Kumar bağımlılığı, yıkıcı sonuçlar doğurabilir

banner37

Uzmanlar, ülkemizde korkunç boyutlara ulaşan sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığının yanı sıra, şans oyunları ve kumar bağımlılığına da dikkat çekiyor:

Kumar bağımlılığı, yıkıcı sonuçlar doğurabilir
banner90
banner99

“KUMAR BAĞIMLILARININ ÇOĞUNLUĞU KADIN”… Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel, ayda 7-8 kişinin alkol, en az 4-5 kişinin ise kumar sorunu olduğu için kendisine başvurduğunu, başvuran kişilerin kumardan dolayı ciddi ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğunu ve kumar sorunu ile ilgili başvuranların çoğunluğunun kadınlar olduğunu kaydetti. Başel, riskli tüm bağımlılıklar içerisinde kumarın en yıkıcı, en takibi zor ve en çok emek harcanması gereken bağımlılık türü olduğunu vurguladı.

“BAĞIMLILIĞIN TEDAVİSİ YOK”… Başel, kişinin bilerek isteyerek, “bağımlılıktan kurtulmak istiyorum” demesinin yüksek oranda başarı sağladığına işaret ederek, tüm bağımlılıklara geri dönüşün mümkün olduğunu, bu nedenle bağımlılığın tedavisinin olmadığını vurguladı. Başel, bağımlılığın iyileşmediğini sadece düzeldiğini ve kişinin her zaman geri dönme riski olduğunu kaydederek, bağımlının temel yaklaşımının ‘bir kereye’ bile ‘asla’ şeklinde olması gerektiğini söyledi.

Eniz ORAKCIOĞLU

   Ülkemizde günden güne artan uyuşturucu, sigara ve alkol bağımlılıklarının yanı sıra, uzmanlar toplumun normalleştirdiği ve farkında olmadığı, sanal oyun, teknoloji, şans oyunları ve kumar bağımlılığında da ciddi bir artış olduğunu ortaya koyuyor.

   Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel, ayda 7-8 kişinin alkol sorunu olduğu için kendisine başvurduğunu, en az 4-5 kişinin ise kumar oynadığından ve ciddi ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğu için başvurduğunun altını çizerek, kumar sorunu ile ilgili kendisine başvuranların çoğunluğunun kadınlar olduğunu kaydetti.

   Başel, kumar bağımlılığından dolayı, kişilerin aile birliğinin dağılması, çocuklarının gelecekteki eğitim parası, miras kalan mal varlıklarının elden çıkarılması veya ipotek edilmesi gibi sorunlarla kendisine başvuranlar olduğunu vurguladı.

   Kişinin bilerek isteyerek, “bağımlılıktan kurtulmak istiyorum” demesinin yüksek oranda başarı sağladığına işaret eden Başel, tüm bağımlılıklara geri dönüşün mümkün olduğunu, bu nedenle bağımlılığın tedavisinin olmadığını vurguladı.

   Başel, “Diğer riskli ne kadar bağımlılık varsa kumar bunların arasında en yıkıcı, en takibi zor ve en çok emek harcanması gereken türdür” diyerek, “Kumar, bireyin ve çevresinin bağımlılık neticesinde çok ciddi sıkıntılar içerisine girebileceği, cezaevi ile sonuçlanabilecek bir bağımlılıktır” şeklinde konuştu.

“Şans oyunları ve kumar, kültürümüzde var”

   Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel, toplumumuzdaki kumar ve şans oyunları bağımlılığından bahsederek, şans oyunlarının ve kumarın kültürümüzde olduğunu kaydetti.

   Başel, kültürden yola çıkarak, çocukların makarna bulli yerken çıkan lades kemiği ile iddiaya tutuştuklarını ve 3-4 yaşındaki çocukların aileleri ile tombalaya gittiklerini belirtti.

   Başel, Akdeniz’in ortasında tarihe bakıldığında görüleceği gibi şans oyunları, fuhuş ve güzel şarabın hep olduğunu vurgulayarak, temiz bir toplum olmadığımızı söyledi.

“Bağımlılık çok geniş bir olgudur”

   Başel, bağımlılığın çok geniş bir olgu olduğunu söyleyerek, toplumumuzda sadece uyuşturucu ve yasadışı maddelerin risk olarak görüldüğüne, özellikle ergenlik döneminde gece kulüpleri, bet ofisler casinolar ve clubların da birer haz nesnesi olduğunu ve bağımlılık yapabileceklerini belirtti.

   Bunların yanında Başel, kumar, internet, sanal seks veya oyun bağımlılığı gibi bağımlılıkların da olduğunu kaydetti.

   Gençlerde ilk farkındalığın ailenin bilinçsizliği ya da yanlış model almayla gerçekleştiğini anlatan Başel, “Kumar, şans oyunları, internet, sanal seks veya oyun bağımlılığı gibi bağımlılıklarında da, alkol ve diğer maddelerin kullanımındaki gibi dopamin hormonu daha fazla salgılanıyor” dedi.

