Lefke yeni bir maden faciası istemiyor!

banner37

CMC maden şirketinin yarım asırdan fazla için için kemirdiği Lefke, 46 yıldır da maden atıklarından temizlenemedi. Zehir saçan madeni istemeyen Lefke halkı, şimdilerde yeni bir maden şirketinin bölgede faaliyete başlayacağı kaygısı ile huzursuz günler yaşıyor

Lefke yeni bir maden faciası istemiyor!
banner90
banner8

 ENDİŞE BÜYÜK… Lefke’deki CMC alanının işletmecisi Port İsbi Cyprus Free Zone Marine & Logistic Service Ltd.'in sözleşmesinin Bakanlar Kurulu kararıyla feshedilmesinin ardından, bölgede, alanın başka bir maden şirketine kiralanabileceği konuşulmaya başlandı. Bölge halkı yeni bir çevre felaketi ile karşı karşıya kalabilmenin endişesini yaşıyor

 “CMC’DEN KALAN 400 MİLYON DOLAR DEĞERİNDE MADEN VAR”… Bölge halkının bu endişeleri Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner tarafından Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu gündemine taşındı.  Şahiner, genel kurulda yaptığı konuşmada, hem bölge halkının endişelerini dile getirdi, hem de şu anda CMC’de yaklaşık 400 milyon dolar değerinde maden kalıp, bunun ülke için değerlendirilebileceğini anlattı

“YENİ BİR MADENE İZİN VERMEYECEĞİZ”… Lefke Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü Teoman Oktay da, bölgeye yeni bir maden şirketi getirilebileceği duyumu aldıklarını, temizlik ve ıslah çalışması bahanesi ile böyle bir şey yapılmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini açıkladı. Oktay, bu karardan sonra önemli olanın buranın temizlenmesinde izlenecek yöntem olduğunu belirtti

Ceren ÖZBİL

   Lefke’deki CMC alanının işletmecisi Port İsbi Cyprus Free Zone Marine & Logistic Service Ltd.'in sözleşmesinin Bakanlar Kurulu kararıyla feshedilmesi, hem sevindirdi, hem de endişelendirdi.

   Söz konusu şirketin 13 yıldır bölgede ıslah ve temizlik çalışması yapmamasından rahatsızlık duyan bölge halkı, sözleşmenin iptal edilmesinin ardından da CMC alanının başka bir maden şirketine verilip, yine bölgede bir maden çalışması başlatılabileceği kaygısı ile huzurluk yaşıyor.

   Bölge halkının bu endişeleri, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner tarafından Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu gündemine taşındı.

   Şahiner, genel kurulda yaptığı konuşmada, hem bölge halkının endişelerini dile getirdi, hem de şu anda CMC’de yaklaşık 400 milyon dolar değerinde maden atığı kalıp, bunun ülke için değerlendirilebileceğini anlattı.

   Ayrıca konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Lefke Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü Teoman Oktay da, bölgeye yeni bir maden şirketi getirilebileceği duyumu aldıklarını, temizlik ve ıslah çalışması bahanesi ile Lefke’ye böyle bir şey yapılmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini açıkladı.

 

Şahiner: Yıllarca yatırım alamayan bir bölgeye dönüştü

   CTP milletvekili Salahi Şahiner, madencilik sektörünün bu ülkeye bıraktıklarının değerlendirilmesi ve bundan sonra atacağımız adımların kılavuzu olması gerektiğini söyledi.

   Madenciliğin bize verdiği çok önemli dersler olup, bu dersler çalışıp, planlarımızı ona göre yapmamız gerektiğini kaydeden Şahiner, şöyle konuştu:

   “1916-1974 tarihleri arasında bakır ve pirit (Demir Sülfür, FeS2) üretimi gerçekleştirmiştir.

   Ülkemizden bugünkü fiyatlar ile on milyarlarca dolarlık değerli madeni alıp götürüyor.

    Emek sömürüsü yapmıştır. Binlerce vatandaşımızı gerekli sağlık önlemlerini almadan kötü koşullarda çalıştırmıştır.

   58 yıl boyunca adamızı ve Akdeniz’i kirletmeden bir tek saniye bile geçmemiştir.

  Yeraltı su kaynaklarımıza geri dönüşü olmayan kirliliğe maruz bırakmıştır.

   Binlerce vatandaşımızın sağlığı ciddi şekilde zarar görmüştür.

   Topraklarımız zehirlenmiştir. Bırakmış olduğu ölümcül zehirden dolayı yıllarca yatırım alamayan bir bölge haline gelmiştir”.

“Gelecek nesillerden 50 yıl çalındı”

   Madenin bırakmış olduğu zehirli arazilerin üzerinde yarım asırdır ot bitmediğinden ve üzerinden kuş bile uçmadığından söz eden Şahiner, şöyle devam etti:

   “Geriye 12 milyon ton maden atığı bırakmıştır.

   AB'nin yardımları ve Alman PLEJADES firmasının 2008’de hazırladığı rapor ortadadır.

   Bu çalışmalarda hava, su ve toprak analizleri yapılmıştır. İnsan yaşamı için, doğal yaşam için çok tehlikeli saptamaları olmuştur.

  Toprak ve Su Ph'ının 2 seviyesine düştüğü, çok yüksek asitlik var. Ağır metal ve kimyasal zehir detaylı bir şekilde açıklandı.

   CMC alanının üzerinde oturan arazinin alt kesiminde geçirgen yapı var.

  Yağışlı senelerde zehirli maden atıklarının denize ve yeraltı sularına karıştığını görüyoruz”.

Maddi boyutuna bakacak lüksümüz yok”

   CMC’nin artık yerleşim birimlerinin arasında, tarım arazilerinin de içinde kaldığından söz eden Salahi Şahiner, devletin bu konuda kayıtsız kaldığını söyledi.

   Şahiner, dünyada kapitalizmin en ağır yüzünün CMC olduğunu ifade etti ve “Kıbrıs Türk siyaseti olarak bu işin maddi boyutuna bakacak lüksümüz yoktur. Konu, insan sağlığıdır ve insanca yaşama hakkıdır. Buradaki zehir bütün denizimizi etkiliyor ve bütün insanlarımız bu deniz ürünlerini tüketiyor. Herkes buradaki havayı soluyor” dedi.

  Salahi Şahiner, CMC’nin çok ciddi ve acil önlem gerektiren bir çevre sorunu olduğunu belirtti ve şunları anlattı:

   “Eski maden çıkarma teknikleri ile maden çıkarımında belli bir miktar maden, atıkların içerisinde kalıyordu. Maden fiyatlarının yükselişi, atıkların içerisindeki kalan madeni bile değerli kılıyor.

   400 milyon dolarlık bir değerden bahsediliyor. Ülke olarak bütçemiz yok yalanı ile geçiştiremeyiz, atığın kendisi zaten değerlidir.

   Mevcut 12 adet atık havuzunda 9 milyon ton civarında artık malzeme mevcuttur.

   Havuz bazında %0,2 - %0,63 Bakır, 70 gr/ton – 450 gr/ton Kobalt, 0,2 gr/ton – 1,0 gr/ton Altın, 20 gr/ton – 55 gr/ton Nikel içermektedir.

   Doba Ltd.’in, İTÜ ve H.C.M’de yaptırdığı analiz neticelerinde toparlanmıştır. Malzemenin % 75’i, 38 mikrondan ince tanelerden oluşmaktadır.

   Havuzların tümünde yaklaşık olarak 20,000 ton saf bakır,  (6.300 dolar/ton) yaklaşık 1500 ton saf kobalt,  yaklaşık 130 ton saf nikel, yaklaşık 4 ton saf altın bulunmaktadır. (45.600 milyon dolar/ton).

   1000 dönümlük bir arazinin temizlenebilmesi için kaynak olarak kullanılabilir.  

   Bu maden atığını ülkemiz dışında değerlendirmek isteyen şirketler para ile bunu satın almak istiyorlar.

   Bu zehir kalıntılarının temizlenmesi için bir fon yaratılmalı ve bütün kazanç buraya aktarılmalıdır.

   Temizlemek için seçilecek olan yöntem, ne bir STÖ’ne, ne de bir siyasinin kararına teslim edilmelidir

   Sadece ama sadece BİLİM karar vermelidir”.

“Port-İSBİ sözleşmesi iptal edildi”

   Şahiner, profesyonel atık maden bölgelerinin ıslah edilmesindeki yöntemlerin, oluşturulacak bilim kurullarının onayı ile belirlenmesi gerektiğini söyledi ve CMC arazilerinin durumu ile ilgili yürütme yetkisinin İçişleri Bakanlığı’nda olduğunu kaydetti.

   Fasıl 113 Limited Şirketler Yasası Madde 112B-5’e atıfta bulunan Şahiner, şöyle konuştu:

   “CMC arazilerinin fevri bir şekilde DEMD tarafından uzun yıllığına kiralanması DE-MONTE’de olsa yapılaşmaya izin verilmesi bir suçtur ve bizi geriye dönüşü olmayan bir yola sürüklüyor.

   Bu kirliliği temizlemek için bu kadar büyük bir meblağa ihtiyaç varken, bu birilerini; ülkemizi ve bölgemizi yeni çevre felaketlerine sürükleyecek bir maceraya sürüklemesine izin vermeyeceğiz.

   Madenciliğin bize ne kadar zarar getirdiğini gördük. Bedel ödedik ödüyoruz.

  Ne topluma, ne de devlete 1 kuruşluk karı olmuştur.

   Port-İSBİ sözleşmesi iptal edildi. Gelen duyumlar Lefke bölge halkını tedirgin etmiştir. Port İSBİ ile sözleşmenin iptalinden sonra bizi bekleyen süreç nedir?”

Oktay: Lefke’nin 13 yılını çaldı

   Lefke Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü Teoman Oktay, Bakanlar Kurulu’nun Port İSBİ Cyprus Free Zone Marine & Logistic Service Ltd.'in sözleşmesini feshetmesinden memnun olduklarını söyledi ve Lefke’deki sivil toplum örgütleri olarak bunu uzun süredir talep ettiklerini belirtti.

   Daha önce de bu yönde bir karar alındığından söz eden Oktay, ancak daha sonra mahkeme kararı ile sözleşmenin feshedilmesinin iptal edildiğini ifade etti.

   Oktay, “Lefke’deki sivil toplum örgütleri, bu kararın iptal edilmesi için uzun süredir çalışıyordu. Çünkü Port İSBİ Cyprus Free Zone Marine & Logistic Service Ltd., burayı 2007 yılında aldı ve 13 yılda tek bir çivi bile çakmadı. Yani Lefke’nin ve ülkenin 13 yılını çaldı” dedi.

“Yeni bir madenciliğe izin vermeyeceğiz”

   Oktay, bu karardan sonra önemli olanın, buranın temizlenmesinde izlenecek yöntem olduğunu belirtti ve şunları kaydetti:

   “Biz sivil toplum örgütleri olarak kesinlikle Lefke’de yeni bir madenciliğe izin vermeyeceğiz. Bazı firmalar bunu temizleme bahanesiyle yeni bir madencilik için paravan olarak kullanmak istiyor. Asla buna izin vermeyeceğiz.

   Bizim hükümetten talebimiz, önce bu alanın nasıl temizleneceği yönetimini bilimsel bir araştırma ile ortaya koymasıdır. Çünkü bugüne kadar birçok kez burası temizlenecek diye çeşitli firmalara kiralanmıştır. Ancak bu kiralama sözleşmelerine herhangi bir yaptırım eklenmemiştir.

  Bu sözleşmelere “Nasıl temizleneceği”, “temizlendikten sonra alanın nasıl kullanılacağı”, “ne kadar sürede temizleneceği”, “eğer temizleme işlemi yapılmazsa uygulanacak maddi bir yaptırım” eklenmelidir.

  Ne yazık ki bugüne kadar yapılan sözleşmelerde bunlar hep eksikti.

   Ayrıca burayı kimin denetleyeceği de önemlidir. Çünkü buranın bir kısmı serbest limandır, bir kısmı Çevre Dairesi’ne, bir kısmı Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’ne ve başka bir kısmı da Maden Dairesi’ne bağlıdır. Bir sürü kurum bu alanda yetkilidir.

   Biz bu süreci denetleyecek bir komite oluşturulmasını talep ediyoruz”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75