banner6

Mağusa Suriçi’ndeki tarihi koruyalım

banner37

Mağusa Suriçi Derneği Başkan Yardımcısı Serdar Atai, birçok kültürle harmanlanan açık hava müzesi Mağusa kentinin, canlanması için adımlar atılması gerektiğini vurguladı:

Mağusa Suriçi’ndeki tarihi koruyalım
banner99

Sedef BOŞNAK

 “UNESCO’DA LİSTELENMELİ”… Lüzinyanların, Venediklilerin ve Osmanlıların önemli izlerini taşıyan Mağusa Suriçi’nde, tarihi yapılar ilgi bekliyor. MASDER Başkan Yardımcısı Serdar Atai, “Mağusa dünya çapında sahip olduğu üne kavuşturulmalı” diyerek suriçinin, UNESCO Dünya Kültür Mirası altında listelenmesinin en büyük hedeflerinden olduğunu belirtti. Suriçinin, özerk bir suriçi otoritesi tarafından yönetilmesi gerektiğini ifade eden Atai, otoritenin, döner sermayesini oluşturup, öz kaynaklarıyla suriçinin bakım ve onarımını sürekli sağlamasının önemine değindi.

“BARAKALAR, UYDURUK YAPILAR VAR”… Suriçindeki yapılarla ilgili standart belirlenmesi gerektiğini ifade eden Serdar Atai, derneğin, standart yapı malzemeleri kılavuzunu hazırlayıp Anıtlar Yüksek Kurulu’na sunduğunu ancak kabul görmediğini anlattı. Atai, “Tarihi yapılarda nitelik kaybı var. Baraka ve uyduruk yapılar çoğunlukta. Köprü girişinde düzensiz döşenmiş kablolar, elektrik panoları, kırık aydınlatma lambaları var. Sokaklarda hurdaya çıkmış araçlar kaldırılmayı bekliyor. Akkule gibi gözlem noktalarından plastik su depoları, ısıtıcı paneller, antenler ve kablolar gelişi güzel monte edilmiş klimalar mevcut” dedi.

Mağusa Suriçi, surları ve zengin kültür mirasıyla, Kuzey Kıbrıs’ın en önemli turistik bölgesi.
Suriçi; camisi, kiliseleri, hamamları, sarayları, zindanı ve burçlarıyla çevrili adeta açık bir müze. Buna karşın, bazı tarihi yapılar, bakımsızlık ve ilgisizlikten dökülüyor.
Lüzinyanların, Venediklilerin ve Osmanlıların önemli izlerini taşıyan Mağusa suriçinde, tarihi yapılar ilgi bekliyor.
Kültürler mozaiği olan suriçinde, restore edilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi yapının yanı sıra, suriçindeki atıl ya da derme çatma malzemeyle yapılan birçok unsur da görsel kirlilik yaratıyor. Ayrıca, kenttin girişindeki köprü üzerine düzensiz döşenmiş kablo ve monte edilmiş elektrik panosu ile kırık aydınlatma lambaları görsel kirliliğin yanı sıra, suriçini ziyarete gelen turist ve vatandaşların da tepkisine yol açıyor.
Kentin en önemli caddeleri olan İstiklâl Caddesi, Liman Yolu, Canbulat Paşa Yolu, kaldırım ve parke düzenlemeleriyle ilgi çekici hale getirse de kentteki birçok hurdaya çıkan araç da tarihi yapıların avlusunda çürümeye terk ediliyor.
Ara sokaklarda, baraka olarak tabir edilen lamarinadan yapılar, su depoları ile atıl vaziyetteki inşaat malzemeleri ise kentin görsel kalitesini zayıflatıyor.
“Canlanması için adım atılmalı” 
Mağusa kentini seven, kentin daha ileriye gitmesi için çaba sarf eden Mağusa Suriçi Derneği (MASDER) Başkan Yardımcısı Serdar Atai, kentteki ilgisizliklere değinerek, önerilerde bulundu.
Atai, Mağusa kentinin canlanması için gerekli adımların bir an evvel atılması gerektiğini vurgulayarak, “Mağusa dünya çapında sahip olduğu üne kavuşturulmalı” dedi. Atai, suriçinin, UNESCO Dünya Kültür Mirası altında listelenmesinin en büyük hedeflerinden olduğunu belirtti ve devam etti:
“Bunun için, Kıbrıs’ta tanınmış otorite olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Dış İşleri Bakanlığı’nın onayı gerekmektedir. Bununla ilgili siyasi irade gerekirse birtakım al-ver sürecine girerek, bunu sağlamalı ve Mağusa’yı, dünya çapında sahip olduğu üne kavuşturulmalıdır”.