“Bağımlılıkta miktar sürekli artar”

   “Her kumar ve şans oyunu oynayan kumar bağımlısı değildir” diyen Başel, “kumar ve şans oyunlarının kişinin tüm hayatını olumsuz etkilemeye başladığında veyahut kişi daha yüksek para elde etmeyi düşünerek, elindekinin bir kısmından vazgeçecek ve risk alacak noktaya geldiğinde bağımlı olarak tanımlanabilir” şeklinde konuştu.

   Başel, kişinin piyango bileti alarak umut satın aldığını vurgulayarak, elindeki parayı riske attığını, “borçlarımı kapatırım, ya da çocuklarımı okuturum” gibi hayaller kurarak umut ettiğini belirtti.

   Başel, bağımlılıkta her zaman miktarın arttığına dikkat çekerek, aynı durumun kumar bağımlılığı için de geçerli olduğunu ifade etti.

   “Verdiklerimin hepsini geriye alacağım, piyango bu sefere bana çıkacak”  yaklaşımı ile tıpkı alkol ya da uyuşturucu madde almış gibi etkilerinin hissedildiğini kaydetti.

“Kontrollü bağımlı, alışkanlığını sınırlandırmaya çalışır”

   Davranışın öncesinde yaşanan arzu ve istek halinden bahseden Başel, kontrollü bağımlılıkta kişinin kumara gideceği günü dört gözle beklediğini, örneğin gideceği gün cumartesi ise o günü törensel etkinliğe dönüştürdüğünü söyledi.

   Başel, kumar alışkanlığını sınırlandırmaya çalışan kişinin çevresindekilere sürekli olarak bırakacağını söylediğini belirterek, bu kişilerin bırakma yönünde sürekli başarısız girişimleri olduğunun gözlemlendiğini ekledi.

“Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve tedavi gerektirir”

   Başel, ailelerin yaptığı en büyük hatanın, bağımlı olan çocuklarının yaptığı hataları örtmeye, arkalarını toparlamaya, gidip borç alarak borçlarını kapatmaya çalıştıklarını vurgulayarak, bunun büyük bir yanlış olduğunu, bağımlılığın yolunun tedavi olduğunu ve bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğunu kaydetti.

   Başel, sözlerine şu şekilde devam etti:

   “Bağımlıların aklında sürekli para bulup kumar oynamak ve bütün verdiklerini geri alma umudu vardır. Kumar bağımlısı kişiler oynadıkları miktar konusunda sürekli yalan söyleme eğilimindedirler ve cüzi bir miktar oynadıklarını söylerler.

   Başkalarının içinde bulunduğu sıkıntılı maddi durumlardan kurtulabilmesi için sanki onunla paralarını paylaşmak ve ona vermekle yükümlüymüş gibi davranırlar. Örneğin; eşi onun kredisini ödeyebilirmiş, babası onun kredi çekmesine kefil olabilirmiş gibi davranırlar.”

“Kumar sorunu olan en az 4-5 kişi

her ay bana başvuruyor”

   Kumar ve şans oyunu bağımlılarının, şans oyunlarının sağladığı keyifli ortam dışında sürekli gergin, huzursuz çabuk sinirlenen kişiler olduklarına dikkat çekerek, tüm bağımlılıklarda olduğu gibi kumar bağımlılarının da davranışı sürekli yapma eğilimlerinin oluğunu ifade etti.

   Başel, ayda 7-8 kişinin alkol sorunu olduğu için kendisine başvurduğunu, en az 4-5 kişinin ise kumar oynadığından ve ciddi ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğu için başvurduğunun altını çizerek, kumar sorunu ile ilgili kendisine başvuranların çoğunluğunun kadınlar olduğunu kaydetti.

   Başel, kumar bağımlılığından dolayı, kişilerin aile birliğinin dağılması, çocuklarının gelecekteki eğitim parası, miras kalan mal varlıklarının elden çıkarılması veya ipotek edilmesi gibi sorunlarla kendisine başvuranların olduğunu vurguladı.

“Kumar, uyuşturucu kadar tepki görmüyor”

   Toplum kumar bağımlılığını veya seks bağımlılığını gerektiği kadar önemsemezken, uyuşturucu madde bağımlılığına büyük tepkiler verdiğini kaydeden Başel, kumar ve şans oyunlarının devletin ekonomik anlamda en çok gelir sağladığı alanlar olduğunu vurguladı.

   Gençlerde bet oynama alışkanlığının zamanla kumar alışkanlığına döndüğünü söyleyen Başel, kumar ve şans oyunlarından yasa gereği spor kulüplerine para aktarıldığını ve bu durumun kültürümüzün bir parçası olduğunu belirtti.

   Başel, sporun bir bağımlılık nesnesi ile yan yana olmasının kabul edilemez bir durum olduğunu vurgulayarak, spor kulüplerimizin büyük bir çoğunluğunun tombala etkinlikleri düzenlediğinin altını çizdi.

   Başel, sözlerine şu şekilde devam etti:

   “Babasının veya annesinin kucağında 9-10 yaşında bir çocuğa ebeveyni sende çek yavrum diyerek, farkında olmadan geleceğin kumar bağımlılarını yetiştiriyor.

