Mağusa, insan dışkılarıyla bataklığa dönüşebilir

Mağusa’da, AB finansmanında gerçekleştirilen kanalizasyon projesinde tespit edilen hatalar nedeniyle yargı süreci devam ederken, AB’nin tamirat için değil de bu projenin neredeyse sil baştan tekrar yapılması için ihale açması tepkilere yol açtı. Müteahhitler Birliği, ciddi bir uyarı yaptı:

Mağusa, insan dışkılarıyla  bataklığa dönüşebilir
  • 30 Kasım 2018, Cuma 9:52

Ceren ÖZBİL

Mağusa’da, yaklaşık 10 yıl önce Avrupa Birliği (AB) finansmanında gerçekleştirilen “Kanalizasyon Şebekesi ve atık Su Arıtma Tesisi” projesinde tespit edilen hatalar nedeniyle yargı süreci devam ederken, AB konuyla ilgili yeni bir ihale açtı.

Söz konusu ihale Mağusa’da 31 kilometrelik alanın 2 buçuk metre genişliğinde yeniden kazılıp, mevcut boruların çıkarılması ve yerine yeni boru döşenmesini içeriyor.

İhalenin bedelinin ise Avrupa Birliği’nin Mali Yardım Tüzüğü’ne göre Kıbrıslı Türkler için ayrılmış 239 milyon Euro içinden ödenecek.

Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği ise AB’nin Mağusa’ya yapılan kanalizasyon ile ilgili yeni bir ihale açmasını duruşma sürecini kapatmak ve bazı AB yetkililerini korumak olarak yorumluyor.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, yeni açılan projenin 3 yıl süreceğini, bunun da Mağusalı’yı 3 yıl boyunca mağdur edeceğini anlattı.

Bu ihaleye katılmama kararı aldıklarını kaydeden Gürcafer, hükümet yetkililerinin de, AB’nin Mali Yardım Tüzüğü’ne göre Kıbrıslı Türkler için ayrılmış paranın bu şekilde kullanmasına müsaade etmemeleri için çağrı yaptı.

 

“Müteahhit firmanın teminatına el konuldu, konu mahkemelik”

Gürcafer, Mağusa Kanalizasyon Projesi’nin Avrupa Birliği finansmanında uzun yıllar önce açılmış proje olup, uygulamasını ise yerli bir firma olan Emek İnşaat ile bir Alman firmanın aldığını hatırlattı.

İşin bitiş aşamasında bir takım anlaşmazlıklar yaşandığını ifade eden Gürcafer, bu anlaşmazlıklar sonunda da müteahhit firmanın 2 milyon Euro’luk teminatına el konulup, içerde kalan parasının da ödenmediğini belirtti. Gürcafer, bunun üzerine konunun mahkemeye taşındığını anlattı.

Gürcafer, o dönem Müteahhitler Birliği olarak oturup süreci incelediklerini ve bu işin nasıl bu noktaya gelip, neden böyle olduğunu sorguladıklarını kaydetti. Cafer Gürcafer şu şekilde konuştu:

“Eğer bizim yasalarımıza uygun davranılmış olsaydı proje, Vize Bürosu’ndan geçecekti. Bu bizim ülkemizdeki zorunluluktur. Vize Bürosu da o projenin deprem yönetmeliklerine ve işlevselliklerine bakacaktı ve statik hesaplamalar yapıp eğer bir hata varsa düzeltmeler yapmasını isteyecekti. Bir nevi kontrol yapılmış olacaktı. Ancak bu yapılmadı ve şu an sıkıntı yaşanıyor.”

 

“Atık birikintisi oluşuyor, koku yapıyor”

Projede yapımdan kaynaklanan bir takım sıkıntılar yaşandığından söz eden Gürcafer, büyük işler de bu tarz sorunlar olabileceğini belirtti.

Ancak esas sorunun projeden kaynaklandığını söyleyen Cafer Gürcafer, “Asıl sorun eğimlerle alakalıdır. İletim hatlarında ve dağıtım hatlarında yeterince eğim olmadığı için atık birikintisi oluşuyor ve o atık birikintisi de koku yapıyor” dedi.

