tohumlarının korunup çoğaltılmasında çok geç kalındı

Taşkent Doğa Parkı Direktörü Kemal Basat, ata tohumlarının korunup çoğaltılmasında çok geç kalındığını, ancak Kıbrıs Ulusal Tohum Bankası’nın kurulmasıyla bu sorunun çözüme kavuşturulacağını söyledi. 

Basat, cittaslow belediyelerinden olan Mehmetçik Belediyesi’nin ata tohumları konusuna öncülük ettiğini, ancak analiz ve saklama koşulu gibi bilimsel boyutlar ön plana çıkınca kendileriyle irtibata geçtiklerini ifade etti.

Bunun üzerine Taşken Doğa Parkı olarak “AR-GE” çalışmasında bulunduklarını kaydeden Basat, Kıbrıs Ulusal Tohum Bankası’nın kurulabilmesi için yaklaşık 2 yıldır diğer cittaslow belediyelerle birlikte fizibilite çalışması yaptıklarını dile getirdi.

Söz konusu projenin tamamlandığını belirten Basat, finansmanın da sağlandığını ifade etti.

Bilimsel düzeyde çalışma yapılabilmesi için bazı ekipmanların alınması gerektiğine dikkat çeken Basat, “Şimdi o ekipmanların alınması aşamasındayız” dedi.

“Ülkenin değerlerini korumak istiyoruz”

Yılbaşına kadar proje lansmanının yapılacağını kaydeden Basat, projenin vizyonuyla ilgili de bilgi verdi.

Ülkemize ait ata tohumlarının bulunup temin edilmesi, araştırılması ve saflığının incelenmesini sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Basat, bu tohumların saklanıp çoğaltılmasının da vizyonları arasında olduğunu belirtti.

Özellikle doğal ürün elde etmek isteyen kişilere ata tohum sağlamayı istediklerini dile getiren Basat, proje kapsamında tüm adaya hizmet vereceklerini söyledi.

Projenin ülkenin değerlerini korumak için yapıldığından söz eden Basat, “Elinde ata tohumu olduğunu düşünen kişiler varsa, lütfen cittaslow belediyelerle ya da bizle paylaşsın” dedi.

“Verimlilik analizleri yapacağız”

Ülkemizde hibrit tohumların daha verimli olduğu için tercih edildiğini ve insanların hibrite yönelince ata tohumlarının kullanımının oldukça azaldığını belirten Basat, şöyle devam etti:

“Bizim gerçek ata tohumlarımız belki de en az hibrit tohumlar kadar verimli olabilir. Proje kapsamında ata tohumlarının verimlilik analizlerini yapacağız. Hastalıklara direnç gibi çeşitli çalışmalar da olacak.

Elimizden geldiği kadar analiz de yapıp bunları bilimsel veriye oturtmak isteyeceğiz. Yani hibrit tohumun mu, ata tohumun mu daha verimli olduğunu yapacağımız bilimsel çalışmalarla öğreneceğiz.”

Karaca: Tohum Bankası kurulmalı

Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Cem Karaca, ülkede güçlü bir altyapı ve mühendis kadrosuyla

‘Tohum Bankası’ kurulması gerektiğini, ancak bunun için çok ciddi bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Enstitüde personel sayısının yetersiz olduğunu kaydeden Karaca, 4-5 mühendisle 21 proje yürütmeye çalıştıklarını, bu nedenle de yeni bir projeye başlayamadıklarını ifade etti.

Karaca, ata tohumlarıyla ilgili şu anda bir çalışmalarının olmadığını belirterek, bu konuda bir çalışma yapmayı istediklerini, ancak kaynak sıkıntısı yüzünden mevcut projeleri bile yürütmekte sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi.

Mevcut projeleri kendi döner sermayeleri ve TC kaynaklarıyla döndürmeye çalıştıklarını kaydeden Karaca, ata tohumlarının doğru bir şekilde saklanabilmesi için bazı koşulların yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ata tohumlarının en büyük sorununun saklama koşulları olduğunu belirten Karaca, şöyle devam etti:

“Her tohumun belli bir canlılık süresi var. Tohumların canlı kalması için gereken soğuk hava gibi optimum koşullar ise bizde yok. Ayrıca tohumun muhafaza edilebilmesi için 2 veya 3 senede bir ekilip yeniden tohumlandırmak gerekir. Bu da ekip ister, kaynak ister.”

Türkmenköy’de kendi özel imkânlarıyla bazı gayretlerinin olduğundan söz eden Karaca, “Biz her sene ata tohumlarımız kaybolmasın diye oradaki karpuz, kavun ve kabaklarımızı çoğaltmaya çalışıyoruz” dedi.

