banner6

Kiralar yükselmedi TL değer kaybetti!

banner37

Kiralar yükselmedi TL değer kaybetti!
banner150 banner151 banner143

Ali ÇATAL

   Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği (KTEB) Başkanı Hasan Sungur, son dönemlerde sıkça dillendirilen ‘ev kiralarının çok yüksek olduğuna’ yönelik eleştirilerin gerçekleri yansıtmadığını kaydetti. Sungur, kiraların yükselmediğini, TL’nin değer kaybettiğini söyledi.

   KKTC’de aileler için ev kirasında kullanılan kıstasın 300 pound (sterlin) olduğunu ve bu ortalama fiyatta son 10 yıldır hiçbir değişikliğe gidilmediğini söyleyen Sungur, buna karşılık TL’nin döviz kurları karşısında çok kısa bir süre içerisinde ciddi bir değer kaybına uğradığını belirtti.

   İstenilen 300 poundun, bugün için bir asgari ücrete denk geldiğine dikkat çeken Sungur, kiraların da dövize endeksli olması ve TL’de yaşanan değer kaybı nedeniyle ‘ödenemez’ hale geldiğini aktardı.

   Kiraların artmadığını, bilakis; KKTC’deki ‘genel teamül’ içerisinde kaldığını vurgulayan Sungur, 1+1 eşyalı bir daire için istenen 250 poundun bile ‘değersiz TL’ nedeniyle ‘fahişmiş gibi’ göründüğünü kaydetti.

   Lefkoşa bölgesinde 50 bin pound karşılığında alınan bir dairenin, kiralanması durumunda altı yılda anaparasını karşıladığını fakat şu anda 50 bin poundun aylık faizinin dahi 600 poundu bulduğunu açıklayan Sungur, ülkede ev sahiplerinin değil, sadece bankaların kazandığını savundu.

   Akaryakıt, elektrik ve gıda başta olmak üzere mal ve hizmet alımlarında yapılan zamların hem hayatı pahalılaştırdığına, hem de halkın alım gücünü erittiğine işaret eden Sungur, alım gücü düşen insanların da ‘aslında hiç zam yapılmayan’ ev kiralarından yakınır hale geldiğini belirtti.

   TL’de yaşanan değer kaybı sonucunda dövize endeksli sektörlerde korkunç fiyat artışları yaşandığını, 400 TL’ye dolan araba deposunun 900 TL’ye ‘ancak yarısının’ dolar hale geldiğini ve lüks olmayan bir lokantada yenen bir yemeğin dahi kişi başı 250 TL’ye mal olduğunu hatırlatan Sungur, sadece mutfak harcamalarına bir asgari ücret veren insanların, ‘bir asgari ücret de’ kiraya vermek zorunda kalınca tepki gösterdiğini söyledi.

“Sosyal konut elzem”

   Hayatın ucuzlatılması durumunda gayrimenkul gibi emtiaların fiyatlamasının göze batmayacağını da söyleyen Hasan Sungur, “Öncelikle siyasi istikrar krizleri ortadan kaldırılmalı, sonra da döviz yükselince zam yapan ama gerileyince indirime gitmeyen fırsatçılara caydırıcı cezalar kesilmeli” ifadelerini kullandı.

   Özellikle süpermarket, market ve gıda sektörlerindeki ‘kriz fırsatçılarıyla’ etkin mücadelenin şart olduğunu vurgulayan Sungur, denetim mekanizmasının işletilmesinin önemine dikkat çekti.

   Protokol imzalamak için gidilen Türkiye’de memur maaşlarının değil, ‘projelerin’ masada olması gerektiğini anlatan Sungur, Türkiye’nin ‘dipsiz kuyu’ halini almış KKTC kamu maaşlarını ödemek zorunda bırakılmasının da akla mantığa sığar bir yanının olmadığını belirtti.

   Sungur, ‘sosyal konut’ projesinin hayata geçirilmesinin de elzem olduğunu kaydetti; “İhtiyat Sandığı’nda biriken paraları vermek için insanların kanser olmasını beklemek şart mı? İlk kez ev sahibi olacak kişilerin, İhtiyat Sandığı’ndaki paralarını kullanarak ev sahibi olmaları sağlanmalı” şeklinde konuştu.

Sadeghi: Arz, talebe yetişemiyor

   KTEB Yönetim Kurulu Üyesi ve Gayrimenkul Danışmanı Hüseyin Sadeghi ise yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle emlak sektöründe düşen talebin şu anda arttığını ve arzın ‘talebe yetişemez’ hale geldiğini söyledi.

   Covid-19 salgını döneminde boş kalan dairelerin ‘hızla’ kiralandığını da aktaran Sadeghi, salgın periyodundaki ‘talep azlığı’ nedeniyle fiyatları reel değerlerinin altına düşen dairelere yönelik talebin de artmaya başladığı bilgisini verdi.

   Dairelere talebin artmasının da ‘otomatikman’ kira fiyatlamasına yansıdığını kaydeden Sadeghi, “Özellikle Covid-19 salgınında boş kalan birçok daire artık hızlı kiralanabiliyor. Salgının yaşandığı dönemde talebin az olması nedeniyle kiralar reel değerinin altında düşmüştü; son dönem fiyatlamasındaki fark da büyük ölçüde bundan kaynaklanıyor” şeklinde konuştu.

   Covid-19 salgınının neden olduğu olumsuz şartların azalmaya başlamasıyla, salgın döneminde kendi ülkelerine giden yükseköğrenim öğrencilerinin ve çalışan kesimin önemli bir kısmının ülkeye dönüş yaptığını da hatırlatan Sadeghi, bu toplama, Afrika başta olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen yeni öğrencilerin eklendiğini de belirtti.

   Rusya ve Ukrayna’dan yakın zamanda gelen kiracılar da hesaba katıldığında, emlak sektöründe şu anda ‘talep fazlalığı’ yaşandığını kaydeden Sadeghi, söz konusu bu durumun da kiraların ‘ister istemez’ hızlı bir şekilde yükselmesine sebep olduğunu vurguladı.

“Dövizdeki dalgalanma inşaat maliyetlerini artırdı”

   Ayrıca, TL’nin, döviz kurları karşısında yaşadığı değer kaybının da yeni inşaatların maliyetini artırdığını ifade eden Hüseyin Sadeghi, satılan konutların maliyet fiyatında yaşanan artışın, kiralanan konutların fiyatının da yükselmesine neden olduğu bilgisini verdi.

   Girne bölgesindeki kiraların an itibarıyla ortalama fiyatlarına dair de bilgi veren Sadeghi, 1+1 ev için 2 bin 500-4 bin TL, 2+1 ev için 3 bin-6 bin 500 TL ve 3+1 konut için 4 bin-10 bin TL kira talep edildiğini ifade etti.

   Sadeghi, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

   “Tabii belli konutlar şu anda tamamen döviz olarak kiralanıyor ama bunların müşterileri de daha ziyade yabancı öğrenciler ve yabancı çalışanlar. Ödeme de genel kanının aksine ‘genelde’ yıllıktan ziyade halen aylık kiralama revaçta. Eşyalı konutlar için iki depozito, bir kira ve bir hizmet bedeli ‘uzun zamandır olduğu gibi’ şimdi de söz konusu. Yıllık ödeme talep edilmesi durumu ise genelde yurt veya lüks villalar için geçerli.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110