Komutana isyan

banner37

Köy halkı ve mücahitlerin istişaresiyle yönetiminden rahatsızlık duyulan Erenköy’deki yetkili komutan Yarbay Sadi, yayınlanan muhtıra sonrası Türkiye’ye gönderildi

banner87
Komutana isyan
banner99

BANA NE YAPACAKSINIZ… Köyde yaşanan tatsızlıkların ardından Tolgay Kaan, Ahmet Teralı, Kamil Nuri, Teoman Salahi, Ergün Aziz ve köylü mücahitlerden Fadıl Elmas komutanın yanına çıkarlar. Kamil Nuri, komutana “artık sizden ayrılmamız gerekir” sözüne karşı “bunu sizden ummazdım” yanıtını veren Yarbay Sadi, kendisine ne yapılacağını sordu. Bereketçilerin sandalıyla Türkiye’ye gönderileceği söylenince kabul etti.

RİSKLİ BİR ADIMDI, BUGÜN DE OLSA YAPARDIK… Riskli bir adım attıklarını, Sadi komutanın direnmesi ve Lefkoşa’dan destek çağrısı yapması durumunda gerginlik olabileceğini; ama eğer böyle bir adım atarsa tüm foyasının da ortaya çıkacağını bildiği için isteklerine boyun eğdiğini kaydeden Hasipoğlu, mücahitlerin bu hareketinin ihtilal gibi olsa bile bu adımı atmaya mecbur kaldıklarını belirtirken, bugün bile bakıldığında o dönemde çok doğru bir adım attıklarının net olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

SADİ KOMUTANI NASIROĞLU GÖTÜRDÜ… Öğrencilerin isyan sonrası kendisini çağırarak hazırlanmasını ve komutanı Türkiye’ye götüreceğinin söylenmesi üzerine bazı arkadaşlarıyla birlikte Sadi komutanı sandalla götürdüklerini ve denizin ortasında Türk askerine teslim ettiklerini aktaran Nevzat Nasıroğlu, Sadi’nin gidişine köylülerin de katkı sağladığını çünkü onu sevmediklerinden dolayı kendisine destek verilmediğini söyledi

Erenköy’e 31 Mart 1964 tarihinde çıkan ilk grupta yer alan bölgenin komutanı olarak görevlendirilen Yarbay Sadi Eninanç’ın çalkantılarla geçen Erenköy mücadelesi bir isyanla sonlandırılmıştı.

Erenköy çıkartması sürecinde müdahil olmadığı izlenimi vermek isteyen Türkiye yönetimi, adaya hep Kıbrıslıları göndermişti. Türkiye’de okuyan üniversite öğrencileri ve İngiltere’den gelenlerle birlikte komutan olarak görevlendirilen Yarbay Sadi de Kıbrıs kökenli biriydi.

Erenköy’de bulunan birçok mücahidin birebir sorun yaşadığı, ya da problemlere tanıklık ettiği Yarbay Sadi ile ilgili rahatsızlıklar günden güne katlanarak artarken köyün liderinin de desteğini alan bir grup öğrencinin hazırladığı muhtıraya boyun eğmek zorunda kalan Yarbay Sadi, 20 Temmuz tarihinde köylü birinin yardımıyla, balıkçı teknesiyle Türkiye’ye döner.

Daha Anamur’da iken öğrenci mücahitlerle problemler yaşamaya başlayan yarbayın yanlış kararları, bilgisizliği, uyguladığı şiddet, kendisine giden mücahitleri dinlememesi ve uygunsuz görülen hareketlerinin birikimiyle patlayan öğrenciler Erenköy Köy Komutanı Kaya Reis’in de desteğiyle giriştikleri isyan başarıya ulaşmıştır.

Erenköy tarihinin önemli iki isyanından biri olan Yarbay Sadi’nin gönderilmesi girişimi Erenköy’de en çetin çatışmaların yaşandığı 7-8 Ağustos tarihindeki kaderin de belirleyicisi olmuştu.

Londra’dan gelen genç bir mücahidin elinin kırılmasıyla sonuçlanan darp olayı sonrası Bozdağ’daki mücahitler AKSA kod adlı komutanları Yarbay Sadi’nin görevine son verilmesi için girişimi başlatmışlardır.

Erenköy mücahitlerinden Erdal Camgöz’ün “Kıbrıs’a İlk Çıkarma 1964 Ordaydım” isimli kitabında süreci şöyle aktarmıştır:

“Naci Talat etrafına topladığı mücahitlere bu niyetlerinin eğer birlik olurlarsa başarılabileceğini söylemesiyle başlamıştır. Birlikte hareket kararı oybirliğiyle alındıktan sonra, başarılı olabilme şanslarını yükseltmek için köylülerin de desteğini almak gerektiğinden Köy Komutanı Kaya Reis’e gidilir. Kaya Reis’in desteğinin alınmasıyla birlikte niyet tüm köyler ve tepelere iletilir. Açıkça destek vermekten kaçınanların sessiz kalmasıyla birlikte hazırlanan muhtıra 16 Temmuz 1964’te imzaya açılır”.

Bana ne yapacaksınız?

Köyde yaşanan bazı tatsızlıkların ardından köylülerin komutanın yanına çıkmasının ardından ortamın gerginliğini gören öğrenci liderleri yaptıkları toplantıda komutanı gönderme kararı alırken, Arslan Mengüç’ün kaleme aldığı “Anılarda Erenköy” kitabında Tolgay Kaan ve Kamil Nuri süreci anlatmışlardı.

Kitapta aktarılanlara göre, Edip binbaşı bu hareketin bir isyan olduğunu belirterek bu sürece dahil olmak istemez ama yinede de mücahitlere yardımcı olur. Tolgay Kaan, Ahmet Teralı, Kamil Nuri, Teoman Salahi, Ergün Aziz ve köylü mücahitlerden Fadıl Elmas komutanın yanına çıkarlar. Kamil Nuri, komutana “artık sizden ayrılmamız gerekir” sözüne “bunu sizden ummazdım” yanıtını veren Yarbay Sadi, kendisine ne yapılacağını sordu. Bereketçilerin sandalıyla Türkiye’ye gönderileceği söylenince kabul etti.

Hasipoğlu: Riski göze alarak bu adımı attık

Manga komutanlarının oturup değerlendirme yaptıklarında Sadi komutan ile yürümeyeceği kanaatine vardıklarını ve onu göndermeye karar verdiklerini kaydeden Ertuğrul Hasipoğlu, “telsizin başında olan Özalp bizimle birlikte hareket etti, telsize el koyduk. Komutana gidip, siz hastasınız diye mesaj çekelim, gelip sizi alsınlar. Mufsili’yi alıyoruz, geri çekiliyorsun, buralar tehlikeli ileri gidip mevzi kazalım diyoruz dinlemiyorsun kayıplar veriyoruz, gelen parayı adaletsiz kullanıyorsun, bunlar olurken artık seninle bu yolu yürümemiz mümkün değil. Direnirseniz, sizi görevden aldığımızı Ankara’ya bildireceğiz. Bu da sizin geleceğiniz açısından iyi olmayacaktır. Tamam dedi ve istediğimiz doğrultusunda mesajı çekti ve ertesi günü hemen aldılar” diyerek isyanın kritik anını anlattı.

Riskli bir adım attıklarını, Sadi komutanın direnmesi ve Lefkoşa’dan destek çağrısı yapması durumunda gerginlik olabileceğini; ama eğer böyle bir adım atarsa tüm foyasının da ortaya çıkacağını bildiği için isteklerine boyun eğdiğini kaydeden Hasipoğlu, mücahitlerin bu hareketinin ihtilal gibi olsa bile bu adımı atmaya mecbur kaldıklarını belirtirken, bugün bile bakıldığında o dönemde çok doğru bir adım attıklarının net olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

Bazı manga komutanları haberleşip gönderilmesine karar verilirken uzakta olmasından dolayı süreçle ilgili bilgilendirildikleri ama eyleme Erenköy dışında bulunduğundan dolayı müdahil olmadığını kaydeden manga komutanlarından Kemal Altınkaya, köylüler ve mücahitler yönetimsel beceri konusunda olumsuz bir izlenim bıraktığı için Sadi’nin gönderilmesi için hazırlanan muhtıraya imza koyduğunu kaydetti

24 saat süre verildi

Verilen muhtıra sonrası yarbay ile diyalog yolunu kapatan öğrenciler, komutanlarına Erenköy’den ayrılması için 24 saat süre verirler.

Zir Kampı’nda bazı gruplara eğitim veren Edip binbaşının da bir süre sonra Erenköy’e çıktığını anımsatan Ömer Emiroğlu,  manga komutanı olan mücahitler ve köylü liderlerin Sadi yarbaydan duydukları rahatsızlığı hemen ona ilettiklerini ve Sadi Yarbay’ın gönderilmesi operasyonuna onun da yardımcı olduğunu ifade etti.

Ertesi günü köylü birinin balıkçı teknesiyle Türkiye’ye dönen Yarbay Sadi’nin yardımcısı olan Binbaşı Edip de emir komutayı yürütemeyeceği endişesiyle aynı sandalda dönerler.

İki komutanın Erenköy’den ayrılmasından sonra emir komutayı yine Kıbrıslı bir subay olan Ali Fikret Atun üstlenir.

Ardından 1 Ağustos’ta Rauf Denktaş ile birlikte Erenköy’e çıkan TMT’nin ilk Bayraktarı Rıza Vuruşkan görev komutayı devralır.

İsyan öncesi Ankara ile temas kurulmadı

Erenköy’de telsiz sorumlularından biri olarak görev yapan Zihni Halilhan, isyandan önce öğrencilerin Genelkurmay’a ulaşmadığını belirtti. Ancak, muhtıra verildikten sonra Yarbay Sadi, Ankara ve Lefkoşa’ya yaşananları bildirdiğini ve Ankara’dan talimat geldikten sonra öğrencilerin talebi doğrultusunda Erenköy’den ayrıldığını açıkladı.

Ankara’daki Kıbrıs işlerinden sorumlu istihbarat birimiyle telsiz temaslarının olduğunu söyleyen Halilhan, talimatın içeriğinde nasıl bir yöntemle gidileceğinin de var olduğunu belirtti.

Sadi’yi götürme görevi Nevzat Nasıroğlu’na kaldı

Öğrencilerin isyan sonrası kendisini çağırdığını, hazırlanmasını ve komutanı Türkiye’ye götüreceğinin söylenmesi üzerine bazı arkadaşlarıyla birlikte Sadi komutanı sandalla götürdüklerini ve denizin ortasında Türk askerine teslim ettiklerini aktaran Nevzat Nasıroğlu, Sadi’nin gidişine köylülerin de katkı sağladığını çünkü onu sevmediklerinden dolayı kendisine destek verilmediğini söyledi

Yetki Ali Fikret Atun’a kaldı

Yarbay Sadi’nin gönderilmesi girişiminin Eyüp Binbaşı ve Üsteğmen Ali Fikret Atun’un da Erenköy’de bulunmasının da fırsat bilindiği görüşünde olan Erdal Onurhan, bu hareketin başarılı olmasını önceden onay alınmış olma olasılığına bağladı.

Yarbay Sadi’nin ayrılmasının ardından, 1 Ağustos’ta Rıza Vuruşkan gelene kadar sevk ve komutayı Üsteğmen Ali Fikret Atun üstlenmişti.

​  Rıza Vuruşkan’ın gelişinden sonra bir hafta olmadan çatışmaların patlak verdiğini anımsatan Onurhan, “Vuruşkan, ilk hafta uyumadan tüm sınırı dolaşarak mevzi ve irtibat hendekleri yapılması talimatını verdi. Bu da  dirayetli komutası Rumların Erenköy'e saldırmaları sırasında daha fazla zayiat vermemizi önledi.” şeklinde Vuruşkan’ın önemine vurgu yaptı.

Muhtıranın tam metni

Öğrenciler tarafından hazırlanan ve 57 kişinin imza koyduğu 16 Temmuz’da yarbaya teslim edilen muhtıranın tam metni ise şöyle:

“Biz Anavatan’da verdiğimiz kutsal yemini yerine getirmek için her şeyini feda etmeye hazır olan Türk gençleri olan, gayri insani muamelelere tabi tutan ve ahlâk dışı sosyal münasebetler kuran Yarbay Sadi’nin emirlerini bu günden itibaren kal’e almamaya ve bu geçici devre içinde Binbaşı Edip’in emirlerine uymaya karar verdik.

Bu müessif kararı almaya mecbur kaldık. Çünkü Yarbay Sadi geçen dört aylık devrede böyle asil ve şerefli bir misyona başkanlık yapamayacak bir asker ve insan olduğunu bize her vesile ile ispat etti.

Bu kararımızı hiçbir haksız tahrikin veya bir suiniyetin tesiriyle almadık; tek gayemiz vatana hizmettir. Haklı olduğumuzu ispat edecek her türlü maddi deliller elimizde mevcut ve açıklamaya her zaman hazırdır.

Saygılarımızla”

Muhtıraya imza koyanlar

Naci Talat

Metin Çatan

Hasan Çavuş

Erdal Ahmet

Mustafa Özgür

Raif D....

Erdal Teyfik

Saydam Muhittin

Gölemen Daniş

Ahmet Hasan

Mustafa Ertuğrul

Özdemir Ramadan

Salahi Ahmet

İlkay Çalık

Kadri Osman

Tansu Yeşilada

Hüseyin Mehmet

Özer Hasan

Caner Kadir

Salahi Ahmet

Hüseyin M. Celal

Mehmet N. Ahmet

Ali Süleyman

Süleyman Ali

Hasan Kavuk

Süleyman Ali

İsmet Cemal

Raif  Sü....

Derviş Çobanoğlu

Özkan Hasan

Enver Osman

Hasan Yüksel

Kemal Altınkaya

Doğan Yusuf

Hasan Mehmet

Orhan Nazım

Hüseyin Emir Ali

Ethan Halil

İbrahim Hüseyin

Mustafa Nazif

Hüseyin Yaşar Emin

Kemal Çelik

Bekir Muzaffer

Günay Caymaz

Necol Mustafa

Hüdaverdi Osman

İlter Berberoğlu

M. Salih Kadir

Ertuğrul Mehmet

Hilmi Hasan

Hüseyin Mustafa

Ali Toker

Fevait Ali

Mehmet Ali

İbrahim Niyazi

A. Aziz Hüseyin

Tuncer Arif

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96