'Kültürel değerlerimizi elden ele dolaştırmalıyız'

banner37

Şevket Öznur, ‘Öyküleriyle Kıbrıs Türk Halk Türküleri / Havaları’ isimli kitabını yayımlandı… Dört bölümden oluşan kitabın son bölümünde Türkler ve Rumların ortak türkü ve havalarına yer verildi…

'Kültürel değerlerimizi elden ele dolaştırmalıyız'
banner87

Aliye ÖZENCİ

“… Biz, kültürel değerlerimizi, kullanılmadıkları için üzerleri kararmış altın ve gümüş paralara benzetmekteyiz. Şimdi onları kullanmalı, elden ele dolaştırarak parlatmalı ve tüm insanlığın paylaşımına sunmalıyız” diyor Şevket Öznur…


Araştırmacı, yazar Şevket Öznur’un ‘Öyküleriyle Kıbrıs Türk Halk Türküleri / Havaları’ isimli araştırma ve inceleme kitabı geçtiğimiz aylarda okuyucuyla buluştu.


Üniversitelerde okutulması hedeflenen bu eser, Kıbrıs kültürünün yaşatılıp, gelecek nesillere aktarılması için akademik bir çalışmayla hazırlandı.


Türkçe ve İngilizce olarak 420 sayfadan oluşan ‘Öyküleriyle Kıbrıs Türk Halk Türküleri / Havaları’ isimli kitapta 100 türkü incelendi.


Dört bölümden oluşan kitabın birinci bölümü, “Anonim Türküler-Havalar” başlığı adını taşıyor. Bu bölümde söyleyeni belli olmayan anonim havalar ele alınarak incelendi.


İkinci bölümde “Yazanı-Söyleyeni Bilinen Türküler-Havalar” başlığında “Söyleyeni belli olan türküler-havalar” incelendi; üçüncü bölümde “Anadolu ile Bağlantılı Türküler-Havalar” başlığında Kıbrıs’ta söylenen türkülerin-havaların Anadolu’daki varyantları tespit edildi.


Dördüncü bölümde ise “Benzer Kıbrıs türküleri-havaları ile Rum türküleri- havaları” başlığında Kıbrıs adasındaki Türklerin ve Rumların ortak söyledikleri türküler-havalar ele alınıp değerlendirildi. 


Şevket Öznur, kitap çalışması sırasında Kıbrıslı Türk ve Rumların ortak türkülerini araştırırken ilgisini çeken konuları bizlerle paylaştı.

 

“Toplumun aynası”

 

SORU: ‘Öyküleriyle Kıbrıs Türk Halk Türküleri / Havaları’ kitabını yazma kararı nasıl doğdu?

ÖZNUR: ‘Öyküleriyle Kıbrıs Türk Halk Türküleri-Havaları’ olarak seçmemizin nedeni, bugüne kadar bu konuda gerek Kıbrıs üniversitelerinde gerekse üniversite dışı araştırmalarda akademik düzeyde sağlıklı ve doyurucu bir sonuca giden çalışmanın yapılmamış olmasındandır.


Özellikle bir toplumun sosyal, siyasal hatta psikolojik hayatını en kestirmeden ve en çarpıcı sözlerle anlatan türküler, kendi türünde toplumun aynasıdır. Ayrıca bu türkülerin melodiye dayalı yapıları sözle bir araya geldiğinde, dinleyenlere etkili mesajlar da iletebilmektedir.


Sonuç olarak kitap; yöntem olarak türküler-havalar, önce edebiyat bilimi ilkeleri çerçevesinde inceleyip; arkasından türkülerin-havaların varsa hikâyesi anlatılmış ve eser, etnolojik açıdan değerlendirilmiştir. Sonunda da metinlerin Kıbrıs ağzı bakımından özellikleri verilmiştir.

 

Anadolu türküleri

 

SORU: Yaptığınız araştırmada, Kıbrıslı Türk ve Rumların ortak türküleri de yer alıyor. Bu araştırma sonucunda kültürümüze ait, ortak yönler nelerdi, en çok ilginizi çeken ne oldu?

ÖZNUR: Kitap, Kıbrıs Türk halkıyla uzun yıllar beraber yaşayan Rum halkının ortak motifler araştırmasıdır. Bu bölümde, hem Türklerde hem Rumlarda bilinen ve ezgisi çalınıp söylenen türküler ele alınmıştır. Hatta Anadolu’da yaygın olan bir kısım türkülerin Rumlar arasında da söylene geldiği tespit edilmiştir.


Bu şaşırtıcı durumun temel sebeplerine indiğimiz zaman ortaya çıkardığımız sonuçlar meseleyi açıklamaktadır. Uzun yıllar Anadolu coğrafyasında Türklerle birlikte yaşayan Rumlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma aşamasında ve sonrasında Anadolu’dan ayrılıp bir kısmı değişik coğrafyalara göç etmişlerdir. Kıbrıs’ı vatan edinen Rumların Anadolu’dan gelirken orada öğrendikleri türküleri Rumca olarak taş plaklara okudukları ve Kıbrıs’a getirdikleri gerçeğiyle karşılaştık.


