Kıbrıs’ta federal çözüm olmazsa, hidrokarbonun faydasını göremeyeceğiz

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Kıbrıslı Rum eski Hükümet Sözcüsü, deneyimli politikacı Michalis Papapetrou, Kıbrıs’ta çözüm olmadan doğal zenginliklerle ilgili olumlu gelişmeler olamayacağını söyledi:

Kıbrıs’ta federal çözüm olmazsa, hidrokarbonun faydasını göremeyeceğiz
  • 26 Kasım 2018, Pazartesi 8:57

Ahmet KARAGÖZLÜ

Kıbrıs Cumhuriyeti eski Hükümet Sözcüsü, deneyimli politikacı Michalis Papapetrou, Kıbrıs sorununun çözülememesi durumunda, hem Kıbrıslı Rumların hem de Kıbrıslı Türklerin hidrokarbonların faydalarını göremeyeceğini söyledi. Papapetrou, çözüm olmadan hidrokarbonlarla ilgili herhangi bir gelişmenin olacağına inanmadığını belirtti.

Rum lider Nikos Anastasiadis’in yaptığı açıklamalarla, Kıbrıslı Türklerin “siyasi eşitlik” hakkını vermek istemediği izlenimi bıraktığını ifade eden Papapetrou, Anastasiadis’in kullandığı ifadelerle Kıbrıslı Türkleri rahatsız ettiğini kaydetti. Papapetrou, “Ben bir Kıbrıslı Türk olsaydım, Anastasiadis'in söylediklerinden rahatsız olurdum. Anastasiadis'in bu sorunları çözmesi gerekiyor, açıklamalarının yanlış anlaşıldığını ispat etmesi, müzakerelere dönülmesiyle ve ikili anlaşmaların imzalanmasıyla sağlanabilir” dedi.

Şimdiye kadar, müzakereler sayesinde pek çok şeyin tartışıldığını ve ilerlendiğini, eski zamanların geride bırakıldığını belirten Papapetrou, “Kıbrıslı Türk lider Mustafa Akıncı'nın ılımlı ve makul bir lider olmasından faydalanmak zorundayız. Onunla çözüm mümkün” diye konuştu.

Şimdiye kadar, iki toplum liderinin de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’i ikna edemediğine değinen Papapetrou, anlaşma olmazsa, bu başarısızlığın sorumluluğunun, işbirliği yapmayan her iki liderde olacağını vurguladı.

Papapetrou, Kıbrıs sorununun çözümü için Guterres belgesini takip etmek gerektiğini belirterek, “Guterres, Kıbrıs sorununu çözmek için önümüzdeki sürecin son şans olduğunu söylediğini ve çok haklı olduğunu kaydetti.

Michalis Papapetrou, iki toplum liderlerinin bir anlaşma üzerinde mutabık kalması halinde, Türkiye ile Yunanistan’ın garantiler konusunda bir anlaşmaya daha kolay ulaşabileceğini düşündüğünü ifade etti.

Anastasidis’in merkezi hükümet yetkilerini kurucu devletlere aktarma önerisini gereksiz zaman kaybı olarak gören Papapetrou, merkezi hükümetin yetkilerinin kapsamının zaten müzakereler sırasında pratik olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Michalis Papapetrou, “Şimdi önceden konuşulup kapatılmış konuları tekrar açmaya başlarsak, bu konuları konuşmayı asla bitiremeyiz” dedi.

Michalis Papapetrou, eğer şimdi Kıbrıs sorununun çözümü konusunda anlaşmaya varılmazsa ya da müzakerelerin nasıl süreceğine karar verilmezse, Kıbrıslıların gelecekte çok büyük sorunları olacağını vurguladı.

Papapetrou, “BM adayı çözüm olmadan terk ederse, tampon bölgeye ne olacak? Kıbrıs sorununu çözemezsek, Maraş’tan Güzelyurt’a kadarki 180 kilometrelik sınır, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasındaki bir sınır olmayacak. Kıbrıslı Rumlar ve Türkiye arasındaki bir sınır olacaktır” diye konuştu.

Michalis Papapetrou, KIBRIS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ali Baturay ile Yazı İşleri Müdürü Emin Akkor’un sorularını yanıtladı.

“Merkezi hükümetin yetkilerini azaltma önerisi gereksiz, üzerinde anlaşılmış konuları açmak hatadır”

SORU: Rum Lider Nikos Anastasiadis’in birkaç hafta önce yaptığı açıklamalar hem Kuzey Kıbrıs’ta, hem de Güney Kıbrıs’ta muhalefet tarafından beğenilmedi. Neden Anastasaidis’in açıklamaları tepki topladı?

