banner6

Kuzeydeki hellim üreticilerine başvuru kılavuzu verilmedi

banner37

Hellimin tesciliyle ilgili kararların yürürlüğe girmesine sayılı günler kaldı. Ancak Bureau Veritas hâlâ adanın kuzeyindeki süt imalatçılarına, tescile uygun hellim üretiminde izlemesi gereken yolu gösterecek kılavuzu vermedi:

Kuzeydeki hellim üreticilerine başvuru kılavuzu verilmedi
banner99

Ceren ÖZBİL

“EŞİTSİZLİK VAR”… Kıbrıs Türk Sanayi Odası temsilcisi ve denetleme kurulu uzman üyesi Kemal Öztürk, hellimin tesciline uygun üretilip üretilmediğini denetlemek için görevlendirilen Bureau Veritas’ın tarafsız ve şeffaf davranması gerektiğini ancak güneydeki süt imalatçılarına hellimin nasıl üretilmesi gerektiği konusundaki başvuru kılavuzunu verirken kuzeydeki imalatçılara vermediği ifade etti. Öztürk, “Bureau Veritas’ın gelip bizim imalatçılarımıza yani süt işleyen fabrikalara bir kılavuz vermesi gerekirdi. Bu kılavuzda da denetim yapılacağında nelere bakılacağı yer alacaktı ve yine kılavuza göre uygun üretim yapılıp yapılmadığı incelenecekti” dedi.

“CİDDİ BİR EKONOMİK GETİRİ OLACAK”… Hellimin menşe adı olarak tescillenirken sadece coğrafya olarak tescillendiğini ve kuzey ile güney olarak ayılmadığına vurgu yapan Öztürk, hellim üretilirken yerli ırk hayvanların sütünün kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Hellimin tescilinin ülkeye ciddi anlamda bir ekonomik kazanç sağlayacağından da söz eden Kemal Öztürk, bundan hayvan üreticisinin de, süt imalatçısının da, çiftçisinin de ciddi bir gelir elde edebileceğini belirtti. Öztürk, “tescilin bize getirisi de şu an 4 dolara sattığımız hellimin 8 Euro’ya 8 sterline satılması olacak. Bize göre ülkedeki tarımın sürdürülmesi bu tescille birebir bağlantılıdır” diye konuştu.

Avrupa Komisyonu’nun, hellimi, taklidinin engellenmesi amacıyla sadece Kıbrıs’ta üretilebilecek korumalı ürün olarak tescil edip, kuzeyden ihracının da Yeşil Hat Tüzüğü altında mümkün kılan düzenlemeyi de onaylamasıyla ilgili karar,1 Ekim’de yani Cuma günü resmen yürürlüğe girecek.

Ancak hellimin tesciline uygun üretilip, üretilmediğini denetleyecek firma olan Bureau Veritas hâlâ adanın kuzeyindeki süt imalatçılarına hellim üretiminde izlemesi gereken yolu gösterecek kılavuzu vermedi. Bu durum ise adanın kuzeyindeki süt imalatçılarını zora soktu.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası temsilcisi ve denetleme kurulu uzman üyesi Kemal Öztürk konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne bilgi verdi.

Öztürk, Bureau Veritas’ın tarafsız ve şeffaf davranması gerektiğini ancak güneydeki süt imalatçılarına hellimin nasıl üretilmesi gerekti konusundaki kılavuzu verirken kuzeydeki imalatçılara vermediğini ifade etti.

“Tescille birlikte iki tüzük yürürlüğe girdi”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası temsilcisi ve denetleme kurulu uzman üyesi Kemal Öztürk, bilindiği gibi AB Komisyonu’nun nisan ayında bir takım tüzükler geçirdiğini ve öncelikle de hellimi tescillendiğini ifade etti.

AB’de hellimin (halloumi/hellim) korumalı menşe adı olarak nisan ayında kabul edildiğini belirten Öztürk, bununla birlikte iki tüzük daha geçtiğini belirtti.

Kemal Öztürk, bu tüzüklerden birinin hellimin tescile uygun üretilip üretilmediğinin kontrolü için diğerinin de hayvan sağlığı ve ülkede kalıntılar konusunda olduğunu söyledi.

