banner6

'Lavrov Rus garantisi sundu'…

banner37

'Lavrov Rus garantisi sundu'…
banner151 banner143

Rusya’nın, Kıbrıs’taki mevcut garanti rejimini “modası geçmiş” bulduğu ve “Kıbrıs’ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü BM Güvenlik Konseyi’nin diğer üyeleriyle de birlikte bizzat garanti etmeye hazır olduğunu belirttiği öne sürüldü.

Alihtia, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in dün Moskova’ya gerçekleştirdiği günübirlik ziyaret kapsamında Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’la görüşmesini ve ardından yapılan açıklamaları “Lavrov Bize Rus Garantisi Sunuyor… Güvenlik Konseyi Üzerinden Rus Garantileri” başlığıyla aktardı.

Moskova’da dün gerçekleşen sırasında Lavrov’un, Rusya’nın, Kıbrıs’taki mevcut garanti sistemini modası geçmiş bulduğunu ancak bizzat garantör olmaya hazır olduğunu Hristodulidis’e ilettiğini savunan gazete “Rusya’nın bu tezinin”, pratik açıdan uygulanabilir olmadığına dikkat çekti.

Buna gerekçe olarak da BM’nin, Kıbrıs sorununa bulunacak herhangi bir çözümü garanti etmek istediğini veya bunu mümkün gördüğünü ima bile etmediğine, Genel Sekreter Guterres’in de Çerçevesi’nde, mevcut garantilerin başka garantilerle değiştirilmesinden söz etmediğine, dahası Türkiye’nin  Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin Kıbrıs’la ilgili bir uluslararası konferansa katılmasını bile kabul etmezken böyle bir garanti formülünü asla kabul etmeyeceğini gösterdi.

Habere göre Hristodulidis’le görüşmesinin ardından basına yaptığı açıklamada garantiler konusunu özellikle öne çıkaran Lavrov, garantileri “artık gerçekleri yansıtmayan ve modası geçmiş” diye niteleyerek şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ın bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün güvenceye alınması ön şartlarından biri, BM Güvenlik Konseyi tarafından sağlanacak garantilerdir. Kıbrıs sorununun adil, sürekli, sürdürülebilir ve kapsamlı çözümünden yanayız.  Toplumlararası görüşmeler BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut kararları zemininde devam etmelidir ve yapılacak değişiklikler Güvenlik Konseyi’nin yeni kararlarıyla yapılmalıdır.”

Lavrov, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün misyonunda herhangi bir düzeltme gereği görmediğini de ekledi.

Güney Kıbrıs’ı “Rusya’nın Avrupa içerisindeki önemli ortağı” diye niteleyerek Hristodulidis’in ziyaret davetini de kabul eden Lavrov, basın toplantısı sırasında, son zamanlarda Güney Kıbrıs-Rusya ilişkilerinin sınandığı meselelere değinmekten ısrarla kaçındı.

Hristodulidis basın toplantısında Rusya Federasyonu’nun, 1960 garanti sisteminin kaldırılması ve BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki mevcudiyetinin kesintisiz devam etmesi gerektiğine dair net tutumundan Rum yönetiminin duyduğu memnuniyeti ilettiğine dikkat çekti.

Lavrov’a Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in müzakerelerin Crans-Montana’da koptuğu yerden başlaması genel yaklaşımına dair bilgi verdiğini söyleyen Hristodulidis, “Sayın Lavrov’dan BM kararları, Avrupa hukuku ve AB ilke ve değerlerine dayalı çözüm bulunması hedefinin başarılmasında katkı koymasını istedim” dedi.

Sergei Lavrov, Hristodulidis ile görüşmelerinde geniş yelpazeye yayılan ikili ilişkilerini gözden geçirdiklerini ve Anastasiadis’in bir yıl öne Rusya’ya yaptığı ziyarette uzlaşılanları masaya yatırdıklarını belirterek “İnsani, kültürel ve diğer alanlardaki iş birliğimizde olumlu dinamik saptadık ve iş birliğimizin hukuki çerçevesini uygulamaya devam kararı aldık” dedi.

Gazete görüşmenin önemli bölümünde Rusya-AB ilişkileri üzerinde durulduğunu belirterek Lavrov’un, Güney Kıbrıs’ın bu konudaki “yapıcı tavrını”  ve Avrupa Konseyi’ndeki tutumunu takdir ettiğini belirtti.

