“Kim üretici, kim satıcı belli değil”

banner37

Üretim maliyetinin yüksek olmasından yakınan sebze meyve üreticileri, devletten aldıkları katkının yetersiz olduğuna dikkat çekerek, ‘memur üreticilerin’ piyasayı kötü etkilediklerini söyledi

“Kim üretici, kim satıcı belli değil”
banner90

ENGİNAR ÜRETİCİLERİ BİR ÇATI ALTINDA OLMAK İSTİYOR… Enginar üreticileri olarak bir çatı altında toplanmak istediklerini vurgulayan Mormenekşe Enginar Üreticileri Derneği Başkanı Mehmet Gazi; 7-8 yerden mal çıktığını belirtti ve tek elden çıkış fiyatı olmasının daha uygun olacağına dikkat çekerek bir çatı altında toplanıp kooperatif çatısında olmak istediklerini söyledi.

“DEVLET DESTEĞİ YETERSİZ”… Devletin dönüm başına üreticilere yaptığı katkının tatmin edici olmadığını vurgulayan 41 yıllık sebze üretici Kemal Bayur, üretimde kullanılan mazot, gübre ve ilaçlarda üreticiye indirim sağlanarak devlet tarafından teşvik edilmesi çağrısında bulundu. Bayur, başka işlere mensup kişilerin de sebze üreticiliği yaptığını belirterek, “Üretici olmayan üretim yapınca piyasa rezil oluyor” dedi.

BU YIL PATATES KRİZİ YAŞANMAYACAK… Türkiye’de patatesin bu yıl bol ve ucuz olması nedeniyle bu piyasaya patates veremediklerini, Güney Kıbrıs’ın da stokları dolu olduğu için Kuzey Kıbrıs’tan patates almadığını kaydeden Patates Üreticileri Birliği Başkanı Engin Halkseven, geçen yıl yaşanan patates krizinin bu yıl yaşanmayacağını vurgulayarak “Bir ay sonra patates fiyatları düşüşe geçecek” diye konuştu.

Serap ŞAHİN

Ülkede sebze ve meyve üreticiliği yapan üreticiler, üretim maliyetlerinin yüksekliği, devlet desteğinin yetersizliğinin yanı sıra başka mesleklere mensup olup da ayrıca sebze meyve üreticiliği yapan kişilerin piyasayı bozmasından şikayetçi.

“Kim üretici, kim satıcı belli değil” ifadesini kullanan üreticiler, devletin bu konuya el atarak eşitliğin sağlanmasını istedi.

Üreticiler, üretim maliyetinin yüksek olduğunu ve devletin dönüm başına verdiği katkının yetersiz olduğunu söyleyerek, elde edilen ürünlerin kalite olarak Avrupa Birliği standartlarında olduğuna dikkat çekti.

Üretimde kullanılan mazot, gübre ve ilaçlarda üreticiye indirim sağlanarak üretimin devlet tarafından teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen üreticiler, piyasada üretim fazlalığı olması nedeniyle ürün satamadıklarını belirtti.

Gazi: Devleti enginarı tarım sigortasının dışında tutuyor

Mormenekşe Enginar Üreticileri Derneği Başkanı Mehmet Gazi, üretimde maliyetin yüksek olmasının en büyük sıkıntı olduğuna dikkat çekerek, üretimde kullanılan mazot, gübre ve ilaçlarda devletin üreticilere indirim uygulayarak katkı sağlaması yönünde çağrıda bulundu.

Devletin, enginarı tarım sigortasının dışında tuttuğunu ifade eden Gazi, “Sigortasını ödediğimiz halde ödediğimiz ürünün sigortası olmuyor. Enginar da tarım sigortasına eklensin. Maalesef bunu bir türlü başaramadık” diye konuştu.

Enginar üreticileri olarak bir çatı altında toplanmak istediklerini vurgulayan Gazi, 7-8 yerden mal çıktığını, tek elden çıkış fiyatı olmasının daha uygun olacağını belirterek, bir çatı altında toplanarak Kooperatif çatısı altında olmak istediklerini ifade etti. Gazi, ancak bazı üreticilerin bir çatı altında toplanmaya yanaşmadığını söyledi.

“Devlet desteği tatmin edici değil”

banner9
Kıbrıs’ta yetişen enginarın Avrupa Birliği standartlarının da üstünde olduğuna dikkat çeken Gazi, “Kıbrıs’ta çıkan enginar başka yerde çıkmaz” dedi.

Üretilen enginarın Türkiye’ye de ihraç edildiğini ifade eden Gazi, devletin üreticiye dönüm başına yaptığı katkının tatmin edici olmadığını vurguladı.

Bayur: Üretici olmayan üretim yapınca, piyasa rezil oluyor

Haspolat’ta 41 yıldır sebze meyve üreticisi olan Kemal Bayur çeşitliliğin esas olduğunu ifade ederek; domates, biber, patlıcan, maydanoz ve mısır başta olmak üzere birçok çeşitte üretim sağlandığını belirtti.

Başka işlere mensup kişilerin yasal olmayan bir şekilde üretim yapmalarının üreticinin en büyük sıkıntılarının başında geldiğini ifade eden Bayur, “Üretici olmayan üretim yapınca piyasa rezil oluyor” dedi.

Üretimde kullanılan elektriğe ayda 66 bin TL ödendiğine dikkat çeken Bayur, piyasada gerçek üreticilerin ayırt edilmesini önemini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

“Memur adam yazın bahçede üretim yapar. Denetim yok ve üretim fazlalığı oluyor. 10 yıl öncesine kadar fide üretim merkezi yoktu. Şu an var ve bu üreticiler için büyük kolaylık. Fideyi üretir açık pazarda satar. Herkes evinde meşgale çıkarır. Ancak bizim sorunumuz büyük çapta üretim yapanlardır.”

10 yıl önce tarımsal araştırmanın yapıldığını ve üreticilerin elindeki ekili sebzenin kayıt altına alındığını ifade eden Bayur, “Bu şekilde bilinçlenme başlamıştı” dedi.

Piyasada üretim fazlalığı olduğunu ve bu nedenle üreticilerin ürün satamadığını vurgulayan Bayur, “İşçiyi ödeyemiyoruz, yatırım yapamıyoruz. Devletin buna el atıp kota koyması lazım. Eşitlik olması lazım” ifadelerini kullandı.

Bu sorunların çözülmediği sürece üretimin daha da kötü olacağını vurgulayan Bayur sözlerine şöyle devam etti:

“Kim üretici kim satıcı belli değil. Domates oldu 6 lira çünkü üretici kalmadı. Bir ürün yetişene kadar maliyeti çok pahalı ve üç ay sonra para almaya başlıyorsun.”

Gerçek üreticilere devletin katkı ve teşvik sağlamasını vurgulayan Bayur, üretilen mısırın Türkiye fiyatının da altında olduğuna dikkat çekti.

“Bu yıl çok kötü geçti”

Bu yıl üretilen kavun ve karpuzun da satılamayarak tarlada kaldığını ifade eden Bayur, “Bu yıl çok kötü geçti” dedi.

Sebze fiyatlarının bir haftadır yükselişte olduğuna dikkat çeken Bayur, “Sebebi bahçeler kurudu. Üretici işçiyi mazotu ödeyemedi” dedi.

Halkseven: Kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavuruyoruz

Patates Üreticileri Birliği Başkanı Engin Halkseven, ülke olarak ambargo altında olunmasından kaynaklı yurt dışına patates ihraç edilemediğine dikkat çekerek, “Sadece Türkiye’ye gönderebiliyoruz. Ancak şu an orda patates çok ucuz olduğu için buradan almıyorlar. Yeşil Hat tüzüğünden Rum tüccar aracılığıyla ihraç yapabiliyorduk. Şu an onların da stokları yeterli ve biz kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavuruyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl stok yeterli”

Geçen kış ülkede yaşanan patates krizinin bu kış yaşanmayacağına dikkat çeken Halkseven, hasada henüz iki ay olduğunu ancak patates stokunun yeterli durumda olduğunu kaydetti.

“Patateslerimiz dünya çapında bir numara”

Üretilen patateslerin Avrupa Birliği standartlarına uyduğunu ve bunu bütün dünyanın kabul ettiğinin altını çizen Halkseven, “Patateslerimiz dünya çapında bir numara” dedi.

Tarım Dairesi’nin ilaçlama konusunda çok titiz çalıştığını vurgulayan Halkseven, ilaçlamanın aşırı kullanılmasına itiraz ettiklerini ve kalıntı bulgularına rastlandığında mutlaka imha edildiğinin altını çizdi.

Halkseven, patates fiyatında yükselme olmayacağını ve bir ay sonra fiyatın düşeceğini söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108