Kocas, Eide ve Türkiye'yi suçladı

banner37

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas dün Güney Kıbrıs’a giderek temaslarda bulundu ve Rum Ulusal Konsey toplantısına katıldı.

Kocas, Eide ve Türkiye'yi suçladı
banner99

Alithia ve diğer gazeteler, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas’ın dün Güney Kıbrıs’a giderek Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le görüştüğünü, ardından Rum Ulusal Konsey toplantısına katıldığını ve sonrasında da Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’le ortak basın toplantısı düzenlediğini yazdılar.

Alithia gazetesi: “Konu Yarın – Guterres Çerçevesi Kalkan – Eide ve Ankara’ya Suçlama” başlıkları altında verdiği haberinde, Yunanistan Dışişleri Bakanı Kocas’ın dün sabah Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le görüştüğünü, ardından Rum Ulusal Konseyi’ne, Crans Montana zirvesindeki gelişmeler hakkında “bilgi verdiğini” yazdı.

Habere göre Rum siyasi partiler de Kıbrıs sorununa ilişkin görüşlerini Kocas’a aktardılar.

Gazete, Kocas’ın katıldığı dünkü Ulusal Konsey toplantısında, Crans Montana zirvesinin başarısız olmasından Türkiye’nin sorumlu olduğu konusunda fikir birliğine varıldığını ancak Kıbrıs Rum tarafının bundan sonra atması gereken adımlar konusunda farklı görüşlerin ortaya konulduğunu yazdı.

Habere göre, Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, konsey sonrası yaptığı açıklamada, Rum tarafının Kıbrıs sorununda yapması muhtemel girişimlerin Türkiye-AB ilişkilerine mi bağlı olduğu ve Almanya’daki seçimlerden sonrasında müzakerelerin yeniden başlaması yönünde girişim başlatma niyetlerine ilişkin soruları yanıtladı.

Hristodulidis, olumlu bir sonuca götürecek koşullar olması durumunda müzakerelere yeniden başlamaya hazır olduklarını belirtirken, Crans Montana zirvesinin başarısızlığının Türkiye’nin garanti ve güvenlikler konusunda tutumu olduğu iddiasını yineledi.

Türkiye’nin zirvede dile getirdiği tezlerin Kıbrıs sorununun çözümüne olanak tanımadığını savunan Hristodulidis, Türkiye’nin AB sürecinde “almak istiyorsa önce Kıbrıs sorununda vermesi gerektiğini” öne sürdü.

Partilerin açıklamaları

Habere göre, toplantının sonrasında DİSİ Başkanı Averof Neofitu yaptığı açıklamada özetle, güvenlik ve garantiler konusunda Guterres çerçevesinin çok iyi değerlendirilmesi ve ilk olarak tek taraflı müdahale hakkının ve garanti anlaşmasının kaldırılması gerektiğini belirterek, çözümün denetimini garantör ülkelerin yapamayacağının kabul edilmesi ve Türk ile Yunan alaylarının adadan ayrılmaları konusunda kesin tarih belirlenebilmesi için başbakanlar düzeyinde görüşmeler yapılmasının gerektiğini savundu.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ise, Crans Montana zirvesinin “Kıbrıs sorununu çözüme çok yakınlaştırmasına karşın, aynı zamanda çok da uzaklaştırdığını” iddia ederek yapılması gereken ilk şeyin Kıbrıs sorununun çözümü umudunun canlı tutulması olduğunu vurguladı.

Kiprianu, AKEL için çözüm çerçevesinin, BM Güvenlik Konseyi parametreleriyle belirlendiği şekliyle, siyasi eşitliğe dayalı iki toplumlu, iki kesimli federasyon olduğunu ifade ederek, gelecekte atılması gereken adımlar konusunda ise fikirleri ve düşünceleri tartışmaya hazır olduklarını belirtti.

Kiprianu: “Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızla da görüşüp onların da endişelerini anlamaya çalışmalıyız” şeklinde konuştu.

DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos ise, Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ın dış politika, savunma ve enerji konularında işbirliği yapmalarını sağlayacak bir stratejik işbirliği yüksek komitesi kurulmasını önerdiklerini belirtti.
EDEK Başkanı Marinos Sizopulos, Kıbrıs Rum tarafının müzakere elinin güçlenebilmesi için dünkü konsey toplantısında gündeme gelen önerilerin hayata geçirilmesi gerektiğini, kendilerinin de bu yönde önerilerde bulunduklarını ifade etti.

Dayanışma Hareketi Başkan Vekili Polis Palikaros açıklamasında, çözümün ilk gününde dahi tek bir Türk askerinin adada bulunamayacağı görüşünü savunurken,Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas ise, Türkiye’nin AB’den fayda sağlamasına izin verildiği sürece Kıbrıs sorununda adım atmayacağı iddiasını ortaya koydu.

banner134
Rum Ekologlar ve Vatandaşlar İşbirliği başkanı Yorgos Perdikis ise, AB’nin Crans Montana zirvesindeki tutumunu eleştirerek, beklentilerin altında kaldığını savundu.

Kocas’tan Eide ve Türkiye’ye suçlama

Gazete bir diğer haberinde, Rum Ulusal Konsey toplantısı sonrasında Kocas’ın Rum mevkidaşı Kasulidis’le gerçekleştirdiği basın toplantısında, Türkiye ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’ye “suçlamalarda bulunduğunu” yazdı.

Habere göre Kocas açıklamasında, Eide’nin konferans için hazırlıklı olmadığını iddia ederken, Kıbrıs sorununda yeni bir girişim konusunun sorulması üzerine ise, “bunun için çalışmaları gerektiğini ancak bu yeni fırsatın iyi hazırlanması ve sonuç getirici olması gerektiğini” belirtti.

Ulusal Konsey zirvesinde Rum siyasi partilerinin görüşlerini dinlediğini, kendisinin de Crans Montana tecrübelerini aktardığını ifade eden Kocas, “orada sözcüklerle oynayan ancak karar alma anı geldiğinde hiç niyeti bulunmayan ya da çözüme hazır olmayan bir Türkiye gördüğü” iddiasında bulundu.

Kocas, Crans Montana’da “garantiler ve güvenlik konularını Kıbrıs sorununun gündemine soktuklarını ve gelecekteki her türlü müzakerenin bu konularla başlayacağı konusunda hiçbir şüphenin bulunmadığını” iddia ederek bunu “büyük bir kazanım” olarak nitelendirdi.

Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis ise açıklamasında, Kocas ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Crans Montana’da, garantiler, müdahale hakları ve güvenlik konusunda bugün kadar verilmemiş bir mücadele verdiklerini iddia etti.

Kasulidis, zirvenin başarısız olmasının sebebini, “Kıbrıs’ın doğal bir devlet olma ve herhangi bir garantörlük ve müdahale hakları anlaşmasında, sürdürülebilir olmadıkları (non-sustainable) için, yer almama hakkının bulunduğunun eksik olması” olarak gösterdi.

Fileleftheros gazetesi ise konuya ilişkin haberini: “AB İçerisinde Eylem Planı – Lefkoşa ve Atina AB-Türkiye İlişkisinde Atılacak Adımlar Çerçevesinde Ortak Politika Organize Ediyor – Avrupa Kartını Oynuyorlar” başlıkları altında verdi.

Gazete, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Kıbrıs sorunundaki çabaların faydalı olabilmesi için şu anki dönemde Türkiye- AB ilişkisinin çeşitli unsurlara baskılar uygulanmasına müsait olduğu değerlendirmesini yaptıklarını yazdı

Gazete, Kocas ve Kasulidis’in dünkü görüşmede, bu çerçevede AB’ye mesajlar gönderilmesi kararı aldıklarını, Anastasiadis’in Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’la dün yaptığı telefon görüşmelerinin de bu kararla ilişkili olduğunu belirtti.

Gazete ayrıca, Kocas’ın açıklamasında, önümüzdeki günlerde müzakere masasına gelecek Gümrük Birliği konusunu nasıl değerlendirebileceklerini de incelemekte olduklarını söylediğini vurgulayarak Kocas’ın dünkü açıklamasına yer verdi.

Diğer gazeteler ise konuya ilişkin haberlerini şu başlıklarla yansıttılar:
Politis: “Guterres Çerçevesi Kaybolmamalı – Taktik Konusunda Görüş Ayrılıkları Olsa Da DİSİ ve AKEL Özde Uzlaşıyor”.

Haravgi: “Girişim Önceliğini Ele Geçirmeliyiz – Müzakerelerin Devamına İlişkin Hiçbir Gösterge Yok”.

 

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2017, 12:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75