Bu işi profesyonelce yapmak için ciddi bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunun bir kez daha altını çizen Karaca, ata tohumların belli ısılarda muhafaza edilmesini sağlamak için özel odaların olması gerektiğini söyledi.

Karaca, bu koşulları sağlayacak imkânlarının olmadığını belirterek, ata tohumlarının en azından Türkiye’deki Tohum Bankası’nda saklanabileceğini kaydetti.

“Ata tohumlarını saklamakta geç kaldık”

Ülkeye hibrit tohumların gelmesiyle ata tohumların unutulduğunu belirten Karaca, hibrit tohumların hem daha dayanıklı, hem de daha yüksek verimli olmasından dolayı tercih edildiğini söyledi.

Karaca, ata tohumlarının kendini devamlı yenileyebildiğini, ancak hibrit tohumlarda bunu yapmanın mümkün olmadığını belirterek, “Ülkede nüfus arttıkça üreticiler hibrite yönelmeye başladı” dedi.

İnsanoğlunun çeşitli kimyasallarla doğanın dengesini bozduğunu dile getiren Karaca, bu durumun tarımsal hastalıklar ile zararlıların artmasına neden olduğunu ifade etti. 

Ata tohumlarının şu anki hastalıklara karşı yeterince dayanıklı olmadığını kaydeden Karaca, insanların zaman içerisinde hibrite yöneldiğini belirterek, “Ata tohumlarını saklamayı alışkanlık hale getiren nenelerimiz ve dedelerimizden bu tohumları temin etmeliyiz. Tabi eğer kaldıysa ve kaybolmadıysa… Maalesef ata tohumlarını saklamakta geç kaldık” ifadelerini kullandı.

Uluçam: Hibrit tohum, insan eliyle üretiliyor

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Erkut Uluçam, ülkede hibrit tohumun daha yaygın kullanıldığını belirterek, hibrit tohumların insan eliyle üretildiğine dikkat çekti.

Uluçam, bitkilerin doğada tozlaştığını, ancak hibrit tohumların, bir bitkinin çiçeğinde bulunan erkek veya dişilik organının insan müdahalesiyle kapatılması ve tozlaşmanın insan eliyle yapılması sonucunda elde edildiğini ifade etti.

Bu olayın ‘doğal bir yöntem’ olmadığını kaydeden Uluçam, hibrit tohumdan yetişen bir bitkiden elde edilen tohumdan yeni ürün alınamadığını dile getirdi.

Ata tohumlarda ise aynı tohumdan, yıllarca aynı verimde ürün elde edilebildiğini belirten Uluçam, Luricina börülcesini buna örnek gösterdi.

“Ata tohumlarımız unutuldu”

Dünyada hibrit tohumların daha verimli ve hastalıklara karşı daha dirençli olmasından dolayı daha çok tercih edildiğini aktaran Uluçam, “Ata tohumlarımız maalesef unutuldu” dedi.

Uluçam, Türkiye’de ata tohumları konusunda çeşitli sergi ve festivallerin yapıldığını, ata tohumuna büyük önem verildiğini söyledi.

Hibrit tohumun sağlığa zararının olmadığından da söz eden Uluçam, sağlığa zararlı olan tohumların GDO’lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) tohumların olduğunu belirtti.

Ülkemizde ata tohumuna dönüşün yeterli olmadığına dikkat çeken Uluçam, ata tohumuna dönüş için bilinçlendirme yapılması gerektiğini kaydetti.

Uluçam, ticari anlamda üretim yapan üreticiler için hibrit tohumların daha cezp edici olduğunu belirterek, ata tohumda ticari önemin arka planda kaldığını söyledi.

“Ata tohum ürünler daha lezzetli”

Ata tohumdan elde edilen ürünlerin daha lezzetli olduğunu belirten Uluçam, şöyle devam etti:

“Eskiden karpuzlar daha çok çekirdekliydi… Ancak şimdi, özellikle de erken ekilen karpuzlar kabaktan aşılama olduğundan, tadı lezzetli değil. Kabağın sırt yapısının daha iyi ve hastalıklara karşı da direnci daha yüksek olduğu için üretim daha erken sağlanır. Ata tohum karpuzlar ise daha çok çekirdeklidir ama tadı yerindedir. Tüketiciler, ata tohumdan üretilen karpuzun içinde çok çekirdek olmasını sevmiyordu. Bu nedenle zaman içerisinde hibrit çeşitlendirme ve dölleme yapılarak az çekirdekli karpuz çeşitleri elde edildi. Tüketicilerin tercihi yönünde de bu ürünler tüketiliyor.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104