 

“Özerk otorite olmalı”
 

  Mağusa suriçinin, özerk bir suriçi otoritesi tarafından yönetilmesi gerektiğini ifade eden Serdar Atai, “İlgili odalardan, belediyeden, üniversiteden ve kaymakamlıktan temsilcilerin yer alacağı bir kurul, Mağusa üzerinde yetki ve söz sahibi olmalıdır. Otoritenin, Mağusa’ya girişlerden, tarihi eserleri ziyaretlerden ve bölgelerdeki otellerden  belirli bir miktar para toplayarak, kendi döner sermayesini oluşturup, kendi öz kaynaklarıyla suriçinin, bakım ve onarımını sürekli olarak  sağlayan bir yapı olmalıdır” şeklinde konuştu.
Öte yandan suriçindeki yapılarla ilgili standartlar belirlenmesi gerektiğini savunan Serdar Atai, derneğin, standart yapı malzemeleri kılavuzunu hazırlayıp Anıtlar Yüksek Kurulu onayına sunduğunu ancak kabul görmediğini anlattı.
Anıtlar Yüksek Kurulu’nun kılavuzu muhalefet ettiğini, işlevsel bir enstrümanı onaylamadığını ileri süren Serdar Atai, “Akkule’ye dikilen bayrak krizinde de aynı şeyi yaşadık. Kurul, izin başvurusu olmadığı için karşı çıktı. Ancak bayrakların, uygun malzeme veya daha uygun noktayı montesiyle ilgili herhangi bir adım atmadı. Kurul, artık oturduğu yerden emreden ve önüne dosya bekleyen bir yapıdan kurtulmalı. Gezen, etüt eden yerinde inceleyen ve sahadaki tüm aksaklıkları süratle tespit edip, belli bir standarda göre düzeltilmesini önermeli” dedi.

 

“Suriçinde gözü rahatsız eden noktalar fotoğraflandı”
 

Serdar Atai, Uluslararası Anıtlar ve Siteler Günü kapsamında, “Evimize, kentimize dışarıdan bakmak” sloganıyla, 18 Nisan’da, DAÜ Mimarlık Kentsel Araştırma ve Geliştirme Merkezi ile düzenledikleri ortak etkinlikten söz etti.
Atai, sergi sonrası birçok tespitte bulunduklarını ifade ederek, serginin, ana temasının, Mağusa suriçinde gözü rahatsız eden konulara dikkat çekmek olduğunu belirtti. Suriçindeki çok sayıda çarpıklığa vurgu yapan Serdar Atai, ortaçağ kentlerinde yakalanan homojen bütünselliğin suriçinde de yakalanması halinde, çok güzel bir panoramik görüntünün ortaya çıkacağını ifade etti.
Atai, sözlerini şöyle noktaladı:
“Sergi için, bölgemizdeki fotoğrafçı arkadaşlar da bize destek oldu. Suriçinde gözü rahatsız eden noktalar fotoğraflandı. Tarihi yapılarda nitelik kaybı olduğunu gördük. Suriçinde uyumsuz yeni tapular ve eklerin, yani baraka ve uyduruk yapıların çoğunlukta olduğunu saptadık. Çalışma sonucu, suriçinde geçmişten kalan atıl durumda ya da derme çatma malzemeyle yapılan pek çok görsel kirlilik yaratan unsurun mevcut olduğunu tespit ettik.
Dahası, köprü girişi, bir kentin ziyaretçilerinin karşılandığı ana giriş noktasıdır. Ve burada yıllardır düzensiz döşenmiş kablolar, elektrik panoları, kırık aydınlatma lambaları durmaktadır. Bunları defalarca söylememize rağmen, konuyla ilgili kurumlar, topu sürekli birbirlerine atmakta ve bu aksaklıklar yıllardır hayatımızın kötü parçası olarak orada bulunmaktadır. Yine suriçinde pek çok baraka olarak tamir edilen lamarina, profil parçasından yapılmış eklentiler bulunmaktadır. Kullanılmayan ev tipi ya da endüstriyel elektrikli cihazlar sokak aralarında atıl vaziyette görülmektedir.
Sadece suriçi değil sur dışında da pek çok hurdaya çıkmış araç kaldırılmayı beklemektedir. Bunlar aslında fazla para gerektirmeyen yalnızca kararlılık ve uygulama ihtiyacı duyulan konulardır. Ancak kimse adımını atmıyor.
Öte yandan Akkule gibi gözlem noktalarından gözü rahatsız eden plastik su depoları, ısıtıcı paneller, antenler ve kablolar gelişi güzel monte edilmiş klimalar ev damı gerekse de ara geçiş yollarda son derece rahatsız edici biçimde duruyor.
Bunlar suriçinde, görsel kaliteyi zayıflatan, marka değerini düşüren ve ekonomik anlamda değer kaybını beraberinde getiren faktörlerdir.
Yıllardır suriçindeki yapılarla ilgili standart belirlemesini savunduk. Teknik çalışma grubuyla belediye üniversite ve kente gönül vermiş mühendis arkadaşlarla standartları belirledik. Yıllardır, suriçindeki yapılarla ilgili standartlar belirlenmesini ve suriçinde homojen bir görüntü yaratılmasını savunduk. Ancak kimseye dinletemedik”.

 

banner134

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88