banner6

KKTC’de kiralık araç sayısı çok fazla

banner37

Kiralık Araç İşletmecileri Birliği Başkanı Serdaroğlu, 25 bin yatak kapasitesine sahip KKTC’de, yılda 300-400 bin turiste 7 bin kiralık araçla hizmet vermeye çalıştıklarını belirterek, “Ancak rekabet ettiğimiz Güney Kıbrıs’ta 110 bin yatak kapasitesi ve yılda 3-4 milyon turiste 11 bin kiralık araçla hizmet veriliyor” dedi

KKTC’de kiralık araç sayısı çok fazla
banner99

Eniz ORAKCIOĞLU

Ülkemiz trafiğinde çok sayıda kırmızı plakalı araç görüyoruz. Hangi yola sapsak, hangi köşeyi dönsek,  karşımıza mutlaka “kırmızı plakalı”, yani kiralık bir araç çıkıyor. Ülkemizdeki trafik kazalarına bakıldığında da kiralık araçların karıştığı kaza sayısı azımsanamayacak kadar çok.

Öte yandan gayrı yasal olarak, yani KKTC plakalı araç kiralayanların sayısındaki artış da bu sektörden ekmeğini kazananların büyük tepkisine yol açıyor.

Sektördeki sıkıntılar saymakla bitmiyor.

Tüm bu sorunlarla ilgili Kiralık Araç İşletmecileri Birliği Başkanı Yakup Serdaroğlu, KIBRIS’ın sorularını yanıtladı.

Serdaroğlu sektördeki birçok sorunun temel kaynağını “rent a car” izinlerinin bir fizibiliteye göre verilmemesi ve sektörün yasallaştırılmamasına bağlayarak, “izinlerin bu denli kolay verilmesi kiralık araç kazalarının, kaçak ekonominin sebebidir” dedi.

Yakup Serdaroğlu, ülkemizde 150 şirket ve aktif 5 bin 600 aracın dışında izinli olup da boşta olan şirketlerin varlığına da işaret ederek, toplamda 7 bine yakın kiralık izni olan araç olduğunu belirtti.

Sayının nüfusa ve kapasiteye göre çok fazla olduğuna dikkat çeken Serdaroğlu, izinlerin bir fizibiliteye göre dağıtılması gerektiğine vurgu yaptı.

“Aktif 150 şirket, 5 bin 600 araç var”

Kiralık Araç İşletmecileri Birliği Başkanı Yakup Serdaroğlu, ülkemizde 150’yi aşkın “rent a car” şirketi ve izin kurula göre aktif olarak kiralanan araç sayısının 5 bin 600 civarında olduğunu vurguladı.

Serdaroğlu, 150 şirketin ve 5 bin 600 aracın dışında izinli olan ama boşta olan şirketlerin de olduğunu ifade ederek, bu şirketleri de kattığımızda kiralık izni olan araç sayısının 7 bine yakın olduğunu belirtti.

Sayının nüfusa ve kapasiteye göre çok fazla olduğuna dikkat çeken Serdaroğlu, izinlerin bir fizibiliteye göre dağıtılması gerektiğine vurgu yaptı.

Serdaroğlu, ülkenin başlıca geçim kaynağının turizm ve “rent a car” sektörünün turizm halkasının altında oluşan bir sektör olduğunu anlatarak, kiralık araç izinlerinin, otellerdeki yatak kapasitesi baz alınarak verilmesi gerektiğini bildirdi ve sonuçta, bu araçların özellikle turistik amaçlı kiralandığını kaydetti.

KKTC’de bugün 25 bin yatak kapasitesi olduğunu anlatan Serdaroğlu, “25 bin yatak kapasitesinde ve yılda 300-400 bin turiste 7 bine yaklaşan kiralık araç sayısı ile hizmet vermeye çalışıyoruz.  Rekabet ettiğimiz Güney Kıbrıs’ta ise 110 bin yatak kapasitesine ve yılda 3-4 milyon turiste, 11 bin kiralık araçla hizmet veriliyor” dedi.

Serdaroğlu, “rent a car” izni almak için şahıs veya şirket olarak başvurulabildiğini, şirket kurma mecburiyeti olmadığını kaydederek, “Şirket direktörü veya sekreterinin polisten temiz kağıdı alması, sicilinin temiz olması gerekmektedir. Bir ofisin olması ve araçları park edecek yer zorunluluğu vardır. Bunları yerine getirince, talepler izin kurulundan geçerek uygun görülürse onaylanır” şeklinde konuştu.

Serdaroğlu, siyasilerin de verilen izinlere karıştığını ve istedikleri kontenjanı oluşturup, istedikleri zaman, istedikleri kişilere izin verdirebildiklerini söyledi.

“Şirket izinleri siyasi arenadan arındırılmalı”

  Yasaya göre ehliyeti olan herkese araç kiralanabildiğinin altını çizen Serdaroğlu, ama turistik amaçlı bu işi yapan ve önüne gelene araç kiralamayan firmaların ise kendine 25 yaş sınırı koyduğunu, 25 yaş ve üzeri ehliyetli kişilere araç kiraladıklarına dikkat çekti.

“Yasa, KKTC ehliyeti, ya da yabancı ehliyeti olan herkese araç kiralanabileceğini söyler” diyen Serdaroğlu, araç kiralamanın 90 günü geçmeyecek şekilde mümkün olabileceğini, 90 günü geçerse, kişinin ehliyetini KKTC ehliyetine çevirmesi gerektiğini söyledi.

Serdaroğlu, son yıllarda 3’üncü dünya ülkelerinden çok fazla insanın ülkemize geldiğine işaret ederek, “Bilindiği üzere toplu taşıma konusunda zayıf bir ülke olduğumuzdan dolayı, bir yerden, bir yere gidebilmek için bir araç zorunlu hale gelmektedir.  Dolayısı ile herkes araç kiralamaya yönelir” dedi.

Kiralık araçlarla yapılan kazaların önüne geçebilmek için de siyasi amaçlar uğruna izinlerin dağıtılmaması gerektiğini vurgulayan Serdaroğlu, şirketlerin maliyetlerini karşılayabilmek için özellikle öğrenci nüfusu fazla olan Lefkoşa’da öğrencilere araç kiralandığını ve bunun da kaza riskini artırdığını, 3’üncü dünya ülkelerinden gelenlerin buradaki trafik kurallarına hakim olmaması nedeniyle riskin daha da arttığını vurguladı.

Serdaroğlu, bu konunun üstüne gidilmesi gerektiğini söyleyerek, kazaların önüne geçmek için caydırıcı cezaların konması ve izinlerin siyasetten arındırılması gerektiğini belirtti.

“Sektör, kaçak çalışmaya teşvik ediliyor”

Serdaroğlu, sektörde birçok sıkıntı ile mücadele ettiklerini ve sorunları pandemi öncesi ve sonrası diye ayırabileceğini aktararak, başlıca sorunlarının birincisinin, şuursuzca dağıtılan izinler olduğunu kaydetti ve bu izinlerin bir fizibiliteye göre dağıtılması gerektiğini ifade etti.

Diğer bir sıkıntının ise kiralık araçlara yaş sınırı getirilmesi olduğunu vurgulayan Serdaroğlu, “Serbest piyasa ekonomisi olan bir ülkede yaşıyoruz ama araçları, her 10 yılda bir değiştirmemiz isteniyor. Bu, bizim için ciddi bir problem, çünkü bu araçlar bizim öz sermayemizdir. Biz araç alırken bir bir değil, on on alıyoruz. 2 sene bu ülkede iş olmadı ve bu süreçte araçlar kullanılmadı. Üstelik hükümet bu konularla ilgili olarak bizi sübvansiye de etmiyor” şeklinde konuştu.

  “Aracı 10 yılın sonunda kime satacaksınız, yeni araçları hangi parayla alacaksınız” diyen Serdaroğlu,

bu durumun kendileri için büyük sıkıntı yarattığını söyledi.

Serdaroğlu, 3-4 kişi bu işten menfaat elde edecek diye araçlardaki yaş sınırının bu şekilde kalamayacağına dikkat çekerek, bu konunun sektörü kaçak çalışmaya teşvik edeceğini ve kaçak ekonominin daha da büyüyeceğini anlattı.