“BureauVeritas bize kılavuz vermedi”

Hellime, hellim diyebilmek için tescilde yazılanların uygulanıp, uygulanmadığını sahada görmek gerektiğine dikkat çeken Öztürk, bunun için de iki ayrı tüzük çıkarıldığını belirtti. Öztürk şu şekilde konuştu:

“Bu tüzükleri uygulanması için de birilerinin atanması gerekiyordu. Yani bu tüzükler çıktı ancak kim uygulayacak noktası vardı. Tescile uygunluk konusunda Bureau Veritas diye Fransız bir şirketle Rum tarafı sözleşme imzaladı. Diğer kısım yani sağlık ve kalıntı tüzüğüyle ilgili şu ana kadar hiçbir şey yapılmadı. 1 Ekim geliyor. Buna göre Bureau Veritas’ın gelip bizim imalatçılarımıza, yani süt işleyen fabrikalara bir kılavuz vermesi gerekirdi. Bu kılavuzda da denetim yapılacağında nelere bakılacağı yer alacaktı ve yine kılavuza göre uygun üretim yapılıp yapılmadığı incelenecekti. Örneğin kılavuzda 30 soru yer alacaktı. Bir işletme bu 30 soruya da cevap verebiliyorsa Bureau Veritas’a müracaat edecekti ve Bureau Veritas da o firmaya geçici olarak bu ismi kullanmak için hak verecekti ve kayda geçecekti. Şimdi Rum tarafında bunun başladığı, kılavuzların dağıtıldığı ve başvuruların Bureau Veritas tarafından alındığı söylenmektedir. 1 Ekim geliyor ancak hâlâ daha kılavuzların dağıtılmaması maalesef çok üzüntü verici bir olaydır.”

“Tarafsız ve şeffaf bir davranış göremedik”

Kemal Öztürk, Bureau Veritas’ın tarafsız ve şeffaf davranmasını gerektiğini kaydetti ve şu şekilde konuştu:

“Rum tarafının genel politikası bize bir üstünlük sağlamaktır. Bu nedenle onları geçtik. Ancak Bureau Veritas’ın atanmış olmasına rağmen bize gelip denetim yapmaması çok üzücüdür. Çünkü Bureau Veritas, dünyada bir metot olan 17065’e göre akredite olduğu için buraya gelip, bizi denetliyor. O metot ürün belgelendirme için gerekenlerin yazıldığı bir şeydir. Ona göre akreditedir. Bu yönteme göre akredite olmuş bir kurumun olmazsa olmazı ise tarafsızlık, eşitlik, şeffaflıktır. Bunların hiç birini biz şu ana kadar Bureau Veritas’ta görmedik. Rum tarafı ile sözleşme yapmış olabilir ancak bağımsız bir kuruluş olarak bunları yerine getirmesi gerekirdi. Yani Rum tarafında başladığı gün bizde de başlaması gerekirdi. Diğer taraftan sağlık yani hayvan hastalıkları ve kalıntılar konusunda daha kimin atanacağı belli değil. Gelip bizi denetleyip, hayvan hastalıklarından ari miyiz diye bakacak biri henüz atanmamıştır. Bunu AB Komisyonu yapacaktır. Bu konuda bize gelen bir bilgi yoktur.”

“İmalatçılarımıza güveniyorum”

Şu an hellim üretiminde yüzde 25 koyun ya da keçi sütü istendiğini belirten Kemal Öztürk, 2024’ten itibaren de koyun ve keçi sütünün yüzde 50 olması planlandığından söz etti.

“Bizim AB’ye hellim satmaya başladığımız gün bu koyun-keçi sütü oranını yakalayabileceğimize inanıyorum” diyen Öztürk, bunun için de ıslah çalışması yapılması, koyun ve keçilerin genetik kabiliyetinin güçlendirilmesi, üretilen sütün ticari amaçlı pazara ulaştırılması gerektiğini belirtti.

Öztürk, Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın hem Kuzey Kıbrıs’ta hem de Türkiye Cumhuriyeti’nde hellimi tescil ettiğini ifade etti ve “Biz tescile uygun olarak üretim yapılıp yapılmadığını kontrol etmeye devam edeceğiz. Bizim imalatçılarımızın özellikle ihracat yapan imalatçılarımızın bu denetimlerden hiçbir kuşkuları ya da korkuları yoktur. Ben hepsinin yani ihracat yapan imalatçıların denetimlerde başarılı olacağına inanıyorum. Hepsi son teknolojiyi kullanıyor ve kalite belgeleri ile de donatılmıştırlar. BRC ve ISO 22000 dahil…” dedi.

“İhracat yapabilecek 11 firmamız var”

Şu anda ihracatı yapabilecek 11 firma olup, bunların da günde 300-350 ton süt işleyebilecek kapasitede olduğundan söz eden Kemal Öztürk şu şekilde konuştu:

“Tescil derken bir menşe olarak bir de mahreç olarak tescil vardır. Menşede tüm ya da esas özelliklerini kaynaklandığı yöreden alan coğrafi işaretli ürünleri gösterir. Mahreç tescili ise belirgin bir niteliğini yöreden alan coğrafi işaretli ürünleri gösterir. Yani menşe tescilinde yaptığın her şey o coğrafyada olacak. Mahreç işaretinde bir takım şeyler o coğrafyada olabilir, bir takım şeyler de başka coğrafyada… Hellim menşe adı olarak tescillendi. Sadece coğrafya olarak tescillendi, kuzey ile güney olarak ayrılmadı. Kıbrıs’ın ortak kültürel ürünü olarak tescillendi. Sadece bu coğrafyada yapılır. Bu bize atalarımızdan kalmış bir ürün olduğu için de bir üretim metodu var. O üretim metodunun takip edilmesi gerekiyor. Yerli ırk hayvanların sütünün kullanılması gerekiyor.  O yüzden diyoruz ki yerli ırk hayvanlarımızın ıslah çalışmaları ile genetik kabiliyetlerini artırmamız gerekiyor. Hellim/ helloumi ismini düşünün sadece bu coğrafyadaki insanlar kullanabilecek. Bugün Polonya’da her hangi bir firma hellim yapıp, hellim adını kullanamayacak. Dolayısıyla biz bu adın unvanından büyük bir şekilde faydalanacağız. Bunun bize getirisi de şu an 4 dolara sattığımız hellimin 8 Euro’ya, 8 sterline çıkması olacak. Bize göre ülkedeki tarımın da rahat etmesi bu tescille birebir bağlantılıdır.”

“Yıllık 155 milyon litre süt üretiyoruz”

Şu an için yıllık 155 milyon litre süt üretimimiz olduğundan söz eden Kemal Öztürk, kişi başı süt üretiminde de dünyada sayılı ülkelerden olduğumuzu söyledi.

banner134

Ancak tüketimin o kadar olmadığını belirten Öztürk şu şekilde konuştu:

“Bunun yüzde 60’ını süt mamulü haline getirip ihraç etmek zorundayız. Yıllık yaklaşık 100 milyon dolar civarında ihracatımız var. Bunun 44 milyon doları süt ürünleridir. Yani toplam ihracatımızın yüzde 44’ü süt ürünleridir. Bu süt ürünlerinin de yüzde 80-85’i hellimdir. Dolayısıyla yılda 9 milyon kilo hellim ihraç ediyoruz. Büyük rakamlardır. Bu hellimin üretilmesi için üreticiler hellim üreten firmalara süt veriyor. Bu nedenle hayvancının geleceği hellimdir. Çiftçi için de önemlidir. Bu gün yaklaşık 900 bin dönüm arazi ekiyoruz. Bunun 750 bin dönümü kuru ziraat içindir. Bunun da büyük bölümü arpadır. Arpayı da hayvanlara yedirmek için üretiyoruz. Dolayısıyla hellim çiftçilere de hizmet ediyor. Bu kadar geniş bir tabana hizmet eden bir şeydir. Bu nedenle de bizim için çok önemlidir. Hellim Kıbrıs Türk’ü için bir onur ve bir gururdur.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104