   Şans eseri ikramiye ona vurduktan sonra çocuk hayal ettiği ve istediği oyuncağı veya nesneyi de kolayca alabiliyorsa, kumarın özünde olan kolay yoldan sınıf atlama, emek harcamadan ciddi gelir sağlama denilen duruma çocuğu bağımlı etmiş oluyor.”

   Başel, insanların uyuşturucunun serbest olduğu ülkelere gittiği gibi, uçuşlar daha ülkemizde başlar başlamaz ilk rezervasyonların bütün eziyete, PCR testi uygulamasına rağmen kumar için olduğunun altını çizerek, ülkemize ilk gelenlerin kumar bağımlıları olduğunu belirtti.

“Yasada çok ciddi boşluklar var”

   Bet ofislerde 21 yaş sınırı olduğunu kaydeden Başel, ofislerin tümünün denetlenmediğini ifade etti. Başel, KKTC vatandaşlarının casinolara veya şans oyunlarının oynatıldığı yerlere girip çıkması ile ilgili yasal düzenleme de olduğunu, ama tombala gecelerinde yaş sınırı ve yasağın olmadığını söyledi. Başel, yasada çok ciddi boşluklar olduğuna dikkat çekti.

   Başel, şans paketi oyuncaklarında, çocukların çeşitli oyuncaklar kazandığını ve çocukların küçük yaşta zihinlerine o hazzı kazıdıklarını belirterek, bu duyguyu yaşayan çocukların aralarından bir kısmı bunu çok severek, ileriki yaşlarda şans oyunlarına bağımlı hale gelebileceklerini kaydetti.

   Başel, bu oyunların yasaklanmasının öneminden bahsederek, bu durumun hem bireyin kendi için, hem toplum, hem ekonomik, hem de sosyal anlamda çok yıkıcı etkileri olan bir sosyal sorun olduğunu aktardı. 

“Bağımlılık eğiterek önlenmeli”

   Başel, sözlerine şu şekilde devam etti:

   “Kumar ve şans oyunlarının yasaklanmasından ziyade eğiterek önlemek, bilinçlendirmek, yasalarca kontrol altına almak ve yeni kuşağı güvence altına almak, bu riskin varlığını onlara anlatmak en etkili çözüm yöntemidir.”

   Devletin gençlerin geleceği için çok önemli olan spor denilen noktada, yüreğini her şeyini ortaya koyarak “ben kendi kasamdan ve bütçemden bu kadar para ayırıyorum” diyerek bu sistemi değiştirmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Bağımlılık tedavisi yoktur, geri dönüş mümkündür”

   Başel, bağımlılığın tedavisinde ailenin olmazsa olmaz olduğunu vurgulayarak, ailelerde bu durumlarda hiçbir şeyin değişmeyeceğine yönelik bir inanç geliştiğini belirtti.

   Bağımlı kişilerle çalışırken aileyi de sürece dahil etmek gerektiğine vurgu yapan Başel, “Ailenin bağımlıda değişim olabileceğine yönelik inancını yükseltmek gerekir, çünkü bağımlı sürekli yalan ve olumsuz davranışlar sergilediği için ailesi ve yakın çevresi onda olumlu bir davranış gelişeceğine yönelik inanç düzeyi azalır” dedi.

   Kişinin bilerek isteyerek, “bağımlılıktan kurtulmak istiyorum” demesinin yüksek oranda başarı sağladığına işaret eden Başel, tüm bağımlılıklara geri dönüşün mümkün olduğunu, bu nedenle bağımlılığın tedavisinin olmadığını vurguladı.

   Başel, bağımlılığın iyileşmediğini sadece düzeldiğini ve kişinin her zaman geri dönme riski olduğunu kaydederek, bu nedenle bağımlının temel yaklaşımının ‘bir kereye’ bile ‘asla’ şeklinde olması gerektiğini söyledi.

   Güçlü aile bağlarının bağımlılıktaki öneminden bahseden Başel, “küçükken hayvanlarla bir arada büyüyen sosyal empati kurabilen, doğa ile iç içe olan çocukların yetişkin hale geldiğinde tüm bu riskli davranışlardan daha uzak olduğunu görebiliyoruz” şeklinde konuştu.

“En yıkıcı ve takibi zor bağımlılık kumardır”

   Başel, sözlerine şu şekilde devam etti:

   “Birçok aile kumarı kültür içerisinde normalleştirebiliyor, ebeveynle çocuk birlikte şans oyunu ya da kumar oynayabiliyor. Diğer riskli ne kadar bağımlılık varsa kumar bunların arasında en yıkıcı, en takibi zor ve en çok emek harcanması gereken türdür.

   Kumar, bireyin ve çevresinin bağımlılık neticesinde çok ciddi sıkıntılar içerisine girebileceği, cezaevi ile sonuçlanabilecek bir bağımlılıktır, çünkü ilerleyen zamanlarda yasa dışı yollarla para elde etme durumları da kumar bağımlılıklarında yaşanabiliyor.

   Kumar bağımlılarının bir çoğunda yaygın olarak alkol, yasadışı maddeler gibi başka madde kullanımlarının da olduğunu görüyoruz.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75