banner6

Koronavirüs korkusu kan bağışlarını düşürdü!

banner37

Pandemi sürecinde birçok kişinin hastalık kapmamak için kan bağışında bulunmaktan uzak durması ve Covid-19 geçirenlerin de 6 aydan önce kan bağışında bulunamaması, kan stoklarının ciddi oranda düşmesine neden oldu

Koronavirüs korkusu  kan bağışlarını düşürdü!
banner151

Ahmet UÇAR

Pandeminin etkilemediği hiçbir şey kalmadı.

Thalassaemia, onkoloji ve diyaliz hastaları başta olmak üzere birçok hasta için önem arz eden kan bağışları, pandemi sürecinde ağır yara aldı. Birçok kişinin hastalık kapmaktan korktuğu için kan bağışında bulunmaktan uzak durması, kan stoklarında ciddi düşüşe yol açtı.

Covid- 19’u atlatan kişilerin de ancak 6 ay sonra kan bağışında bulunabilmesi de kan bağışına darbe vuran bir diğer etken oldu.

Tüm kan gruplarında, sıklıkla eksiklik yaşandığı bildirildi.

KIBRIS’a konuşan Kuzey Kıbrıs Thalassaemia Derneği Başkanı ve Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi Sorumlusu Çiğdem Beşevlerli, normal şartlarda her yıl Ramazan ayında olmak üzere 1 kez kan sıkıntısı yaşandığını anımsatarak, pandemiyle birlikte bu sorunun yılda 4 – 5 kez yaşanmaya başlandığını kaydetti.

Beşevlerli, insanların hastalanmaktan korkmaları nedeniyle kan bağışında bulunmaktan çekindiklerine işaret etti ancak kan bağışında bulunurken hastalık kapma gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını vurguladı.

Beşevlerli, kan bağışının hastalar için büyük önem arz ettiğini, kan bağışında bulunan kişilerin de bir gün bu kana ihtiyaç duyabileceklerini, kan bulamayan kişilerin yaşamayacaklarını dile getirerek, toplumu kan bağışında bulunmaya çağırdı.

Pandemi sürecinde kan bağışları düştü

Kuzey Kıbrıs Thalassaemia Derneği Başkanı ve Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi Sorumlusu Çiğdem Beşevlerli, kan bağışında pandemiden önce de sorunlar yaşandığını anımsatarak, bu sorunun pandemi süreciyle birlikte kanayan bir yara haline geldiğini ve kanamaya da devam ettiğini kaydetti.

Ülkede pandeminin yaşandığı bir dönemde insanlara kan bankasına gidip kan bağışında bulunmaları çağrısında bulunulduğunu dile getiren Beşevlerli, ancak insanların virüs kapma endişesiyle doğal olarak kan vermeye gitmekten çekindiğini ifade etti.

İnsanların kan bağışı yaptıklarında kendilerine hastalık geçeceğinden endişe ettiğine işaret eden Beşevlerli, Kan Bankası’nda veya Kızılay aracında temiz ve hijyenik olmayan ortamda kan verdiklerini düşünerek olumsuz etkilenecekleri kaygısı taşıdıklarını anlattı.

Beşevlerli, şu anda tüm Kızılay ve Kan Bankası personelinin tam doz aşılarını yaptırmış olduğunu ve haftada 1 – 2 kez PCR testlerini yaptırdığına dikkat çekerek, Kızılay ve Kan Bankası’nın marketlerden, kasaplardan, barlardan ve bunun gibi yerlerden daha güvenli yerler olduğunu vurguladı.

Beşevlerli, kişilerin bu endişesinden dolayı kan bağışında ciddi bir düşüş yaşandığının altını çizerek, normalde her sene Ramazan ayında 1- 2 defa kan eksikliği yaşanırken, bunun pandemi sürecinde yılda 4- 5 defaya yükseldiğini ifade etti.

Geçen haftalarda da kan bağışının az olduğuna dikkat çeken Beşevlerli, birim olarak 10 günde 40 ünite kan yatırdıklarını ve böylece hastaların kana ulaşabildiğini söyledi.

Beşevlerli, vatandaşların, bağışladıkları kana bir gün kendilerinin de ihtiyaçlarının olabileceğini ifade ederek, kan bağışından, Covid- 19 da dahil olmak üzere hiçbir hastalığın bulaşmayacağını, bu konuda hiçbir şekilde sıkıntıya girilmemesi gerektiğini bildirdi.

Kan Bankası’nın Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin polikliniğinde veya en yoğun olduğu yerinde olmadığını belirten Beşevlerli, Kan Bankası’nın hastanenin girişinde yer aldığını kaydetti.

Beşevlerli, toplumun gönül rahatlılığıyla kan verebileceğini dile getirerek, dışarısının Kan Bankası’ndan daha az güvenli olduğunu ifade etti.

“Covid- 19 geçiren kişilerin 6 aydan önce kan verememesi de sıkıntı yaratıyor”

Her gruptan kanın eksikliğini yaşadıklarını belirten Beşevlerli, özellikle AB Negatif (AB [-]),  Sıfır Negatif (0 [-], B Negatif (B [-] ) gibi çok ender bulunan ve çok kıymetli olan gruplarda sıkıntı olduğunu anımsattı.

Beşevlerli, 18- 65 yaş aralığında olan her sağlıklı bireyin rahatlıkla kan bağışında bulunabileceğini dile getirerek, ancak kan bağışından bulunmadan önce birkaç kritik noktanın bulunduğunu ifade etti.

Beşevlerli, bu kritik noktaları, kan bağışından bir gün önce alkol tüketilmemesi, iyi bir uyku alınması ve tansiyon dengesi adına kan bağışından bir saat önce yemek yenmesi olarak sıraladı.

Ayrıca pandemi sürecinde Covid- 19 geçiren bir şahsın 6 ay sonra kan verebileceğine dikkat çeken Beşevlerli, aşı olan kişilerin de 10 – 20 gün içerisinde kan bağışı yapamadığını vurguladı.

Beşevlerli, “Bu unsurlar, pandemide elimizi kolumuzu bağlayan noktalardır çünkü şu an pozitif, temaslı ve aşılı sayısı çoktur. Yaşadığımız sıkıntılar, bir nevi de buradan kaynaklanıyor” dedi.

Toplum bilinçlendirilmeli

Beşevlerli, kan bağışlarının azlığı, eksikliği ve hiç olmamasının en önemli sebeplerinden birisinin toplumun bu konuda bilinçlendirilmemesi olduğunu dile getirerek, yetkili kurum ve devlet büyüklerinin bu konuda daha çok haber yapıp eğitici seminerler ve konferanslar düzenleyerek, halka, kan bağışının kötü bir şey olmadığını, aksine bir hayat kurtarabileceklerini anlatmaları gerektiğini ifade etti.

Kan bağışı konusunda bilinçlenmesi gereken en önemli kesimin lise ve üniversite öğrencileri olduğuna işaret eden Beşevlerli, bu gençlerin toplumun yetişkin bireyleri olacaklarını söyledi.

Kan Bankası’ndaki kan stoklarının yeterli olup olmadığının günü birlik hesaplanabildiğini söyleyen Beşevlerli, ciddi kazalarda 15 ünite kana ihtiyaç duyulabildiğini, bu nedenle kan stokunun ihtiyaca göre değiştiğini açıkladı.

Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi, hastalar için kan topluyor

Beşevlerli, 1.5 yıl önce Sağlık Bakanlığı’na bağlı Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Müdürü Cenk Soydan’la yaptığı görüşmeler sonucunda Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi’ni kurduklarına dikkat çekerek, bu birimin özellikle thalassaemia hastaları ve kana ihtiyaç duyan başka kişiler için kan bağışçılarına bire bir ulaşarak kan toplamak amacıyla kurulduğunu söyledi.

Birimin, Kan Bankası ve Kıbrıs Türk Kızılayı ile koordineli bir şekilde çalıştığını anlatan Beşevlerli, şu an birim ofisinin Sağlık Bakanlığı’nda açılmış durumda olduğunu bildirdi.

Beşevlerli, kayıtları yaptıklarını ve çok güzel geri dönüşler aldıklarını belirterek, çalışma yöntemleri hakkında da şöyle bilgi verdi:

“Kana ihtiyaç duyan hastalar bize bildiriliyor.

Bizdeki her gruptan kan bağışçısına telefon yoluyla bire bir ulaşıyoruz. Durumun izahatını yapıyor ve onlara birimimizin cep telefonundan, ‘Bu tarihte, bu hasta için kan bağışı yapmanız gereklidir’ şeklinde mesaj yolluyoruz.

Gerçekten inanılmaz bir dönüş alıyoruz.

Sağlık Bakanlığı, bu projeye inanılmaz derecede destek veriyor. Ne zaman bir şey olsa bizi cevapsız bırakmıyorlar”.

Bu işin sadece Sağlık Bakanlığı ile bitmediğini dile getiren Beşevlerli, tüm bakanlıkların, meclisteki milletvekillerinin, iş insanlarının, büyük şirketlerin de desteklerini beklediklerini ifade etti.

Beşevlerli, bu mercilerin, kendi birimlerinin kan bağışları düzenleyebileceklerine veya maddi olarak sponsor olabileceklerine işaret ederek, maddi manevi bütün desteklere açık olduklarına dikkat çekti. 

“Kan olmadan yaşayamayız”

Thalassaemia hastalarının tedavisinin ilk sırasında kanın geldiğini belirten Beşevlerli, bu hastaların, kan aldıkları ve tedavilerini düzenli bir şekilde yaptırdıkları durumda hayatlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebildiklerini kaydetti.

Beşevlerli, ülkemizde thalassaemia hastaları için kanın birinci sırada olduğunu yineleyerek, onkoloji ve diyaliz hastaları için de kanın aynı önemde olduğunu anlattı.

Bu üç grubun yaşayabilmesi için en önemli ihtiyacın kan olduğunu dile getiren Beşevlerli, şöyle devam etti:

“Düşünün ki hiçbir rahatsızlığı olmayan sağlıklı bir bireyin ailesinden birisi ameliyat geçirecek.

Diyelim ki 10 ünite kana ihtiyaç var. İşte önem burada.  Kan hayat kurtarır, bağışladıkları her kan, bir insanın hayatını kurtarır, sağlıklı yaşamasını sağlar. Ben thalassaemia hastası olarak ihtiyaç duyduğum kanı alabilirsem ailemle ilgilenebilirim, sağlıklı olabilirim. Kan hayattır, kansız yaşayamayız”.

Beşevlerli, Kan Bankası’nın 08.00 ile 19.00 – 19.30 saatleri arasında kan bağışı kabul ettiğine işaret ederek, Kızılay’ın ise haftanın 6 günü araçlarıyla her hafta belirli bir bölgeye gittiğini ve programlarını da Kıbrıs Türk Kızılayı isimli sosyal medya hesaplarından paylaştıklarını anlattı.

Beşevlerli, halka, kan bağışı yapma çağrısında bulunarak, şunları anlattı:

“Lütfen kan vermekten çekinmeyelim, korkmayalım.

Eğer herhangi bir çekinceniz varsa Gönüllü Kan Bağışçıları Birimi’nin 0548 897 0707 numarasından bana ulaşabilirsiniz.

Kan bağışı hayat kurtarır, bu nedenle herkesin kan bağışında bulunmasını rica ediyorum”.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110