RUSYA’NIN, GÜNEY KIBRIS-ABD İLİŞKİLERİNE DAİR ENDİŞELERİNE ÖRNEKLİ CEVAP

Fileleftheros ise “Endişeler Aşıldı… Moskova’daki Hristodulidis-Lavrov Görüşmesinde Olumlu Ajanda Üzerinde Duruldu” başlığıyla aktardığı haberinde dünkü görüşmede Güney Kıbrıs-Rusya ilişkilerini etkileyen bütün konuların “olumlu ajanda” aracılığıyla ele alındığını yazdı.

Hristodulidis’in Güney Kıbrıs’ın ABD ile iş birliği konusunda Rusya’nın geçmişte (Aralık 2018’de Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova aracılığıyla) dile getirdiği kaygılara, Türkiye-Rusya ilişkilerini ve yalnız İsrail ile değil Mısır ve Ürdün ile de üçlü iş birliği yaptıklarını örnek göstererek cevap verdiğini yazdı.

Politis haberi “Lavrov Moskova’dan Barış Gücü’nün Kalmasından Yana Mesaj Verdi... Garanti Rejimine Son Verilmesi Şart” ve “Dışişleri Bakanlarından Garantilere ve AB-Rusya Diyaloğuna Dair Mesajlar… Lavrov: UNFICYP Olduğu Gibi Kalsın… Lavrov Müzakereler BM Güvenlik Konseyi Kararları Zemininde Devam Etmeli Vurgusunu Yaptı” başlıklarıyla değerlendirdi.

Alihtia, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos ve kitabının tanıtımı için Güney’de bulunan Yunanistan Dışişleri eski Bakanı Nikos Kocias ile Kıbrıs sorununu görüştüğünü, Başpiskoposluk’ta gerçekleşen görüşmeye Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi İlias Fotopulos’un da katıldığını haber verdi.

YUNANSİTAN, KIBRIS SORUNUNA DAİR “MİLLİ ÇİZGİSİNİ YENİDEN TEYİT ETTİ”

Aynı gazete BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un önümüzdeki Salı Atina’ya gideceğini, bu bilgiyi Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Katrugalos’un, dün öğleden sonra Yunanistan Dış Politika Ulusal Konseyi’ni bilgilendirirken açıkladığını yazdı.

Habere göre Yunanistan’ın Kıbrıs sorununa dair milli çizgisinin yeniden teyit edildiği dünkü toplantıda “sorunun uluslararası boyutunun, istila meselesi olarak öncelikle uluslararası hukuk terimleriyle ve Yunanistan açısından tek müzakere konusunun garanti rejimine son verilmesi ile Türk askerinin belirli bir takvimle çekilmesi olacak şekilde göğüslenmesi gereğine” vurgu yapıldı.

“KIBRIS CUMHURİYETİ KİMSENİN MALI DEĞİL”

Haravgi ise “AKEL: Kıbrıs Cumhuriyeti Kimsenin Malı Değildir” başlıklı haberinde, AKEL Politbüro üyesi Hristos Hristofidis’in TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Kıbrıs’a Türkiye’nin stratejik hedefi ve milli davası olduğu açıklamasını “kışkırtıcı ve her anlamda uluslar arası hukuka aykırı” diye nitelediğini yazdı.

Habere göre “Kıbrıs Cumhuriyeti, bağımsız ve egemen bir devlet olarak, kendi halkından; Kıbrıslı Rumlardan ve Kıbrıslı Türklerden başka kimsenin malı değildir. Aynı şey Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde bulunan hidrokarbonlar için de geçerlidir” diyen Hristofidis, Kıbrıslı Türklerin haklarının doğal kaynaklar, deniz bölgeleri ve gelirlerin paylaşımıyla ilgili yakınlaşmalar aracılığıyla halihazırda tesis edildiğini savundu.

Hristofidis, Türkiye ile MEB sınırlandırmasının ancak Kıbrıs sorununun çözülmesinden sonra ve Türkiye’nin, Deniz Hukuku’nun öngördüğü şekilde iş birliği yapması durumunda olabileceğini de iddia etti.

Güncelleme Tarihi: 23 Şubat 2019, 11:06
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104