Korkunç bir risk alınıyor

banner37

EMO Başkanı Ali Murat Cellatoğlu, KKTC’nin elektrik prizlerine uymayan ikili elektrik fişlerinin kullanımına yönelik yasal yaptırım sürecinin ‘artık’ daha sıkı işleyeceği bilgisini verdi:

Korkunç bir risk alınıyor
banner99

“TÜKETİCİLER HAKLARINI BİLSİN”… Ali Murat Cellatoğlu, elektrikli ürünlerin ‘üçlü prizlere uygun fişle’ satılması konusunda bir yasal zorunluluğun 2003’ten bu yana olduğunu fakat satıcıların ‘geneli’ tarafından bu konunun savsaklandığı bilgisini verirken; tüketicilerin ezici çoğunluğunun bilinçsizliğinin de hayati öneme sahip bu duruma yönelik düzenlemenin hayata geçirilmesini geciktirdiğini aktardı. Cellatoğlu, EMO’nun, ticaret yapanlara ‘gümrük öncesi’ verdiği ön izin veya uygunluk belgesi için bu kıstasları talep ettiğini söyledi.

“BİZE ÖZEL MUAMELE HAYAL”… Ali Murat Cellatoğlu, Kuzey Kıbrıs’ın düşük ticaret hacmine işaret ederken, ülkelere özel adımların atılmasında bu durumun büyük ölçüde belirleyici olduğunu belirtti. Büyük hiçbir firmanın ‘söz gelimi’ 100 birim mal için ülke standartlarına uygun ürün üretmekle uğraşmayacağını söyleyen Cellatoğlu, böylelikle, kamuoyunda sıkça tartışılan ‘İngiltere’ye gönderilen Türkiye üretimi elektrikli cihazların üçlü fişle satılıp, konu KKTC olduğunda bu zahmete girilmemesi’ konusuna da açıklık getirdi.

“LABORATUVARIMIZ ÜLKEDE TEK”… Ali Murat Cellatoğlu, ülkeye girmesi talep edilen elektrikli cihazların kalite kontrollerinin ve uygunluk testlerinin yapıldığı laboratuvarlarının, alanlarında yetkin personel tarafından hizmet verdiğini ve burada ısıya dayanıklılıktan standartlara uygunluğa, pek çok test yapıldığını söyledi. Cellatoğlu, Türkiye’den aldıkları uluslararası geçerliliğe sahip bir akreditasyonun da olduğunu ve bu durumun da EMO laboratuvarını, kendi alanında ‘Kuzey Kıbrıs’ta ilk ve tek’ konumuna taşıdığını kaydetti.

Ali ÇATAL

   Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Ali Murat Cellatoğlu, ülkenin elektrik iletim altyapısına uygun olmayan ikili fişlerin kullanımına yönelik yasağın ‘artık’ daha ciddi uygulanacağını söyledi.

   Bu konuda bir yasal zorunluluğun zaten 2003’ten bu yana olduğunu fakat satıcıların ‘geneli’ tarafından savsaklandığı bilgisini de veren Cellatoğlu, tüketicilerin ezici çoğunluğunun bilinçsizliğinin de hayati öneme sahip bu duruma yönelik düzenlemenin hayata geçirilmesini geciktirdiğini aktardı.

EMO’nun, ticaret yapanlara ‘gümrük öncesi’ verdiği ön izin veya uygunluk belgesi için belirli kıstasların sağlanmasını şart koştuğunu hatırlatan Cellatoğlu, ya elektrikli ürünlerin ‘üçlü fişle’ ülkeye sokulmasını ya gümrükten çıkmadan fişlerin uygun standarttakilerle değiştirilmesini ya da ‘ikili fişi üçlü prize uygun hale getiren’ adaptör eşliğinde mağazalarda satılmasını talep ettiklerini belirtti.

   Bahse konu bu isteklerinin her daim kabul edildiğini de söyleyen Cellatoğlu, görüşmelerde karşılaştıkları bilinç ve anlayışın ise ‘mallar gümrükten çıktıktan sonra’ satıcı tarafından terk edilmesinden yakındı.

İşini ‘olması gerektiği gibi’ yapan tüccarları tenzih ettiğine de dikkat çeken Cellatoğlu, oda olarak, aynı hassasiyeti göstermeyen ve taahhütlerini yerine getirmeyen satıcılarına yönelik yasal sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.

Kuzey Kıbrıs’ın düşük ticaret hacmine işaret eden ve büyük hiçbir firmanın ‘söz gelimi’ 100 birim mal için ülke standartlarına uygun ürün üretmekle uğraşmayacağını da söyleyen Cellatoğlu, kamuoyunda sıkça tartışılan ‘İngiltere’ye gönderilen Türkiye üretimi elektrikli cihazların üçlü fişle satılıp, konu KKTC olduğunda bu zahmete girilmemesi’ konusuna da açıklık getirdi.

İlgili cihazları üçlü fişli haliyle ithal etmenin imkansıza yakın olması nedeniyle, bu aletlerin fişlerinin gümrükte kesilerek üçlüye çevrilmesine yönelik karar uyarınca yapılması gereken raf denetimlerinin de Ticaret Dairesi’nin ‘eleman eksikliği’ nedeniyle sekteye uğradığını kaydeden Cellatoğlu, bu durumun da elektrikli aletlerin ‘geldiği halleriyle’ mağazalara götürülmesinin zamanla normalleştiğini söyledi.

   EMO’nun, raf denetimleri yapma yetkisinin, ilgili yasa gereği olmadığını da söyleyen Cellatoğlu, Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) ile yaptıkları protokolün gerekliliklerinin yerine getirilmesi sürecinin takipçisi olacaklarını; talep edilmesi durumunda da Ticaret Dairesi’nin kontrollerinde ‘bilirkişi’ sıfatıyla üyelerini görevlendirebileceklerini vurguladı.

“Adaptör kullanımını hiçbir zaman istemedik”

   Ali Murat Cellatoğlu, malların gümrükte fişlerinin kesilip değiştirilmesi işleminin zaman ve enerji kaybına neden olduğuna yönelik ‘tüccarlardan gelen’ iddiaların ardından, elektrikli alet satışı yapan sektörün bileşenlerine ‘bir kez daha’ kulak verdiklerini kaydetti.

   Cellatoğlu, ‘yine tüccardan gelen’ talep nedeniyle, ikili fişi üçlü prize uyar hale getiren adaptörlerin, satın alınan malın yanında müşteriye verilmesine de ‘olur’ verdiklerini söylerken; her kalem mal için ortaya çıkan ortalama 10 TL’lik ekstra maliyetin, bu seçenek tercih edildiğinde 15 TL’ye yükseldiğini ve tüccar kesiminin ‘bu sefer de maliyetten’ şikayet etmeye başladığını açıkladı.

   Bahse konu adaptörlerin kullanımını EMO’nun istemediği gerçeğine parmak basan Cellatoğlu, satıcılardan gelen ısrarlı talep üzerine böylesi bir çözüme evet dediklerini; ilk tercihlerinin ve ‘olması gereken en sağlıklı çözümün’ ise ‘cihazların üçlü fişle satılması’ olduğunu vurguladı.

   Adaptör kullanımına, elektrik iletiminde ‘durak’ noktaları arttıkça, kullanım güvenliğinin düştüğü gerçeğinden hareketle sıcak bakmadıklarını fakat satıcıların ‘diğer çözümlere’ 17 yıldır yanaşmadıklarını göz önünde bulundurarak ‘kendilerinden gelen’ bu öneriye uyacakları ön kabulüyle hareket ettiklerini kaydeden Cellatoğlu, işin mali boyutu üzerinden yaşanan tartışmaların ‘yersiz’ olduğunu söyledi.

   Söz konusu adaptörlerin maliyetinin halka yansıtılacağına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığı bilgisini de veren Cellatoğlu, bu adaptörleri ülkeye tek firmanın getirmesi ve bu firmanın da EMO üyesi olması üzerinden spekülatif bir ortam oluşturma çabalarının ise beyhude olduğunu belirtti.

   EMOüyelerinden birisine ‘gelir kapısı’ oluşturmaya çalışıldığına yönelik ithamları da “Son derece mesnetsiz” şeklinde nitelendiren Cellatoğlu, adaptör kullanımına yönelik tavırlarını ‘en başta’ koyduklarını ve tercihlerinin ‘BS 1363 standardına haiz’ fişlerin kullanılması olduğunu hatırlattı.

   Üçlü prizlere takılarak, ikili fişlerin üçlü prizlerde kullanılmasına olanak veren taşınabilir başlıklara da değinen Cellatoğlu, bu aparatların ancak cep telefonu şarjı gibi ‘kısa süreli’ kullanımlara uygun olduğunu söyledi; ütü ve tost makinesi gibi ‘fişi prizde uzun süre duran’ elektrikli ev aletlerinin kullanımı için ‘tehlike potansiyeli taşıdığı’ uyarısında bulundu.

“Çarpılma hatta yangın tehlikesi söz konusu”

   İkili fişlerin topraklamasının, fiş üzerinden yapıldığı ve bu alanın da ikili priz içerisindeki aparatla temas ettiği bilgisini veren Ali Murat Cellatoğlu, bu konseptin de ‘Britanya hariç’ Avrupa ülkeleri ve Türkiye için uygun olmakla beraber KKTC gibi ‘İngiliz elektrik sistemine’ sahip yerler için ‘son derece riskli’ olduğunu kaydetti.

   Kuzey Kıbrıs’ta kullanılan ve İngiltere tarafından ‘çocuk kilidi’ yerine kullanılan üçüncü fiş ucunun, aynı zamanda ‘topraklayıcı’ görevi de gördüğünü söyleyen Cellatoğlu, fişin prize girmesi için mekanizmayı açan düzeneğin, ekstra bir güvenlik önlemi olmasının yanında ‘olmazsa olmaz’ bir unsur olduğunu kaydetti.

   Topraklama işlemi yapılamayan bir fişte yaşanacak olası bir kaçağın, cihaza temas edilmesi durumunda elektrik çarpmasıyla sonuçlanacağını belirten Cellatoğlu, bu kaçağın fark edilmemesi durumunda ise önce fişin, sonra da cihazın yanarak, yangın felaketiyle karşı karşıya kalınacağı uyarısını yaptı.

   Cellatoğlu, şu ana kadar böylesi bir durumla karşılaşılmamasının, bundan sonra da yaşanmayacağı anlamına gelmeyeceğini de aktarırken; kilit mekanizması ‘çeşitli materyaller sokularak’ devre dışı bırakılan üçlü prizlere ikili fişlerin takılması işlemiyle ‘korkunç bir riskin alındığı’ bilgisini paylaştı.

Cellatoğlu, ülkeye girmesi talep edilen elektrikli cihazların kalite kontrollerinin ve uygunluk testlerinin yapıldığı laboratuvarlarının, alanlarında yetkin personel tarafından hizmet verdiğini ve burada ısıya dayanıklılıktan standartlara uygunluğa, pek çok test yapıldığını söyledi.

Cellatoğlu, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

   “Türkiye’den aldığımız ve uluslararası geçerliliğe sahip bir akreditasyonumuz da var, ki bu da EMO laboratuvarını, kendi alanında ‘Kuzey Kıbrıs’ta ilk ve tek’ konumuna taşıyor. Ayrıca her yıl, hem laboratuvarda kullandığımız teknik ekipmanın ince ayarı hem de bir bütün olarak laboratuvar denetimden geçiyor. EMO, bu laboratuvar sayesinde, ülke insanına yönelik çok önemli bir çalışmayı icra ediyor.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75