Laboratuarda kriminal vakalar da inceleniyor

Kayıp Şahıslar Komitesi Bilim Danışmanı ve DNA Laboratuarı Yöneticisi Dr. Cemal Gürkan, DNA Laboratuarı’nın sadece kayıp şahıslarla ilgili kalıntıların incelenmesi için kullanılmadığını açıkladı

Laboratuarda kriminal vakalar da inceleniyor
  • 13 Ekim 2018, Cumartesi 10:03

Ahmet KARAGÖZLÜ

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi çatısı altındaki Thalassemia Merkezi’nde kurulan DNA Laboratuarı’nın sadece kayıp şahıslarla ilgili kalıntıların incelenmesi amacıyla kullanılmadığı, güncel kriminal olayların aydınlatılmasına da katkı sağladığı bildirildi.

DNA Laboratuarı, anne ve babamdan kalıtsal olarak geçen tüm genetik bilgilerin taşındığı bir molekül olan Deoksiribo Nükleik Asit (DNA) testlerinin ülkemizde de yapılabilmesi için 2005 yılında kurulmuştu.

Laboratuar hem Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) hem de Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir ekip tarafından ortak olarak kullanılıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından hastalıkların saptanması, KŞK tarafından ise kayıpların bulunması amacıyla kullanılan laboratuarın, son dönemde adli olaylar için de hizmet verdiği kaydedildi.

KIBRIS’a laboratuarı anlatan KŞK Bilim Danışmanı ve DNA Laboratuarı Yöneticisi Dr. Cemal Gürkan, kayıplar konusunda her iki tarafın da uzunca bir süre herhangi bir şey yapmadığını belirterek, kayıp sorununun uzun süre istismar edildiğini hatırlattı.

Gürkan, Kıbrıslı Rumların uzunca bir süre kayıplar konusu üzerinden Türk tarafına baskı yaptığına dikkat çekerek, bunun üzerine Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde 1981 yılında Kayıp Şahıslar Komitesi projesinin hayata geçirildiğini ancak, söz konusu komitenin tam anlamıyla Annan Planı döneminden sonra aktif hale geldiğini anlattı.

“DNA laboratuarı ‘bir kez olsun tam olsun’ prensibiyle kuruldu”

2005 yılındaki hükümetin, kayıp şahıslara bilimsel anlamda katkı koymak için DNA laboratuarı kurmaya karar verdiğine işaret eden Gürkan, söz konusu laboratuarın dönemin Bakanlar Kurulu ile Türkiye’nin katkısıyla Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi içinde kurulduğunu kaydetti.

Gürkan, söz konusu laboratuarın bütün devlet kurumlarının işbirliği yapması sonucu büyük bir özveri ile kurulduğunu belirterek, laboratuarının kurulduktan sonraki ilk görevinin kayıp yakınlarından örnek toplanması ve referans DNA Bankası’nın oluşturulmasının olduğunu ifade etti.

Kayıpların bulunduktan sonra kimliklendirilebilmesi için kayıp olan kişinin çocuğu veya yeğeni gibi akrabalarından kan veya tükürük örneği alınması gerektiğini kaydeden Gürkan, “Şu ana kadar Kıbrıslı Türk yakınlarından bin 250’den fazla örnek topladık” dedi.

Gürkan KŞK projesinde genetik analiz yapılması konusu olmamasına rağmen DNA Laboratuarı’nın genetik analiz yapabilecek bir şekilde oluşturulduğuna ve ‘bir kez olsun tam olsun’ prensibiyle kurulduğuna dikkat çekti.

“2012’den beri adli genetik çalışmaları yapılıyor”

Dr. Cemal Gürkan, KKTC’de ihtiyaç duyulan adli ve diğer genetik ihtiyaçlara cevap verebilmek için 2009 yılında laboratuara atandığını, Sağlık Bakanlığı’nın 2010 yılında söz konusu laboratuarı kullanmayı talep etmesiyle de laboratuarda KŞK ile Sağlık Bakanlığı’nın iki ayrı birim olarak hizmet verdiğini söyledi.

2012 yılından önce adli genetik çalışmalarının Güney Kıbrıs’ta bulunan Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’nde yapıldığını hatırlatan Gürkan, 2012 yılında KŞK projesinde yapılanmaya gidilmesiyle DNA Laboratuarı’nda adli genetik çalışmalarının yapılmaya başlandığını ifade etti. Gürkan, 2012 yılından günümüze kadar 700’den fazla kayıp yakınının DNA profillendirilmesinin tamamen kendileri tarafından yapıldığını vurguladı.

Ayrıca, ülke genelinden 750 kadar kişiden alınan örnek sayesinde Kıbrıslı Türk genel popülasyonunun DNA Bankası’nın oluşturulduğuna işaret eden Gürkan, “KŞK projesinde yapılan her kimliklendirmenin istatistiki değerlendirmesinin yapılabilmesi için genel nüfus popülasyonunun bilinmesi gerekliydi” şeklinde konuştu.

Uluslararası alanda tanınıyor

Gürkan, DNA Laboratuarı’nda yapılan tüm adli genetik çalışmalarının uluslararası kitle temini sertifikasyonuyla yapıldığına vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“DNA Laboratuarı olarak ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Yale Üniversitesi, TC Adli Tıp Kurumu, Santiago de Compostela Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü, Ankara Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi’nin de olduğu birçok uluslararası kuruluşla ortak bilimsel çalışmalar  yaptık. Bu sayede de laboratuarımız uluslararası tanınan bir laboratuar halini aldı. Ayrıca laboratuarımızda yapılan çalışmaların bir kısmı da uluslararası bilimsel literatüre girdi.”

Kriminal dosyalar da inceleniyor

Öte yandan laboratuarın son zamanlarda ülkemizde meydana gelen güncel kriminal olaylara da yardım etmeye başladığına değinen Gürkan, Veysel Coşkun dosyasındaki DNA araştırmalarını kendilerinin yaptığını kaydetti.

Gürkan, son zamanlarda mahkemelere ve polise de dosya bazında hizmet vermeye başladıklarını belirterek, önümüzdeki süreçte Sağlık Bakanlığı’yla daha yakın bir çalışma organizasyonu yapılmasının planlandığını da sözlerine ekledi.

Beğendim 1 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 4 0 0 6 12
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 3 1 0 9 10
3 BAF ÜLKÜ YURDU 4 3 0 1 6 9
4 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 2 2 0 6 8
5 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 0 7
6 LEFKE TSK 4 1 3 0 3 6
7 GÖNYELİ SK 4 2 0 2 0 6
8 ÇETİNKAYA TSK 4 1 2 1 -1 5
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 4 1 2 1 -2 5
10 ESENTEPE KKSK 4 1 1 2 -5 4
11 GİRNE HALK EVİ 4 1 0 3 1 3
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 4 1 0 3 -2 3
13 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 4 1 0 3 -3 3
14 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 4 0 3 1 -3 3
15 BİNATLI YSK 4 1 0 3 -6 3
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 0 1 3 -9 1
yukarı çık