Bu durumun, ülkede zaten var olan ve yasal olmayan şekilde kiralanan bir miktar özel aracın (KKTC plakalı araç) sayısını artıracağına işaret eden Serdaroğlu, özellikle Tatlısu ve Esantepe bölgelerinde kiralanan villalarla birlikte araç kiralayanların, araç hizmeti verenlerin de olduğuna dikkat çekti.

10 yılda bir araç değiştirme sıkıntısına çözüm bulunmazsa,  araçlar günün sonunda özel plakaya çevrilerek özel plaka olarak kiralanacağını, denetim mekanizmasının da bunu yakalayamayacağını belirten Serdaroğlu, kayıt dışı ekonominin oluşacağını ve devletin de verdikleri vergilerden mahrum kalacağını söyledi.

  Serdaroğlu, Güney Kıbrıs’la kıyas yaparak, orada kiralık araçların yaş sınırı olmadığına işaret etti.

“Yasallaşmamız gerekiyor”

Diğer bir noktanın ise ülkemizde 7-8 yıl önce Bakanlar Kurulu kararı ile araç kiralayan şirketlerin vergiden muaf araç alabildiğini  ancak bu avantajın kaldırıldığını belirten Serdaroğlu, bu muafiyetin kaldırılma sebebinin ise kararın suiistimal edilmesi olduğunu kaydetti.

Serdaroğlu, bu durumu suistimal edenlerin sektörde bu işi ciddi yapanlar olmadığını, bazı kesimlerin lüks bir arabayı vergiden muaf alabilmek için bu muafiyetten yararlandığını, bu fark edildiğinde de verilen hakkın geri alındığını ve sektörün mağdur edildiğini ifade etti.

Otelciler Birliği, Acenteciler Birliği gibi birliklerin yürütmelerini yasal statüde yaptıklarını vurgulayan Serdaroğlu, “Kiralık araç sektörünün ise şu anda bir yasal statüsü yok. Bunun yasal statüye oturtulmasını talep ettik ki kayıt dışı oluşan ekonomiyi ve gayri yasal kiralanan araçları kontrol altına alabilelim. Aynı zamanda yasallaşmamız gerektiği halde henüz onu da başarmış değiliz” dedi.

“Pandemi döneminde tek katkı almayan bizim sektör”

Serdaroğlu, pandemi sürecindeki sorunlarına da değinerek, “Turizm sektörü altında otelciler, seyahat acenteleri, restorancılar veya rehberler, gerek elçilikten, gerekse hükümetten ciddi katkı almalarına rağmen, bu sektör altında tek katkı almayan sektör bizler olduk” şeklinde konuştu.

banner134

Serdaroğlu, şöyle konuştu:

“Şirketler, işletemeyeceklerini düşündüklerinde araçları için oturma izni alabiliyor.

Örneğin 100 araçlık bir şirket, 60 aracını işletemeyeceği için onlara oturma izni alabiliyor.

Oturma izinli araçlar için şirketler devlete karşı olan seyrüsefer, araç muayenesi ve işletme izinleri ödememesi gerekirken, pandemi döneminde devlet bizden işletmediğimiz araçlar için işletme izni talep ediyor.

Bu adil ve yasal değildir.”

“Villalarla birlikte araç kiralanıyor”

Villa turizmi diye adlandırılan bölgelerde, villalar kiralanırken, villa sahiplerinin önceden alıp garaja koydukları özel plakalı 2’nci el araçları da birlikte kiraladıklarını söyleyen Serdaroğlu, hem villanın, hem de aracın pazarlığını birlikte yaptıklarını anlattı.

Serdaroğlu, polisin, kiracıyı durdurduğu zamanda kiracının savunmasının “arkadaşımın evine gelip tatil yapıyorum, bu da onun arabası” şeklinde olduğunu belirterek, polisin de kişi hakkında yasal işlem başlatamadığını kaydetti.

Serdaroğlu, bu noktada da yasanın öneminin ortaya çıktığını bildirdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104