PAPAPETROU: Anastasiadis, yaptığı açıklamalarla federal hükümetin yetkilerini azaltmayı ve kurucu devletlerin yetkilerini artırmayı önerdi. Aslında Anastasiadis’in argümanı, iki toplum arasındaki sürtüşmeleri azaltmayı ve devleti daha işlevsel hale getirmeyi içeriyordu. Şahsen, merkezi hükümetin yetkilerini azaltmaya itiraz etmek zorundayım. Zaten devletin varlığını garanti eden temel güçlerin kalması konuşulup halledilmiş bir mevzuydu. Sorun başka bir şey. Merkezi hükümetin yetkilerinin kapsamı zaten müzakereler sırasında pratik olarak kabul edilmişti. Şimdi, önceden konuşulup kapatılmış konuları tekrar açmaya başlarsak, bu konuları konuşmayı asla bitiremeyiz. Özellikle de Antonio Guterres’in, “Guterres Çerçevesi” içinde her iki tarafın da geriye kalan konuları tartışmasını ve en kısa zamanda bu konuları sonuçlandırmasını istediği bu dönemde eski konuları açmak bir hatadır.

“Anlaşma olmazsa, bundan her iki lider de sorumludur”

SORU: Anastasiadis, geriye dönüp tüm konuları tekrar müzakere etmek mi istiyor? Dolaylı olarak bunu mu söylemeye çalışıyor?

PAPAPETROU: Anastasiadis’in aklında ne olduğunu tahmin edebilecek bir konumda değilim. Yine de Lute’un yeniden Kıbrıs'ı ziyaret etmesiyle işlerin yoluna gireceğini düşünüyorum. Guterres, bu görüşmelerin bir anlaşmayla sonlandırılması için her iki liderden de kendisini ikna etmelerini, ‘Guterrres Çerçevesi’ni desteklemede samimi olmalarını ve Crans- Montana’da bıraktıkları yerden devam etmelerini istedi. Şimdiye kadar, iki toplum lideri de Genel Sekreteri ikna edemedi. Kesin olan şudur ki, anlaşmanın olmaması işbirliği yapmayan liderin sorumluluğunda olacaktır.

“Çözüme varamazsak, gelecekte çok büyük sorunlarımız olacak”

SORU: Daha önce basına yaptığınız açıklamalarda Yunanistan ile Türkiye’nin garantiler konusunda anlaşmaya daha yakın olduğunu söylüyordunuz. Halen aynı noktada mısınız?

PAPAPETROU: Evet ben iki toplum liderlerinin bir anlaşma üzerinde mutabık kalmasıyla birlikte, Türkiye ve Yunanistan'ın garantiler konusunda bir anlaşmaya daha kolay ulaşabileceğini düşünüyorum. Guterres, sunduğu çerçeve kapsamında bekleyen altı konudan bahsetmişti. Mesela Guterres, Türk ordusunun, 1960 Yunan ve Türk Alayı haricinde adayı terk etmesi gerektiğini belirtmişti. Yeni bir güvenlik ve güvence sistemine ihtiyaç duyulmamasına, böylece kimsenin güvenliğinden şüphe etmemesine, Güzelyurt’un Rum yönetimine devrine, dönüşümlü başkanlık sisteminin gerekli olduğuna ve garantörlerin tek taraflı müdahale hakkına sahip olmaması gerektiğine vs. dikkat çekmişti. Hem Kıbrıslı Rumlar ve hem de Kıbrıslı Türkler, Guterres'in bazı önerilerini beğenmedi. Bizler Guterres'in önerdiği konularda hemfikir olmalıyız.

Kıbrıs Türk toplumunun Lideri Sayın Akıncı geçtiğimiz nisan ayında Anastasiadis’e “Çerçeve” temelinde bir anlaşma imzalamayı ve müzakereleri Crans -Montana’da kaldıkları noktadan devam ettirmeyi önerdi. Ne yazık ki Sayın Akıncı'nın önerisi Sayın Anastasiadis tarafından reddedildi. Ancak Sayın Anastasiadis'in kabul etmediği bu öneri, zaten Guterres'in önerisiydi. Eğer şimdi Kıbrıs sorununun çözümü konusunda anlaşmaya varılmazsa ya da müzakerelerin nasıl süreceğine karar verilmezse, gelecekte çok büyük sorunlarımız olacaktır. Bu uzun süreçte ilk defa, her iki toplumdan da “iki ayrı toplum” ve “iki ayrı devlet” kavramlarını duymaya başladık. Bu bir felaket tarifidir. Kıbrıs sorununu iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde çözemezsek, tehlike her iki toplum için de büyük olacaktır. Buna ek olarak, Kıbrıs sorununu çözmemek başka sorunlara da yol açacaktır. Örneğin, Avrupa Birliği, Kıbrıs’ta iki ayrı devletin AB'ye üye olmasnı asla kabul etmeyecektir. Bir Almanya’nın, bir Fransa’nın olduğu AB’de iki Kıbrıs’ın olması imkânsızdır. Ayrıca, başka bir sorun da Birleşmiş Milletler Barış Gücü’dür (UNFICYP). BM adayı çözüm olmadan terk ederse, tampon bölgeye ne olacak? Kıbrıs sorununu çözemezsek, Maraş’tan Güzelyurt’a kadarki 180 kilometrelik sınır Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasındaki bir sınır olmayacaktır. Kıbrıslı Rumlar ve Türkiye arasındaki bir sınır olacaktır. Bu, her iki toplum için de büyük bir tehlikedir.

“Kıbrıslı Türkler, doğal kaynakları ilgilendiren kararlara katılmaktan mahrum kalmamalı”

SORU: Anastasiadis’in yaptığı açıklamalarda, Kıbrıslı Türklerin doğalgaz konusunda dışlandığı intibaı doğdu. Böyle bir şeyin iması bile sorun yaratmaz mı?

PAPAPETROU: Kıbrıslı Türklerin, doğal kaynakları ilgilendiren kararlara katılmaktan mahrum kalması, gerçekte, federal bir çözümün özüne meydan okur. Doğal kaynakların merkezi bir hükümet gücü olacağına çoktan karar verdik. Zaten merkezi hükümetin kararlarının en az bir Kıbrıslı Türk oyu gerektirdiğine de karar verdik. Yeniden yapılacak bütün bu anlaşmalar kabul edilemez ve çözüm için çabayı tehlikeye atar. Anastasiadis'i iki defa düşünüp öyle kararlar almaya ve önceki politikalarına geri dönmeye çağırıyorum.

“Akıncı'nın ılımlı ve makul bir lider olmasından faydalanmalıyız, onunla çözüm mümkündür”

SORU: Kıbrıs Türk tarafı, Anastasiadis’in yaptığı konuşmalarda, Kıbrıslı Türklere “siyasi eşitliği” layık göremediğini söylüyor. Kıbrıs Türk tarafı, Anastasiadis’in sözlerini doğru mu anladı?

PAPAPETROU: Umarım Anastasiadis Kıbrıslı Türklere bu mesajı vermek istememiştir. Ancak, Sayın Anastasiadis’in kullandığı ifadeler öyleydi. Herkes bu ifadelerden rahatsız oldu. Ben bir Kıbrıslı Türk olsaydım, Anastasiadis'in söylediklerinden rahatsız olurdum. Anastasiadis'in bu sorunları çözmesi gerekiyor. Anastasiadis’in açıklamalarının yanlış anlaşıldığını ispat etmek müzakerelere dönülmesiyle ve ikili anlaşmaların imzalanmasıyla sağlanabilir. Şimdi önerilerden bahsedip konuşmamız gerekiyor. Şimdi Kıbrıs sorununun çözümü için Guterres belgesini takip etmek gerekiyor. Sayın Guterres, Kıbrıs sorununu çözmek için bunun son şansımız olduğunu söyledi ve haklıdır da.

Şimdiye kadar, müzakereler sayesinde pek çok şey tartışıldı ve ilerledi. Eski zamanları geride bıraktık. Akıncı'nın ılımlı ve makul bir lider olmasından faydalanmak zorundayız. Onunla çözüm mümkün. Müzakerelerin son milini yapıcı bir ruhla yürüyelim.

“Çözüm olmadan hidrokarbonlar hakkında hiçbir gelişme olmayacak”

SORU: Neofitu ve Kiprianu ile yaptığımız röportajlarda, hidrokarbonlar konusunda yaptıkları konuşmalarda kazanmaktan çok kaybetmekten endişelerinin olduğunu hissettik. Yani, olası bir deniz savaşı konusunda endişelerinin olduğunu gördük. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

PAPAPETROU: Endişelenme konusunda haklı olduklarını düşünüyorum. ExxonMobil konuyla ilgili araştırma yapmak için buraya geldiğinde ve kazmaya başladığında belki de Türkiye onları engellemeyecektir. Bununla birlikte, eğer Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti Münhasır Ekonomik Bölgesi'nde hidrokarbonlar ve gaz çıkarma amacıyla sondaj yapmak için buraya gelirse, Amerika'nın bunu engellemeye çalışacağını düşünüyor musunuz? Bence hayır. Kıbrıs sorununu çözemezsek, hidrokarbonların faydalarını göremeyiz. Çözüm olmadan hidrokarbonlar hakkında hiçbir gelişmenin olmayacağına inanıyorum. Kıbrıs sorununun çözümünden önce, hidrokarbonlardan elde edilen gelirin her iki toplumun yararına olması gerektiğine ve Kıbrıs sorununun çözümünden sonra kullanılması veya yatırım yapılması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca tüm paranın tüketilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık