“Kıbrıs’ta Rumlar yakında katliam yapacak” denildi, İstanbul’da iş çığırından çıktı

banner37

Tarihe 6-7 Eylül olayları olarak geçen, İstanbullu Rum azınlıklara yönelik saldırılar, Kıbrıs Türktür Cemiyeti’nin yaptığı çalışmalar ve Kıbrıs Türk liderliğinin bu süreçte oynadığı rol, mahkemeye sunulan bir rapora yansıdı

banner87
“Kıbrıs’ta Rumlar yakında katliam yapacak” denildi, İstanbul’da iş çığırından çıktı
banner99

Emin AKKOR

RUMLAR KATLİAM HAZIRLIĞINDA… Kıbrıs Türktür Cemiyeti’nin Türkiye, Kıbrıs ve İngiltere’de Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin durumuna dikkat çeken çalışmalarının devamında 5-6 Eylül’ü tetikleyen süreçlerden birini de Kıbrıs Türktür Partisi Genel Başkanı olarak Dr. Küçük’ün cemiyete gönderdiği mektubun da rolü bulunuyor. Rumların katliam hazırlığında olduğunu iddia eden Dr. Küçük, “Sizden ricam en erken bir zamanda vaziyetten bütün şubeleri haberdar ederek harekete geçmelerini temin etmemizdir. Bana öyle geliyor ki, Anavatan’daki mitinglerin büyük faydası olacaktır” dedi

HER TÜRLÜ EYLEM SERBEST BIRAKILDI… Dr. Küçük’ün mektubu üzerine Kıbrıs Türktür Cemiyeti, illerdeki tüm şubelere bu konuda yapılacak her türlü hareketle ilgili serbestlik talimatı verilirken, Tümgeneral Namık Arguç mahkemeye sunduğu raporda, Kıbrıs meselesinin müdafiliğini üzerine almış görünen Kıbrıs Türktür Cemiyeti genel başkanının şaheser bir laubaliliği olarak siyasi tarihimize intikal edecektir” değerlendirmesinde bulundu

Türkiye’nin en acı olaylarından biri olarak tarihte yer bulan 6-7 Eylül olaylarının patlak verdiği Eylül 1955’te yaşananlar ve bu sürecin Kıbrıs ile ilgili yönleri mahkeme tutanaklarında da yer buldu.


6-7 Eylül olaylarıyla ilgili olarak Örfi İdare 2. Numaralı Mahkeme Reisliği’ne talepnamede yer alan tespitler izlendiğinde sürecin Kıbrıs ile ilgili bağı daha net ortaya çıkıyor.


Tümgeneral Namık Arguç tarafından mahkemeye sunulan raporda Kıbrıs Türktür Cemiyeti’nin 1955 yılındaki çalışmaları, Kıbrıs ile ilgili temasları, Kıbrıs Türk liderliğinin mektupları ve yurtdışında yaşayan Türklerden alınan desteklerin net olarak yer aldığı raporda 6-7 Eylül 1955’te yaşananların yol haritası görülüyor.

Mahkeme sürecinden sonra Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi Arşivi’ne de verilen ve bugün Milli Arşiv’de muhafaza edilen “Kıbrıs Meselesi” başlıklı 22 sayfadan oluşan tutanakta o süreçle ilgili mahkeme önüne gelen konularla ilgili tespit ve görüşler yer alıyor.

Yönetim değişikliğiyle hareket hı27 Nisan 1955 tarihinde kongre düzenleyen Kıbrıs Türktür Cemiyeti, üyelerin yarıdan bir fazlasının toplantıya gelmemesine rağmen, yazılan mektuplarla çağrılan delegelerin katılımıyla yeni yönetimini oluşturduğu belirtilen rapora göre Hikmet Bil genel başkanlığa, Hüsamettin Canöztürk genel başkan vekilliğine, Kâmil Önal genel sekreterliğe, Sedat Bayur muhasipliğe, Nedim Üsdiken veznedarlığa getirilmiş, Orhan Birgit ve Ahmet Emin Yalman aza olarak belirlendi.


Yeni oluşan yönetimle Kamil Önal’ın yetkisi azaltırken en kritik görevlere hep o gönderilmiştir. Anadolu’daki şube kongrelerine temsilci olarak gönderilme görevi verilen Kamil Önal, davanın yurt dışında da yansımasını sağlamak için Kıbrıs ve Londra’ya bir seyahat tertibi görevini de üstlendi.


Kâmil Önal’ın maddi destek bulunması için haziran sonlarında iki defa Ankara’ya gönderildiği belirtilen rapora göre 3000 liralık bir döviz sağlandıktan sonra Hikmet Bil ve Kâmil Önal, 21 Temmuz 1955’te İstanbul’dan hareketle Kıbrıs’a geldi.


Kıbrıs’ta dört gün kalıp, Müftü Dana Efendi, Faik Kaymak, Dr. Fazıl Küçük ile birlikte Türklerle mezkûn şehir, kasaba ve köyleri ziyaret eden Kıbrıs Türktür heyeti adadan Londra’ya geçti.


Kıbrıs ve Londra temaslarının ardından Kıbrıs Türklerine yardım temini için Kâmil Önal’ın Anadolu’da yeniden bir seyahate çıkması kararlaştırılır.

Anadolu’dan para yardımı temin edilemedi


Mersin, Antakya ve Ankara’ya giden Kâmil Önal, Kıbrıs ve Londra temasları hakkında icap edenlere bilgi verip Kıbrıslı Türklere yardım talebinde bulunduktan sonra 27 Ağustos 1955 sabahı İstanbul’a dönmüş ve başkan Hikmet Bil’e seyahat intibalarını ve bu meyanda para yardımı temin edemediğini telefonla haber vermiştir.


Başkan tarafından aynı gün yapılacak Balıkesir şubesinin kongresine mümessil olarak memur edilen mumaileyh bu vazifeyi de yerine getirmiş ve ertesi günü İstanbul’a avdetle aynı gün Paşabahçe şubesince tertiplenen kapalı salon toplantısında bulundu.

Dr. Küçük’ten mektup: Rumlar katliam hazırlığında


Rapora göre, Kamil Önal bu seyahati yapar ve kendi milletine iftiraları lâyık görüp efkârı bulandırırken başkanı Hikmet Bil de kendi başına buyruk olarak teşkilâtına çok acele ve gizli işaretli işler yapmaktadır. 16 Ağustos 1955 tarihini taşıyan açıklamada Hikmet Bil, Kıbrıs Türktür Partisi Genel Başkanı Doktor Fazıl Küçük’ten genel merkezine elden gelen 13 Ağustos 1955 tarihli bir mektupta, bilhassa son günlerde adadaki Rumların azıtmış oldukları bildirilmekte ve vaziyetin maalesef kötüye gittiği kaydedilmektedir. Rumların Lefkoşa’da yaydıkları haberlere inanmak lazım gelirse, pek yakında umumi bir katliam hazırlanmaktadır.


Doktor Fazıl Küçük mektubunda aynen şu cümleyi kullanmaktadır:


“Sizden ricam en erken bir zamanda vaziyetten bütün şubeleri haberdar ederek harekete geçmelerini temin etmemizdir. Bana öyle geliyor ki, Anavatan’daki mitinglerin büyük faydası olacaktır. Çünkü bunlar 28 Ağustos’ta umumi bir toplantı yapacaklar, ya o gün veya üçler toplantısı bittikten sonra bize saldırmak isteyeceklerdir. Malûm, onlar silâhlı bizde ise hiçbir şey yok.”


Rapora göre mektup, kendi şartlarına göre şubelerimizin münasip görecekleri hareketi seçmeleri bilhassa Londra’nın ve Atina’nın ana yurtta yükselen erkek sesten pek ürktükleri mütalâası genel merkezce ilave edilmek kaydı ile bütün teşkilâta acele bildirildi.


Bir katliam hazırladıkları bildirilen Rumların, bu faaliyetlerine karşılık anavatanda yapılacak hareketler mevzuda şubelere tam bir serbestlik verilirken, raporda, “Kıbrıs meselesinin müdafiliğini üzerine almış görünen Kıbrıs Türktür Cemiyeti genel başkanının şaheser bir laubaliliği olarak siyasi tarihimize intikal edecektir. Halbuki, bu kadar mühim bir mevzuun değil genel merkez idare heyetinde hatta bir kongrede bahis mevzuu edilmesi, umumi heyetin kararının alınmasının lazım olduğu gibi, takip edilecek hareket hattının hükümet politikasına muvazi bir şekilde en küçük teferruatına kadar tespit ve ondan sonra şubelere tamim edilmesi icap ederdi. Genel başkanın “münasip görecekleri hareketi seçmeleri”ni istediği şubeler idare heyetlerinin bütün iyi niyetlerine ve aklıselimlerine rağmen bu mevzuda hataya düşebileceklerini veya her şube durumu ayrı zaviyelerden mütalaa sureti ile bir komplikasyona sebep olabileceklerini düşünmesi lazımdı” değerlendirilmesine yer verilmiştir.

Kitle toplantılarının ardından eğlence


30 Ağustos 1955 günü Londra’daki Kıbrıs Türktür Komitesi reisi Necati Sağer’den Hikmet Bil’e gelen ve 4 Eylül 1955 tarihinde Londra’da yapılacak Kıbrıs mitingi için pankart ve bayrak isteği bulunan mektuptaki talep için Kamil Önal görevlendirilir.


Kamil Önal, bunların teminiyle meşgul olduğu belirtilen raporda 31 Ağustos günü ise Suriye Konsolosluğu’ndan bir şahsın arabasıyla Hüsamettin Canöztürk, Hurşit ile birlikte Sarıyer’e gidilip Osman Tan da alındıktan sonra Kilyos’a hareket edilerek orada eğlendiler.


Aynı akşam, Eskişehir şubesince toplanan 17.000 liranın Kıbrıs’a gönderilmesi için maliye vekâleti ile temas mevzuunda Ankara’ya hareket eden Kâmil Önal, 3 Eylül 1955 tarihine kadar Ankara’da kalarak bu işle meşgul olmuş ve 3 taksitte gönderilmesinin mümkün olduğu vaadini alıp ve bu hususu o sırada Ankara’da bulunmakta olan Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanı Faiz Kaymak’ı tebşir ettikten sonra aynı akşam İstanbul’a hareket ve 4 Eylül 1955 Pazar günü sabahı İstanbul’da bulunarak durumu telefonla Hikmet Bil’e bildirir.

“Çocuklar Yunanca gazeteleri Taksim’de yaksın” talimatı


6 Eylül’de başlayan olayları tetikleyen Yunanca gazetelerin yakılması olayının nasıl organize edildiği raporda şöyle yer buldu:


“4 Eylül 1955 Pazar günü saat 11.00 sıralarında Hikmet Bil evinden, federasyonda Hüsamettin Canöztürk ve matbaacı Münir ile birlikte oturup konuşmakta olan Kâmil Önal’a telefon ederek, Londra’da aynı gün yapılmakta olan mitingi işaret edip, buna muvazi bir hareket olarak (Türk aleyhtarı Yunanca gazeteleri çocuklara söyle de bunları Taksim’de yaksınlar) şeklinde bir talimat vermiş ve (ben Hürriyet gazetesine telefon ederim) diyerek gazete foto muhabirlerinin o sırada Taksim’de bulunmalarının teminini istedi.


Bunun üzerine Hüsamettin Canöztürk Vatan ve Milliyet gazetelerine telefon etmiş, Kâmil Önal da federasyonda masa üzerinde durmakta olan Yunan gazetelerini Huşit Şahsuvar ve Gündüz Golünü’ne vererek bunları Taksim’de Gazi’deki heykel kaidesi önünde yakmalarını ve bu sırada kendilerinin de Taksim’e geleceklerini söylemiştir.


Hurşit, gazeteleri alıp federasyondan ayrılmış, biraz sonra Kamil, beraberinde Hüsamettin, Münir ve Gündüz ile birlikte dolmuşla Taksim’e gittiler. Gündüz hemen arabadan inerek Hurşit’e iltihak etmiş, diğerleri de hadiseyi seyre koyulmuşlardır. Fakat bu sırada Hurşit ve Gündüz bir sivil polis memuru tarafından yakalanarak Taksim merkezine götürülmüşlerdir. Kamil Önal merkeze giderek çocukları kurtarmak istemiş, fakat muvaffak olamayınca karakoldan ayrılarak arkadaşlarına iltihak etmiştir.


Yeniköy’e gitmek üzere başka bir arabayla yollarına devam eden Kamil, Hüsamettin ve Münir, Pangaltı – Osmanbey arasında Hikmet Bil’i görerek durumu anlatmışlardır. Filhakika bu hadise verilen talimata uygun olarak fotoğrafla tespit edilmiş olup, 3 Eylül 1955 tarihli Hürriyet, Vatan, Cumhuriyet, Yeni Sabah ve Hergün gazetelerinde planlandığı gibi yer almıştır.

Pankart pasımı hızlandırıldı


Kıbrıs Türktür Cemiyeti henüz teşekkül etmeden ve federasyona bağlı bir komite halinde çalışmakta iken davayı umumi efkâra mal etmek ve propagandasını yapmak üzere Türk bayrağı ve Kıbrıs adası resmini ihtiva eden pankartlar bastırıp dağıttığının tespit edildiği belirtilen rapora göre, bu pankartları basıp hazırlayan numarada Birlik Matbaası sahibi Münir Posat, 1954 senesinde ilk defa Eylül ve Kasım aylarında basılmış olan pankartların 1955 yılının ilk sekiz ayında dağıtılmasına devam edildiği ve ancak basılanlar tükendikten sonra yeni bir sipariş vermek lüzumu kabul edilse dahi, Kıbrıs davasının had bir safhaya girdiği Ağustos ayının son haftasında acele kaydı ile 15-20 bin pankart siparişi verilmesi ve bunların en kısa zamanda hazırlanması için Kâmil Önal talepte bulunmuştur. Bunların tesadüf olmadığı düşüncesinin altının çizildiği raporda nitekim o tarihlere kadar normal giden pankart tevzii işi 4 Eylül 1955’ten sonra birdenbire hızlandırılmış ve adeta bir teşkilât halinde İstanbul’un her semtine şâmil olarak dağıtılmakta bulunmuştur.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96