İşte bu taş plaklar vasıtasıyla Rumlar ve Yunanlılar arasında Türkçe türkülerin terennüm edilerek günümüze kadar ulaştığı genel kabul gören bir gerçektir. Anadolu’dan yayılan bu türküler sadece Kıbrıs Müslüman Türkleri arasında yayılmamış, Kıbrıs’ta üretilen türkülerle beraber diğer gayri Müslim unsurların dil ve müzik literatürünü de zenginleştirmiştir.

 

SORU: Bu araştırmada nasıl bir sonuca vardınız?

ÖZNUR: Türküler-havalar, ülkemizin kültür zenginliği yanında, ulaştığı geniş coğrafyanın da varlığını ortaya koymaya çalışmıştır. Üç kıtaya yayılan havalarımız ve bu türkülerimizde şekillenen medeniyetimiz hiç de öyle birilerinin küçümseyebileceği ölçülerde değildir. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle çocuğuyla adanın ruh dünyasını da ele veren havalarımızın; sadece Kıbrıs bölümü bile, ciddiye alınacak kadar geniş bir kültür dünyasının yansımasıdır.


Kısacası geleneksel değerlere sahip çıkmak, bir kimlik sorunudur ve aynı zamanda o kimlikle yaşamak isteyen herkesin de sorumluluğudur. Bunu, gericilik olarak düşünmemek lâzım. Kökenine sahip çıkmayan, geleceğini kuramaz. Çünkü kimlik sanıldığının aksine, yalnızca zengin bir çevrenin insana kazandırdığı bir aidiyet duygusu değildir; o kültürel çevre içerisinde karşılıklı etkileşim ve mücadeleler yoluyla oluşan aktif bir süreçtir. Günümüzde bu kültürel çevrenin çapı, bütün dünyayı kucakladığından, aktif müdahalenin, sahiplenmenin ve geri kazandırmanın önemi de giderek artmaktadır.

 

“Türküler Kıbrıs’ın ekinsel aynasıdır”

 

SORU: Araştırmalarınızda Türk ve Rumların ortak söyledikleri türkülerde vurguladıkları duygular nelerdi?

ÖZNUR: Gerek Türk, gerekse Rum düğünlerinde müziğin yeri asla küçümsenemezdi ve günümüzde de küçümsenmemektedir. Günümüzde düğünler iki, en çok üç saatlik dar bir zaman dilimine sığdırılmasına rağmen yine de otantik ve modern müziğin çalındığı ve gerek eski, gerekse yeni oyunlar oynandığı görülmektedir.


Bu nedenle müzik icra edecek ekip veya kişilerin çok önceden tutulmaları kaçınılmazdır. Kıbrıs’ın hemen tüm bölgelerinde sanat icra eden müzisyenlerin mevcudiyeti yaptığımız araştırmalardan anlaşılmaktadır. Kentlerdeki çalgıcılara ek olarak köylerde de davul, zurna, keman, def, zilli daire çalan kişilerin varlığı ve bolluğu açıkça görülmektedir. Çalınan tüm türkülerde Kıbrıs’ın her duygusu, nefesi, kokusu gibi her şeyi yer almaktadır.
 Türkülerin Kıbrıs’ın ekinsel aynasıdır.

 

SORU: Rumların ve Türklerin dile getirdiği türkülerde nasıl bir uyum gözlemlediniz?

ÖZNUR: Eski dönemlerde Türkler ile Rumlar arasında son derece uyum olduğunu, birlikte çalıştıkları ve eğlendikleri görülmektedir. Özellikle Rumların kendi düğünlerinde Türkçe parçaları; “Köroğlu, Konyalı, Zeybek Havaları, Antalya Zeybeği” çalıp, söyledikleri bir gerçektir. Görüleceği gibi ortak birçok parçanın yanı sıra Rumların Türk parçalarını da çok çalıp, söyledikleri aşikârdır. Kıbrıs müziğinden söz ederken, aklımızdan çıkarmamamız gereken bir husus vardır; o da Kıbrıslı Türklerin, Rum kültürü ve müziği üzerinde büyük etkilerinin olduğudur. Tabii ki 350 yıllık Osmanlı egemenliği altında yaşamalarının bu etkilenmede payı çok büyüktür. Kısacası Kıbrıs kültürünü araştıracak olan kişilerin her iki toplumun kültürünü de dikkate alarak iyi bir sonuca varabileceği kanısındayız. Tek yanlı bir araştırmanın bilimsel olamayacağı bir gerçektir.

 

SORU: ‘Öyküleriyle Kıbrıs Türk Halk Türküleri / Havaları’ kitabı Kıbrıs halkı için arşiv niteliğinde. Kitap üniversitelerde okutulacak mı? Okutulacaksa eğer yurtdışındaki okullarla da bir çalışma sürdürmeyi düşünüyor musunuz?

ÖZNUR: Bu kitap Yakın Doğu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri tarafından, Kıbrıs Türk Edebiyatı ve Kıbrıs Türk Kültürü, dersinde kaynak kitap olarak okutulacaktır. Amacımız liselerin Kıbrıs Türk Edebiyatı dersinde de bu eserin okutulmasıdır. Güney Kıbrıs’ta bazı kurumlar, üniversiteler, eserin orada da okutulması için bazı önerileri bizlere sunmuşlardır. Amacımız bu eserlerimizin yurt dışında da ses getirmesi,  ülkemiz kültür ve sanatını orada da tanıtmasıdır.

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2017, 16:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER