banner6

KKTC'de 8 yıl alıyor, Türkiye'de 3 yıl yatıyor

banner37

Avukat Barış Mamalı, Türkiye ile KKTC arasındaki suçluların iadesini içeren anlaşmaya göre, KKTC’de suç işleyen bir Türkiye vatandaşının cezasının Türkiye’de ciddi orada düştüğünü anlattı. Mamalı, bu uygulama nedeniyle KKTC mahkemelerinin verdiği cezaların anlamsızlaştığını söyledi ve durumu “KKTC’de aynı zamanda aynı suçu işleyen biri KKTC, diğeri Türkiye vatandaşı 2 gencin 5’er yıl hapis cezasına çarptırılıp, Türkiye’ye sevk edilen suçlunun 1, KKTC vatandaşı olanın ise 4 yıl cezaevinde kalmasıyla” örneklendirdi.

KKTC'de 8 yıl alıyor, Türkiye'de 3 yıl yatıyor
banner8

Ceren ÖZBİL

banner134

KKTC mahkemelerince cezalandırılıp hapse gönderilen bir Türkiye vatandaşı, Türkiye’ye sevk edilmesi durumunda cezasının yarısından azını çekerek, cezaevinden çıkabiliyor.

Türkiye’deki ceza infaz sistemi KKTC’ye göre suçlulara ciddi oranlarda cezada indirim öngörüyor.

KKTC’de suç işleyen bir kişinin hapiste geçireceği sürede yapılan indirim çok az olurken, Türkiye’de ise bir suçlu, mahkemenin kestiği cezanın bazen yarısını, hatta bazen daha da az bir süresini cezaevinde geçirdikten serbest kalıyor.

Hal böyle olunca da KKTC mahkemelerince cezalandırılıp hapse gönderilen birçok Türkiye vatandaşı Türkiye’ye iade edilmeyi tercih ediyor.

Ancak, KKTC’de suç işleyen bir Türkiye vatandaşının aynı zamanda KKTC vatandaşı da olması durumunda Türkiye’ye sevki gerçekleşmiyor.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Avukat Barış Mamalı, KKTC Merkezi Cezaevi’nde 8 yıl fiilen hapis yatmak zorunda olan bir suçlu, Türkiye’ye iade edildikten sonra bu infaz süresinin 3 yıla düşebildiğini anlattı.

“Bakanlar Kurulu kararı gerekiyor”

Avukat Barış Mamalı, Türkiye ile KKTC arasında yapılan karşılıklı anlaşma tahtında “Suçluların Geri Verilmesi, Mahkeme İlâmlarının Karşılıklı Tenfizi ve Adli Yardımlaşma Yasası”nın 1988 yılında yürürlüğe girdiğini söyledi ve KKTC mahkemelerince cezalandırılıp hapse gönderilen yüzlerce Türkiye vatandaşı hükümlünün bu yasadan faydalanıp Türkiye’ye iade edildiğini söyledi.

İade edilen kişilerin büyük çoğunluğunun uyuşturucu madde, şiddete dayalı suçlar, soygun ve hırsızlıktan mahkum olan kişiler olduğuna değinen Mamalı, “bu yasaya göre hürriyeti bağlayıcı ceza (hapis cezası) alan TC vatandaşı suçlular, düzenleyecekleri yazılı bir dilekçe ve buna ekleyecekleri bazı belgeler ile birlikte İçişleri Bakanlığı’na müracaat ederek Türkiye’ye iade edilmelerini talep etme hakkına sahiptirler. Ancak bu iade kararını Bakanlar Kurulu vermektedir. Bakanlar Kurulu kararı ile suçlunun KKTC’den Türkiye’ye iade edilmesi mümkün olmakla birlikte TC vatandaşlığı yanında KKTC vatandaşlığı da olan mahkumlar bu iade hakkına sahip değildirler” şeklinde konuştu.

Adaletsizliğe neden oluyor”

Mamalı, ortada ciddi bir eşitsizlik olduğunu söyledi ve KKTC’de aynı zamanda, aynı suçtan yargılanan biri KKTC, diğeri Türkiye vatandaşı birer kişinin birinin 3 yıl hapis cezası çekerken, diğerinin 5 yıl hapiste yattığını belirtti.

Avukat Barış Mamalı, “daha öncede belirttiğim üzere bu iade sistemi yasal bir hakka dayanmasına rağmen zaman içerisinde iade işlemlerinin yapılmasıyla ortaya ciddi bir eşitsizlik ve ayrımcılıkla birlikte aslında adaletsizlik yarattığı da ortaya çıkmıştır. Türkiye’deki ceza infaz sistemi, bize göre kıyaslandığında suçlulara ciddi oranlarda cezada indirimi öngörmektedir. KKTC’de suç işleyen bir kişinin hapiste geçireceği sürede yapılan indirim çok azdır. Ancak Türkiye’de bir suçlu mahkemenin kestiği cezanın bazen yarısını hatta bazen daha da az bir süreyi cezaevinde geçirdikten sonra hapislik uygulaması son bulmakta ve salıverilmektedir. Bu nedenle cezanın Türkiye’de infaz edilmesi suçlu kişi için çok büyük bir avantaj yaratmaktadır.

Örneğin işlediği ağır suç nedeniyle KKTC Merkezi Cezaevi’nde 8 yıl fiilen hapis yatmak zorunda olan bir suçlu, Türkiye’ye iade edildikten sonra bu infaz süresi 3 yıla düşebilmektedir. İşte bu avantaj nedeniyle Türkiye vatandaşı mahkumlar, kendi ülkelerine iade edilmek istemektedirler. Ancak bu şekilde iade edilip hapislik sürelerinin kısalmasıyla da suçlular arasında ciddi bir eşitsizlik ve ayrımcılık yaratılmış olmaktadır. Örneklemek gerekirse 2016 yılında KKTC’de Kıbrıslı ve Türkiye uyruklu iki kişi birlikte aynı suçu işlerler ve mahkeme tarafından her ikisi de 5’er yıl hapislik cezası alır. Türkiye uyruklu suçlu kişi Türkiye’ye iade edildikten sonra 2017 yılında tahliye olup özgürlüğüne kavuşabilirken, KKTC vatandaşı olan diğer suç ortağı ise ancak 2020 yılında tahliye olabilecektir” ifadelerini kullandı.

“KKTC mahkemelerinin verdiği ceza da anlamsızlaşıyor”

“Bu adaletsizlik aynı zamanda KKTC mahkemelerinin verdiği cezayı da bir yerde anlamsız hale getirmiş olmaktadır” diyen Mamalı, bu uygulamanın adil olmadığını kaydetti.

Mamalı, Türkiye’de hapislik cezası alan bir kişinin KKTC’ye iade edilmesinin de pek mantıklı olmadığını ifade etti ve “Kısacası tek taraflı işleyen bir durum vardır. Zaten ben şahsen Türkiye’den KKTC’ye iade edilmiş bir mahkum olduğunu da hiç hatırlamıyorum” dedi.

 

 

Güncelleme Tarihi: 25 Nisan 2017, 10:06
YORUM EKLE
YORUMLAR
Dilek
Dilek - 1 yıl Önce

Adaletsizlik nerede. İngiliz kanunlarıyla insanlar yargılanıyor. TÜRKİYE ile bir anlaşma yapılmış. Mahkumlara insan cezaevi islahevidir. Mahkumların geride bıraktığı ailelerde var. Verilen cezalarla yıkılan dağılan nice aileler var. Cezaevinde bir gün bir yıla bedeldir. Bu tip kurumlar mahkumları topluma kazandırmalı. Ailesinden tek ziyaretçisi bile olmayan nice mahkum var. Bunları hiç düşünmesinin tabiki. O yüzden mahkum da olsa anlaşma da olsa cezasını ülkesinde çekmeli o insanlarıda topluma kazandırmak zorunda değil miyiz?

banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104