 

“Ciddi sorunlar var”

Proje ile ilgili birkaç tane sorun olduğundan söz eden Başkan Cafer Gürcafer, şu şekilde konuştu:

“Bunlardan birincisi CCTV ile yapılan çekimlerde bazı yerlerde su kaçağı olduğu tespit edildi. Bunların açılıp, su kaçağının giderilmesi gerekir. İkincisi ise katı atık birikintisi oluşuyor ve bunun da çözülmesi gerekir. Biz bu tespitleri yaptıktan sonra müteahhit firma ile AB arasında bir arabuluculuk yaptık.

O dönemde bu konuda Brüksel’deki en büyük temsilci ile görüştük ve bu görüşmeleri bir yere kadar da getirdik. Bir çözüm buluyorduk. Bu arada DAB diye bir kurul var. AB’nin kırmızı kitabına göre anlaşmazlık durumunda DAB’a gidilir. DAB’de mahkeme devam etti. Buradan bir karar çıktı. Bu karar AB yetkililerini mahkum etti. Yüzde 35 oranında da müteahhiti suçlu buldu. Müteahhite söylenen ‘sen bu kadar tecrübeli bir firma olarak bu projenin yanlış olduğunu bile bile yapmamalıydın’ oldu.”

 

“Adaletli bir karardı”

Kararı okudukları zaman çok adaletli ve çok bilinçli yazılmış bir karar olarak yorumladıklarını belirten Gürcafer, o karara göre AB’nin o parayı ödemesi gerektiği ve işin tamamlanması için de müteahhit firmanın gereğini yapması gerektiğini belirtti.

Gürcafer, yapılacak olan işlerin de yüzde 65’inin AB tarafından ödenip, yüzde 35’inin de müteahhit tarafından karşılanacak olduğunu ifade etti. Bu karara taraflardan herhangi birinin itiraz edebilme hakkı olduğunu kaydeden Gürcafer, ikinci bir daha üst kurula başvurulabileceğini söyledi.

Gürcafer, “AB bu kararı kabul etmedi ve bir üst kurula gitti. Şu anda da bu süreç devam ediyor” dedi.

“Mağusa 3 yıl bataklığa döner”

Gürcafer, tamiratlarla ilgili 1.5-2 milyon Euro’luk bir yatırıma ihtiyaç olduğunu belirtti ve şu şekilde konuştu:

“Bunu aslında ilk dönemlerde AB yetkilileri de kabul etmişti. Ancak sürpriz bir gelişme oldu ve AB tamiratlarla ilgili yeni bir ihale açtı. Açtığı ihaleyi biz aldık inceledik, 31 kilometre boyunca Mağusa’nın içi kazılacak, bütün borular sökülecek, baştan boru döşenecek. Bu Mağusa’nın 3 sene boyunca bataklığa dönüşmesi demektir.

İkincisi bunun maliyeti bana göre 15-20 milyon Euro civarındadır. Bu da bütün ihaleyi yok sayıp baştan yapmak anlamındadır. Ödemesi ise Avrupa Birliği’nin Mali Yardım Tüzüğü’ne göre Kıbrıslı Türkler için ayrılmış 239 milyon Euro içinden ödenecek. Bizim bu paraya bakış açımız önemli… Bana göre Kıbrıs Türkü’nün Annan Planı döneminde sergilemiş olduğu o tutum neticesinde elde etmiş olduğu bir kazanımdır ve bu paranın nasıl ne şekilde nerelere harcanacağı konusunu da Kıbrıs Türk mercileri çok yakında takip etmelidir.”

 

“Hedef imza atan AB yetkililerini korumak”

Gürcafer, AB’nin kendi mevzuatı gereği, AB yetkililerinin verdikleri karardan şahsen sorumlu olduğunu ve bu nedenle de AB aleyhine bir mahkeme kararı neticelenirse, o kararı veren kişilerin ve şahısların şahsen kendi mal varlıkları ile sorumlu olduğunu belirtti. Bu atılan adımın yargı sürecini tamamen olumsuz etkilemeye dönük ve AB yetkililerini kurtarmaya yönelik hareket olarak gören Gürcafer, “Devam eden bir mahkeme süreci var, bekleyin bitsin, o arbitration sürecine göre hem siz hem biz bir tavır alıp, Mağusalı’yı bu durumdan kurtaralım” dedi.

Gürcafer, Mağusalı’nın bu konuda bir hassasiyeti olduğunu ve Mağusalı’nın bu kokudan bıkıp kurtulmak istediğini söyledi. Aslında bunun arkasına saklanarak yapılmak istenen kendi kendilerini aklamak olduğundan söz eden Gürcafer, aynı zamanda bu adımın 3 yıl boyunca Mağusa’yı bataklığın içine sürükleyeceği konusunda uyarı yaptı.

“Üniversitelerden yardım talep ettik”

Üniversitelerimizden yardım talep ettiklerini söyleyen Gürcafer, şu şekilde konuştu:

“Yapılması gereken tamiratın nasıl olması gerektiği ile ilgili bir çalışma başlattık. Bana göre hükümet bu işe müdahale etmelidir. Bu kaş yapacak yerde göz çıkarmaktır. Diğer ikincisi o paranın har vurulup, harman savrulmasıdır. Biz 20 milyon Euro ile bu toplumun birçok sıkıntısını giderebiliriz. Hükümetin bu konuyu masaya yatırması, mercek altına alması ve süreçte söz sahibi olması gerekir. Biz bu süreçte yalnız başımıza kaldık. Başbakan’a bir yazı yazdık. Konuyu Avrupa Birliği Ombudsmanı’na da şikâyet ettik. Mağusa halkını pislikten o sorundan kurtarmaya yönelik değil, o dönemdeki hata yapmış olan AB yetkililerini aklamaya yöneliktir. Arbitration da deva eden bir dava var. Dava duruşmaya dönüştüğünde biz hallettik bitti kapandı demeye dönük bir çalışma vardır. Bu adaletsizliktir. Üçüncü dünya ülkelerinde bile böyle bir adaletsizlik görmezken AB tarafından böyle bir adaletsizlik yapılması kabul edilemez.”

 

“Teklif vermeyeceğiz”

Gürcafer, bu ihaleye teklif vermeyeceklerini belirterek, yurt dışında bir firmanın da katılmak istemesi durumunda yasal prosedürün olduğunu hatırlattı. Dolayısıyla mahkeme sürecinin neticelenmeden böyle bir şey yapılmaması için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Gürcafer, kendi müteahhitlerinin suçlu bulunması durumunda da gereken cezayı alması içinde çalışacaklarını ifade etti.

Sanki birilerinin Mağusalı’yı bu sorundan kurtarmaya çalışıp, birilerinin de karşı çıktığı gibi gösterilmeye çalışıldığını belirterek “Ancak tam tersine bizim söylediğimiz yöntemle Mağusalı çok daha kısa sürede, çok daha az olumsuz etkilenerek bu sorun çözülür. Avrupa Birliği’nin önerdiği yöntem yani 31 kilometre yolun 2 buçuk metre kazılması ile uzun bir süreç alır. Zaten şimdi kışa giriyoruz, düşünün Salamis yolunun 2 buçuk metre genişliğinde tekrar kazıldığını… Tam bir felaket olur. Bizim söylediğimiz yöntemde tespit edilen kaçak noktalar bir bir kazılıp, kapatılacak. Ekstra pompa istasyonları da kurularak birikintinin önüne geçilir” dedi

 

“Çevre açısından da felaket”

Söz konusu ihalenin çevre açısından felaket olduğunu belirten Gürcafer, 31 kilometre alandaki ve bir metre genişlikteki boruları çıkarılıp, atılacağını belirtti.

Gürcafer, 31 kilometre borunun içerisinde yaklaşık bin tona yakın insan dışkısı olduğunu ifade ederek “Peki bunlar ne yapılacak. Bu da çevre kirliliği açısından önemlidir. Bu ülkenin düşünürleri bu işin teknik olarak nasıl aşılabileceği konusunda teknik olarak bir çalışma yapıp hükümete vermelidir. Hükümet de buna kulak vermelidir. Bu çalışmaya göre bu olayın tamiratı yapılmalıdır. Ona göre duruş sergilenmelidir” dedi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık